21 gün kuralı doğru mu? Alışkanlık, kurtulma veya kazanma

tarihinde Yudum , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Sigarayı bırakmak, meditasyona başlamak, yürüyüş yapmak veya daha erken kalkmak gibi yeni hedefleri kendine koyup bir türlü istikrar tutturamıyor musun? Merak etme alışkanlıklardan kurtulma ve yeni bir alışkanlık edinme sandığından daha zor. Kişisel gelişim guruları bize eylemlerin 21 gün boyunca sürerse alışkanlık haline gelebileceğini söylüyor. Bunun adı: 21 gün kuralı. Üç kısa hafta, bazen yıllardır benimsenen kalıpları değiştirmek için gerçekten yeterli mi? Sizler için araştırdık.

21 gün kuralı doğru mu? Alışkanlık, kurtulma veya kazanma
Özet

Neden 21 gün? Cevap: Psiko-sibernetik

21 gün kuralının kökeni estetik tıp dünyasında ortaya çıktı. 1960'larda, Amerikalı cerrah Maxwell Maltz, bu devrim yaratan teoriyi yayınlayan kişi. 

Maxwell Maltz, hastaların yeni yüzlerine ortalama 21 gün sonra alışıyor olmasını gözlemleyince, 21 günün, var olan eski bir zihinsel imajı ortadan kaldırıp yeni bir imajı yerine koymak için geçmesi gereken minimum zaman dilimi olduğunu belirtiyor. 🧠

Tespitinden gurur duyuyor olacak ki plastik cerrah, bir de değiştirmek istediğiniz alışkanlıklardan kurtulmak ve yeni alışkanlık kazanmanın yollarından bahsettiği bir de kitap yayınlıyor. Kitabın adı: “Psiko-Sibernetik - Mutluluğu Yakalama Sanatı”.

Psiko-Sibernetik - Mutluluğu Yakalama Sanatı kitabı

 📸@nadir kitap

Kitap, kişisel gelişim alanındaki en etkili yazıların ilk 50'si arasında hızla yerini alıyor ve 21 gün kuralı oldukça meşhur oluyor. O kadar meşhur oluyor ki, neredeyse altmış yılda bu sihirli formül binlerce kez tekrarlanmaya devam ediyor ve günümüzde hâlâ tekrar edilen bir pratik olarak kabul ediliyor

Peki sorun ne? — Büyük vaatler, "minimum" ifadesinin unutulmasına neden oluyor.

Pazarlama için biçilmiş kaftan olan bu 21 gün kuralı tartışılmaz bir gerçek haline geldi. Biri size gelip 21 günde yeni bir alışkanlık kazanmaktan bahsetse sizin de ilginizi çekerdi mutlaka. 

3 hafta hayatınızda istediğiniz değişiklikleri yapmak için oldukça kısa bir süre, resmen bir rüya. Dolayısıyla, bu kural o kadar ilham verici ve etkileyici ki, o olmadan bir kişisel gelişim videosu izleyemez veya bir sağlıklı yaşam kitabına o içinde olmadan göz atamaz olduk. Peki ya 21 gün kuralının bilimsel yönü?

21 gün kuralı bilimsel mi?

Bilim dünyası; "21 gün kuralı doğru mu değil mi?ölçmek için geç kalmadı. Bir alışkanlığı ortadan kaldırmanın veya değiştirmenin ne kadar sürdüğü sorusuna cevap vermek için farklı çalışmalar yapılmaya başlandı. Bazıları Kanada hükümeti tarafından, bazıları NASA tarafından gerçekleştirildi. 🕵️ Özellikle College London Üniversitesi’nde araştırmacı olan Phillippa Lally'nin gerçekleştirdiği bilimsel araştırma oldukça ilginç.

🗃️Phillippa Lally, bu araştırmayı 96 katılımcı ile 12 hafta boyunca çalışarak yürütmüş. Her bir katılımcı değiştirmek istedikleri bir alışkanlık seçmiş ve her gün kendilerinde farkettikleri değişimi kayıt altına almış. Ayrıca katılımcılar, edinmek istedikleri yeni alışkanlık için, onu gerçekleştirip gerçekleştiremediklerini de her gün bir takvime kaydetmişler.

Çalışmanın sonucunda çıkan sonuç ise şöyle; bir alışkanlığı değiştirmek, veya yeni alışkanlıkları edinmek ortalama “66 gün” sürmüştür. "Yeniden programlanan nöronların" yeni kutsal rakamı bu olabilir mi? 😏 Pek değil.

Her şeyden önce, araştırmadan çıkan sonuçlar bir de şunun altını çiziyor: yeni bir alışkanlığı benimsemek için geçmesi gereken süre; kişiye, benimseme davranışının türüne, benimsenmeye çalışılan yeni uygulamanın ne ile ilgili olduğuna ve kişinin içerisinde bulunduğu koşullara bağlı olarak büyük ölçüde değişmektedir. 

Dolayısıyla, üzgünüz ama sihirli bir rakam yok! Aynı şeyi 21 gün üst üste yapma alışkanlık haline geldiği anlamına gelmiyor.

👉 Örneğin, günde bir parça meyve yemek alışkanlığı, diyetinizi tamamen değiştirmek veya vejetaryen olmak gibi alışkanlık değişimlerine göre uygulamak için çok daha kolay olurdu.

Sonuç: “en az” 21 gün kuralı

Sonuç olarak, 21 günde alışkanlıkları değiştirmek mümkündür ifadesi mutlak bir gerçek olmaktan çok bir efsanedir. Bir alışkanlığı değiştirmek “EN AZ” 21 gün sürer. Ancak, kalıcı bir dönüşüm yapmak için daha fazla zaman gerekir

Ayrıca yeni bir alışkanlık edinmek motivasyon da dahil olmak üzere birçok farklı faktöre bağlıdır.

Nörobiyolog Thomas Boraud’un açıklamasına göre;

Beyninizi “yeniden programlayamazsınız”. Alışkanlıklar karmaşık davranış yapılarıdır, beyinde tek bir bölge tarafından yönetilmezler, ve hiç kimse aynı tıpa tıp aynı nöron ağlarına sahip değildir.

Dolayısıyla değiştirmek istediğiniz davranışlarla ilgili sabırlı ve kendinize karşı anlayışlı olun 🙏.

Rakamları unutalım ve kararlılığımızı sürdürmeye söz verelim. Phillippa Lally'nin çalışmasından çıkan iyi haber şu ki, birkaç günlük kaçamaklar, uzun vadeli bir etkiye sahip değil. Bir gece tembellik edip yürüyüşe çıkmaktan vazgeçmek hepimizin başına gelmiştir, ama bu sonsuza kadar sportif bir yaşam süremeyeceğimiz anlamına gelmez!

🤩Bu makaleler de ilgini çekebilir! 

🔗 Bir kişisel gelişim egzersizi: Teşekkür günlüğü

🔗 Enneagram kişilik testi: kendini tanıma egzersizi

Yazar notu: Alışkanlıkları kolayca değiştirmek için 4 ipucu

Alışkanlıkları değiştirirken cesaretini kaybetmemek ve kötü bir alışkanlıktan kurtulmak için yeni sana giden yolu bulmana yardımcı olacak bu 4 ipucunu takip edebilirsin!

1. Her seferinde bir alışkanlığı değiştirmeye odaklanın. Süper güçlerin yok, kendine yüklenme.
2. Belirli ve ölçülebilir hedefler belirleyin: “Bir kitap yazmak istiyorum” yerine “1 ay boyunca günde 3 sayfa yazmak istiyorum” diye hedef belirleyin.
3. Bu alışkanlığı her zaman günün aynı saatinde gerçekleştirerek bir ritüel oluşturun.
4. Alışkanlığınızın değiştiğini hissetmeye başladıktan bir veya iki ay sonra hak ettiğiniz küçük bir ödülü kendinize vermek için plan yapın. Ödül biz insanlar için büyük bir motivasyon kaynağı.

İşte, yeni bir başlangıç yapmak için artık elinizde yeterince bilgi ve donanım mevcut. Her zaman kolay olmuyor, cesaretimiz kırılıyor, vazgeçiyoruz, suçluluk duygusu ile savaşmak zorunda kalabiliyor ve zaman zaman, kendimizi işe yaramaz bulabiliyoruz...

Yeni bir sen için eğer yeterli motivasyon ve kararlılığı bulmakta zorlanıyorsan, ücretsiz psikolojik destek almanın yollarını keşfedip, bir psikologtan tavsiye almayı deneyebilirsin.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak 

UCL News

Kaleme alan Yudum , Wengood yazarı

🤩Hayatımı fiziksel ve zihinsel harekete adadım. 🖋️Yazmayı, 💭düşünmeyi, 📖okumayı ve 🔎araştırmayı çok seviyorum. 😺💕🧘‍♀️Kedim ve yoga matım vazgeçilmezim.

En yeni makaleler

“Neden çekingenim?” Utangaçlık nasıl yenilir? (6 madde)

Kişilik özellikleri utangaç olan insanlar sosyal ortamlarda kendilerini ifade ederken olduklarını ortaya koymaktan çekinebilirler. Utangaç kişilerden sık sık duyacağınız şikayetlerden biri sosyal beceri eksikliği olacaktır. Topluluk içinde konuşma ya da yeni insanlarla tanışma fikri utangaç insanlar için kaygı ve korku sebebi. Kırmızı bir surat, titrek bir ses, gülerken kendini saklayan bir çift el... Günlük hayat böyle akıp gidiyor ve sen ardından bakıyorsan bu makale tam sana göre! Konfor alanından çıkmamak ve bir köşede gizli kalmak seni bir yere götürmeyecek ve güzel günleri ya da ilginç insanları özlemeye devam edeceksin. Yavaş yavaş ama emin adımlarla utangaçlığı yenmek mümkün. Kendini olduğun gibi kabul ederek şartları değiştirmenin zamanı geldi! 💪

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest