Mutlu bir ilişki için bunları birbirinize söylemekten çekinmeyin

Sağlıklı bir çift olmak demek, birlikte kendiniz olabileceğiniz ve kendinizi ifade edebileceğiniz bir özgürlük alanı inşa etmek demek. Ancak bir şeyleri söylemeye cesaret etmek o kadar basit değil. Ya sevilme ihtiyacımızdan ya da karşımızdakini kaybetme korkusundan bazen bazı şeyleri birbirimize söylemekten çekinebiliyoruz. Sağlıklı ve mutlu bir beraberlik için dengeyi nasıl kuracağımızı bilmeli, hem dürüst hem de destekçi olmalıyız. Bir şeyleri söylemeye cesaret etmek, her şeyi söylemek anlamına gelmez. Asıl olan, birbirimizi kırmadan, şiddetten uzak bir dil tercih edip yapıcı şekilde birbirimiz ile her şey hakkında konuşabiliyor olmak.

Bir çift olarak birbirinize çekinmeden her zaman söyleyebilmemiz gereken 10 şey

Bir ilişkiyi sağlam temeller üzerine oturtabilmenin yegane yolu çiftlerin birbirlerine karşı açık olması. Hassas konular üzerinde ne kadar sık ve kapsamlı konuşmalar yapılırsa, çiftlerin mutluluk düzeyi de o kadar yüksek olabiliyor. Çünkü kişilerin birbirlerinin taleplerini, nasıl hissettiklerini ve düşüncelerini önemsemesi, ilişkiden ya da evlilikten duyulan memnuniyetin artmasını sağlıyor.

Toksik ilişkiler aslında sağlıksız çatışmanın olduğu ilişki türleridir. Bir ilişkinin temeli sayılan karşılıklı saygının yitip gittiği, insanın yıkıcı şekilde eleştirilmekten korktuğu için özgün olamadığı ve karşı tarafa kendini tam olarak açamadığı ilişkiler.  

Mutlu, sağlam ve kalıcı bir ilişki, sağlıklı iletişime ve kaliteli paylaşımlara dayanıyor. Birbirinize bazı temel şeyleri söylerken çekinmemek önemli: duygular, düşünceler, gelecek için planlar, çift olarak projeksiyonunuz ve hatta birlikte ilerlemek için bazı karmaşık konuların üstesinden gelmek adına kafa karışıklıklarınız, sorgulamalarınız.

mutlu bir çift

1. “Üzgün hissediyorum.”

Ya da depresyondayım, stresliyim, iyi değilim veya tam tersine mutluyum, iyi durumdayım, motiveyim. Bir çift olmak demek, günlük olarak duygularınızı özgürce paylaşabileceğiniz, nasıl hissettiğinizi söyleyebileceğiniz ve bunları paylaşmaktan zevk alabileceğiniz tek yerin onun omzunun olması demek. Duyguları anlamak, yalnızca kişinin kendi iç huzuru ve mutluluğu için değil, aynı zamanda çevresiyle de olan iletişiminin sağlıklı olabilmesi için önemlidir. Duyguları ifade edebilmek ve karşıda etkili şekilde seni dinleyen bir sevdiceğe sahip olmak ise paha biçilemez.  

2. “Param yok.”

Ülkemiz ilişkilerinde para meselelerini konuşmak en az cinsellik konuşmak kadar zor. Para kaynaklı yaşanan sorunlar ilişkinin yıpranmasına ve çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına neden olabiliyor. Hayatımızı paylaştığımız kişi değilse, para sorunları hakkında başka kimle konuşabiliriz, peki? Para meselelerimizden bahsetmek her zaman kolay değildir, ancak özellikle finansal konular söz konusu olduğunda, zorlukları göğüslemek ve kendine güvenmek, yalanlara batmaktan ve ilişkinizde şüphe uyandırmaktan çok daha iyidir.

3. “Seninle gurur duyuyorum.”

En son ne zaman sevgilinize onunla gurur duyduğunuzu söylediniz? Zaten bildikleri fikrine inanmayın. Size garanti veriyorum; o da bunu duymak istiyor. Hangimiz istemeyiz ki? Çocukken minik başarılarımızı alkışlayan ailemizin yerinde artık o var. Günlük hayatın içinde küçük detaylardır bunlar ama sevgilinize yaptığı şeylerle ilgili gurur duyduğunuzu söyleyin. Tıpkı "Seni seviyorum", "Seni istiyorum", "Seni özlüyorum" gibi, tüm bu küçük ifadeler olumlu iletişimi teşvik eder ve karşınızdakinin özgüvenini güçlendirir.

