En zararsız antidepresan: Yoga ve Meditasyon

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Depresyon yaşam boyu tekrar atak yapabilir, çünkü depresyon belirtileri yineleyebilir. Daha önce tekrarlamış olması tekrarlama olasılığını da arttırmaktadır. Bu nedenle genellikle antidepresanlar reçete edilir, ve uzun süreli ilaç kullanımı gerektirir. Peki ya bu ilaç tedavisi tercih etmeyen ya da daha doğal tedavi yöntemleri aramak isteyenler? Siz de onlardan biriyseniz, reçeteyi veriyoruz: Yoga ve meditasyon sizin için bir çözüm olabilir. Evet yoga yaparken ve meditasyon yaparken depresyonunuzu doğal bir şekilde yenebilmeniz mümkün.

En zararsız antidepresan: Yoga ve Meditasyon
Özet

Depresyon tedavisinde, doktorlar giderek artan bir şekilde çabalarını, beynin biyokimyasını değiştirme amacına odakladılar; özellikle de, serotonin gibi nörotransmitörlerin seviyelerini artırmak için belli ilaçlar kullanarak.

Antidepresanlar etkili ilaçlar olsa dahi, iyileşen vakaların %60’ı depresyonu tekrarlama riski taşıyor. Tekrarlanan ciddi depresyon durumları olan bazı kişiler ise süreli olarak bu ilaçları kullanmaya devam etmek durumunda kalıyor. Ama serotonin ve depresyonla ilgili diğer nörotransmitörlerin seviyelerini artırmak için kullanılabilecek başka yöntemler de vardır.

İlaçlar kesildikten sonra depresyondan uzak kalmalarına yardımcı olacak şekilde veya ilaç kullanım süresini kısaltacak şekilde egzersiz, meditasyon ve düzenli yoga uygulamaları ile bu süreci desteklemek mümkün.

Yoga, bir doğal antidepresan!

Sporun moral için iyi olduğunu zaten biliyorduk, ancak bir spor aktivitesi ile yoga uygulamasını birleştirmek ise çok daha etkili oluyor. Hem beden hem de zihin egzersizleri ile bunun böyle olduğunu şaşırmamak gerekir elbette. 

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, depresyonlu yaklaşık 60 hastanın semptomları, 10 haftalık Hatha yoga derslerinden sonra azalma gözlemleniyor. Yoga dersleri, yoga pozları, nefes egzersizleri, gevşeme ve meditasyon gibi unsurlardan oluşuyordu. Bu 10 haftalık eğitimden sonra, hasta yogiler daha tatmin edici bir sosyal yaşama sahip olduklarını ve kendilerini daha sağlıklı hissettiklerini belirttiler.

Depresif hissettiğin anlar için 4 yoga pozu

Yoga, iyileşme ve yenilenme duygularını teşvik eden oldukça nazik bir fiziksel aktivite. Fiziksel bir aktiviteden fazlası da mevcut bu ritülde. Beden ve zihin arasında yarattığı birlik ve bütünleşme yoluyla zihinsel ve ruhsal durumunuzu etkileyebilmeye yarar.

Dengeyi sağlamak için ruh hallerini, düşünceleri ve vücut sistemini uyumlu hale getirmeyi öğretir. Kendinizi daha iyi tanımanıza ve kendinizle daha derinlemesine iletişim kurmanıza olanak tanır.

Ruh sağlığınızı doğal yöntemlerle iyileştirmeye yardımcı olacak, serotonin ve dopamin seviyelerini düzenlemenize, serebral kan akışını artırmanıza ve endorfin salgılamanıza izin verecek bazı yoga pozlarını aşağıda sıraladık! 

1. Bidalasana veya Kedi Pozu

Elleriniz ve dizleriniz üzerinde masa pozisyonunda durun. Dizleriniz kalçaya, omuzlarınız ise el bilekleriniz ile aynı hizada ve yere paralel olsun. Gözler yere baksın, başınız ise omuzlarınızın merkezinde olsun.

Nefes vererek omurganızı tavana doğru yuvarlayın. Omuzlarınız ve dizleriniz yerinde kalsın. Başınızı yere doğru indirin ama çene göğsünüze yaklaşmasın. Nefes verin ve tekrar masa pozisyonuna geçin. Bunun, 5 ila 10 kez tekrarlamanız yeterli.

Bu asanayı, yani duruşu uyguladıktan sonra omurganızın yaşam enerjisiyle dolduğunu hissedeceksiniz. Aynı zamanda iç organlarınıza tazelenmiş kan akışı sağlanacak.

Bidalasana

2. Janu Sirsasana veya Yarım Kelebek pozu

Bacaklarınız öne doğru, sırtınız düz olacak şekilde oturun. Sağ dizinizi kırıp kasığınıza yaklaştırın. Gerekirse kalça etlerinizi rahatlatıp, oturma kemiklerinizi bulun. Nefes alırken omurganızı uzatın. Nefes verirken sol bacağınıza doğru eğilin ve sonra ellerinizi bacağınızın iki yanına koyun. Sırtınız ve boynunuz düz olmalıdır. Pozda 2-5 dakika arası kalınabilir. Bu tarz uzun esnemelere alışık olmayanlar, süreyi kısa tutarak (1,5-2 dk) başlayabilirler. Egzersizi her iki taraf için de tekrarlayın.

Bu poz, üst bacaklarımızın arka kısmında bulunan kas grubunun bağlı bulunduğu ve omurga boyunca uzanan bağ dokuları esnetir. Aynı anda mesane – karaciğer ve böbrek meridyenlerini de uyarır.

Janu Sirsasana

3. Vrksasana veya Ağaç pozu :

Bu poz sırasında nefes tutulmayıp düzenli bir şekilde nefes alınıp verilir. Sol ayak yerde sabit dururken yavaşça diz bükerek sağ ayağınızı yerden kaldırın, hafifçe öne eğilerek sağ ayak bileğinden tutun ve yine el yardımıyla parmak ucu yeri gösterecek şekilde sol bacağınızın iç kısmına, topuğunuzu yerleştirin. Kuyruk sokumunun hemen altına veya daha kolay olsun isterseniz diz hizası veya ayak bileği hizasına yerleştirebilirsiniz.

Bükülen sağ diz tam sağ tarafı gösterecek şekilde yana açılmalıdır. Eller saygı pozisyonundaki gibi göğüs hizasında birleştirilerek bir kaç nefes boyunca bu şekilde durulur. Birkaç saniye sonra yavaş yavaş elleri açmadan kolları yukarıya doğru düz olacak şekilde kaldırılır. Gözler karşı tarafta tek bir noktada sabit tutulur derin nefeslerle birlikte uygulanarak dengede kalınmaya çalışılır.

Pozdan çıkarken eller yine yavaşça göğüs hizasına getirilir. Yavaşça öne eğilerek yine sağ bilekten tutulup el yardımıyla ayak yavaşça indirilir. Diğer bacakla da aynı şekilde uygulanır.

Vrksasana

4. Uttanasana veya Ayakta öne eğilme:

Öncelikle dik durun. Daha sonra, nefes alın ve kalça ekleminden öne eğilin. Belden eğilmemeye özen göstermelisiniz. Dizlerinizi kırmadan, düz olacak şekilde mümkün olduğu kadar eğilin. Bacaklarınızı tutarak kendinizi biraz daha çekmeye çalışabilirsiniz. Düzenli nefes alıp vermeye devam edin ve her nefes verişte biraz daha kapanın. Duruşta 30 sn ile 1 dk arası kalın. Duruştan çıkarken nefes verin ve sırtınızı düzelterek, kambur yapmadan düz bir şekilde kalkın.

Uttanasana

Depresyon tedavisinde meditasyon, alternatif bir tedavi mi?

Meditasyon, özellikle farkındalık meditasyonu; depresyonu ve nüksetmesini önlemek için uygulanabilir. Farkındalık meditasyonu, anda kalmak ve şu anda deneyimlenen hislere odaklanmak için size bir yolculuk sunar. Bir adım geri atmanıza, işleri başka bir perspektif içinde algılamanıza ve hızlı tempolu, bol görevli ve karmaşık bir hayattan kaçmanıza olanak tanır.

Araştırma

Dünyanın en eski ve en çok bilinen genel tıp dergileri arasında geçen The Lancet, bu konuda bir araştırma gerçekleştirdi. Depresyon tanılı 424 yetişkinin seçildiği bir çalışma yayınladı: 212’si, farkındalık temelli bilişsel tedaviye başlamak için ilaç tedavisini durdurdu. Diğer 212 ise antidepresanlara devam etti.

İki yıl sonra sonuçlar, nüksetme oranının iki grupta neredeyse benzer olduğunu gösterdi. Bilişsel terapi ile tedavi edilen grup için % 44 oranında, antidepresan alan grup için % 47 oranında nüksetme gözlendi.

Bu birbirinden neredeyse farklı olmayan sonuçlar, farkındalık temelli bilişsel terapinin, depresyonu antidepresanlardan ne daha iyi tedavi ettiğini ne de tedavi etmediğini gösteriyor ise; bunun destekleyici bir tedavi yöntemi olabileceğini, ve ilaç tedavilerine bir alternatif oluşturabileceğini de söyleyebiliriz.

Bonus: Yoga eğitmeni Aslı Gülaydın ile sabah bedeni uyandıracak ve enerji patlamasına sebep olacak 10 dakikalık bir egzersiz! 

🤩Bu makaleler de ilgini çekebilir! 

🔗 Yoga eğitmeni Aslı Günaydın: Güne hareketle başlamak! 

🔗 Depresyon hakkında konuşmak

🔗 Çok ağlama sorunu 

Yazar ekibi: kendi kendine yeterli olmayan tamamlayıcı uygulamalar

⚠ Yoga ve meditasyon, depresyonun semptom bazında işaretlerini azaltmaya veya nüksetmeleri önlemeye yardımcı olan doğal uygulamalar olsa da, kendi başlarına daha derin depresyonu iyileştirmeyecekleri tartışılmaz bir gerçektir. Bu durumda, bir psikolog veya terapistin yardımı çok önemlidir, ancak, onlar size doğru reçeteyi verebilirler.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Klasik Yoga

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

Yeni yıl, yeni kararlar listesi! Doğru hedefler belirlemek

İyi niyet ve dilekler ile yeni kararlar almak aynı şey değil! Yılbaşı değişmek ve değiştirmek istediğiniz şeylerle kafanızın bolca meşgul olduğu bir dönem. "Bu yıl spora başlıyorum" diyerek satın aldığınız spor kıyafetlerinin sene boyunca dolap beklediğini görünce kendinizi başarısız hissettiğiniz olmuştur. Başarısız hissetmek, suçluluk duygusu, hayal kırıklığı, özgüven kaybı ve mutsuzluk. Bir nevi kaş yaparken göz çıkarma durumu. İşin sırrı; kendine koyduğun hedefleri doğru şekilde belirlemeyi bilmek. Kendine aşırı yüklenmemek...

Biz kimiz?

Wengood'un arkasında kimlerin olduğunu merak mı ediyorsun? Refah, mutluluk ve huzur arayışında olan hevesli bir ekip. Esenliğe giden yolda ilerlemenize yardımcı olmak için bildiğimiz, gördüğümüz, duyduğumuz tüm hikayeleri, kendi mücadelelerimizi ve tavsiyelerimizi sizinle paylaşıyoruz.

SSS: Sizlerden sıkça gelen sorulara yanıt verdik

Çoğunuz bizi ve sunduğumuz hizmetleri merak ediyorsunuz, bu yüzden size biraz daha yardımcı olabileceğimizi düşündük. Bazı soru işaretleri var ki sık ​​sık ortaya çıkıyor, biz de bunları burada derleyip hepsine yanıt verelim istedik. Hakkımızda daha fazla bilgi almaktan keyif almanız dileğiyle.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest