Bu belirsizlik beni öldürüyor! 7 adımda psikolojik dayanıklılık

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Beklenmedik anda gelen iş toplantısı, reddedilen randevu, iptal edilen uçuş, kötü giden bir saç kesimi kararı, kısacası kendini beklenmedik anda bulmaca… Öngörülemeyen gelişmeler, karşılaşılan zorluklar, aksiliklerin üst üste gelmesi veya belirsizlik, insan psikolojisini tolerans seviyesine bağlı olarak olumsuz etkiliyor. Stres, kaygı, öfke veya şaşkınlık. Kontrolü kaybetmek ve hatta panik atak aksilikler karşısında en yaygın tepkiler. Ancak belirsizlik hayatın bir parçasıdır ve hiçbir koşulda kaçınmak mümkün değildir... Öyleyse, beklenmedik bir olay karşısında öfkeli davranışlar göstermek niye? Neden beklenmedik gelişme bizi bu kadar etkiler, bu kadar tepki niye? Belirsizliğe karşı tolerans ve psikolojik dayanıklılık için tavsiyeler...

Bu belirsizlik beni öldürüyor! 7 adımda psikolojik dayanıklılık
Özet

Oldukça planlı ve organize bir insan olduğunuzu varsayalım. Diyelim ki, hem profesyonel hem de kişisel yaşamınızda her şeyi bir orkestra şefi edasıyla yönetebilme becerisine sahipsiniz. Peki bu, beklenmedik bir anda karşılaşılan aksilikler fenomeni, sizin hiç karşınıza çıkmıyor anlamına mı gelir? Biliyorum ki, hayır!

Panik yapmayın yalnız değilsiniz, hayat size olduğu gibi diğerlerine de kötü süprizler yapabiliyor. Planlarınızı alt üst eden gelişmeler ve sonunda hiçbir şeyin sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği ile yüzleşme. Belirsizlik ilkesi, kuantum fiziği, evren ve sonsuz olasılıklar vs derken, bunları kuantumculara bırakalım, ve biz öngörülemeyen karşısında, öngörülebilir yönetim becerilerimizi geliştirelim ve daha çok beklenmedik olaylara karşı tepki verme durumu ve psikolojik dayanıklılık üzerine yoğunlaşalım.

➡ İstenmedik ve beklenmedik olaylara karşı tepki nedenlerini ve neden bu kadar sarsıldığınızı anlamak, kriz yönetimi ve psikolojik dayanıklılık için ilk adım olacaktır.

Beklenmeyen olaylar karşısında neden bu kadar stres oluyorum? Belirsizlik kaygısı nedir ve neden kaynaklanır?

Bu pandemi, karantina derken, her şey iptal edilip birlikte planlanan her şey suya düşünce hepimiz nasıl da stresle dolduk, hatta panik ataklar geçirdik. Çoğu zaman, bir program değişikliği karşısındaki hayal kırıklığı, kişinin planladığını yapma telaşı ve arsuzu ile doğru orantılıdır.

Kendinizi hazırladınız, her şey düşünüldü, beklentileriniz var. Bir anda ortaya çıkan aksilik sonucu, beklenen değil beklenmeyen gerçekleşti ve bu belirsizliğe yol açtı. Belirsizlik ve kaygı, sizi bir hayal kırıklığına sürüklüyor.

Somurtarak giden bir çocuk gibi, artık hiçbir şey umrunuzda değil, mavi şekeri istediniz, ama olmadı, ellerinde kırmızı var ama siz artık şeker dahi görmek istemiyor haldesiniz. Çözümlere kendinizi kapattınız ve öfkeli hissediyorsunuz. Verdiğiniz tepkinin aşırılığı sizi bile şaşırttı belki ama kontrolünüzde olmayan dış etkenler sizi çileden çıkarmaya yetti.  

Şu an elde ne var? İki kat zarar, hem beklentilerinizi karşılayamıyor hem de sinir olmuş bir şekilde yapıcı tepkiler vermekten aciz hissediyorsunuz.

Belirsizlik toleransı

Hayatın belirsizlikleriyle baş etmekte bu kadar zorlanıyorsanız, bunun nedeni muhtemelen hayatı eksiksiz organize ederek yönetmek isteyen birisiniz. Organize olmak iyidir, ancak kontrol deliliğine dönüştüğü sürece, bu makaleyi okuduktan sonra anlayacaksınız ki, bu durum talihsiz bir özellik haline gelebilecek.

hayat biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir.

Hiç de haksız sayılmaz! Adım adım geleceği planlamak, ne yapacağını bilmek için kendini zorlamak yerine ya da başka bir deyişle “hayatı planlama takıntısının esiri olmak” yerine her şekliyle hayatın tadına vararak, andan keyif alarak, dolu dolu yaşamaktır esas olan! Bazen ne yapacağını bilememek iyidir! 

Planlar bir takıntı haline geldiğinde, güvensizlik duygusu ile ilişkilendirilebilecek daha derin bir kaygıyı gizler. Olaylar üzerindeki kontrolümüzü kaybettiğimizde, kendimize şunu hatırlatmayı atlıyoruz. Bir A planı oluşturma yeteneğine sahip isem, pekala bir B planı ve hatta C planı da oluşturabilir, veya öngörebilirim. Bu başlı başına daha güven verici bir durum değil mi?

Böyle düşünmeyi başarırsak, beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan tehlikeli durumlar karşısında gerçekleştiremediğimiz bir planı düşünmek yerine, değişikliğe uğramış bir yol haritasından söz edebiliriz. 

➡ Kendinize güvenmek, daha çok herhangi bir şeyle yüzleşmek için hazırlıklı olduğunuzu bilmektir.

Yine geldi çocukluk travmaları!

Bu muhtemel güvensizliğin kaynağını bulmak için çocukluğunuza bakmak bir çözüm olabilir. Sizin için daima orada olan iyi niyetli bir çift helikopter ebeveyniniz var ise, muhtemelen kendi başınızın çaresine bakmanıza izin vermediler. Ve böylece hayal kırıklıkları ile sıkça karşılaşmadınız. Yanlış kararlar vermediniz. Pürüzler ile sıkça uğraşmadınız ve her koşulda nasıl çözüm bulacağını tam bilemeyen fakat yetenekli ve akıllı bir insan haline geldiniz.

Sorumluluk almak ilk seferinde kesinlikle karmaşık görünür. Ehliyetinizi yeni aldınız ve ailenizin müsait olmaması nedeniyle şehirler arası ilk seyahatinizi yalnız yapmak durumundasınız ve bir şeylerin ters gideceği fikri sizi felç ediyor. Otobüs biletlerine bakmadan önce derin bir nefes alın! Yapabilirsiniz, belki sorunlarla başa çıkmanız gerekecek ve her şey yolunda gitmeyecek fakat, başarma kapasitesine sahipsiniz! Aksi takdirde o küçük kağıt size verilmezdi.

Müşterilerle kaybedilmemesi gereken bu toplantı, bir anda erkene alınmak zorunda kaldı. Yeterince hazırlıklı olmadığınızı düşündüğünüz için huzursuz hissetmenize neden oldu.

Mükemmelleştirmek için elinizden geleni yaptığınız bu evliliğin gidişatı, eşiniz tarafından beklenmedik bir şekilde yön değiştirdi. Ani bir ayrılık ile baş etmeniz gerekiyor. Aklınıza bile gelmezdi değil mi? Çünkü ona çok fazla zaman ve enerji ayırıyordunuz.

Örnekler arttırılabilir, ancak unutmayın ki her altından kalktığınızda ve hayatın gerçekleriyle yüzleştiğinizde güven kazanacak (ve hatta kendinizle gurur duyacaksınız). Stres, kendinizi hazır hissetmediğinizden veya yukarıda bahsedildiği gibi güven eksikliğinden değil, aynı zamanda belirsizlik ve tehlikede hissetme ile tetiklenir.

➡ Ayrıca hayal gücü eksikliği çekiyor veya şaşkınlık verici olaylara fırsat vermiyor ve işlerin iyi de gidebileceğini kabul etmiyor olabilirsiniz. Unutmayın, ancak tek bir senaryo yoktur, mutlu son için pek çok olası senaryo vardır! Her şey size ve tutumunuza bağlı!

Kabullenme eşiği veya tolerans testi

Herkesin bir hoşgörü derecesi var! Sonuçlar birbirini izlediğinde ve hiçbir çözüm mümkün olmadığında, belirli durumları kabul edilemez bulmak normal. Ama tepki şekli herşeyi değiştirir. Kabul eşiğiniz hakkında düşünmenize yardımcı olacak öngörülemeyen durumlara bazı örnekler sıraladık:

1. Uzun süredir, yogaya başlamak istiyordunuz. Tam motive hissettiniz ve haftasonu ilk seansınızı ayarladınız. Dersten 3 saat önce, hocanız rahatsız olduğunu haber verdi. Ne yaparsınız?  

  • Hayal kırıklığı ile eve dönüp, her seferinde çabalarınızın karşılık bulmamasına sinirlenir ve bir kutu dondurma yersiniz.
  • Günler torbaya girmedi ya. Sakin kalıp, bu boşluğu hafif bir yürüyüş ve rahatlama ile değerlendirirsiniz.

2. Uçağınızın 10 saat rötar yaptığını öğrendiniz. Aktarma yapıyordunuz ve ilk defa gittiğiniz Moskova'da sıkışıp kaldınız.

  • Hayata küfredip, bir bekleme alanında kös kös oturur musunuz?
  • Ya da olumlu yönden bakıp, şehri biraz ziyaret etmek ve havalimanından çıkmak için plan mı yaparsınız?

3. Yalnızca uçlarından alınsın diye tarif ettiğiniz kuaför tuttu saçlarınızı 5 parmak kesti.

  • Saçlarınızın o an uzamayacağını bile bile sinirlenir ve kuaföre ateş mi püskürürsünüz?
  • Ya da olan olduğundan, ve geri dönmeyeceğinden tekrar uzayana kadar kısa saçlarda yapacak yeni saç modellerine mi bakarsınız?

Psikolojide 90/10 kuralı !

psikolojide 90/10 kuralı

Kural der ki; hayatın %10'u, başınıza gelenlerden oluşur. Diğer %90'ı ise sizin bunlara nasıl tepki verdiğinize göre gelişir. Yani aslında başınıza gelenlerin %90’ı sizin kontrolünüzde! Nasıl mı?

Örnek

İlk senaryo; işe yetişeceksiniz, çocukların kahvaltısının bitmesini ve okula gitmelerini bekliyorsunuz. Oğlanın eli portakal suyuna çarptı. Eteğiniz battı. Sinirlendiniz. Çocuk ağlamaya başladı. Kavga, kıyamet tam bir aile faciası. Servis geldi. O kargaşada şoförün telefonunu veya kornalarını duymadınız. Servis kaçtı. Çocuğun okula ulaştırılması gerekecek. İşe mecburen 1,5 saat gecikeceksiniz.

Diğer senaryo; Portakal suyu devrildi, siz sakin kaldınız. Çocuklar kahvaltıyı bitirirken, siz üstünüzü değiştirdiniz. Servis geldi. Çocuklar gitti. Ortalığı toplayıverip çıktınız. Sakince işinize ulaştınız. Ofise en fazla 20 dakika geç girdiniz. Stressiz bir gün başlangıcı ise bonus!

Sonuç: gerçekleşen şey aynı; sizin kontrolünüz dışında portakal suyunun devrilmesi. Sizin kontrolünüzde olan ise verdiğiniz tepki. Gidişatı belirleyen ise o tepkinin ta kendisi. 😉


Öngörülemeyen olaylar karşısında psikolojik dayanıklılık

Beklenmedik olaylara ve kontrol edilemeyen unsurlara karşı tepkilerinizi hala yönetemiyorsanız paniğe kapılmayın - beklenmedik durumlarla başa çıkmanın ve değişen durumlara uyum sağlamanın yolları mevcut. İşte ipuçları:

1. Gerçeği olduğu gibi kabul etmek

Başlaman gereken yer burası. Öngörülemeyen olayların, hayatın sonu olmadığını veya kaçınılamaz şeyler olduğunu kabul ederek başlayın. Çünkü hayat senaryoyu yazdığınız bir film seti değildir. Veya hiçbirimiz The Sims içinde yaşıyor değiliz. Bizden başka birçok aktör var ve planlamalar, ertelemeler, son teslim tarihleri, işbirliği eksiklikleri, uyumsuzluklar ve daha niceleri üzerinde hiçbir kontrolünüz yok!

2. Duyguları yönetmek

Tepkilerinizi kontrol edebilirsiniz. İlk içgüdünüz şaşkınlık, itiraz ve paniktir, ve bu doğaldır. Ancak, o an bir adım geri atmanın yararlı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Olaylara biraz uzaktan bakmak ve sakin kalmak, bir çözüm bulmak için durumun ciddiyetini, önünü arkasını değerlendirmek, son dakika değişikliğinden dolayı öfke patlaması ve stres gibi bir duruma sokmanın ötesine taşıyacaktır.

3. Esnek olmak

Artık öngörülemeyen durumların hayatın bir parçası olduğunu bildiğinize ve bunları sorgulamayı, onlarla savaşmayı bıraktığınıza göre, programınızı sağlıklı bir şekilde ayarlayabilirsiniz. Öngörülemeyeni öngörmek, işin püf noktası. Beklenmedik bir şey olursa diye B planları yapmaktan veya programınızda bazı boşluklar bırakmaktan çekinmeyin. Esneklik hayatınızı kolaylaştıracak.

4. Pozitif düşünmek, bardağın dolu tarafını görmek

Kendinize hayatın önceden değişmez kurallarla yazılmadığını ve işlerin ilerledikçe şekilleneceğini hatırlatın. Beklenmedik acı veya tatlı olaylar, günlük hayatınızı canlandırıyor gibi düşünün, bu da sonuçta iyi bir haber, değil mi? Yıllar öncesinden bildiğiniz bir hayat yaşadığınızı hayal edin. İnanılmaz sıkıcı olurdu! Biraz şaşırmak insanı yaşadığına ikna eder. Deneyim kazandırır. Anı yaşamaktan sizi alıkoyan tutumlardan kurtulun. 

5. Oportünist olmak

Merakınıza ve dünyayı keşfetme arzunuza izin verin, çünkü her beklenmedik olay sizi başka bir yere götürecek ve her durumun size öğretecek bir dersi veya sizi tanıştıracak yeni insanları var. Belirsizlik aynı zamanda bambaşka fırsatlar anlamına gelir.

6. Yardım istemek

Tüm iyi niyetimiz ve azmimize rağmen, zaman veya yetersizlikten bazen bir çözüm bulamayabiliriz. Bu durumda çevrenizdekilerden yardım istemekten çekinmeyin. Kimse hayatın kaprislerinden kaçınamaz, bu yüzden çoğu insan sizi anlayacaktır! Sorunlarınızı paylaşın ve yardım isteyin!

7. Unutmayın, her şey insanlar için!

Aksi ispatlanana kadar, unutma, sen bir robot değil, insansın! Bu nedenle, senin de planların herkesinkiler kadar geçerli. Hayatın öngörülemezlik ilkesi senin için de geçerli.  Öyleyse şimdi biraz kontrolü bırakma ve işleri perspektifimizi değiştirerek ele alma zamanı!

Yazar: Pratik yapın!

Hayatı olduğu gibi, bilinmeyen ve öngörülemeyen payıyla birlikte kabul etmeyi öğrenebilirsiniz. Ve kim bilir, belki hayatın sarsılmasına ve sizi şaşırtmasına izin vermekten bile zevk almaya başlayabilirsiniz! Uyum yeteneğinizi her gün arttırmak için egzersiz yapmak mümkün. Yeni bir fırını, yeni bir yolu, yeni tarifleri test edin… Sınırlarınızı, tercihlerinizi genişletin, esnekliğinizi arttırın.

Bazı insanlar için yeni bir fırın denemek, risk almayı temsil edecektir. Güvenli alanlarına ve tolerans sınırlarına göre, esneklikte ne kadar ileri gidebileceklerine karar vermek herkesin kendi bileceği iş."

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe


Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest