Savunma mekanizmaları: Zihnimizin çizdiği sınırlar hakkında her şey

tarihinde Yudum , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Ben sürekli bir şeylerden kaçıyorum, mesela e-postalarım hep birikir ve cevap vermemek için elimden gelen her şeyi yaparım. Eğer cevap verirsem, bu birileriyle iletişim halinde olmam anlamına gelir ve bu stresten kaçınmaya eğilimliyim. Evet, bu zihnimizin savunma mekanizmasının iyi bir örneği! Zihnin buna benzer başka yöntemleri de vardır : inkar etmek , erteleme, geçmişe çekilme, kafada kurmak vb. Peki zihnin bu yönü nasıl çalışıyor ? Neden varlar ve ne işe yararlar? Hadi beraber bakalım !

Özet

Psikolojide savunma mekanizmaları nedir?

Psikanalizin babası Sigmund Freud🧐 savunma mekanizmaları denince yine ilk kez terimi kullanan kişi olarak karşımıza çıkıyor. 

Bu savunma mekanizmaları kavramı Freud tarafından fark edildi belki ama, bu teoriyi geliştiren ve teorileştiren kişi, kızı Anna Freud’dur. Onun çalışmaları sayesinde savunma mekanizmaları örnekleri ve zihnin çizdiği sınırlar ✋hakkında fikir sahibiyiz.

Savunma mekanizması nedir? 

Tıpkı vücudun savunma mekanizmaları olan bağışıklık sistemi gibi, psikoloji-savunma mekanizmaları arasında da böyle bir ilişki vardır. Savunma mekanizmaları kişinin kendisini olumsuz duygu ve düşüncelerin vereceği zararlardan korumak adına bilinçsizce gerçekleştirdiği zihinsel eylemlerdir. Örnek olarak; Başkalarının duygularımız veya davranışlarımız üzerinde yarattığı etki karşı tepki oluşturma olabilir ve saldırganlık ile kendimizi korumak için her şeyi yapabiliriz.

Savunma mekanizmaları örnekleri nelerdir?

Savunma mekanizmalarımızı tanımak, olumsuz bir duygu hissettiğimizde bazı davranışlarımızı tanımayı öğrenmek için gereklidir. 

👉Herhangi bir psikolojik destek ile bu mekanizmaları bir uzman ile keşfetmeye de çalışabilirsiniz. BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) ve daha bir çok terapi yöntemi ile basitçe kendinize gittikçe daha hakim hissetmeye başlayabilirsiniz. 

Kaçma

Daha önce de söylediğim gibi, ben böyle durumlarda kaçınmaya eğilimliyim. Aslında bu mekanizma şöyle çalışır: "Bu stresli durumdan mümkün olduğunca kaçıyorum 😅". Yaygın olan davranış genellikle ertelemedir. Bununla birlikte, sorunun kendinden kaybolmadığı açıktır, çünkü bundan kaçındığımız için sorunun kendisiyle ilgilenmeyiz. Ayrıca, bir çığ gibi büyüme riskini de taşır.

👉Birikmiş e posta örneğinden devam edelim. Aslında ne kadar iyi hissedersem o kadar üstüne gidebilirim. Çünkü postalarımı kontrol etmedikçe onun sorumluluğu üzerimde bir yük olarak beni stres altında bırakmaya devam edecek 😨…

Yadsıma - İnkar

İnkar mekanizması genelde yas durumlarında gözlemlenir. Bu mekanizma şu şekilde özetlenmiştir: "Bunun başıma gelmiş olması imkansız". 🙅‍♀️Sevdiğimiz birini kaybettiğimizde, ya da zorlandığımız çoğu konuda bunu yapabiliriz. İşte bir noktada kaçınmanın ötesine geçiyor, ve tamamen inkar etme eğilimde oluruz.

👉Örneğin,bir işi teslim etmek için sınırlı bir süremiz var. Kendimizi işin iyi gittiğine, bir şekilde hallolacağına ikna edip işle ilgilenmeyi tamamen reddedebiliriz. Bu tipik olarak inkar mekanizmasıdır 😅!

Mantığa bürüme - bahaneler üretme ( Rationalization )

Bu mekanizmanın temel sloganı "Bu benim suçum değil çünkü ..."dür . Başımıza gelen sorun için bir dizi mantıklı sebep aramaya eğilimli olabiliriz. Suçluluk duygusu ve ondan kaçınmak için bire birdir. Sorumluluğu üzerimize almamak için dış etkenleri suçlamaya yöneliriz 😬 ama bu nedenle hatalarımıza açık yüreklilikle bakma şansını kaybetmiş oluruz. Psikoloji alanında bir araştırmacı olan Saul McLeod, hatalarımızı kabul etmemek için mantıklı sebepler aramamızın kendi yalanlarımıza inanmaya kadar varabileceğini iddia eder.

👉 Örneğin bir randevuya geç kaldık ve bu tamamen bizim hatamız. Gerekçelendirmek için hemen bir bahane buluruz ve otobüsümüzün geciktiğini söyleyebiliriz. İşte aslında tam burada tutarsız davranmış oluruz çünkü aslında bir önceki otobüsü de bekleyebilirdik.

Yer değiştirme

Çok rastlanan bir savunma mekanizması olan erteleme, olumsuz duygularımızı ertelemek için gizli bir hedef yaratmayı kapsar ve buna bağlı stresimizi de ertelemeye yöneltir bizi. 😞Tabiki öfkemizi ve endişemizi kontrol altına almak çok kolay değildir, fakat bunu nasıl yapacağımızı öğrenirsek her şey daha kolay olabilir ve kurduğumuz ilişkilerin toksik olma riskini ortadan kaldırmış oluruz.

👉 Örneğin yıllardır, öfkemi başkalarına yansıtarak kendimi aslında bir olay yaşadığım an değil onu erteleyerek başka anlarda patlamaya ittim. bu genelde  ailem ya da eşim olur. İş yerinde bir müşteri canımı mı sıktı? Tüm duygularımı içimde tutarak erteler, eve geldiğimde sevdiğim insanlara patlarım.

Bastırma ( Repression )

Hepimizin hayatında aklımıza geldikçe bizi rahatsız eden olaylar, insanlar, durumlar olmuştur 😥… Zihnimiz hafızaya karşı bir gard alır ve bastırarak bizi rahatsız eden hatıralardan uzak durmamıza neden olur.

👉Örneğin,çocukluğumuzda utandığımız bir hatıra aklımıza geldiğinde bastırma mekanizması çalışabilir.  😳 Bahsedilen deneyim o kadar travmatik olmuştur ki, o hatıranın bizde yarattığı hislerden kasıtlı olarak kaçınmaya çalışırız.

Karşıt Tepki Geliştirme

Anna Freud bu durumu “tersine inanma” olarak ifade etmektedir. Bu mekanizmayı anlayabilmek zordur, çünkü duygusal açıdan çok karmaşık olabilir.  Birinin davranışına karşı aslında vermek istediğimiz tepkinin tam tersini vermek gibi açıklayabiliriz. Daha iyi anlamak için bir örnekle bakalım :

Diyelim ki kız kardeşimizi kıskanıyoruz, ama bu duygunun güzel bir duygu olmadığının da farkındayız.Bu hissi elimizden geldiğince bastırır ve davranışlarımızı kontrol etmeye çalışırız. Ona kıskançlığımızı hissettirmek yerine, fazla ilgi gösterir ve gereğinden fazla yakınlık kurmaya çalışırız.

Aslında yaptığımız hareket olumlu görünse bile, bu duygu her zaman kıskançlık olarak zihnimizde işaretlenir. 😓 …

Gerileme ( Regression )

Büyük bir endişe ya da duygusal çatışma ile karşılaştığımızda zihnimizin verdiği tepkidir. Daha iyi hissetmek için çok önceki davranışlarımıza dönmeye çalışırız. Bir çocukken, ihtiyaçlarımız kolayca yerine getirilebiliyordu, o zaman o zamana dönelim gibi bir yaklaşım içerir.

👉Diyelim ki iş yerinde çok sorunlu bir durum var. Bu sorun bizi o kadar rahatsız ediyor ki onu çözmek yerine hasta oluyoruz. Böylece evde yatağımızda kalabilir ve bize ilgi gösterecek insanların sevgisine kolayca ulaşıp kendimizi şımartabiliriz😔…

Yansıtma ( Projection ) 

Yansıtma aslında basit çalışan bir mekanizmadır. Biri hakkında hissettiğimiz şeyleri, o kişiye yansıtmak yerine başka bir ilişkimize yansıtırız.  Öte yandan, yansıtma mekanizmasını sık sık kullanmamız kendimize olan güvenimizin kırıklığına işaret eder.

👉Örneğin ciddi bir hastalık için tedavi altındayız. Agresif veya eleştirel olarak etrafımızdaki tıbbi ekip hakkında bir korku geliştirebiliriz ve bu endişe hissini çevremizdeki başka insanlara yansıtırız ve onlara sinirlenebiliriz.


Bu birey savunma mekanizmalarını bağışıklık sisteminin ana elemanları olarak düşünebiliriz 🤯. Fakat psikolojik savunma mekanizmalarının bunlarla sınırlı olduğu kabul edilemez.

Örneğin; Farklı düşünceleri veya hayatımızın bölümlerini ayırmaktan oluşan “BÖLÜNME” veya olumsuz davranışları olumlu noktalarla doldurarak “ÖDÜNLEME (TELAFİ ETME)”. “MİZAHLAŞTIRMA ( HUMOUR) veya ŞAKAYA VURMA”, aynı zamanda stresli veya utanç verici bir durumu etkisiz hale getirmesi adına önemki bir savunma mekanizmas ifade etmektedir. “KENDİNE YÖNELTME”, “ÖZDEŞİM KURMA”, kişilerin olumsuz durumlardan korunmak için başvurduğu diğer mekanizmaları.


Savunma mekanizmaları ne işe yarar?  

Savunma mekanizmalarımızı, kendimizi tehdit altında hissettiğimizde zihnimiz kendini korumak için bilinçsizce devreye sokar. 👀 İş yerinde, bir aile çatışmasında, romantik ilişkiler içinde ... bu psikolojik savunma mekanizmalarının kullanıldığı birçok durum vardır ! Bu aynı zamanda yüksek stres hissettiğimizi ve yeteneklerimizden şüphe duyduğumuzu yansıtıyor olabilir. 😥Kötü hissetmekten kaçınmak için savunma mekanizmamızı canlı tutuyoruz yani.

Telafi mekanizması

Yani aslında özetle zihnimizin bu mekanizmaları kullanması gayet normaldir. Bununla birlikte, hislerimizi bastırmaya ve onlardan kaçınmaya çalıştıkça daha da negatif bir duygu durumda bulabiliyoruz kendimizi. Duygularımızın , endişelerimizin, korkularımızın adını koymadıkça çok daha güçlü bir şekilde üstümüze gelme riski taşıyorlar.

🙌 İşte bu nedenle, bilinçsiz savunma mekanizmalarımızı belirlemek, tanımak vedavranışlarımızı analiz etmek için içinde bulunduğumuz duruma bir adım geriden bakabilmek çok önemlidir.

Bu makaleler de ilgini çekebilir; 

🔗 Ücretsiz psikolojik destek almak mümkün mü?

🔗Maslow'un ihtiyaçlar piramidi 

Yazar notu: savunma mekanizmalarını bireylerin kendi hikayeleri belirliyor

Hepimizin savunma mekanizmaları vardır ve bu gayet sağlıklı bir dürtü!

Ancak dikkatli olmalıyız çünkü, bu dürtüler bazen iş hayatımıza, ailemizle olan ilişkimize veya romantik ilişkilerimize zarar verebilir.. Sağlıklı iletişim kurmamızı engelleyebilir.

👉 İlişkilerinizde gerginliklere neden olan bir davranış tekrarı fark ettiyseniz ve bundan kurtulmak istiyorsanız, savunma mekanizmalarınızı anlamak ve daha sağlıklı ilişkiler kurmak için psikolog desteğine başvurabilirsiniz.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Psikoloji Sözlüğü, 2018, Savunma Mekanizmaları

McWilliams N., (2013). Psikanalitik Tanı, Klinik Süreç İçinde Kişilik Yapısını Anlamak, Psychoanalytic Diagnosis, (Kalem E, Çev.), (Üçüncü Baskı), İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Kaleme alan Yudum , Wengood yazarı

🤩Hayatımı fiziksel ve zihinsel harekete adadım. 🖋️Yazmayı, 💭düşünmeyi, 📖okumayı ve 🔎araştırmayı çok seviyorum. 😺💕🧘‍♀️Kedim ve yoga matım vazgeçilmezim.

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!