Beden olumlama hareketi: vücudumu olduğu gibi kabul ediyorum

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Portakal kabuğu görünümünde bir cildim, selülitlerim, katlanan bir göbeğim hatta çatlaklarım var... Şişman, kısa boylu, küçük göğüslü, çilli veya sivilceli olduğumu söylemekten korkmuyorum çünkü bu, benim bedenim. Beni niteleyen bu sıfatları sevmeyi öğreniyorum. “Body positivity movevement”, yani türkçe adı ile beden olumlama hareketi cinsiyet fark etmeksizin bireylerin ideal beden algısına uymak zorunda olmadıklarını savunan bir hareket. “Kusursuzluk” veya “ideal beden” diye bir şey yok, hepimiz farklı bedenlere sahibiz ve bunda bir sıkıntı yok.

Özet

“Beden olumlama hareketi” nedir, ne değildir?

Body shaming’in yani "beden üzerinden kişiyi aşağılama"nın aksine beden olumlama hareketi, bireyin uyumlu ve sağlıklı bir hayat yaşamasını ön plana çıkarır. 

"Body positivity", resmi olarak 1996 yılında Connie Sobczak ve Elizabeth Scott tarafından, dış görünüş ve güzellik standartlarına karşı mücadele etmek amacıyla ortaya atılmıştır. Beden çeşitliliği vardır diyerek, tek bir beden tipinin sağlıklı ve çekici olduğu fikrine karşı çıkmış bir mücadele. Tüm beden tiplerini görünür kılmaya çalışarak bütün bedenler için güvenli alan yaratmayı amaçlar.

“İdealize edilmiş” beden algısına uymayan tüm bedenleri kapsar; kusur olarak görülen bu özellikler nedeniyle kimsenin bireyleri eleştiremeyeceği ve değersizleştiremeyeceğini savunur. Ve hareket, sosyal medya sayesinde iyice hız kazanır.

farklı beden türleri

Kadın bedeni üzerindeki baskı

Dış görünüş baskısı, ataerkil toplum yüzünden pek çok kadının endişelerinin merkezinde yer alıyor. Bedenlerimiz “ataerkil bakış açısına,” yani erkeklerin istek ve arzularına cevap vermek zorunda kalıyor. Kadınlara dayatılan o kadar çok şey var ki, onlardan biri de bu, tıpkı güleryüzlü kadın istemeleri gibi, bir de onların istedikleri hale bürünelim istiyorlar. 

🤨İdeal kilona vardın mı? 

🤨Düz bir karın için tüm egzersizlerini düzenli yapıyor musun? 

🤨Benini aldırmalısın. 

🤨Sivilcelerin için krem kullanıyor musun? 

🤨Selülit masajına mutlaka gidiyorsun değil mi? Peki, lazer epilasyon?!

Burada idealize edilen kadın bedenine sahip olma dayatması kişinin benlik imajını olumsuz etkiliyor. “İdeal olan ile bana ait olan arasında fark var” diye düşünen bireyin kendi ile ve bedeni ile arasındaki iletişim bozulabiliyor. 

Kişinin kendi ve bedeni arasındaki ilişkinin bozuk olması, anoreksiya, bulimiya veya duygusal yeme gibi yeme bozuklukları geliştirerek kişiye hem psikolojik hem de fiziksel zararlar bile verebiliyor.

➡️ Bu makalelerde ilginizi çekebilir : 

🔗Kendini sevmek ve bedeninle barışık olmak için ne yapmalısın?

🔗Şişmanlık ve spor | Kilofobi sizi yanıltmasın!

🔗Anoreksik bir yakınıma nasıl yardımcı olmalıyım?

Neyse ki gitgide daha fazla şirket ve birey, bu sorunu ele alan adımlar atıyor. Dove ya da H&M gibi markalar, güzel olduğu kadar farklı da olan beden tiplerini tercih ediyor. Modeller, kişinin kendini kabul etmesini teşvik etmek için sokaklarda boy gösteriyor.

Bu konuda mutlaka takip etmenizi önereceğimiz bir instagram sayfası paylaşalım. Beden Olumlama adlı Instagram hesabı size bireysel danışmanlık hizmeti de sunuyor. 

Kendini sevmeyi öğrenmek

Beden olumlama hareketi bedeni sevmeyi şart koşmaz, esas olan onu kabul etmek ve onunla uyum içerisinde yaşayabilmektir. Bu hareketin amacı bireylerle bedenleri arasına toplum, medya, diyet piyasası ve endüstrilerin girmesini engellemek.

Beden nötr olmak

Beden-nötr olmak, bedenin görüntüsünü olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmek yerine hislerine odaklanmayı ifade eder. Bedenin ne kadar şişman/zayıf olduğuna odaklanmaksızın, ihtiyacına yönelik beslenmek ve rahatını önemseyerek giyinmektir. 

Beden nötr olmak, bedeni sevmeye giden yolda ilk basamak sayılır. Şişman, zayıf, çilli, sivilceli, kıllı, siyahi, beyaz, engelli, yaralı beden özellikleri sizde olumlu veya olumsuz bir his uyandırmamalı. Bundan sonra ise beden farkındalığı çalışmaları yaparak, bedeninizi kabul edip, bedeninizi sevme aşamasına geleceksinizdir.

“Kendini sevmek, hayat boyu sürecek güzel bir aşk hikâyesine kendini kaptırmaktır.”

Oscar Wilde

Bu alıntı, kendimizle olan ilişkimizin merkezine konulmalı, hayatımızın geri kalanında düsturumuz olmalı. Toplum, selülit veya kıvrımlarımız gibi bedenimizin bazı yönlerini kusur olarak kabul edebilir. Medyanın pompaladığı mükemmellik arzusu ile bizleri yanıltıp kusursuzluk diye bir şeyin olmadığını kolayca unutabilir. 

Aslında tüm bedenleri kusursuz kılan şey de bu detayda gizli. Bedenini kabul etmek, kendini kabul etmektir.

Bedenini sevmeyi, kendine güvenmeyi öğrenmek, insanın kendisiyle barışmasının ilk adımı olacaktır. Fakat beden olumlama hareketi bundan daha da ötesi. Korkularımızı aşmamızı ve tabuları yıkmamızı da mümkün kılıyor.

Bedeninizi sevmeyi öğretecek 10 ipucu

1. Ayna alıştırması

Çıplak, ayna karşısına geçelim. Bedenimize kendi bedenimiz değil de en yakın arkadaşımızın bedeniymiş gibi bakalım. Bu, çok daha iyi niyetli bir bakış açısı kazanmamıza yardımcı olabilir ve kendimize karşı eleştirel yapımızı yumuşatabilir.

2. Kendini ikna etmek

Ne demiş Amerikalılar? “Fake it until you make it” (Gerçekleşene kadar numara yap). İkna olana kadar öyleymiş gibi yapmak lazım! O zaman her gün uyanacağız ve kendimizi Beyoncé olarak göreceğiz. Kendinize inanmanın en iyi yolu bu. Kendini sevmenin yolu, takındığın tavır!

3. Boş verme egzersizi

Fiziğimize odaklanmayı bırakırsak pek çok şey iyiye gidecek. Geri adım atmak ve boş vermek önemli. Hayat çok kısa, o hâlde dış görünüşümüzü kafaya takmayı bırakalım.

4. İltifatları kabul etmek

Kendimize inanmadığımızda iltifat da kabul edemiyoruz. Yakınlarımız gerçekten öyle düşündükleri için bize iltifat ediyorlar. O hâlde düşüncelerimizden sıyrılalım ve sevenlerimize iltifatları için teşekkür edelim!

5. Kusursuzluğun yasını tutmak

Hayatta hiçbir şey kusursuz değil. Acımasız ve idealleştirilmiş bir kavram bu, o zaman bu fikirden kurtulmak gerek! Bu sayede kusursuz bedenin yasını tutmaya son verebilir veya bizi kusursuz kılan şeyin, kusurlarımız olduğunu kabul edebiliriz.

6. Bedenimizden ibaret olmadığımızı kabul etmek

Bedenimiz hayatımız boyunca yaşlanır ve değişir. Oysa zekâmız gelişir ve eylemlerimiz baki kalır. 80 yaşına geldiğimizde geriye bakıp yaptıklarımızı düşüneceğiz, neye benzediğimizi değil.

7. Düşüncelerden arınmak

Olumsuz düşünceler insanın yakasını bırakmaz. Bu yüzden onlardan arınmayı öğrenmek gerek. Bunun için meditasyon yapabilir veya hayata olumlu bakmak için şükran günlüğü tutabiliriz.

8. Kendini kutlamak

Kendine iltifat etmek insana iyi gelir. Bedenimizle sorun yaşıyorsak öncelikle davranışlarımız veya gösterdiğimiz küçük çabalar için kendimizi tebrik etmeye çalışabiliriz. Bu, kendimize karşı iyi niyetimizi güçlendirecektir!

9. Kendine bakmak

Bu, yalnızca bedenimizle ilgilenmek değil, aynı zamanda SPA’ya gitmek, bisiklete binmek, sevdiğimiz diziyi izlemek, sevdiğimiz yemeği yemektir! Ufak tefek dokunuşlar, kendini iyi hissetmenin en iyi yoludur!

10. Yardım isteyebilmek

Daha önce de dediğimiz gibi, kimi zaman bedenimize karşı yıkıcı bir tavır takınırız ve kendimizi sevmemiz zorlaşır. Bu yüzden sorunlarla başa çıkamadığımızda bir psikologdan yardım almaktan çekinmemeliyiz.

Hepimizin yardıma ve tavsiyeye ihtiyacı var

Bedenini sevmek, kendine karşı iyi niyetli olmak... Kolay şeyler değil, özellikle yıllar boyunca kendimizi yermeye alışmışsak. Hele bir de güzellik standartlarından farklı bir bedene sahipsek. Gündelik bir mücadele bu, mücadele etmenin yollarını öğreten de olmayınca doğal olarak ortaya çıkmasına imkân yok. Kompleksler üzerimize atıldığında buna müsaade etmemek lazım. Bir ruh sağlığı uzmanından destek almak kendimizi daha iyi hissetmek ve özümüze karşı iyimser bir bakış açısı geliştirmek için çözüm yollarından biridir.

👉Ücretsiz psikolojik destek almanın yolları
👉Komplekslerinden kurtulmanın yolları

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak 

Body Positive Org

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Psikolog mu, yaşam koçu mu? | Kime gitmeliyim?

Wengood’da gezinirken belki fark etmişsinizdir, hemen hemen her yazıda ruh sağlığı uzmanları ile görüşme fikrinin altı çizilir. Peki hangi ruh sağlığı uzmanı, veya psikolojik destek alabileceğiniz profesyonel sizin ihtiyacınıza karşılık geliyor? Psikiyatriste mi gitmeliyim? Psikoloğa mı gitmeliyim? Veya bir yaşam koçu ile görüşsem yeter mi? Neden bir psikolog yerine koça danışmalıyım, ya da tam tersi? Her bir profesyonel, farklı konulara yanıt veriyor, bu yüzden kime başvurmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bu makale, bu nedenle, karşılaştığınız sorunlara göre başvurulması gereken destek mekanizmalarının farklılıkları üzerine yoğunlaşacak.

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!