Psikolojik şiddetin tanımı | Korunmak/kurtulmak için önce tanımla!

tarihinde Gözde , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Küçük düşürücü “şakalar”, duygularımızı görmezden gelen, küçümseyen ifadeler, kendimizden şüphe etmemize veya kendimizi suçlamamıza neden olacak cümleler… Bu tür pek çok küçük detay bize psikolojik şiddete maruz kaldığımızı gösteriyor. Önemsiz görünebilirler, zaten asıl sorun bu. Psikolojik şiddet unsurlarının bu kadar basitleştirilmesi ve önemsiz, gündelik detaylara indirgenmesi, onu en yaygın şiddet türü yapıyor. Peki duygusal istismarı nasıl tanımlarsınız? Mağdur olduğunuzda ne yapmalısınız? Açıklamaya çalışacağım.

Psikolojik şiddetin tanımı | Korunmak/kurtulmak için önce tanımla!
Özet

Psikolojik şiddet nedir?

Psikolojik şiddet veya diğer adı ile duygusal istismar; bir kişiye yönelik, fiziksel şiddet içermeyen, söz veya eylemler ile duygusal istismar, aşağılama, kişinin zihinsel ve ruhsal dengesini bozarak üzerinde hakimiyet kurmaya dayalı şiddet biçimi anlamına gelir. 

Aile içi şiddetin bir parçasıdır, fakat sadece aile içerisinde yaşanmaz. Profesyonel ortamda (toksik yönetici), ilişkide (toksik sevgili) veya toksik bir arkadaşlık yoluyla maruz kalınabilir.

👉 Fiziksel şiddetten farklı olarak psikolojik şiddet görünmezdir. Görünmezliği dolayısıyla zararsız gibi görünen, ancak tekrarlandığında giderek şiddetini artıran ve mağdur kişide stres, depresyon ve anksiyete gibi birçok psikolojik probleme neden olabilen bir istismar biçimidir.

Zarar verme isteği

Bazen gerek travma kaynaklı bilinçsiz davranışlar nedeniyle, gerek olumsuz düşünce veya olumsuz duygular nedeniyle sevdiğimiz birini incitebiliriz. Ağzımızdan çıkan kelimeler veya verdiğimiz tepkiler karşımızdakinin canını yakabilir. Bu, bizim de duygusal şiddet uyguladığımız anlamına mı geliyor? Toksik bir insan olup olmadığınızı anlamak için iki şeyi ayırt etmeniz gerekir: zarar verme eyleminin bilinçli veya bilinçsizce olduğu gerçeği ve bu davranışın tekrar edip etmediği.

⚠️ Bir kişi bilinçli olarak duygusal istismarda bulunduğunda, amaç tespit edilmesi öğrenilebilecek bazı toksik davranışlarla, kurbanı manipüle etmek ve ona hükmetmektir.

Psikolojik şiddet (duygusal istismar) nasıl anlaşılır?

Psikolojik şiddetin türleri şu şekilde listelenir:

  • Ghosting (Yok olmak) 
  • Breadcrumbing (Yemleme; umut verici davranışlara rağmen, ilişkide veya iletişimde ilerleme kaydedememe)
  • Gaslighting (Akıl bulandırma)
  • Cushioning (Tamponlamak; ilişkinin bitmesi ihtimaline karşı alternatif partnerlerin ortaya çıkması durumu)
  • Aşırı Kıskançlık
  • Mobbing
  • Zombieing (Aniden ortaya çıkmak; iletişimi kesen taraf aniden yine ilişkilenmek ister)
  • Stashing (Saklamak; ilişkiyi saklamaya yönelik davranışlarda bulunmak)

👉 Bu psikolojik şiddet türlerinin ortak paylaştıkları bazı davranış kalıpları mevcuttur. Gözdağı  verme, tehditler, sinsi imalar, öfke patlamaları, kontrol etme isteği, acımasız eleştiri, karalama vb. şeyler… 

Amaç, sürekli çelişkili ifadeler, yalanlar, imalar veya söylenmemiş şeyler bırakarak mağdurun zihnine şüphe tohumları ekmektir. Mağdur her zaman diğerinin gözünde suçludur. Şiddeti uygulayan taraf yaptıklarının sorumluluğunu almak istemez ve kurbanın davranışının bir sonucu olarak bunları yaptığını söyler durur. İşleri tersine çevirmenin ve psikolojik şiddetin izlerini örtmenin başka bir yoludur bu. 

Özellikle çiftlerde psikolojik şiddetin nasıl tespit edileceğini öğrenmek hayati önem taşır. Çünkü psikolojik şiddet en yaygın şekilde romantik ilişkiler içerisinde karşımıza çıkıyor. “Duygusal olarak istismar edildiğim bir ilişkide miyim?” sorusuna aşağıdaki maddeleri gözden geçirerek karar vermemiz mümkün. 

En sık karşılaşılan davranış kalıpları şu şekilde ortaya çıkmaktadır; 

  • Sözlü ifadelerle değersizleştirme ve aşağılama : “Hiçbir şey yapmıyorsun, zaten nasıl yapacağını bilmiyorsun, neden senden bir şey isteyeyim!”
  • Gözden düşürme : “Saçma sapan konuşuyorsun, zavallı mısın?!”
  • Hakaretler veya rencide etme: “Böyle dışarı çıkmayacaksın, değil mi? Neye benzediğini gördün mü?”
  • Tehdit veya şantaj : "Eğer bundan bahsedersen çocukları bir daha göremezsin!"
  • Manipülasyon : “Ah hayır, bunu bana söylediğini hatırlamıyorum!”
  • Suçlamalar ve sitemler : "Sürekli tartışıyorsak bu senin suçun!” “Durumu düzeltmek için hiçbir şey yapmıyorsun!"
  • Sahte şakalar / komik olmayan şakalar: “Kovuldun, önümüzdeki Pazartesi ofisini boşaltıyorsun! Ah hayır şaka yapıyorum!”
  • Kayıtsızlık : duygularınızı veya düşüncelerinizi ifade etmenize rağmen, hiçbir şey olmamış gibi davranılması, etkisiz eleman gibi hissettirilmeniz…

Burada bir parantez açıp narsistler ile ilgili bir kaç değerli makaleyi buraya bırakıyorum. Nitekim psikolojik şiddet sıklıkla narsist kişilik bozukluğuna sahip kişilerden gelebilir.

Psikolojik şiddet mağdurları kimlerdir?

Psikolojik şiddet gören kişi bir seri manipülatif eylemle karşı karşıya kaldığından, her şiddete uğradığında kendinden daha fazla şüphe eder, duygusal ve psikolojik anlamda dayanıklılığını yitirir. Bu durum mağdurların bu zehirli oyunu fark etmelerine yardımcı olmamaktadır 😟. O zaman psikolojik şiddet mağduru olup olmadığınızı nasıl anlarsınız? Aldanmanıza engel olacak ve çok bariz olan bir takım kırmızı bayraklar vardır.

Kıskanç bir eşin, güven vermeyen bir patronun, baskı yapan bir babanın kurbanı olan kadınlar ve çocuklar psikolojik şiddetin mağdurları olabilir. Yani kurbanlar, ne yaş, ne statü, ne eğitim ne de cinsiyet bakımından ayrışır.

Ataerkil yapı, toksik maskülaniteyi besleyip erkekleri sağlıksız davranışlara ve narsist sapkınlara dönüşmeye sevk ediyor. Bu anlamda kadınlar ve çocuklar psikolojik şiddete daha sık maruz kalıyor. Ancak belirtmezsek haksızlık olur ki; erkekler de özellikle duygularını ve hassasiyetlerini kolayca gösteren yapıda kişilerse onlar da aynı durumdan olumsuz etkilenerek, zorbalığın kurbanı olabiliyorlar. İşte bu yüzdendir ki psikolojik şiddet toplumun her kesiminin farkına varması ve bilinçlenmesi gereken bir gerçek...

Psikolojik şiddetin belirtileri

Mağdur olduğunuzda, saldırganın haklı olduğu izlenimine kapılıyorsunuz. Sonunda kendini suçlu, aşağılık ve yetersiz hissediyorsun. İstismar edilen kişi zamanla çeşitli belirtileri kendinde gözlemleyebiliyor:

  • Uyku sorunları,
  • kronik yorgunluk,
  • Duyarsızlaşma, yabancılaşma
  • Kaygı bozukluğu,
  • Konsantrasyon bozuklukları,
  • Depresyon,
  • Yeme Bozuklukları (duygusal yeme, bulumia nervoza vb.),
  • Madde bağımlılığı (tütün, alkol, uyuşturucu) vs.

Mağdur, psikolojik şiddet içeren eylemlere veya sözlere maruz kalarak birçok duygusal şok ve önemli travmalar ile karşı karşıya kalacaktır. Ek olarak, psikolojik istismarın ters etkisi, duygusal anestezi yaratacak olmasıdır. Mağdur bu nedenle sıklıkla paradoksal davranışlara sahiptir ve çoğu zaman saldırgandan ayrılmayı veya saldırganla savaşmayı zor bulacaktır. Katiline aşık olma diye de geçen stockholm sendromu tam da bu durum ile karakterize olur.

Psikolojik şiddet mağduru olduğunuzda ne yapmalısınız?

Duygusal istismarın kurbanı olduğunuzu belirlemek, özellikle özgüveniniz düşük olduğunda karmaşıktır. Genellikle duygusal manipülasyon bağlamında olduğumuz için her şeyi en aza indiririz. Bu yüzden, daha sonra “tahakküm bağını kırabilmek” için, ilk andan itibaren şiddeti tanımlamak gerekir!

👉 Herhangi bir şüpheniz varsa, kendinize şu soruları sormalısınız : Aşağılanıyor muyum ? İnsanlar kendimi değersiz hissettiğim şeyler söylüyor mu? Bu sık sık olur mu? Kendimi özgürce ifade edebiliyor muyum?

Konuş, harekete geç ve kendini yeniden inşa et

Psikolojik şiddet ve mağduriyet hakkında konuşmak için mutlaka biri ile temas kurmalısınız. Gerek dernekler, gerek resmi kurumlar, gerekse ruh sağlığı uzmanları bu konuda size destek olmak için hazırlar. Çevremizde duygusal şiddetin kurbanı olan birini görürsek, onun farkındalık yolunda ilerlemesine yardım etmeliyiz.


⚠️
Psikolojik şiddete maruz kalan birey;
Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı (183), 
Acil Servis (112), 
Polis (155), 
Jandarma (156), 
ve Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı (0212 656 96 96) 
ile iletişime geçip yardım talebinde bulunabilir.

Son adım, tüm bu şiddete neden olan kişiden uzaklaşarak kendinizi yeniden inşa etmektir. Duygusal istismar mağduru olduysanız, psikoterapi ile iyileşme adımlarını atmanız çok önemlidir. Özgüveni yeniden kazanmak ve travma sonrası stres bozukluğu gibi rahatsızlıkları aşmak için yalnızca adım atmanız yeterli, gerisi sadece biraz zaman.

Yazar notu: psikolojik şiddet, fiziksel şiddet kadar yıkıcıdır!

Duygusal istismar kesinlikle fiziksel istismardan daha az görünürdür ama belki ondan daha da yıkıcı sonuçlara gebedir. Çevresindekilerin anlayışsızlığıyla sık sık karşılaşan kurbanlardan bahsetmiyorum bile. Neden kendini koruyamadın? Neden dik duramadın? Neden …?

İlk adım, bu şiddet türünü tespit etmek ve bundan kurtulma mekanizmalarını araştırmak ve öğrenmektir. Sizin üzerinizde uygulanan kontrol, manipülasyon, duygusal şantaj, duygusal bağımlılık, taciz , pasif-agresif vb. gibi olası şiddet mekanizmalarını iyice anlamak gerekir ki, gelen tehlikeyi baştan farkına varabilelim.

Mağdur olduğunuzu düşünüyorsanız veya en ufak bir şüpheniz varsa, bir psikolog ile iletişime geçmek için beklemeyin.

Ücretsiz psikolojik destek almanın yolları

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Psikologofisi 

Kaleme alan Gözde , Wengood yazarı

🍂Modern zamanlarda bir adet romantik.

En yeni makaleler

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest