Anoreksiya nervoza: anoreksik birine nasıl yardımcı olabilirim?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Anoreksiya ; toplumsal baskı, beden, yemek yeme ve spor yapma ile karmaşık bir ilişkinin yol açtığı bir yeme bozukluğu. Anoreksiya hastalarında yemek yememe, çok az uyuma ve aynı zamanda çok aktif bir hayat yaşama çabası gözlenir. Genç kadınları, hem bedeni hem de zihni etkileyen psikiyatrik hastalıkların listesinde bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nervozanın tedavi edilmediğinde ciddi kilo kaybının ve beraberinde sağlık problemlerinin riskini beraberinde getireceğini unutmayın. Yakınımızdaki birinin anoreksiyadan mustarip olması kafa karışıklığı ve hüsrana sebep olabilir ama bu hastalığın hassas yanı, bizi bazı önlemler almaya itiyor. Yargılamadan kulak vermek, içten bir destek sunmak, birlikte iyi vakit geçirmek... Anoreksiyadan mustarip bir yakınımıza nasıl yardım ederiz?

Anoreksiya nervoza: anoreksik birine nasıl yardımcı olabilirim?

Yeme bozuklukları kendini açıkça göstermez ve duygusal yeme ile kıyas edildiğinde daha karmaşıktırlar. Ailenin ve yakın çevrenin, hatta yeme bozukluğunu yaşayan kişinin bile anlamakta güçlük çektiği şey şudur ki; yeme bozukluklarını biz seçmeyiz. Travmalar, kişinin hayatındaki önemli değişiklikler ya da yapılan diyetler yani sosyolojik etmenler de yeme bozukluklarının oluşmasında rol oynayabilir. Tedaviyi kabul edip etmemek ise bizim elimizdedir.

Bunlar biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörlerden kaynaklanan anlaşılması zor zihinsel rahatsızlıklar. Kalori saplantısı ve kilofobi gibi belli davranış kalıpları geliştirip kişinin hayatı üzerinde kontrol sağlama çabası. Farklı şekillerde de kendilerini gösterebilirler.

Örneğin; Anoreksiya nervoza kişinin yediklerini kısıtlayıp kontrolsüz egzersiz yapma yoluyla olabildiğince düşük bir kiloda kalma saplantısıdır. Bulimiya nervoza ise yine kişinin kilo almaktan korkmasıdır fakat farklı olarak, yeme nöbeti söz konusudur. Tıkınırcasına yeme bozukluğu ve sonuç olarak kilo alma korkusuyla kendini kusturma, tuvalete gitme müshil gibi ilaçlarla vücut ağırlıkları koruma çabası olarak kendini gösterir.

➜Yeme bozuklukları hastalık olarak kabul edilip yeme bozukluğu tedavisinin mümkün olduğunu hatırlamak gerek.

Anoreksik bir yakınınıza nasıl yardımcı olabilirsiniz?

1. Kimseyi suçlamayın

Her şeyden önce karşımdakinin kırılgan bir psikolojik durumda olduğunu aklımdan çıkarmıyorum. Seçme fırsatı olsaydı bu şekilde acı çekmeyi istemezdi. Tıpkı bulimiada olduğu gibi, kurbanı değil, hastalığı suçluyorum. Aynı zamanda kendimi de kesinlikle suçlu hissetmiyorum ve nerede yanlış yaptığımı sorgulamıyorum.

❤️Kimseye gücenmeden, sağlıklı bir ilişki kurmanın, iyileşmeye doğru ilerlemenin en iyi yol olduğunu biliyorum.

2. Doğru soruları sorun

Arkadaşımın bana ihtiyacı olduğu takdirde bana ulaşacağını varsayamıyorum. Bana düşen görev, ona ulaşmak ve yardım teklif etmek. Yeme bozuklukları herkes kişiyi farklı şekilde etkiler. Bu yüzden doğru bir yardım biçimi yoktur. Sormadığım takdirde arkadaşımın ihtiyaçlarından haberdar olamam.

3. Yargılamayın

İletişim ve aktif dinleme, en önemli noktalardır. Onunla konuşmaya - konu illaki yiyecek olmak zorunda değil, o konuya sonra değinebiliriz - ve onu dinlemeye vakit ayırıyorum. Yakınımın benimle paylaşmak istediği hisleri dikkate alıyorum. Yargılamadan, yorum yapmadan.

 Yeme bozukluğu zihinsel bir hastalıktır ve hasta, kendini iyileştirmek için “dikkatli olamaz” veya “kendini zorlayamaz.” Fakat ben, şu tür cümleler kurarak ona destek olabilirim: "Yaşadıklarını paylaşman cesaretini kanıtlıyor. Seni anlıyorum ve iyileşmen için yanındayım."

4. Yardım almaya teşvik edin

Hayatı tehlikedeyse yardım alması için ısrar ediyor, konuyu hafife almıyorum. Konuyu araştırdıktan sonra anoreksiyanın fiziksel değil, zihinsel bir hastalık olduğunu anlıyorum. Ben tek başıma arkadaşımı iyileştiremem ama profesyonel biri, bunu başarabilir. 

Eğer yardım isteme düşüncesi onu korkutuyor ya da utandırıyorsa onu bu yükten kurtarabilirim. Kendisine en uygun terapiyi seçmesine yardımcı olmak için ona bir liste sunabilirim. Yeterince yakınsak, sosyal güvencesinin bu tür bir psikoterapiyi ne oranda karşıladığını öğrenebilirim.

5. Ona kurban muamelesi yapmayın

Özgüven eksikliği olan kişilerin kendilerine karşı bakış açıları, genellikle başkalarının onları nasıl gördüğüyle ilişkilidir. Dolayısıyla arkadaşımın bağımsız hareket etmesine karşı koymuyorum. Ne onun sorumluluğunu üstlenebilirim ne de davranışlarını kontrol edebilirim!

➜ Önemli olan, kendini güçlü hissetmesi ve hayatının kontrolünün hâlâ kendisinde olduğunu görmesidir. Grup içindeyken hasta kişiye diğerinden daha fazla ilgi gösterilmemelidir. Elbette önemli bir yeri olduğu hissettirilmelidir fakat diğerlerinden ayrı tutulmamalıdır.

Yine de çocuklarına bakarak veya arada sırada aldıklarını evine teslim ederek ona yardımcı olabilirim. Bu sayede kendine odaklanabilir ve seçeceği profesyonelle görüşmeye zaman ayırabilir.

6. Yemek konusunda konuşmamaya özen gösterin

Bol bol tartışmak önemli olsa da yiyecekle alakalı konulardan kaçınmak gerekir. Kesinlikle sürekli yemek yemekten ve kilodan konuşmamalı, dış görünüşü hakkında yorum yapmamalısınız. Bu, sırf arkadaşınız değil, herkes için geçerlidir. Bunun yerine onu cesaretlendirmeli, hastalığını hatırlatmayacak pozitif ilgi alanları bulmasına yardım etmeliyim. Ayrıca, beden hakkındaki fikirler yanlış yorumlanabileceğinden, insanların dış görünüşü hakkında fikir belirtmemeye de dikkat etmeliyim.

7. Beraber vakit geçirin

Birlikte iyi vakit geçirmek, desteğimi göstermenin harika bir yoludur. Yemek konusunda onu strese sokmayacak bir aktivite seçmeye özen gösteriyorum: Öğleden sonra alışverişe çıkmak, manikür yaptırarak biraz rahatlamak, doğada yürüyüş yapmak söz konusu meseleden uzaklaşmaya yardımcı olabilir.

8. Sabırlı olmak

Tekrar edelim: tüm fevri davranışlardan kaçınıyorum. Yeme bozuklukları karmaşıktır ve tedavisi nadiren basit ve kolaydır. Kişi terapide olsa bile bir gecede iyileşme beklenemez. Bana düşen, ona yanında olduğumu ve bu durumdan kurtulana kadar yanında olacağımı göstermektir.


“Anoreksiya bedensel değil, ruhsal bir hastalıktır.” 

Lynn Crilly


Psikolog notu: Hasta olan birini yardım almaya ikna etmek zor bir iştir

Sorun şu ki, çoğu zaman anoreksikler kötü durumda olduklarının farkında olmazlar. Onlara göre sorunlarıyla başa çıkma biçimlerinde hiçbir sıkıntı yoktur. Doktorların, son derece hassas bir dengeyi bozacağından, anoreksiyadan bulimiaya geçmelerine veya zayıfken (kendi kriterlerine göre) aşırı şişmanlamalarına sebep olacaklarından (yine kriterlerine göre) korkarlar. Anoreksiyadan mustarip kişiyi psikoterapiye başlamaya teşvik etmek için, yakınları ve aile doktoru hastalığın zararlı etkileri üzerinde durabilir: yemek ve kilo takıntıları sebebiyle yaşanan sağlık sorunları, yorgunluk, güç kaybı, konsantrasyon güçlüğü, önemli şeylerden zihnen uzaklaşma (dersler, arkadaşlar...), duygusal veya cinsel yaşam eksikliği gibi.
Sonrasında ise bir profesyonele başvurmak önemli olacaktır.

Kaynak

Acıbadem Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest