BDT: Bilişsel Davranışçı Terapi üzerine bir zoom çalışması

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Depresyon, travma sonrası stres, kişilik bozuklukları, fobi, obsesif kompülsif bozukluk hatta yeme bozukluğu… Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) birçok çeşitli hastalığı tedavi etmek için kullanılan bir tür konuşma terapisidir. Hakim olamadığınız olumsuz düşünce, duygu ve davranışlar hayat kalitenizi düşürüyor ise bunları ortaya çıkaran nedenleri ve kalıpları daha iyi anlamak ve kavramak için bilişsel davranışçı terapi oldukça etkili ve bir çok psikoloji uzmanı tarafından benimsenmiş bir yöntem. BDT ile terapist ve danışanın kısa süreli terapi seansları sonunda uzun süreli bir sağlıklı ruh haline kavuşması mümkün.

Özet

Terapi türünün ve uzman yaklaşımının terapi sürecinden ne kadar verim alınacağının belirleyicisi olduğunu varsayarsak bu makale kendiniz için en uygun tedavi yöntemlerini araştırırken iken size ışık tutacak. 

Bugün mercek altında olan; bilişsel davranışçı terapilerde yaklaşım ve yöntem. Bilişsel davranışçı terapinin önemli özelliklerinden tutun ev ödevleri, terapi süresine kadar genel bir bakış atmaya hazır mısınız?

Bilişsel Davranışçı Terapi nedir?

Bilişsel teoriye göre çocukluk çağındaki deneyimler öğrenme yoluyla bazı temel düşünce, varsayım ve inanç sistemlerinin oluşmasına neden olur. Yani, bilişsel davranışçı terapi duygular, düşünce ve inançlar ile davranışlar ve ortaya çıkan durumlar arasında güçlü bir bağlantı olduğunu varsayar. Bu otomatik düşüncelere kapılarak hislerimiz ve eylemlerimiz etkilenebilir der.

bilişsel teori resimli anlatım

Hastanın geçmişini inceleyerek, onun bilinçaltında yer alan ve “şimdi ve burada” mevcut sorunların kaynağındaki mekanizmaları belirleme yolu ile terapi sonunda yeni, daha faydalı ve uygun davranışlar uygulayarak bunların üstesinden gelmesine çalışılır. Kısacası BDT düşüncelerimizi dolayısıyla perspektifimizi etkileyen kötü yolları saptayarak olumsuz döngüleri ve olumsuz düşüncelerin kırılması çalışmasıdır.  

Tedavide danışan kişi ile terapist çeşitli sorunları belirlemek ve anlamak için, iyileşmeyi hedef alan bir işbirliği içinde düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki ilişkiler konusunda çalışırlar. Bu tedavi yaklaşımında tedavi süresi oldukça kısadır. Genellikle "şimdi ve burada" üzerine, yani o anda güncel olarak kişide sıkıntı yaratan sorunlar üzerine odaklanır. Çeşitli hastalıkların yaşamı kısıtlayan etkileri hastayla birlikte saptanır ve bireyin hastalığı nedeniyle yapamadığı çeşitli aktiviteler tedavideki hedefler olarak belirlenir ve tedavi sonunda hastalığın yaşam alanlarında oluşturduğu kısıtlanmalar ortadan kaldırılarak yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanır.


bilişsel davranışçı terapi seansı

“Duygusal düşünme, insanlar arasında yaygın bir hata, bu da, sizin hislerinizden dolayı bir şeyin doğru olduğunu sandığınız anlamına geliyor. Yapılan çalışmalarda insanların bilişsel davranışçı terapiyi bıraksa bile, gelişmeye devam ettiklerini gördük, çünkü artık davranışsal ve düşünsel olarak beyinleri daha farklı çalışıyor.”

Danışman Klinik Psikolog Dr. Jennifer Wild


Bilişsel davranışçı terapi kime uygulanır? Hangi hastalıkları tedavi edebilir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bilişsel davranışçı terapi ile çeşitli bozukluklar tedavi edilebilir:

Rahatsızlık içinde hisseden ve daha huzurlu, daha sağlıklı bir yaşam isteyen tüm insanlar, yetişkin, ergen veya çocuk, BDT tedavisine başvurabilir. Önemli olan, yeni davranışlar oluşturmak için seanslar sırasında ve seanslar arasında terapiyi takip etmeye hazır ve açık olmaktır.

Bilişsel davranışçı terapi nasıl uygulanır?

BDT, çoğunlukla bire bir olmak üzere bir terapist eşliğinde gerçekleşir. Bunlara kısa terapiler denir çünkü genellikle 10 ila 20 seans süresince devam edilir.

Uygulama, hastayı anlama ve rahatsızlığını tespit etme ile başlar, ardından özellikle olumsuz düşünce ve inançlarını, onunla ilişkili duyguları tanımlama ile devam eder ve böylelikle hastalığı tedavi etmeyi içerir.

Amaç, yeni bir düşünme ve davranış biçimi oluşturmaktır. Bunun için terapist, hastasına terapide öğrendiklerini günlük hayatta uygulayabilmesi için bir takım egzersizler verebilir. Bu küçük ev ödevleri hastanın yeni düşünce ve davranış biçimini oturtabilmesi için önemlidir.

Örneğin, bir fobi ele alındığında, terapist, korku nesnesi ile bireyi, yapıcı ve ilerleyici bir yaklaşım ile bir şekilde yüzleştirmeye çalışacaktır. İlk seanslarda terapist eşliğinde gerçekleşen bu korku ile yüzleşme çalışmaları ilerleyen dönemde hasta hazır olduğunda kendi kendine fobisi ile ilgili duygu ve düşünceleriyle başa çıkmayı öğrenir.

Kaynak

Türkiye Psikiyatri Derneği

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!