Kendini suçlamaya eğilimli olmak

tarihinde Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı tarafından güncellendi

Yanlış bir şey yapmadığında dahi suçluluk duygu ve düşünceleri seni ele mi geçiriyor? Her yaşanan olumsuzluğun nedeninin senin hatan olduğunu, farklı davranabileceğini, daha fazlasını yapabileceğini kendine söyleyip duruyor musun? Suçlu hissetme döngüsü depresyonla bir süre sonra iç içe geçen bir psikolojik durum. Sebepsiz yere kendine yüklenerek kendi kendini cezalandırmaktan vazgeçmek için bir kaç ipucumuz var.

Kendini suçlamaya eğilimli olmak
Özet

Normalde suçluluk duygusu, aldatma veya yalan söyleme gibi yanlış davranışlardan kaynaklanır. Kişi bir suç işlediğinde veya bir yasağa karşı geldiğinde bilinçli olarak sorumlu ve dolayısıyla suçludur. 

Ancak psikolojik bir bakış açısından, suçluluk "mantıksal olarak" işlemez. Çoğu zaman mağdur ve işkencecinin rolleri tersine çevrilir ve kendilerini suçlayanlar masumlardır. Çünkü kendini sorgulaması gereken kişi bunu yeterince yapmayınca karşısındaki kendini gereğinden fazla sorgulamak zorunda kalır. Yaşamamızı engelleyen bu duyguya daha meyilli olanlar da var ki bu yazı tam da onlara hitap ediyor.

İnsan neden kendini sürekli suçlama eğiliminde olur?

Çocukluk dönemi

Bir zorlukla karşılaştığımızda ilk içgüdümüzün neden kendimizi suçlamak olduğunu anlamak için çoğu zaman çok geriye gitmemiz gerekir. Kendimizi görme biçimimizin kökenleri çocukluğumuzdan gelir.

Elmamız daha kızardı mı kızarmadı mı gibi dertlerimiz yokken, kendimizle başkaları arasında ayrım yapmayız ve kendimizi onların gözünden inşa ederiz. Sevilmediğimizi veya istenmediğimizi hissetmediğimizde, travma ve alay konusu olduğunda, sevgiyi hak ettiğimizi düşünmüyoruz. Başka bir deyişle, hep bir şeylerden suçluyuz gibi hissediyoruz.

Çocukken, sevilen birinin kaybı veya ebeveynlerinin boşanması gibi acı verici veya rahatsız edici bir olaya tanık olursak bu duygu daha da kötüleşir. Travmalar ve duygusal şoklar insanda iz bırakan deneyimlerdir. Bu durumlar hemen kendimizle ilişkilendirilir ve her şeyin bizim suçumuz olduğuna ve yaşlandıkça daha iyi olmayacağına inanırız.

Hayat her zaman kolay değildir ve bizi acımasız bir ayrılık veya işyerinde mutsuzluk gibi karmaşık çemberlerden geçirir. Bununla karşı karşıya kalındığında geçici olarak rahatsız olmanız ve daha hassas olmanız normaldir. Ama kendini suçlamaya meyilliyseniz, tamamen yıkılarak tepki vereceksinizdir. Bazen çok sık ağlamak veya depresif hissetmek normaldir, ancak büyük bir çöküş noktasına gelecek kadar değil. 

Kendi kendimizi yatıştırmayı bilmiyorsak içimizde ki çocuk sıkıntı içinde demektir.

Yanlış anlaşılmaktan korkmak

Yanıltıcı olan bir perspektif, özgüven eksikliği ve şüphe bir arada. 

Geleceğini sandığımız ayrılık örneğini ele alalım. "Benim hatam mı?" Bunu hak edecek ne yanlış yaptım? ". Bu tip kendini sorgulama hali çok yıkıcı olabilir ve kendinizle olan iletişiminizi sağlıksız hale getirir. Ayrıca duygular geri adım atmamızı engeller.

👉 Böylece yapayalnız, hüsrana uğramış ve açıklama bulamadan kendi kendimize parmak sallıyor ve suçlu hissediyoruz.

Hayal kırıklığı korkusu

Ayrıca, başkalarını ve dolayısıyla kendimizi hayal kırıklığına uğratma korkusu kendi kendini suçlama ile sonuçlanabilir. Zorbalık, utandırma, duygusal şantaj veya sitemlerden oluşan bir çocukluk bizi, hataya (yine de insani olan “hata”) yer bırakmayacak şekilde kodluyor.

Bir sınavı geçememek, kişisel veya yarışma gibi hedeflere ulaşamamak, tüm bunlar yargılanma korkumuzu yeniden alevlendiriyor! Belirli beklentileri karşılayamazsak, başkalarının bizi küçümsemesinden korkarız çünkü derinlerde bir yerde özgüven eksikliği yaşarız. Bazıları bunalmak yerine başarısızlığı kabul eder, bunu bir ders olarak görür ve haklılar da!

😐 Kabul edelim, tüm bunlar sizin için sağlıksız koşullar doğurur! Bencilliğin kralı olmaya teşvik edilmiyorsunuz ama tutarlı bir şekilde başkaları için yaşamak sizi mutlu olmaktan alıkoyuyorsa bunu farkında olmaktan bahsediyoruz. Sürekli başkalarını referans alarak ve onların haklı olduğuna kanaat getirerek kendinizi unutursunuz ve daha da kötüsü, kimi zaman onların acılarının ve sorunlarının sorumluluğunu üstlenmeye kalkarsınız.


👉Narsist ve manipülator mıknatısları bu söylediklerimi çok iyi anlayacaktır.

👉 Bir daha kendini suçlayıp durumu daha da kötüleştirdiğin için kendini kötü hissettiğinde, kendine "herkesin kendi sorunu var" de. Diğer kişi ilerlemeyi reddediyorsa ve kendini sorgulamak için çaba göstermiyorsa, bu onların işidir. Bunun yerine kendine odaklan. Nasıl yapacağım diye mi soruyorsun?


Sebepsiz yere kendini suçlamaktan vazgeçmek için ne yapmalıyım?

Tüm hayatın boyunca suçluymuş gibi hissettiysen, bir anda durmayacaksın. Bu duygu içinizde kökleşmiştir çünkü. Önce bunu farkına varıp bir nefes al! İyi haber şu ki, perspektifini değiştirmen imkansız değil. Çabalarının sonuçlarını yavaş yavaş göreceksin. Sana yardımcı olmak için 11 ipucumuz var:

Kendine ne zaman böyle hissettiğini sor?

Bu ilk adım! Bunun böyle olduğunu fark ettiğinizde, yani şu veya bu senaryoyu deneyimlediniz ve kendinizi suçlama eğilimi gösterdiniz, bir sonraki sefer de aynı koşullarda yine bunu hissedebilirim dediğiniz anda, suçluluk duygusunu tanıyacak ve sorunu daha rahat çözeceksiniz.  Her seferinde de bu duygu durumunu ve bilinçsiz tepkiyi daha az yoğunlukta yaşayacaksınız çünkü önceden tahmin etmiş olacaksınız, kendinizi daha iyi tanıyor olacaksınız.  Suçluluk duyma eğiliminize daha az şaşıracaksınız dolayısıyla sizi sarıp aklınızı başınızdan alamayacak. Yavaş yavaş, travma geçirmiş küçük çocuğu dinlemeyi bırakıp bugünki siz olarak var olmaya başlayacaksınız.

Suçluluk hissettiğin bu deneyimden ne öğrendin?

Suçluluk bazen verimli bir duygu olabilir. Aşırı ve gereksiz dozdaki bir harcama yaptın diyelim ya da sözlerimizin aklımızdan geçenden daha güçlü ve saldırgan olduğu bir tartışmayı ele alalım: Olaydan sonra kendini o kadar kötü hissedeceksin ki bir dahaki sefere kontrolün sende olmasının daha iyi olacağını farkına varmış olacaksın. Zayıf noktalarını farkında olmak seni güçlendirir, unutma.

Hatalarınla iletişim kur, hemen gönül koyma.

Kendine gerçek suçlunun kim olduğunu sor?

Bazen “anlamadığımız” için eleştiriliriz. Bir adım geri attıktan sonra bile, davranışımızda neyin yanlış olduğunu göremeyiz. Bu durumlarda, muhatapınızın kendini sorgulaması gereken bir durumda olmuş olması muhtemel. Analitik becerilerinizi kullanın!

Kendine dışardan bir gözle bak!

Suçlu olduğunuzu düşünüyorsanız, bunun nedeni tüm bağlamı dikkate almamış olmanız olabilir. Bakış açınız, geçmiş acılarınızdan etkilendiği için yanıltıcı olabilir. Sevdiğiniz biri veya bir uzman, sizi düşünmeye sevk edebilir. Bazen sadece olanları paylaşmak, suçluluğun gerçekten haklı olmadığını fark etmenizi sağlar.

Kendine her şeyi kontrol edemeyeceğini hatırlat!

Biz insanız, süper kahraman değiliz! Dünyanın bütün sefaletini ne sırtımızda taşıyabiliriz, ne de kurtarabiliriz. Ek olarak, Dünya'da yalnız değiliz ve dış unsurları kontrol edemiyoruz. Kazalar, sevilen birinin kendine zarar vermesi, düşünmemize ve kafaya takmamıza rağmen ne yazık ki önlenemeyen olaylar olabilir.

Kendini düşünmeyi öğren ve sana uygun tercihlerde bulunmak için kendine izin ver!

Söz veriyoruz, basit bir kare çikolata en iyi çabalarınızı veya "sağlıklı" yaşam tarzınızı mahvetmeyecek. Zaman zaman akışa bırakmaya istekliysen ve daha az hırslıysan, daha az suçlu hisset. Kendine saçlamak için de izin ver.

Kırmış olabileceğini düşündüğün kişilerden özür dile!

Yapılan hataya göre karmaşık görünse de özür dilemek vicdanınızı rahatlatacaktır! Bazı ağırlıklar taşınamayacak kadar ağırdır.

Affet!

Benlik saygınızı geri kazanmak, kendinizi suçlamayı ve geçmişte yaşamayı bırakmak için önemli bir araçtır. Hiç kimse geçmişi değiştiremez ama devam etmek için hiçbir zaman geç değil!

Sorunların gerçek sebebine odaklan!

Neden bu şekilde tepki verdiğinizi anlamak, kontrolü elinizde tutmanın en iyi yoludur. Çoğu zaman tepkilerimiz geçmiş travmaları gizler. Yardımcı olacaksa bir seyir defteri tutun! Size ne olduğunu anlatın ve tarih atın, böylece geri adım atmak ve aslında bu kadar zorlanmamanız gerektiğini görmek için faydalı bir kayıt tutmuş olacaksınız! “O gün bana olan şey, bugün bu olaydan bu şekilde etkilenmeme yol açtı.” diyebileceksiniz.

Kendini takdir etmeyi öğren!

Sık sık kendinize sadece insan olduğunuzu hatırlatmak ve niteliklerinizi de listelemek sizi  narsist yapmaz! Aksine, bu ipuçları iyi yönlerimizin farkına varmamıza ve suçluluk duygusuyla daha iyi yüzleşmek için kendimizi güvenle doldurmamıza yardımcı olur!

Hayır demeyi öğren!

Bu beş minik harf, “H-A-Y-I-R”, kendinizi öne çıkarmanıza izin verecek! Kendinizi sizi utandıracak bir duruma sokmayı reddederek, pişmanlık duymanıza engel olacaksınız mesela!

Yazar notu: Suçluluk seni zamanla küstürür

Suçluluk duygusu acı vericidir ve sizi kendinize küstürebilir. Bu aşırı ve süregelen suçluluk duygusu daha sonra patolojik hale gelir ve bu kalıbı bozmak için bir uzmana danışmak esas hale gelir.
Eğer biri ile bu konuda konuşmak istediğini düşünüyorsan; ücretsiz psikolojik destek imkanlarına göz atarak, nasıl bir yol izleyebileceğiniz konusunda profesyonel bir destek al!

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe


Kaleme alan Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

Yeni yıl, yeni kararlar listesi! Doğru hedefler belirlemek

İyi niyet ve dilekler ile yeni kararlar almak aynı şey değil! Yılbaşı değişmek ve değiştirmek istediğiniz şeylerle kafanızın bolca meşgul olduğu bir dönem. "Bu yıl spora başlıyorum" diyerek satın aldığınız spor kıyafetlerinin sene boyunca dolap beklediğini görünce kendinizi başarısız hissettiğiniz olmuştur. Başarısız hissetmek, suçluluk duygusu, hayal kırıklığı, özgüven kaybı ve mutsuzluk. Bir nevi kaş yaparken göz çıkarma durumu. İşin sırrı; kendine koyduğun hedefleri doğru şekilde belirlemeyi bilmek. Kendine aşırı yüklenmemek...

Biz kimiz?

Wengood'un arkasında kimlerin olduğunu merak mı ediyorsun? Refah, mutluluk ve huzur arayışında olan hevesli bir ekip. Esenliğe giden yolda ilerlemenize yardımcı olmak için bildiğimiz, gördüğümüz, duyduğumuz tüm hikayeleri, kendi mücadelelerimizi ve tavsiyelerimizi sizinle paylaşıyoruz.

SSS: Sizlerden sıkça gelen sorulara yanıt verdik

Çoğunuz bizi ve sunduğumuz hizmetleri merak ediyorsunuz, bu yüzden size biraz daha yardımcı olabileceğimizi düşündük. Bazı soru işaretleri var ki sık ​​sık ortaya çıkıyor, biz de bunları burada derleyip hepsine yanıt verelim istedik. Hakkımızda daha fazla bilgi almaktan keyif almanız dileğiyle.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest