Kendini suçlamak: suçluluk duygusu, bize neyi işaret eder?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Suçluluk duygusu, önemsiz olmasa da oldukça basittir. Neden suçluluk duyarız? Suçluluk duygusu, ideal olarak olmak istediğiniz kişi ile gerçekte yaptığınız eylemler arasındaki boşluktan kaynaklanır. Bu duygu herkes tarafından deneyimlenebilir. Çaresizliğimizin bir işareti olan suçluluk duygusu, mümkün olduğunca çabuk kurtulmak istediğimiz hoş olmayan bir duygu hali olmasına rağmen aynı zamanda sıkı sıkıya tutunmak için de müsaittir. Daha iyi hissetmek ve suçluluk duygusundan kurtulmak için bir liste hazırladık.

Kendini suçlamak: suçluluk duygusu, bize neyi işaret eder?
Özet

Suçluluk duygusu nedir? Suçluluk duymak ne işe yarar?

😟 Suçluluk bir şeyleri yanlış yaptığımıza inandığımızda ortaya çıkan bir duygu. Yani yanlış bir şey yaptıktan sonra veya kendinizi kötü hissetmenize sebep olan bir durumda kendinizi suçlu hissedersiniz. Herkesin yaptıklarından suçluluk duyma hali eğitimine, inançlarına, sosyal çevreye, ahlak ve içinde yaşadığımız toplumun veya dinin kurallarına bağlıdır. Suçluluk hissi pişmanlık duygusu ile çoğu zaman ilintilidir ve yanlış kararlar, hata veya sorunlu davranışı yani kötü eylemi düzeltme arzusunu doğurur. Bu nedenle kendinizi suçlu hissederseniz, bu durum size aynı hatayı tekrarlamama, eylemlerimizin sorumluluğunu alma ve hatayı düzeltmeye zorladığı için çoğu zaman yararlıdır diyebiliriz. Her nasılsa, suçluluk kendimizi geliştirmemize izin veriyor, hayatınıza devam ederken hataları kabul etmek ve onlarla baş etmek için gelecekte yapmam gereken nedir sorusuna yanıt aramaya sizi teşvik ediyor.

Suçluluk duygusu, empati ve psikoloji

Suçluluk, bilinçli veya bilinçsiz, ayrılmaz bir şekilde empati ile de bağlantılıdır. Diğerinin hissettiği acıyı hissettiğinizden dolayı kendinizi suçluluk duygusunun ortasında bulursunuz. Bu yüzden kendini suçlu hissetmek hem bir davranış biçimini, belirli değerleri korumamıza hem de başkalarıyla olan ilişkilerimizi korumamıza izin verir. Bu nedenle, canımızı acıtsa ve bize ağırlık yapsa bile, suçluluk iyi insan olduğumuzu işaret eder. Burada önemli olan suçluluk duygusunun hissedilip hissedilmediği değil o duygunun yoğunluğu ve süresidir. Özellikle uzun sürdüğü sürece bu duygu ile baş etmenin önemi ortaya çıkar.

🤯 Suçluluk daha sonra obsesif-kompulsif bozukluklar, kronik stres, anksiyete ve hatta depresyon gibi psikolojik bozukluklara dönüşür.

Suçluluk duygusundan kurtulmak için izlenmesi gereken adımlar

1. Suçluluk duygusunu anlamaya çalışmak

İlk olarak, bu duygudan uzaklaşmaya çalışmak gerek ki bunun yolu yaşadığın duyguyu tanımlayabilmekten geçer. Suçluluk duygusunun nasıl bir şey olduğunu farkına varmak, onun doğasını sorgulamayı mümkün kılar. Haklı bir duygulanım mı? Orantısız düşünceler mi? Tam olarak neden suçluyum? Bu soruları sormak önemlidir, çünkü bazen suçluluk duygusu çok gerçek olsa da, suçlu hissetmenize neden olan şey pek de gerçek değildir. Örneğin narsist bir sevgili veya toksik bir insan ile  ilişki sırasında manipülasyon yoluyla tetiklenmiş bir suçluyum düşüncesi de olabilir bu.

Suçluluk ayrıca bir dengesizliği veya adaletsizlik duygusunu telafi etmek için de psikolojik olarak ortaya çıkmış olabilir. Örneğin bir felaketten, bir trajediden sonra, hayatta kalanlar bu olaydan sonra kaybettikleri yakınlarının yası ile beraber hayatta oldukları için kendilerini suçlu hissedebilirler.

"Bazen, suçluluk duygusu sizi yanıltıyor olabilir. Bu duygu tüm gerçekliği ile sizi sarsa da, gerekçeleri o kadar geçerli olmayabilir."

2. Bağlamı farkında olmak

Burada, sorunlu davranışın ardında niyetinizin gerçekte ne olduğunu anlamaya çalışırken kendinize karşı dürüst olmanız gerekecek. Can yakmak, eğlenmek veya intikam almak mı istedin? Bu bir kaza mı, bir dürtü mü? Niyetiniz yanlışsa, zevk mi yoksa rahatlama mı hissettiniz? Kendine bunların cevabını dürüstçe sor ve cevapla. İnsansın, kötülük de içinde barınabilir. Bunu kabul etmek zorundayız. Ve son olarak herkesin zaman zaman hata yapabileceğini kendine hatırlat.

3. Ortaya çıkan sonuçları bir kağıda dök

Defterinizi çıkarın ve kendinizi suçlu hissettiren eylemlerinizin sonuçlarını listeleyin. Suçluluk duyduğunuz eylem sonucunda kendi hayatınızda veya etkilenenlerin hayatlarında neler değişti? Bu liste, hatanızı düzeltmenize izin verecektir, bu yüzden her şeyden önce, canınızı yaksalar, sizi rahatsız etseler bile herhangi bir sonucu dürüstçe not etmekten çekinmeyin.

4. Çözüm aramak

Şimdi sorunlu davranışı tespit ettiğinize ve suçluluk duygusunun farkında olduğunuza göre kendinize bu durumu çözmek için “yapmam gereken ne” diye sorun. Sebepleri ve sonuçları analiz ettiniz, şimdi hatanızı düzeltmeniz gerekiyor. Peki nasıl? Cevap koşullara göre ve sizin çıkardığınız tabloya göre değişebilir. Biz size bir kaç örnek verelim

  • özür dileyerek
  • maddi olarak telafi ederek
  • tazmin ederek
  • önceliklerinizi tekrar gözden geçirerek (örneğin; stres veya öfkeden kaynaklanan bir hata ise kötü bir iş-yaşam dengesi veya tükenmişlik sendromu buna neden olmuş olabilir)
  • bir aldatma veya yalan söyleme durumunda ise bağlılığını veya dürüstlüğünü tekrar kanıtlayarak
  • Derin ve travmatik bir sebep var ise bir derneğe bağış yaparak veya bir iyilik yaparak.

👉 Çözümler bir kez yerleştiğinde, elbette ders almak ve belki de yeni davranışlar, yeni alışkanlıklar oluşturmak gerekli olacaktır.

5. Affetmek

Suçluluk duygusundan kurtulmak için atılan her adım kadar önemli bir başka adım daha: kendini affetmek. Yararlı ve sağlıklı suçluluk hissi sonsuza kadar sürmez. Bu yüzden size engel olan düşüncelere kapılmayın ve kendinizi affederek bu yaşanmışlık ile bağınızı kesin. Örneğin, terapötik yazı yöntemini kullanabilir ve kendinize gerçekleri anlatan ve "Kendimi affediyorum" ile biten bir mektup yazabilirsiniz.

Bir suçluluk duygusunu hızlı bir şekilde analiz etmek için şu 5 soruyu da cevaplayabilirsiniz:

  • Ne hakkında suçlu hissediyorum?
  • Neden kendimi suçlu hissediyorum?
  • Suçlu hissetmemek için ne yapmalıyım? Bu gerçekçi mi?
  • Diğer seçeneklerim neler?
  • Suçluluğumu nasıl sorumlu davranışa dönüştürebilirim?

Suçluluk duygusu nasıl kendini gösterir?

Gördüğümüz gibi, sağlıklı suçluluk bir pişmanlık olarak, kendine karşı bir sitem olarak deneyimlenir, ancak her zaman sağlıklı suçluluk söz konusu olmayabilir. Sağlıksız suçluluk, mutlaka tam olarak farkında olmadığımız rahatsızlık yaratan, kendine karşı bir suçlamadır ve kişinin kötü hissetmenize sebep olur. Bu nedenle, bu baskı unsuru olarak işlev gören suçluluk zorunlu olarak size zarar verecektir, çünkü kendi kendini sabote etmeye, kaygıya, melankoliye, depresyona ve hatta hak ettiğimizi düşündüğümüz bir cezayı hedefleyen davranışa yol açabilir.

Sağlıksız suçluluk duygusu davranışları nelerdir?

  • Zevk almakta, kendine zaman ayırmakta, tatil yapmakta güçlük çekme.
  • Kendini cezalandırmak ve kendini sabote etmek için meslek seçimi veya uygunsuz bir eş seçimi, her mutluluğu mutsuzluğa dönüştürmek.
  • Bir iltifat, işaret veya sevgi sözü alamama
  • Başkaları hakkında güvensizlik, onlar tarafından sevilmediğini hissetmek
  • Hayır diyememek. Bireysel özgürlükleri, ihtiyaçları reddetmeye yönelik tüm taleplere evet demek.
  • Kendi hatalarınızı aşırı derecede eleştirerek başkalarına yansıtmak
  • Hediyeler vermek ve uzun bir ayrılık, öfke vb. yüzünden affedilmeye çok (çok) özen göstermek, çaba harcamak ve enerji ayırmak.

👉 Sağlıksız suçluluk durumunda, yaşanan öfkeyi veya travmayı ifade edebilmek ve böylece kendinizi bu yıkıcı suçluluktan kurtarabilmek için bir terapiste danışmak önemlidir. İstismar, adaletsizlik veya travma karşısında öfke, üzüntü, korku ve suçluluk duymamamız gerektiğini anlamak önemlidir.

>>> Ücretsiz psikolojik danışmanlık almak mümkün mü? 

Suçluluk duygusu bize zarar vermeye başladığında

Suçluluk duygusundan nasıl kurtulacağımızı gördük, ancak suçluluk içimizi kemirdiğinde, her zaman gerçekten suçlu hissetmek için nedenlerimiz olup olmadığını belirlememiz gerekir. Sık sık suçlu hissetme eğilimindeysek, kendimizi sorgulamak da iyidir. Kolayca suçlu hissetmek, başkalarını çok fazla hesaba kattığımızın, onların yargılarına çok fazla önem verdiğimizin bir işareti olabilir. Bu yüzden kendinize yüklenmemeli ve özgüven kazanmalısınız.

Suçluluk duygusuna kapılmaktan kaçınmak için en iyi çözüm, suçluluğa yol açan durumlardan kaçınmaktır. Bunu yapmak için durumlara, eylemlerinize ve sözlerinize dikkat edin. Öfkeyle aceleci davranmaktan kaçınmak için duygularınızı yönetmeyi öğrenmek gerekir. Geri adım atmak ve ilkelerinize, değerlerinize ve duygularınıza göre hareket etmek size güç ve büyük bir dinginlik verecek ve suçluluk duygusunun sizi tüketmesini engelleyecektir.

Yazar notu: Bu duygu çok fazla ortaya çıkarsa bir psikoloğa danışmaktan çekinmeyin.

Suçluluk duygusu çok fazla, çok sık veya çok yoğun hale geldiğinde, bir psikolog eşliğinde kendi üzerinizde çalışmaya başlamak gerekir. Bilişsel davranışçı terapi yani BDT bu tür problemlerde çok iyi sonuçlar verir.

Ayrıca çoğu zaman bu suçluluğun arkasına gizlenen başka bir duygu olduğuna dikkat edin, bilinçli bir korku olabilir ya da olmayabilir. Örneğin, artık sevilmeme veya terk edilme korkusu. Bu nedenle, onu tanımlamak ve sorunun kalbine odaklanmak faydalıdır.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Özdemir, Nida & Düzgüner, Sevde. “Psikolojik Açıdan Suçluluk, Pişmanlık ve Günahkarlığın Kapsamı ve Yakın Kavramlar Arasındaki Yeri”

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest