İnkar: ideal bir savunma mekanizması mı?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Bazen hayat hazır olmadığımı anda bizi yakalayabiliyor. Zor olduğundan dolayı bir gerçekliği kabul edemediğimizde veya travmatik bir deneyim esnasında, beynimiz savunma mekanizmalarından birini harekete geçiriyor: inkar. Travma, savunma mekanizmaları, Freud ve psikanaliz. İnkar mekanizması, gerçekten iyi bir savunma yöntemi mi? İşte açıklaması.

İnkar: ideal bir savunma mekanizması mı?
Özet:

İnkar mekanizması, birincil (ilkel) savunma mekanizmalarından biridir. Bazı durumlarda kişi çok zor ve rahatsız edici türdeki yaşantılar karşısında, bu olayların varlığını veya yaşanmış olduğunu bilmezlikten, anlamazlıktan gelerek inkar edebilir. Bu şekilde olayları inkar etmek yolu ile onların yaratacağı heyecansal ve anlıksal sarsıntılardan ve uyum zorluklarından kurtulmaya ve doğabilecek kaygıları önlemeye çalışır.

Beyin, gerçekliğin bir gün bize yetişmesini ya da bizim kabullenme evresine geçip ona yetişmemizi beklerken, belirli bir süre artık ona erişemememiz için bir takım bilgileri kamufle etmeye çalışıyor. Bu arada, sanki hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz. İşte buna da "inkar etme" veya "devekuşu sendromu" diyoruz. 

Gerçeğin reddedildiği savunma mekanizmaları; bireyin sağlıklı olmak adına kaçtığı, görmezden geldiği ve inkar ettiği örüntülerden ötürü, onun gerçeklik içinde sağlıklı bir yaşantıya sahip olmasına düşünülenin aksine imkan vermez. Yetişkin insanın rahatsızlık veren duygu, düşünce ve davranışları görmezden gelerek, gerçekte var olan bir durumu ortadan kaldırmak gibi çocukça fantezilerine geri dönmesi, onu daha sağlıklı ilişkilere, duygulara, düşüncelere ve davranış kalıplarına yönlendirmeyecektir.


Savunma mekanizmaları, Freudyan psikanaliz teorisinde bireyin gerçekleri manipülasyon, yadsıma ya da çarpıtma gibi yöntemlerle, sosyal olarak kabul edilebilir bir "öz-imajı" korumak ve sürdürmek için bilinçsizce geliştirdiği psikolojik stratejilerdir.


İnkar: alternatif bir yöntem

İnkar, beynimizdeki en yaygın savunma mekanizmalarından biridir. Hepimiz en az bir kere farkına bile varmadan az çok ılımlı bir şekilde karşılaşmışızdır bu mekanizmadan. Bilirsiniz işte, birine "devekuşu gibi kafanı kuma gömme artık" diye sitem etmişliğiniz vardır. Ve bu kişi, kendini sorguladığında, ortaya çıkan sorunun tamamen dışında hissettiğini savunur genelde, o kadar görmüyordur sizin gördüğünüzü. Bu inkar ilkesi olarak geçer.

🧠 Beyindeki bilgiyi erişilemez hale getirerek gerçekliği inkar etmeye yarayan tamamen bilinçsiz bir savunma mekanizması. Beynimizin inkar modu, aşılamaz olanın üstesinden gelmeyi başarmamıza yarayan, bir anda kabullenmesi zor olan bir durumu ve ağır bir gerçekliği, derinlere bastırıp, kutuyu daha sonra açacak olan anahtarı da denize fırlatmaya yarar. Bu, şu gibi durumlar için geçerli olabilir:

  • Duymak istemediğiniz haberler: acı haberle; sevilen birinin ölümü, hastalık vb…
  • Görmek istemediğimiz durumlar: bağımlılık (kişinin kendisi veya sevdiği biri olabilir, örneğin alkol, kumar, kötü beslenme vb.), Kaçınılmaz bir ayrılık, psikolojik veya fiziksel şiddet (aile içi şiddet, cinsel istismar vb.), taciz, tükenmişlik durumu vb...

➡ İnkar, travmatik olarak deneyimlenen bir olayın gerçekliğini tanımayı reddetmektir. Gerçek hayatımızda olanları kabullenme kapasitesi ile ilişkili olarak, bizi hayatımızın akışından ziyade sanki hiçbir şey olmamış gibi alternatif bir rotaya yönlendirir. Bu, duyguların yönetiminde gerekli bir savunma mekanizması olsa bile, bizi ancak bir süre çok yoğun psikolojik acıdan koruyabilecektir. Dolayısıyla bu anlık sapma hali yalnızca geçici olmak durumunda.

İnkar mekanizmasının kusurları

Kulağa müthiş bir psikolojik savunma mekanizması gibi geliyor olabilir, ama inkar mekanizmasının da elbette kusurları var. Öncelikle inkar etmek sadece geçici bir çözüm yöntemidir. Bu inkar sürecinde kişi, durumun gerçekliğini hesaba katmayıp enerjisini hayatının akışını takip etmek için kullanmıştır. Günlük hayata devam edebilmek için başımıza geleni inkar ettik çünkü psikolojik olarak kabul etmek ve zor gerçekliğe uyum sağlamak imkansızdı. İnkar dönemi, ne kadar uzun sürerse sürsün, sıkıca kapatılmış derinliklerdeki o kutu hiçbir bilgiyi yok edemez ve gerçekliği manipüle edemez. O kutu bir gün açılacak, içindeki duygular taşacaktır ve güzel bir sabah esnasında aniden tekrar ortaya çıkacaktır. Yüzleşme bir gün gerçekleşecektir. Gerçek aniden yeniden karşınıza dikilecektir.

Öyleyse bize yardımcı olan bir mekanizmadan çok, tam tersine, bizi gerçek olmayan bir dünyaya sürükleyen ve ardından da aynı sonuçlarla yüzleşmek için bizi yalnız bırakan bir mekanizmadan bahsediyor olabilir miyiz? Evet, o zaman, inkar, zor durumların gerginliğini ve endişelerini azaltacaktır, ancak aynı zamanda, bilinçsizce gerçekleşmiş olsa dahi inkarın da kendi içinde riskler barındırdığını kabul edelim. Aşırı durumlarda tam ters etkiye sahip olabilir ve nevrotik tepkiler, kaygı atakları, anksiyete ve fobilere, takıntılara ve hatta doğrudan ruhsal durumumuz ile ilgili tehlikelere mal olabilir...

İnkar mekanizması ilkel bir savunma mekanizması olduğundan dolayı oldukça istilacı olabilir. Öyle ki gerçeği görmezden gelebilmemizi sağlayabilen, zor bir gerçeklik karşısında koruyan bir tuzak, ama ne pahasına? Örneğin alkolizm gibi patolojiler bağlamında inkarı ele alalım. İnkar, alkoliğin özgüvenini korurken durumunu görmezden gelmesine izin verir, ancak sağlığını riske atmaya devam eder.

Çözüm mü? İlerleyebilmek için bilinçlenmek…

İnkar eden bir kişi, bu gerçek dışı dünyaya daldığı sürece problemini çözemeyecektir. Yeniden başlayabilmek veya tekrar devam edebilmek için farkındalığa ihtiyacımız vardır. Erteleyip, reddettikçe, durumun üstesinden gelip aşabilmek daha da zorlaşacaktır. Ancak, her şey bilinçaltında gerçekleşir, bu nedenle ne aile ne de yakın arkadaşlar birisini inkar aşamasından çıkmaya ikna edemez. Kişinin kendi içinde bir dönüşüm sürecidir bu. 

Sadece inkar etmekte olan kişi, zamanı geldiğinde, gerçekle yüzleşmek, uyumlanmak ve kabullenmek adına adım atabilecektir. Yeni koşullara uyum sağlamak için yavaş yavaş inkarından vazgeçecektir. Acıyı işlemeyi, analiz etmeyi, kabullenerek iyileştirmeyi, görünmez zihinsel zincirleri bırakmayı mümkün kılacak olan farkındalıktır. Bu yüzden çevresel olarak kişiyi desteklemenin tek yolu, farkındalık yolculuğunda kişiye eşlik edebilmektir.

Psikolojik destek almaktan çekinmeyin

Açıklanamayan bir rahatsızlık ve buna neden olacak yanlış bir şeyler olduğunu anladığınızda, bir terapiste danışmaktan çekinmemelisiniz. İnkar durumunda, bir sofroloğa danışmak, nefes alma ve gevşeme egzersizleriyle rekonstrüksiyon çalışmalarına başlamaya yardımcı olabilir. "Burada ve şimdi" üzerinde çalışmak, beden ve zihin uyumu üzerinde çalışmak size yardımcı olacaktır.

Kaynak

Neptün Psikoloji

PDR Birimi

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest