Sevilme ihtiyacı: beni sevmesine neden bu kadar ihtiyacım var?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Aşksız ve sevgisiz bir hiçiz, hepimiz mutlu olmak için sevilmek isteriz. Peki neden sevilmek böyle önemli? Sevilmeye ve sevildiğimizi duymaya neden bu kadar ihtiyaç duyuyoruz? Klinik psikolog Elisabeth Navarro sorularımızı yanıtladı.

Sevilme ihtiyacı: beni sevmesine neden bu kadar ihtiyacım var?

Evet insan sosyal bir varlık ve ilişkilere ihtiyacı var. Öyle ki bazen kalabalık bir sosyal hayatın içinde bile bir sevdiceğin yokluğu kafamıza takılabiliyor ve içimizde boşluklara sebep olabiliyor. Sevgi ve aşk, yaşınız her ne olursa olsun hayati ihtiyaç, çünkü bu iki duygu, ruh sağlığı ve psikolojik dayanıklılık için oldukça önemli. Peki neden?

Sevgi: temel bir ihtiyaç

Çocuklar ancak, sevilir, ebeveynleri tarafından şefkatle çevrilir, sıcak ve güvenli bir ortamda büyürlerse, uyumlu bir şekilde gelişeceklerdir. Çocukta kendine olan sevgi ve saygısını uyandıracak olan, etrafındakilerin ona olan ilgisi ve sevgisidir. Sosyal varlığı ve özgüvenini ancak bu koşullarda besleyebilir. Dolayısıyla başkalarıyla ilişkileri bireyin kendine olan sevgi ve saygısı ile doğrudan ilişkili. Yani tanınma, kabul ve ilgi görme, sevilme duyguları bireyde özgüven, özsaygı ve özşefkat duygularını besler.

Kendini sevme, bir başkasını sevme ve sevilme, yaşamsal sevgiye duyulan ihtiyacın 3 ayrılmaz bileşenidir ve bunların doyumu, insanlara gelecekteki içsel dengeleri ve gelişimleri için anahtar olacaktır.

Sevgi, motivasyonun anahtarı; yaşamayı, yaratmayı, kendinizi ilerletmeyi ve başkalarına dokunma isteğinize olanak tanıyan şeydir. Yani sevgi de tıpkı beslenme gibi, bedensel ve ruhsal bütünlüğünüz için hayati bir ihtiyaç. Söz konusu bu doğal ihtiyaçları karşılanan birey, örneğin terk edilme korkusu gibi anksiyeteleri olan ve bu ihtiyacın giderilmesinin bir yolunu sürekli arayan bir başka bireye göre çok daha özgür, bağımsız ve sağlıklıdır.

Duygusal bağımlılık ve sevgi eksikliği

Tüm bunların aksine, karşılanmayan ihtiyaçlar söz konusu olduğunda bireyde kişilik ve psikolojik bozuklukları meydana gelecektir.

Sarılıp okşanmayan, sevgi ve şefkatten mahrum kalan çocuk, yetişkine sokulup dikkatini çekmeye çalışır ve bu durumu tersine çevirmek için daha çok yapışır. Sevgiden yoksun olan yetişkin de kendisini bu ihtiyaçtan soyutlama kapasitesine sahip değildir. Dolayısıyla sürekli içindeki boşluğu doldurma peşinde koşarak hayatında daha yaratıcı, geliştirici veya sosyal ve kültürel diğer alanlara tam anlamıyla yer veremeyecektir. Hayatında diğer alanlarla ilgili deneyimler ondaki eksikliği tamamlayamadığından verimli olmayacaklardır. Böylece başkaları ile (ebeveynler, arkadaşlar, sevgili, vb.) bağımlı veya toksik ilişkiler kurmaya başlayacaktır.

Duygusal bağımlılık, doğal bir ihtiyaç olan sevme ve sevilme ihtiyacından değil, başkalarının hayatlarımız üzerinde sahip olduğu güçten kaynaklanır. Bu sorumsuz tutum sergileyen bir güç ise, diğerini sevgisizliğin kaynağına koyar ve sorunlarının nedenini ona veya başkalarına atfettiğinde yetişkini kendisine bağımlı hale getirir.

Duygusal bağımlılık belirtileri

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, yetişkin bu hayati ve temel ihtiyacı karşılamanın tüm yollarını arayacak ve terk edilme korkusu ile, onu kaybetmemek için diğerinin hiçbir şeyini reddetmeyecek, o bilir, o yapar, o daha iyi anlar gibi bir dile sahip olmaya başlayacaktır. 

Her ne olursa olsun karşısındakinden aldığı sevgiyi kaybetmemek için kişi, kendini inkar etmek, kendini yok etmek ya da bir başkasının elinde kukla olmak pahasına bağımlı ilişkiyi terkedemeyecektir.

Bazı insanlar rasyonel düşündüklerini ifade ederek kendilerini sevilmeden ve sevmeden yaşayabileceklerine ikna etmek isterler. Ancak bu sadece savunma mekanizmasıdır ve durumu “rasyonelleştirerek” güçlenmeye çalışırlar, halbuki tek yaptıkları sevgisizlikten kaynaklanan acılarını maskelemeye çalışmaktır.

Psikolog görüşü: takip edilmesi gereken bir eğilim

Mevcut iki gerçek var ki onlar da şunlar;
  • Kendini inkar: Rasyonelliğe veya başkalarına bağlayarak, sevgi ihtiyacınızı veya eksikliğinizi yok sayamazsınız.
  • Özsevgi eksikliği: Sevme ve sevilme doğrudan kendinizi sevme yeteneği ile doğru orantılıdır. 
Diğeriyle olan ilişkide bu patolojik yaklaşımı, bu duygusal bağımlılığın acısını yaratan duygusal bağın patolojisini belirlemek, anlamak ve ona göre hareket etmek için psikolojik konsültasyonda takip edilmesi gerekir.

Kaynak

Müge Serez

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest