Mutluluk hormonu olarak bilinen hormon: Serotonin

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Mutluluk hormonu olarak bilinen hormon, serotonin hormonu, oksitosin hormonu, endorfin hormonu ve dopamin hormonu ile birlikte mutluluk veren hormon ailesinin bir üyesi. Hepimiz iyi hissetme ve mutluluğun peşinde koşsak da, sağlığımız ile ilgili fizyolojik mekanizmalar hakkında çoğu zaman çok az bilgiye sahip oluyoruz. Vücudumuzdaki serotonin miktarını ayarlamaya adanmış bir üretim zinciri mevcut. Şimdi gelin, serotonin ne demek, bu inanılmaz mekanizma nasıl çalışıyor ve mutluluk hormonu üretim sırları neler, hep beraber odaklanalım.

Özet

Serotonin ne işe yarar? Tabiat ana’nın bir antidepresanı

Mutluluk hormonu... adı, serotonin. Mutluluk hormonlarının en ünlüsü o öyle değil mi? Bir amino asitten (Triptofan) üretilmekte olan bu hormon, beynimizdeki sinir hücreleri arasında bilgi aktarımına yardımcı olur.

Yani aslında, o bir nörotransmiter. Mutluluk hormonu olarak bilinen hormon serotonin, esas olarak bağırsak hücreleri tarafından (% 95 kadarı) ve ayrıca beynin bir kısmındaki nöronlar tarafından salgılanır.

Beyinde serotonin, merkezi sinir sistemine etki eder ve özellikle ruh halinizden tutun, sosyal davranışlar, duygusallık, kaygı ve öğrenme gibi yapıların düzenlenmesinde rol oynar. Ayrıca motivasyon, karar verme, uyku, cinsel dürtü ve duygusal yeme gibi davranış bozukluklarına da etki eder. 

Serotonin ruh hali, refah ve huzur için önemli bir role sahiptir. Durum böyle olunca, serotonin eksikliğinin belirli depresyon veya anksiyete atakları ile ilişkilendirilebileceğini söyleyebiliriz.

Biliyor muydunuz?

Yapılan araştırmalarda mutluluk hormonu seviyeleri azalan kişilerde iştah artışı görülür. Çünkü yemek yemek (özellikle çikolata, karbonhidrat alımı) serotonin salgılanması başlatacağından başlı başına mutluluk sebebidir. 5-HTP(bir aminoasit) alımı ile hormon seviyeleri artar ve kişinin yeme-içme isteği azalır. Ayrıca düşük seviyelerinin bireylerdeki ağrı toleransını da azalttığı görülmüştür. 

Serotonin ölçülebilir mi? 

Serotonin hormonunun refah ve huzur üzerinde belirli bir etkisi olduğunu kabul etsek de, bu etkinin ne güçte olduğunu ölçmek zor. Neden mi? Çünkü, serotonin seviyesi kan veya idrar örneği ile belirlenememektedir. Serotonin düzeylerinin ölçülmesi ancak beyin omurilik sıvısı alınarak mümkün. Bu işlem artık oldukça kolaylaştırılmış olsa bile, dozaj analizi yine de pek bir şey ortaya çıkarmaz. 

Serotonin düzeylerinin depresyon ile ilişkisi

Düşük serotonin seviyesi, depresiflik hali ile ilişkilendirilebilir elbet, ancak bu durum belirli kişilerde veya belirli depresyon biçimleri için geçerli olacaktır. Bazı depresyonlar gerçekten de serotonin ile ilgisizdir.

Serotonin eksikliği hakkında

Serotonin eksikliği neden kaynaklanır diye soruyorsanız, sebepler birden çok olabilir:

➡ Düşük serotonin üretimi kaynağı: stres, güneş eksikliği veya B12 vitamini eksikliği ile tetiklenecektir.

➡ Yetersiz beslenme ile bağlantılı triptofan (bir amino asit) eksikliği: çünkü üretim zincirimizin işleyişini bozabilir.

➡ Son olarak, serotoninin bağlandığı reseptörlerin işlev bozukluğu da nedenler arasında sayılabilir.

Serotonin üretim zinciri: mutluluk hormonu sağlayan yiyecekler hangileri?

Serotonin içeren besinler nelerdir diye soruyor iseniz, cevabını vermek çok kolay değil. Ama yine de, mutluluk bir tabak yemek ve çeşitlilik içeren bir beslenme ile mümkün. Peki nasıl? Veya hangi besinlerle? 

Menümüze triptofan ekleyerek serotonin üretim zincirimizi teşvik edebiliriz. Bu değişik isimli amino asidi, aslında bilmeden çok düzenli bir şekilde tüketiyoruz. Aşağıda triptofan zengini yiyecekleri görünce siz de anlayacaksınız.

➡ Esmer pirinç, yumurta, süt ürünleri, soya, et, yağlı balıklar, lahana, bitter çikolata, muz ve tohum ve kuruyemişler.

Triptofanın beyne taşınmasını teşvik etmek için karbonhidratlar

Triptofanın beyne taşınmasını teşvik etmek için karbonhidratlar en iyi yakıtlardır. Örneğin; bal, kuru meyveler, baklagiller, tahıllar, kinoa, ekmek, pirinç ve makarna (lif alımı için "esmer” tercih edin), patates, mısır, sıcak süt... Bu besinler triptofanların sinir sistemine aktarılmasına ve hedefine güvenle ulaşmasına izin verir.

İlgili enzimleri artırarak triptofanın serotonine dönüşümünü optimize edebilirsiniz

Bunu yapabilmek için aşağıdaki unsurları depolamaya dikkat ediyoruz.

➡ B3, B6, B9 Vitaminleri, Demir, Çinko, Kalsiyum, Magnezyum, C Vitamini

➡ D vitamini balıklar, yumurtalar, süt ürünleri

➡ Son olarak, yağlı balıklarda, deniz ürünlerinde, kolza tohumlarında veya keten tohumu yağında bulunan Omega 3. Yağ asitleri sayesinde serotoninin etkisini artırmak mümkün.

Serotonin dolu bir örnek menü! 

🍽️ Biraz Triptofan = esmer makarna

🍽️ Karbonhidrat = mercimek

🍽️ D Vitamini / Omega 3: Somon

Ve tatlı olarak biraz daha triptofan...

🍧 Muz ve eritilmiş bitter çikolata!

Evet, resmen mutluluk tarifinden bahsediyoruz, hiç şüphe yok!

Serotonin hormonu nasıl artırılır?

5-HTP takviyesi: Bu yeni bir Star Wars kahramanı falan değil, 5-HTP yani 5-Hidroksitriptofan aslında Afrika kökenli bir tırmanan bitki özünde gizli. Solgar’ın ürününe buradan ulaşabilirsiniz.

Triptofandan nasıl üretileceğini vücudumuzun doğal olarak biliyor olduğu bir amino asit daha. 5-HTP emildikten sonra, beynimizdeki doğrudan serotonine dönüşmek için mutluluğa giden yola katılır. Spor, yoga ve meditasyon, güneşlenmek gibi doğal olarak mutluluk hormonunun üretimini artırabileceğiniz aktiviteler de mevcuttur. Bu yüzden yaz aylarında mutlu ve motive hissetmek kış aylarına kıyasla daha kolay olur!

Fazlası da zarar: Serotonin sendromu 

Serotoninin fazlalığının bir sonucu olan serotonin sendromu, genelde aynı anda iki farklı serotonin takviyesi kullanan kişilerde görülen bir durumdur. Kullanılan ilaçların dozu arttırıldığında veya yeni bir ilaç daha kullanılmaya başlandığında vücutta seratonin kimyasalı birikebilir. Bu durumda periferik serotonin reseptörleri aşırı miktarda uyarılır.

Kullanılan bazı reçeteli ilaçların, besin takviyelerinin, yasadışı ilaçların bir arada kullanılması, bu sendromu tetikleyebilir. Titreme, ishal, nöbet geçirme şeklindeki belirtiler genelde ilaçların kullanımını takip eden 6-8 saat aralığında görülür.

Yazar ekibi: kendinize iyi bakın!

Önlemek tedavi etmekten daha iyidir, bu yüzden kendinize ve bedeniniz olan bu harika makineye dikkat edin, ona iyi çalışması ve sağlığınıza katkıda bulunması için doğru kaynakları verin. Çeşitli ve dengeli beslenin ve tabii en sevdiğimiz sloganımız: Yemek ye ve hareket et.
Unutmayın, depresyon belirtileri yaşıyorsanız veya kendinizi iyi hissetmiyorsanız, bir profesyonelle iletişime geçmekten çekinmeyin. Size durumunuza göre özelleştirilmiş tavsiyeler ve mutluluk yoluna geri dönmeniz için ihtiyacınız olan küçük yardımı bir profesyonel sağlayacaktır.

Dinamis Blog

Vucutcu.com

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!