Kontrol delisi misiniz?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Tatiller, günlük rutinler, işiniz, her şeyi ama her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlarsınız. Öngörülemeyenler sizi muhteşem endişelendirir ve dahası hayatınızda zaten öngörülmeyen neredeyse hiçbir şey yoktur. Muhtemelen kontrol etme hastalığı ile karşı karşıyasınız. Bu aşırı kontrol etme ihtiyacının arkasında ne var? Hayattan daha çok zevk alabilmek için biraz bırakmayı nasıl öğrenebilirim? Biz size anlatalım.

Kontrol etme hastalığı, İngilizcede 'control freak' yani kontrol deliliği olarak geçer. Bu kişiler etrafındaki her şeyin kusursuz olması için büyük bir çaba içindedirler, hataya tahammülleri yoktur, bundan dolayı da her şeyi kontrol ederek kendileri yönetmek için uğraşırlar. Kontrol etme ihiyacı artık bir obsesyona dönüşmüştür.

Genelde kontrol etme hastalığı, günlük hayatın düzenlenmesi ile sınırlı kalmamaktadır ve özdenetimi de kapsamaktadır. Nasıl mı? Örneğin kişi duygularını da genellikle kontrol etmesi gereken şeylerden biri olarak görür. Ağlamanızı sınırlarsınız, şefkat göstermekten kaçınırsınız, hayal kırıklığına uğrama veya yargılanma çekincesi ile arzularınızı da kontrol etmeye çalışırsınız. 

Neden sürekli her şeyi kontrol etmeye çalışıyorum?

Hayatta zor dönemler vardır ve olumlu ya da olumsuz beklenmedik olaylar sandığımızdan daha sık gerçekleşir. Her şeyi kontrol altına almak, “olaylara” maruz kalmamak, beklenmedik durumlarla karşılaşmamak hayatın ve kaderin efendisi olma çabası gibi bir şey. Bu tutum aslında bir savunma aracı. Güvende hissetmek için verilen bir savunma tepkisi, bir çeşit sürekli gardını almış olma hali.

Mükemmeliyetçilik de çoğunlukla kontrol etme hastalığı ile bağlantılıdır. Kontrolün sizde olması gerekiyorsa, belki de özgüveniniz eksiktir veya bir huzursuzluk ile mücadele etmektesinizdir. İşi şansa bırakmak istememenizin ve bunun sizde takıntı haline gelmesinin mutlaka altında yatan başka bir sebep vardır.

Çevrenizdeki her şeyi yönetme arzunuz, belki de her zaman hazır olduğunuzun bir kanıtı veya etrafınızdakileri hayal kırıklığına uğratmayacağınızın bir garantisidir sizin için. Veya herkesi memnun etme arzunuz yüzünden hiçbir şeyi şansa bırakmıyorsunuzdur.

Herşeyi kontrol etmekten vazgeçmeli miyim?

Cevap açık ve net: evet. Her şey üzerinde kontrol sahibi olduğunuzda, zemini kaybetme riski büyüktür. İstediğinizi alamadığınız veya önünüze engeller çıktığı gün, hayal kırıklığı çok büyük olacak ve depresyonun ortaya çıkma riski artacaktır. Takıntı halindeki hiç bir davranış insana iyi gelmez.


Kontrol delilerinin etrafındaki insanların uzun vadede bu davranışa katlanmakta zorlanmaları içten değildir. Bu mükemmeliyetçilik veya kontrol etme takıntısı bir çok ayrılık veya boşanmanın da sebebidir. Her şeyi kontrol etmesi gereken bir kişi kesinlikle eşini, ailesini, arkadaşlarını da kontrol etmek isteyecektir. Bu durumu yönetmek çevresi açısından zordur.


Biraz bırakmayı öğrenmek

Her şeyden önce, rahatlamayı öğrenmelisiniz. Bir psikiyatriste veya yaşam koçuna bu kontrol ihtiyacından bahsederek başlayabilir, ardından huzurunuzu bulmak için örneğin gevşeme terapisi, meditasyon veya yoga gibi dinginleştirici aktiviteler yapabilirsiniz. Anda kalmak ile ilgili farkındalığınızı arttırabilirsiniz. 

Birkaç dakikalığına da olsa hayatınızın temposunu yavaşlatmaya çalışın, vücudunuza ve etrafınızdaki dünyaya odaklanın.

Son olarak, başkalarına açılmayı öğrenmelisiniz, kendinizi tuttuğunuzu düşündüğünüz yaşanmışlıkların peşine düşün. Gerçekten sevgiye ihtiyaç duyduğunuz bir anda duygularınızı kontrol etmeye çalışmayın. Sevdikleriniz için önemli olduğunuzu, sizi sevdiklerini anlamanız için öncelikle onlara nasıl hissettiğinizi göstermelisiniz ve onlara sizin kontrol etmediğiniz bir alan bırakmalısınız.

Kaynak

Türkiye Psikiyatri Derneği

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Psikolog mu, yaşam koçu mu? | Kime gitmeliyim?

Wengood’da gezinirken belki fark etmişsinizdir, hemen hemen her yazıda ruh sağlığı uzmanları ile görüşme fikrinin altı çizilir. Peki hangi ruh sağlığı uzmanı, veya psikolojik destek alabileceğiniz profesyonel sizin ihtiyacınıza karşılık geliyor? Psikiyatriste mi gitmeliyim? Psikoloğa mı gitmeliyim? Veya bir yaşam koçu ile görüşsem yeter mi? Neden bir psikolog yerine koça danışmalıyım, ya da tam tersi? Her bir profesyonel, farklı konulara yanıt veriyor, bu yüzden kime başvurmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bu makale, bu nedenle, karşılaştığınız sorunlara göre başvurulması gereken destek mekanizmalarının farklılıkları üzerine yoğunlaşacak.

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!