Aslı Gülaydın (yoga eğitmeni): Güne hareketle başlamak!

tarihinde Aslı Gülaydın tarafından güncellendi

Sabah yataktan kalktığımızda, zihnimiz yapılacaklar listesi ile dolu olsa da bedenimiz ihtiyacı olan uykudan yeni kalkıyor. Güne başlamadan önce hareket etmek, bedeni uyandırmak ve gün içerisindeki koşuşturmaya hazırlamak için aslında çok değerli. Bunun fizyolojik ve biyolojik bir çok açıklamasını yapmak mümkün. Aslı, bu yazıda bu pratiğin ne kadar değerli olduğunu açıklıyor.

Özet

Uyku sağlıklı bir beden için elzem, fakat uykudan nasıl uyandığımız ve günü nasıl karşıladığımız da bir o kadar değerli. Özellikle sabah uyandıktan sonra uzun süre hareketsiz kalmış, hareketsiz kaldığı için de katılaşmış bedeni yavaş yavaş hareketlendirmek, hem zihni hem de bedeni güne hazırlar. Bunun için kendimize vakit ayırmak ise olsa olsa kendimize iyilik yapmaktır.

Şimdi size, vücudumuzun su ile ilişkisinden ve bütünümüzü bir arada tutan Fasya'dan bahsedecek ve sabah bedeni güne hazırlamak için çeşitli pratiklerden bahsedeceğim. 

Bedenimizin 3'te 2'si sudan oluşuyor

Bedenimizin üçte ikisinin su olduğunu ilk duyduğumda (artık duyduğumu biraz daha anlamaya başladığım bir zaman) çok şaşırmıştım. Nasıl olur da bu kadar bütün ve katı bir yapının çok büyük bir kısmı likit olabilir aklım almamıştı. Çok daha küçükken iç organların suyun içinde olduğunu hayal etmiştim. Suyun o likit akışkanlığı da bizim hareketlerimize uyum sağlayıp dışardan gelen olası darbelerden de koruyor gibi bir mantık bile üretmiştim… 🧠

İşin aslını öğrendiğimde çok etkilendim, tabii ki de bedenimizin düşündüğümden daha kompleks bir yapısı varmış ama benim çocuk aklımla kurduğum o kadar da (!) yanlış sayılmıyormuş iyi niyetli bir düşünüşle.🙃

Eveet girizgahı güzel getirdiğime göre artık şu su meselesinin ne menem bir şey olduğunu anlatmaya başlayabilirim. Anahtar kelime; FASYA.

Fasya'na iyi bakıyor musun?

Fasya, derimizin altında örümcek ağı gibi kasları, dokuları ve organları sarınan müthiş bir yapı. Portakalı düşünün… kalın turuncu kabuğunun altındaki portaklı tamamen saran beyaz acımtırak genellikle yemeden önce ince ince soyduğumuz süngerimsi yapı, portakal dilimleri kapsayan zar ve portakal dilimleri içindeki o tanecikleri kapsayan zar… 

Bedenimiz de fasya tarafından aynen bu şekilde sarıp sarmalanıyor. Ve bedenimizin üçte ikisi dedikleri bu su kütlesi, ki bu suyu aklımıza ilk gelen formunda değil, daha jelimsi bir yapıda düşünmeliyiz, işte bu fasya aracılığıyla oradan oraya taşınıyor.  

Yediğimiz, içtiğimiz hatta günlük hareket rutinimiz fasya yapısını ve doğal olarak akışkanlığnı etkiler. Bazen bazı bölgeler daha yoğun daha sert olurken bazı yerler daha “hafif” olur. Mesela omzunuz tutulmuşsa muhtemelen o bölgede fasyanız daha düğümvari bir yapıya ulaşmıştır. Sizin de gördüğünüz gibi rahatlıkla diyebilirim ki bedenimizi nasıl hissetiğimiz aslında fasyamızın nasıl olduğuyla doğrudan alakalı.Peki fasyamızı nasıl daha iyi hissederiz derseniz kendi içinde düzenli hareket diyeceğim. 

Düzenli hareket ne demek? 

Kendi içinde düzenli hareket derken demek istediklerim ise şunlar; 

"hiçbir zaman aynı güne uyanmadığımız gibi biz de her gün farklı şeyler hissederek uyanıyoruz. Bu demek oluyor ki her gün bir öncekinden başka bir ihtiyacımız olabilir ve bunu gözeterek kendimize yaklaşmalıyız. Bir gün belki oturduğun yerde sağa sola esnemek, ertesi gün ayakta biraz daha hareketli bir akış içinde olmak, sonraki gün hiçbir şey yapmak istemeyip biraz oradan oraya salınmak ya da hiçbir şey yapmamak…"

Yapabileceklerinizden daha uzun uzun bahsedebilirim ama şunu unutmayın ki o anlardaki ihtiyacınızı sizden daha iyi kimse bilemez. Her gün şu hareketleri yapın demenin benim içimde bir karşılığı olmadığı için demiyorum. Sizin için bir karşılığı varsa tabii ki durmayın! 🌸

Kendinizi şefkatle dinleyin, ne yapabileceğinizi biliyorsunuz zaten, bu doğrultuda gerçekçi hedeflerle ilerleyin. İlla her gün olmasına da gerek yok, sizi sıkmadan, zorlamadan devam edebileceğiniz bir düzende olması yeterli.  

Sabahları düzenli hareket ile bedeniniz açıldıkça kafanızın içindeki bulutlar da seyrelecektir. Güne berrak bir kafayla başlamak gün geçtikçe sizi daha da ferahlatacaktır.

Herkese Günaydın🌞

Yukarıda bahsettiğim tüm amaçlara hizmet eden bir minik egzersizi de buraya bırakıyorum! Wengood Youtube sayfası üzerinden daha fazla seçeneğe de ulaşabilirsiniz.

Aslı Gülaydın kimdir?

Aslı, 200 saatlik temel yoga eğitmenlik eğitimini Cihangir Yoga’da almış. İkinci 200 saatlik eğitimini ise Zeynep Aksoy’un kurucusu olduğu Advayta Yoga’'da tamamlayıp Yin yoga'yı öğrenmiş. David Cornwell’den mindfulness eğitimi de almış olan Aslı kendi yolculuğunda aşkla ve merakla devam ettiğini söylüyor. Aslı, İzmir'de kişisel veya gruplar şeklinde görüntülü veya yerinde yoga dersleri veriyor. Ayrıca yakın zamanda Şaylan Yılmaz ile Hamile Yogası Uzmanlık eğitimini tamamlayınca anneler ile de çalışmaya devam edecek.


Bu makaleler de ilginizi çekebilir; 

🔗Yoga 101: yeni başlayanlar için yoga hakkında bilinmesi gerekenler

🔗Regl ağrısına iyi gelen yoga pozisyonları

Kaleme alan Aslı Gülaydın

Bedeninle uğraştıkça, onu daha iyi tanıdıkça kendini de daha iyi tanımaya başlıyorsun. Kendinle yüzleşmek kolay bir iş değil ama çok güzel. O yüzden burdayım.

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!