Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?
Özet

Mesajlarımı okuyor ama cevap vermiyor! 

Mesaja cevap vermeyen insan gerçekten sizi önemsemiyor anlamına mı gelir? Şimdi kendimize dürüst olalım ve biraz empati yeteneğimizi kullanalım. Aramızda telefonuna gelen bir mesajı görüp kenara koymamış yoktur heralde. "Şu an konuşmak istemiyorum", "Daha sonra cevap veririm yaa" dediğiniz olmuştur. Bu anları gözünüzün önüne getirin ve biraz düşünün. Bu davranış ne sıklıkla mesajı atan kişi ile ilgili oluyor? 

📍
Mesajlara bilerek cevap vermemek aşırı bağlantıda olduğumuz ama bir o kadar da yalnızlık hissi ile boğuştuğumuz bu dijital çağ için artık kişiselleştirilecek bir şey değil! 

Çevrimiçi konuşmalar ve anlık mesajlaşmalar, her ne kadar yüz yüze bir konuşma kadar doğrudan görünse de, belli ki bir duvar koyuyor araya. Benim bu durumla ilgili bir kaç tezim var. 

Çünkü ;

  • Herkes kendi gerçekliğinde ve telefona gelen bir mesaj bizi aslında gerçekliğimizden her zaman alıkoyacak kadar etkili olmuyor.  
  • Her an herkese ulaşabileceğimizi bilmek bizi daha vurdum duymaz yapıyor.
  • Bir mesaja cevap vermek sizi o andan koparıyor ve bunu yapmak her zaman mümkün olmuyor.
  • Sürekli gelen bildirimler bizi yıldırıyor

İnsanlararası ilişkiler ve sosyalleşme açısından oldukça sorunlu bu gerçek ile ilgili bir kaç düşünme egzersizi daha yaparak devam edeceğim. 👇

telefona endişe ile bakan bir kadın

Mesajlara cevap vermeyen insanların ortak nedenleri | Bilimsel araştırma 

Amerikan dergisi The Atlantic'teki bir makalede, bir grup araştırmacı bir mesaja yanıt vermemenin "en iyi nedenleri" ne olabilir açıklıyor;

  • Önceliklendirme sorunu,
  • Motivasyon eksikliği
  • Zaman eksikliği
  • Aşırı mesaj veya bildirim 

Haliyle sebep her ne olursa olsun birini görmezden gelmek için bir sürü sebep var gibi görünüyor ...

Fakat aynı zamanda derginin de altını çizdiği gibi, "Bir mesaja cevap vermemek, aynı zamanda, cevap veremeyecek kadar meşgul gibi davranarak bir ilişkideki can sıkıntısını veya güç dengesini göstermenin bir yolu olabilir".

"Aşırı yoğunluk" bahanesi

En iyisi de şu; bir gün geçer, iki gün geçer cevap gelmez! Sonra üçüncü gün öğleden sonra bir anda gelen yanıt: “Ya kusura bakma cevap veremedim, acayip yoğundum”. Sinsi bir şekilde, bir şeyler içmek için mesaj attığınızda cevap verilmesinin önemsenmediği veya hayatınızın karşınızdaki kişi için gayet önemsiz olması gerektiğini açıkça belirtmenin bir yolu.

Reklam ajansı Havas tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çalışanların %51'i aşırı yoğun olduklarında daha fazla iş için eklemeleri nedense kabul ediyor. Evet, günümüzde doğru olmasa bile hepimiz aşırı meşgul olduğumuzu söylemeyi seviyoruz. Bu şekilde mesajlara cevap vermemek için bir bahanemiz oluyor ve aynı zamanda muhatabımızdan daha üstün hissetmemize olanak tanıyor, gerçi ortada cevap olmadığından hala muhataptan bahsedebilirsek tabii.

Aşırı yoğun olmak fikri, kendini boşlukta hissetmeyi önler ve varoluş zemininde bize güven sağlar. Doğru olsun veya olmasın, çok yoğundum demek hem sizi hem de karşı tarafı zihinsel olarak yatıştırır. Mesajlarınıza "özür dilerim size cevap verecek vaktim olmadı" diye dönülürse sakın kıskanmayın. Başkalarının aksine sizin hayatınız boş ya da önemsiz değil, sadece önceliklerinizin sizin için nerede olduğunu biliyorsunuz ve bu yüzden adımı attınız.

Özetle, bu kadar takmamalısın. Çünkü bu durum artık hepimiz için geçerli ve illa kişi ile ilgili bir durum değil. Yeni normal gibi bir şey! 

Kaçmak için ideal davranış: Ghosting 

mesaj bekleyen biri

Eğer ghosting kelimesi sizin için yeni ise, kısaca şöyle söyleyelim, ghosting birisini onlara söylemeden terk etmenin harika bir uygulama örneğidir, tek yapmanız gereken sadece onların aramalarını, mesajlarını, e-postalarını vb. cevaplamamak, yani işin özü resmen bir hayalete dönüşmek ve ortadan kaybolmak. 

Bu tamamen korkakça bir yöntem tabii, ve de çok güncel bir sorunun göstergesi: yüz yüze konuşmanın veya direkt iletişim kurmanın zorluğu. "Hayır", "yapamam" veya "hoşçakal" demek yerine cevap vermeyi unutup zamanın geçmesine izin vermek. Zaman bizim sorumluluğumuzu bizim için yerine getirecektir düşüncesi.

Bize randevu teklif eden bir arkadaşımıza cevap vermediğimizde, kendimize meşgul olduğumuzu ve ona da cevap veremeyeceğimizi söyleyerek kendimizi suçluluktan arındırıyoruz. Ona hayır demekten kaçınmak istiyoruz.

Sessiz kalmak ayrıca herhangi bir karar vermeyi ertelemek için de iyi bir yöntem olarak kullanılabiliyor. Elbette verilecek karar çoğu zaman hayatınızı altüst edecek bir şey olmuyor, en kötüsü gecenizi altüst edecektir ama ne cevap vereceğinizi gerçekten bilmediğinizde cevap vermemek ile hop sorun çözülmüyor!

🔗 Neden yalan söyleriz? Gerçeği çarpıtma isteği neden kaynaklanır?

🔗 Hayır demeyi öğrenmek: Hayır diyememek neden kaynaklanır?

🔗 Herkesi memnun etmek: neden sürekli onaylanmak zorundayım?

Telefon ile bağımız haddini aşmış durumda

genç bir grupta herkes telefona bakıyor

Aramızdaki genç kadın arkadaşlarımız için şüphesiz mesajlaşmak biraz eski moda kalıyor, telefon neredeyse arkadaşlarının yerini alıyor. Psikiyatrist Stéphane Clerger, cep telefonunun, gençler için sanal bir arkadaş, evcil bir hayvan, veya günlüğün yerini aldığını söylüyor. 

"Uygulamalar bilinçsizce sosyalleşmenin aşırı değerlendirilmesine ve sürekli olur olmaz bilgi akışına yol açıyor. Gençler artık neyin önemli neyin önemli olmadığına öncelik veremiyor."

Son zamanlarda Netflix’te yayınlanan bir belgesel olan The Social Dilemma (Sosyal İkilem), diğer şeylerin yanı sıra Silikon Vadisi devlerinin bizi nasıl bağımlı hale getirdiğini ve ekranlarımızda olabildiğince çok zaman geçirmemizi sağladığını anlatıyor. Sonsuz kaydırma ve bildirimlere dayalı bir hayat. Bu selin ortasında kaybolan birinin dikkatini basit bir metinle çekmek zor.

📳 Sosyal medya mutsuzluğu tetikliyor. Ruh sağlığına dikkat!

Neden bir mesaja cevap beklemekten bu kadar nefret ediyoruz?

bildirimler gözüken bir telefon ekranı

Mesajımızın okunduğunu ancak yanıt verilmediğini fark ettiğimizde ne olur? Rahatsızlık, stres, endişe ve hatta ızdırap pakete dahil. Peki yanıt eksikliği neden moralimizi bu kadar etkiliyor? Oldukça basit çünkü reddedilmişlik ve dışlanmışlık hissi ile karşılaşıyoruz. Bize cevap vermek zorunda kalmamak için kafasını çeviren bir kişiye yüz yüze soru sorarsak, aynı duyguya sahip oluruz. 

Hemen hemen herkesin hiper bağlantısı olması, stresi ortaya çıkarıyor. Birinin çevrimiçi olduğunu biliyorum ama bana yanıt vermiyor, bu yüzden bu kötü bir işaret, beni düşündüğüm gibi o beni düşünmüyor demek ki. Özellikle hemen yanıt veren insanlardan biriyseniz, işleri yapma şeklinizi diğerine yansıtma eğiliminde olacaksınızdır ve hemen bir yanıt bekleyeceksinizdir. Beni nasıl görmezden gelir isyanı! 

Yazar: Sabırlı olun ve kendinizi onun yerine koyun

Bir cevabın gelemdiğini görmekten dolayı ümitsizliğe kapıldığımızda bize saldıran aslında olumsuz düşüncelerdir. Canlı bir hayal gücü ve biraz karamsarlıkla durum daha da kötüleşir. Depresyonda beklemek yerine göreceleştirirken sabırlı olalım. Birisi hala size cevap veremeyecek kadar meşgulse, belki de bırakmalısınız. Ve eğer oldukça rahatsa, o zaman bu gecikmenin iyi bir açıklaması ve kesinlikle bu ilişkide kurtarılması gereken bazı şeyler olduğu bir gerçek olacaktır.

Kaynak

L'obs, Céline Cabourg

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

“Neden çekingenim?” Utangaçlık nasıl yenilir? (6 madde)

Kişilik özellikleri utangaç olan insanlar sosyal ortamlarda kendilerini ifade ederken olduklarını ortaya koymaktan çekinebilirler. Utangaç kişilerden sık sık duyacağınız şikayetlerden biri sosyal beceri eksikliği olacaktır. Topluluk içinde konuşma ya da yeni insanlarla tanışma fikri utangaç insanlar için kaygı ve korku sebebi. Kırmızı bir surat, titrek bir ses, gülerken kendini saklayan bir çift el... Günlük hayat böyle akıp gidiyor ve sen ardından bakıyorsan bu makale tam sana göre! Konfor alanından çıkmamak ve bir köşede gizli kalmak seni bir yere götürmeyecek ve güzel günleri ya da ilginç insanları özlemeye devam edeceksin. Yavaş yavaş ama emin adımlarla utangaçlığı yenmek mümkün. Kendini olduğun gibi kabul ederek şartları değiştirmenin zamanı geldi! 💪

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest