Toksik bir ilişki yaşadığımı nasıl anlarım? Toksik ilişkiden kurtulma

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Sevgilinizin toksik olduğunu mu hissediyorsunuz? Toksik bir ilişkide mutsuz olduğunuzu ve hapsolmuş olduğunuzu düşünmeye mi başladınız? Nasıl bir ilişki içerisindeyim diye kendinize soruyor musunuz? Toksik ilişki kişinin sıklıkla bu sorgulamalarla boğuşabildiği ilişki türüdür. Karşı taraftan sürekli eleştiri, hatta küçümseme ve pasif agresif tavır gelir. Partneriniz sizi manipüle ediyor ise, toksik bir ilişki içinde olabilirsiniz. Onu seviyorsunuz ama yine de kendi iyiliğiniz için gitmeniz gerektiğini mi hissediyorsunuz? İmkansız ile boğuşmak yorucu bir şeydir. Zamanı gelmiş ise böyle bir durumda harekete geçmeniz ne olursa olsun kendiniz için doğru olan şeyi yapmanız gerekir.

Partnerinizle yıllar geçirdikten sonra, onun yanında zayıf olduğunuzu hissediyorsunuz, kendi teninizde rahat veya iyi hissetmiyorsunuz ama onu seviyorsunuz... Sağlıklı bir ilişkide her iki taraf da genel olarak tatmin olmuş ve rahat hissetmeli.

Toksik insanlar ile yaşanan ilişkilerde ise “iyi günlerin” sayısı zaman ilerledikçe azalıp kötü günler artar. Eğer ilişkinizde sürekli olarak yorulmuş ve bitkin hissediyorsanız ilişkiyi sonlandırmanın vakti gelmiş olabilir. Toksik bir ilişki sizi umutsuzlaştırır ve hayatı imkansız hale getirebilir.

Toksik ilişkide olduğunuzu anlamak için ne yapabilirsiniz? Veya toksik ilişkiden kurtulmak için ne yapmalısınız? Nasıl özgürleşeceğinizi öğrenin.

☠️ Toksik bir ilişki nedir?

Toksik bir ilişki size zarar veren, hiçbir şeyin size iyi gelmeyeceğini hissettiğiniz ilişkidir. Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, fiziksel olarak, sosyal olarak yıprandığınız ve hatta belki ruh sağlığınızı yitirdiğiniz ilişkidir.

Sağlıklı iletişim her iki taraf da kendini huzurlu, mutlu ve bütün hissettiğinde söz konusudur. İlişkiyi sürekli çıkmaza sürükleyen bir taraf olduğunda, diğer kişi kendini git gide kötü hissetmeye başlar ama bağlanma söz konusu olduğundan bir türlü, bir adım geriye atıp içinde bulunduğu durumu objektif şekilde göremez.

Sağlıklı ilişkiler sizin adeta çiçek açmanıza izin verir. Tam tersine, toksik bir ilişki ise sizi aşağıya çekmektedir. Sürekli olarak bir sorun varmış gibi hissedersiniz.

Toksik ilişkide olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Sağlıksız toksik ilişkiler bir gecede başlamaz, kötü alışkanlıkların oturması biraz zaman alır da ondan. Bazı işaretler açık ve nettir aslında ama siz onun ne kadar iyi bir insan olduğunu ve onu ne kadar çok sevdiğinizi düşünmekten kendi iç sesinizi bastırmaya çalışırsınız. İçinde bulunduğunuz ilişkinin nasıl olduğunu merak ediyorsanız, aşağıdaki soruların cevapları size toksik ilişkide olup olmadığınızı söyleyebilir.

1. Şakayla karışık sürekli eleştiriliyor musunuz?

Komik şakalar sizi de güldürmelidir. Ancak toksik bir sevgili ile karşı karşıya iseniz kendinizi küçük düşmüş, kızgın ve hatta zavallı hissedebilirsiniz. Kendinizi değersiz mi hissediyorsunuz? Sizden utanıyor mu?

Sizin çevrenizden biri ile birlikteyken rahatsız mı oluyor? Huzursuzluk mu veriyor? Aşağılanacak şekilde, bir şeyleri yapma şekliniz ve hatta fiziğinizle ilgili eleştiriliyor musunuz? Zamanla onun arzu ve ihtiyaçlarına göre değiştiğini mi hissediyorsun? Kendine yabancılaştın mı?

2. İzole olmak durumunda mı kalıyorsunuz?

İlişkinizde fazlasıyla yorulduğunuz için kimseyle görüşecek enerjiyi kendinizde bulamıyorsanız bu da ilişkiyi gözden geçirmeniz için bir işaret. Yavaş yavaş sizi arkadaşlarınızdan ve ailenizden uzaklaştırdığını mı hissediyorsunuz? Sevdiklerinizi yalnız görmeye karar verdiğinizde, onu terk ediyormuş gibi mi hissediyorsunuz. Hatta diğer ilişkilerinizi açıkça sizden kıskanabilir mi?

3. Sürekli tetikte mi hissediyorsunuz?

Kendin isen ve olmanı istediği kişi değilsen, partnerinin incinmesinden korkuyor musun? Onun taleplerini karşılayamama korkusuyla mı yaşıyorsun? Sürekli başkasını memnun etmek zorundaymış gibi mi hissediyorsun? Onu tatmin etmek için kendi arzu ve ihtiyaçlarından vazgeçmek senin için daha mı kolay? Her zaman onunkiler seninkilerin önüne mi geçiyor?


Unutmayın

Duygularla değil mantıkla hareket etmek toksik bir ilişki söz konusu olduğunda sizin için daha sağlıklıdır. 

Bir ilişkinin tamamen kötü davranışlardan oluşması zor, bu sebeple partneri hayatından çıkarma adımını atmaya yakınken birlikte geçirilen güzel zamanları, partnere dair iyi detayları hatırlamak gayet sıradan. 

Ancak unutmamak gerekir ki, toksik bir ilişkinin de iyi zamanları vardır. Sağlıksız ilişkiler göz ardı edilmemelidir.


Toksik ilişkiden kurtulma: toksik ilişkiyi nasıl bitireceğim?

1. Zarar gördüğünü kabullenmek

Hislerinize güvenmelisiniz. Zarar gördüğümüz, kötü hissettiğimiz davranışları görmezden gelmemek en önemli adım. Toksik bir sürecin içinde olduğumuzu fark edince, durumu görmezden gelerek geçeceğini sanmak ne yazık ki yalnızca içinde bulunulan durumu bir süreliğine normalleştirmenin yanında, daha zor hale getiriyor.

Gerçekleri kendinizden gizleyebilir ve manipüle edildiğinizi görmek istemeyebilirsiniz. Yukarıda bahsedilen belirtilerde kendinizi görebiliyorsanız, toksik bir ilişki içindesiniz ve bunun farkında olmalısınız!

2. Toksik ilişkiyi bitirmek

İster bir manipülatör, ister bir narsist, hatta pasif-agresif olsun, partnerinizin yardım alması önemlidir. Eğer reddederse, onun için yapabileceğin bir şey yok. Onu kurtarmaya çalışmamalısınız.

İlişki içerisinde iki tarafın da eşit olduğunu, karşı tarafın terapisti olmadığınızı hatırlamalısınız. Kendi mental ve duygusal durumunuzu önemsemelisiniz. Daha sonra, sonunda özgürlüğünüzü ve dinginliğinizi yeniden kazanmak için zor olsa bile bu romantik ilişkiyi sonlandırmalısınız. 

Bilin ki, doğası gereği toksik ilişkiler çok güçlü ikna kabiliyetine sahiptir, size dokunur, sizi kalmaya ikna etmeye çalışabilir, pes etmemelisiniz. Toksik bir ilişkiyi bitirmek hem senin için daha iyi, hem onun için!

3. Kendini yeniden inşa etmek

Bir ilişkinin seni tanımlayamayacağını bilmelisin. Toksik ilişkiler kader değil, sizin atmaya karar verdiğiniz bir adımdır. Gayet tabii, bu adımı geri de çekebilirsiniz veya yeni adımlar atabilirsiniz. Kendinize ilişki içerisinde edinilmiş kalıplar üzerinden değer biçmeyi bırakmalısınız.

Yalnız vakit geçirmek, kendini tanımak, kendini sevmeyi ve kabul etmeyi istemek ve buna yönelik tercihlerde ve davranışlarda bulunmak önemli. Size en iyi gelecek şey olduğunuzu unutmayın. Toksik bir ilişkide yıllar sonra kendinizi yeniden inşa etmeniz zaman alabilir, özgüven eksikliği yaşayabilirsiniz, çünkü o kişiye duygusal bir bağımlılık geliştirmiş olabilirsiniz. Yine de hayatın tadına yeniden kavuşacaksınız, buna inanın ve cesaret edin.

Yazar ekibi: toksik bir ilişki izler bırakır

Toksik bir ilişki izler ve derin bir acı bırakır, aylarca veya yıllarca istismar edildikten ve haksızlığa uğradıktan sonra, ayrılmaya ve yeniden inşa etmeye cesaret etmek zaman ve sağlam dayanıklılık ister. Bu zor aşamada prefesyonel bir eşlik istemek normaldir. İçinde bulunduğunuz durumu birlikte değerlendirmek ve çözümler bulmak için bir psikologla iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak

Kızbaşına

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!