4. “Birlikte daha fazla zaman geçirmek istiyorum.” ve “Yalnız kalmaya ihtiyacım var.”

İlişki içerisinde kimi zaman kendimizi, kendi benliğimizi unutabiliyoruz. Psikanalist Erich Fromm, aşkın içindeki bu paradoksu “İki kişi, bir oluyor ama yine iki olarak kalmaya devam ediyor” cümlesiyle ifade eder. Yetişkin bir ilişki, çiftlerden her birinin hem bireysellik hem de bağlılık duygusunu güçlü bir şekilde yaşatabildiği bir ilişkidir. Çift bir bütündür, bu yüzden anları birlikte paylaşmak istemek kadar normal bir şey olamaz. Her ne kadar birlikte her şeyi paylaşsanız da bazen yalnız kalmaya, özel alanına çekilmeye ihtiyaç olabilir. Esas olan her iki ihtiyacı da çekinmeden ifade edebilmektir.

5. “Fikrimi değiştirdim.”

Çünkü herkesin fikri değişebilir. Önemli olan kendinle hemfikir olmak için cesaret edip kendini ifade edebiliyor olman.

6. “Bana bunu yapılmasından hoşlanıyorum.” veya “Bana bunu yapılmasından hoşlanmıyorum.”

Eylemlerimizin başkaları üzerindeki etkisini her zaman fark etmeden hayatta ilerleyebiliyoruz. Bu yüzden, bir çift olarak, birlikte ilerlemek için neleri sevip sevmediğimizi birbirimize söylemek önemlidir. Kendinizi ifade etmeden karşınızdakinin sizi anlamasını beklemek zaten saçma olurdu.

7. “Öfkeli hissediyorum.”

Ya da kırgınım, kızgınım, hayal kırıklığına uğradım. Duygularınızı ifade etmek, yalnızca çatışmalara yol açabilecek derin sessizliğe veya soğuk bir öfkeye kilitlenmemek ve sağlıklı iletişim kurabilmek için yegane yoldur. Hissettiklerimizi söylemek aynı zamanda şikayet etmekten kaçınmak ve kendimizi öfke patlamalarından korumak için faydalı olacaktır. Öyle ki bu tip durumlar sürekli hale gelince uzun vadede muhatabımız için özellikle can sıkıcı hale gelebilir.

8. “Bu konu hakkında konuşmak istiyorum.”

"Bunu konuşabilir miyiz?" veya "Artık bunun hakkında konuşmak istemiyorum” Duygularınızdan ya da kendi gerçeklerinizi konuşmaktan korkmayın. Belli bir konuda daha fazla konuşmaya ihtiyacınız var ise bunu karşı tarafa çekinmeden söyleyin. Ya da tam tersi sınırlarınızın ihlal edildiğini hissederseniz, konuşmak istemeyebilirsiniz. Biraz zaman isteyip, daha sonra konuşmak için sözleşebilirsiniz.

9. “Bilmiyorum.”

Bazen bazı soruların cevapları kendimizde dahi yoktur. Her şeyi bilmek zorunda olmadığımız için, hatta her şey hakkında bir fikir sahibi olmamız gerekmediğinden, bazen cevap vermek istemeyebiliriz. Bilmemeye, bilememeye hakkımız var. Bunu söylemeye cesaret etmek, aynı zamanda birinin diğerine güvenmek isteyebileceğini veya buna ihtiyaç duyabileceğini söyler.

10. “Dur!” veya “Devam et!”

Ayrıca "bunu daha çok yap” veya “böyle yapmaman daha iyi". Sıklıkla unuturuz, ancak cinsel ilişkide de iletişim çok önemlidir. Seks sırasında sessiz kalmanıza gerek yok, öncesinde de ve sonrasında da. Nelerden hoşlandığımızı, ne istediğimizi veya neyi istemediğimizi ifade etmek, cinselliği tatmin edici ve ortak şekilde zevkli yapmak için idealdir.

Dürüstlüğün sınırları

Yukarıdakiler genel olarak bir çift olarak birbirimize söylemeye cesaret edebileceğimiz ve mutlaka değişken yaşam durumlarına ve ilişkinizin geliştiği bağlama göre uyarlanabilir şeylerin listesi.

Her iki durumda da, samimiyetin sağlıklı bir ilişkinin temeli olduğunu unutmayın. Bir çiftin suç ortaklığı, birbirleriyle kısıtlama olmaksızın, dürüstçe ve tüm konularda, hatta en zoru ve özellikle çifte neyin zararlı olabileceği hakkında beklemeden konuşma yeteneklerinden gelir.

Ancak, bir çift olarak, hayatın başka alanlarında olduğu gibi ayrıntılara çok fazla önem vermemeyi ve akışına bırakmayı ve andan keyif almayı öğrenelim. Karşınızdakine kaba davranmaya, onu incitmeye veya küçümsemeye gerek yok. Bunun yerine diplomatik olun ve hatta çekimser kalmayı tercih edin. 

💕Samimi olmak, dürüst olmak birbirinize her şeyi anlatmak değil, birbiriniz için neyin önemli olduğunu, neyin önemli olmadığını ve ilişkinizi neyin tanımladığını, neyi nasıl söyleyeceğinizi bilmek anlamına gelir.

Kırık bir hediye, çirkin bir giysi veya örneğin kötü bir omlet ilişkinizi tanımlamaz ve kesinlikle hararetli bir tartışmayı hak etmez.

Yazar notu: İlişkiler iletişim olmadan hayatta kalamaz.

İletişim bir çiftin temelidir ve bazen bu çeşitli nedenlerle bozulabilir. O zaman diyaloğu yeniden kurmak ve diğeriyle mükemmel bir şekilde rahat hissetmek önemlidir. İlişkiniz zorlanıyorsa ve iletişim kurmakta zorlanıyorsanız, bir psikologla iletişime geçmekten çekinmeyin. Birlikte, hikayenizi sağlıklı bir şekilde yeniden başlatmanın bir yolunu bulabilirsiniz.

Kaynak

TabuKamu

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Y Kuşağı, nedir? Y kuşağı “çalışan” özellikleri nelerdir?

31 yaşındayım, 90'ların başında doğdum, dolayısıyla Y kuşağının bir parçasıyım. Mesle...

Hemen oku

Yalnızlık neden olumlu olmasın? Kendinle kalmanın iyi yanları!

Bazıları ondan veba gibi kaçınıyor ama ben yalnızlığımı seviyorum. Ayrıca, yanılıyors...

Hemen oku

“Kendini boşlukta hissetmek”, bu his ne zaman geçecek?

Yaşama sevincini kaybetmek, artık hiçbir şey istememek, bu boşluk hissi ile alakalıdı...

Hemen oku

Yalnızlık ve boşluk hissi: nasıl başa çıkmalı?

Birbirimizi görmeden, farketmeden yan yana yaşayıp gidiyoruz. İlişkide veya sosyal ha...

Hemen oku

Uzaktan çalışma ve verimlilik: 7 altın kural

"Evden çalışma" da çalışmak anlamına gelir... Bütün zorluk burada yatmaktadır. Evin i...

Hemen oku

Beden olumlama hareketi: vücudumu olduğu gibi kabul ediyorum

Portakal kabuğu görünümünde bir cildim, selülitlerim, katlanan bir göbeğim hatta çatl...

Hemen oku

Durduk yere ağlamak: Sebepsizce ağlama isteği neden olur?

Sebep yokken, durduk yere ağlamak ruh haline bağlı olarak zaman zaman deneyimlenebili...

Hemen oku

Enneagram kişilik testi: kendini tanıma egzersizi

Daha mutlu ve huzurlu hissetmenin ilk şartı insanın kendisini tanıması ve kendi kişil...

Hemen oku

Psikolojik travma ve duygusal tepkiler: etkileri ve iyileşme

Sanırım hepimiz hayatımızın bir noktasında az çok travmatik olaylar yaşamışızdır. Ben...

Hemen oku

Neden seni tercih etmeliler? Mülakatta nasıl cevap vermelisin?

"Neden seni tercih etmeliyiz?" sorusunu mülakatlarda duyduğumda genelde donakalıyorum...

Hemen oku

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!