Yudum

tarihinde

Gelin, tanışalım!

Yudum

Yazmak her zaman benim için bir tutku olmuştur ve bu terapötik çıkışın kişisel özgürlük arayışımda kilit bir unsur olduğu inkar edilemez. Doğal bir içe dönük olarak, düşüncelerimi, duygularımı ve korkularımı not edebilmek kesinlikle kendi sesimi bulmama yardımcı oldu. Y kuşağı olarak yaşadıklarımı sizlerle paylaşarak, asla yalnız olmadığınızı ve sizin de duyulmayı hak ettiğinizi göstermek istiyorum.

❤️ Kişisel gelişim ve dönüşüm bana ilham veriyor, ama hepsinden öte, kendimizi rahat hissetmek kesinlikle hepimizin başlaması gerektiğine inandığım bir mücadele. Kim olduğumuz konusunda kendinden emin ve rahat hissetmeyi HAK EDİYORUZ.

📖 5 yıldır Editör olarak çalışıyorum ve kesinlikle aradığımı bulduğumu hissediyorum. Ayrıca Yoga eğitmenliği yapmaya devam ediyorum. 

⭐Beni ne mutlu eder? - Hayatın bana verdiği kararlarla karşı karşıya kaldığı dönemeçlerin üstesinden gelebilecek kadar güçlü hissetmek.

⭐Kahramanlarım kimler? – Kendini sevme ve takdir etme yolunda olan tüm kadınlar. (Aslında benim de hevesli bir feminist olduğumu söylememe gerek var mı?! 😏)

  • Eğitim : Marmara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü
  • Meslek : anne ve yazar
  • Hobiler : yazmak, yemek yapmak, açık havada yoga yapmak, yüzmek, yürüyüş yapmak

Yorumlar

merhaba emzirmek istememekle ilgili yazınızı okudum çok hoşuma gitti. size yazmak istedim. bende 9 ay önce erkek bebeği olmuş bir anneyim. yaklaşık 20,21 yaşından beri antidepresan kullanıyorum. nasıl olduysa beni bu halimle kabul eden birini buldum ve evlendim. asla çocuk yapamam diyordum çünkü annem bile bana sen çok ilaç içiyorsun çocuğun olmaz diyordu. gel gelelim antidepresan içerken hamile kalmışım evlendikten 4 sene sonra şok oldum. tabiki aldırmak 1 saniye bile aklımdan geçmedi ama ben bebek emzirmem diyordum hep hamile kaldığımdan beri. o nasıl şey o öyle meme emmek saçma geliyodu bana belki hastalığımdandı bilmiyordum. bebeğim 35 haftalık erken doğumla doğdu. bebeğimi hiç görmeden yoğun bakıma aldılar ve ben bebeğimi hiç emzirmedim. hemşireler bana süt yolla dediler ama ben sağıp bebeğime süt vermedim. bebeğim eve geldikten sonra elektrikli süt sağma makinesi aldım bikac kere sağdım ama olmadı. ve şuan okadar acı cekiyorum ki şimdi ben nasıl iyi bir anne olucam bu beni çok üzüyor. ben bebeğim için hicbirsey yapamadım. yazınız için size teşekkür ederim iyi günler

Yudum'un kaleme aldığı makaleler

Erkekler için doğum izni: babalık izni nasıl kullanılır?

Evet, anne adaylarına tanınan doğum izni babalar için de geçerli. Ebeveynlerin arasında hiç bir fark yok iken, babalık izni hala daha hamile kadınların izin süresinden daha az ve bir çok değişken ile farklılık gösteriyor. Doğumda babalık izni, babaların bebeği tanımasına ve hatta bebek ile bağlılık oluşturmasına olanak tanır. Peki babalık izni kaç gün? Babalık izni ne zaman kullanılır? Babalık izni dilekçesi nereden bulunur? Ve tabii erkeklerde doğum izni en verimli şekilde nasıl kullanılır? Babalık izni hakkında her detayı aşağıda derledik.

Duygu ve duygu çeşitleri | Temel duygular nelerdir?

İnsan doğası; duygu, davranış ve düşünce! Peki duygu ne demek? Temel duygular hangileri? Çocuklara kendi duygularını tanıması için onlar öğretilir, yetişkinlere ise onları nasıl kontrol etmek gerektiği öğretilir, öyle değil mi? Ancak neden bunun gerekli olduğunu hiç düşündünüz mü? Duygular davranışları nasıl etkiliyor? Tüm dünyada aynı yüz ifadesi ile kendini belli eden ve her insanda var olan 6 temel duygu var. Bunlara primer duygu da denir. Gelin duygu durumu, hayal kırıklıkları, mutluluk üzüntü vb. kavramların derinine beraber inelim, duyguları tanımak ve onları kontrol etmek için onlarla yüzleşelim.

İçine kapanık olmak nasıl bir şey, anlatıyorum!

Dışarı çıkmayı, insanları görüşmeyi, topluluk içinde gülmeyi ya da yabancılarla takılmaktan çekinmeyenler var; bir de ben varım. Akşamları tek başına zaman geçirmeyi veya dizi izlemeyi, sakin bir ortamda olmayı tercih eden ve her zaman başkalarına ulaşmakta zorlanan ben... İçine kapanık olmak iyidir ama kendimizi daha iyi anlayabilmek için bu karakter özelliğinin biraz daha derinine insek iyi olur.

“Kendini boşlukta hissetmek”, bu his ne zaman geçecek?

Yaşama sevincini kaybetmek, artık hiçbir şey istememek, bu boşluk hissi ile alakalıdır çoğu zaman… Bir süredir içini neşeyle dolduran hisleri bulmak veya heyecan duymak çok mu zorlaştı? Boşlukta hissetmek ruhumuzla olan bağımızı kaybetmek gibidir, hayatın anlamını kaybederiz. Neden buradayız? Amacımız nedir? Bizim rolümüz ne? Daha iyi anlamak ve bunu, depresyon hissinden ayırt etmek için bu içsel boşluk hakkında biraz konuşalım. Daha iyi hissetmek ve hayattan yeniden keyif almak için çözümler var!

Narsist sapkınlık kurbanına nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Narsist bir sapığın kurbanları, durumlarını anlamakta ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Sebebini narsist sapkınlık konulu diğer makalelerimizde tartışmıştık. Beyinleri sapkın kişi tarafından adeta bulandırılmıştır. Narsist manipülatör, sırayla bir acımasız yönünü bir sevecen yönünü kurbanına göstererek kendisi hakkında kafa karışıklığı yaratır. Arkadaşınzın veya yakınınızın gözlerini açmasına yardım edecek sabır, enerji veya kaynaklara sahibiz. Bu 6 adım sayesinde, kurbanın kendisini yeniden inşa etmesi adına onun elinden tutmayı başarabileceksiniz.

Calimero sendromu: şikayet etmeyi huy haline getirmek

“Her zamanki gibi, ben unutuldum!”, “Zaten, ben hep saçmalıyorum.”, “Müdürle ben de o kadar samimi olsam, ben de terfi alırdım.”, “Sırtımın ağrısından ölüyorum, ömür boyu sürecek bu böyle...” Bu cümleler eminim size de bir Calimero hatırlattı. Ya da belki bitmek bilmeyen şikayetlerimizi hatırladık ve bir durup kendimizden şüphelendik. Kendine dürüst ol, zaman zaman herkes olur olmadık şikayet etmeyi sanki birşeyleri çözecekmişçesine huy haline getirir. Peki ama, neden? Şikayet etmek bir yaşam tarzına dönüşmüşse bunun altında ne gizli?

Yanlış aşk seçimleri (Neden hep yanlış erkeğe aşık oluyorum?)

Her seferinde aynı hikayede sıkışıp kalıyor ve sizinle ilgilenmeyen, hatta asla erişemeyeceğiniz erkeklerden mi hoşlanıyorsunuz? Ama neden hep bu aynı dramatik modeli kendinize uyguluyorsunuz? Psikolog Nathalie Prussia-Collin, bu davranışı sizin için deşifre ediyor.

Yara bandı ilişki: iyileştirme kapasitesi

Yeni ilişkiden çıkmış insan, bazen eski sevgili ile dolan yerin boşluğunu o kadar hisseder ki, aşk acısını atlatayamayacağından korkar. Biten ilişkisinin ardından, yas döneminde yara bandı ilişkiler sayesinde özgüveni yeniden kazanmaya çalışmak veya bir başkasının varlığının limanında kendini bulmak oldukça yaygın bir davranış. Yara bandından” anlaşılacağı gibi bu ilişki yaraları gizler ama gerçekten sizi daha iyi hissettirmeye yeter mi? Eski sevgiliyi unutmak için bu, iyi bir çözüm mü? Yeni bir ilişkiye hazır olmadan yara bandı ilişki, kalıcı bir çözüm mü? Daha fazla bilgi için aşağı kaydır.

Yalnızlık neden olumlu olmasın? Kendinle kalmanın iyi yanları!

Bazıları ondan veba gibi kaçınıyor ama ben yalnızlığımı seviyorum. Ayrıca, yanılıyorsunuz, aslında yalnız değilim, kendimleyim ve bu beni korkutmuyor. Kendimle kalmak ve kendime bakmak için her fırsatı kullanıyorum. Sevdiklerim dünyadaki en iyi insanlar olabilir ama ben kendimi bulduğum için mutluyum. 😊

Böyle bir dünyaya çocuk getirmek? #Eko-anksiyete

“Bu dünyaya gerçekten bir çocuk getirmek istiyor muyum?”. Bu, pandeminin başlangıcından beri kendime çok sık sorduğum bir soru. Medyayı dinlediğinizde gelecek çok pembe değil, bu yüzden, çocuk sahibi olmak konusunda şüpheliyim. Aynı zamanda, ekolojik tarafım bunun gezegen için kötü bir fikir olduğunu söylüyor. İklim değişikliğinden dolayı, yaşadığımız dünyayı bekleyen tehlikeye karşı korku, kaygı ve endişe gibi duygular arasında bir yerde dururken, niye çocuk sahibi olmaktan çekiniyorum sorusunun yanıtını eko anksiyetenin tanımında buldum. Eko anksiyete ile başa çıkma yolları...