Sosyal reddedilme | Kendimi sürekli dışlanmış hissediyorum!

tarihinde Gözde , Wengood yazarı tarafından güncellendi

"Çocukluğumdan beri kendimi dışlanmış hissediyorum ve hayata uyum sağlamakta büyük zorluk çekiyorum. Artık bir yetişkin olduğum halde kendimi hala dışlanmış hissediyorum yani kendimde insanları iten ve uzaklaştıran bir şey varmış gibi hissediyorum. Yine de insanlara karşı saygılıyım, dünyaya karşı meraklıyım ve gerçekten insanlarla tanışmak ve sağlam dostluklar kurmak istiyorum." Bu söylenenlerde kendine ait birşeyler yakaladıysan, dışlanmışlık hissi üzerine biraz daha düşünmek iyi olacak. Daha iyi hissetmek için bu olumsuz hissin neden kaynaklanabileceğine beraber bakalım.

Sosyal reddedilme | Kendimi sürekli dışlanmış hissediyorum!
Özet

Gerçek bir his mi, yoksa bilişsel bir bozukluk mu?

Sosyal reddedilme, ve dışlanmış hissetme halinin tohumları çoğunlukla çocukluk döneminde atılıyor. Özellikle git gide artan akran zorbalığı, veya duygusal travmalardan dolayı bariz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkabiliyor. Çünkü yetişkinlikte bu kişiler kendilerini, değersiz, yalnız ve boşlukta hissedebiliyor.

Hatta öyle ki, narsist kişilik bozukluğu yaşayan bireylerin, kolaylıkla bir kurbanı haline gelebiliyorsunuz. (Bakınız; narsistleri mıknatıs gibi çeken kişilik tipleri) Bir grubun veya kişisin saldırganlığının nesnesi haline gelmemiz, bu gibi durumlarda daha mümkün.

Fakat eğer durumunuz bundan farklı ise, hissettiğiniz şey özgüven eksikliği de olabilir. Nitekim yeni insanlarla tanıştığımızda herkes biraz çekingen ve temkinli davranır ve birbirimizi tanımak için zamana ihtiyaç duyarız. 

👉 Durum bu olduğunda karşıdaki insanı reddetmek değildir asıl niyet fakat aşırı hassas kişilik sahibi olduğunuz zaman böyle anlarda, normal sosyal mesafeler dahi kayıtsızlık ile ilişkilendirilebilir.

🔗Hiç dostum yok! 

🔗Sürekli ağlama isteği

Kabul görmeme korkusu

Böyle hissettiğimiz anlarda daima bir geri adım atmalı ve başkalarının bizi tanımaması ve kabul etmemesiyle ilgili endişemiz konusunda kendimizi sorgulamalıyız. Çünkü aslında belirli bir şeyden korktuğumuzda, bu korkuyu her yerde görme eğiliminde oluyoruz. 

👉 Aynı şey sosyal dışlanma için de geçerlidir ve bu bizi zihinsel ve ruhsal bir kısır döngü içine sürükler. Bu durum, sosyal davranışları olumsuz etkileyen ve dolayısıyla kendimizi daha da izole etmemize neden olan riskleri taşıyor.

Travmatik kökenler

Yukarıda söylediğimiz gibi, dışlanmışlık hissi ve kabul görmeme korkusu, genellikle sorunlu bir çocukluk döneminden kaynaklanıyor. Bize acı veren duygular, bu önemli dönemde oluşmaya başlar ve yetişkinlikte daha kalıcı yaralar haline gelir. 💔

Örneğin, ebeveynlerimizden birinin bizi bilinçsizce veya isteyerek reddetmesi bizi duygusal olarak zayıflatır ve reddedilmenin yarası, yetişkin olduğunuzda da devam eder. Duyguları anlamak oldukça önemlidir, bu yüzden duygunun kökenleri üzerine düşünmek bize iyileşme yolculuğunda yardımcı olur.

Kitap önerisi 📚
👉 “Kendiniz olmanızı engelleyen 5 yara” kitabının yazarı Lise Bourbeau bu durumu çok güzel açıklıyor. Ona göre mutluluğumuza erişmemizi engelleyen 5 yara: reddedilme, 
terk edilme, aşağılanma, ihanet ve adaletsizlik hissi.


📷@Pegasus Yayınları

İnsan kendini neden dışlanmış hisseder?

Özetle reddedilmenin acısı ile ilk önce çocuklukta tanışırız. Bir çocuğun bu travmadan yaralanabileceği bir çok senaryo olabilir. Örneğin :

  • İstenmeyen bir çocuk olmak, “kaza” ile dünyaya gelmek
  • Ebeveynlerden birinin ya da ikisinin de karşı cinsten bir bebek istediğini öğrenmek (örneğin bir kız çocuğunun ailesinin aslında erkek bebek istiyor olması)
  • Ebeveynlerden birinin, ihtiyaçlarımızdan birini reddetmiş veya o duruma karşı kayıtsız kalmış olması
  • Ebeveynlerin aşırı beklentileri
  • Ya da tüm bunların aksine ebeveynler tarafından fazla korunmak. Bu bize çok kırılgan olduğumuz ve tek başımıza hayatla baş edemeyeceğimiz mesajını verir. Bakınız: helikopter ebeveynlik
  • Okul yıllarında zorbalık görmek

Sosyal bir alışkanlık olarak: kaçış yöntemi

Tüm bu anlattığımız nedenlerden ötürü, dışlanmış hissediyorsanız, buna tepki olarak belirli davranışlar ve savunma mekanizması benimsemiş olabilirsiniz. En sık görülen davranışsal tepkiler kaçma yöntemi ile karakterize ediliyor. Örneğin;

  • Yalnız kalmak istemek
  • Kendini küçümsemek
  • Başkalarının karşısında silik hissetmek
  • Göz teması kuramamak
  • Düşündüğünü söyleme cesareti bulamama
  • Az konuşmak, yorumlardan kaçınmak
  • Anlaşılmama korkusu
  • Sürekli başkalarını memnun etmek için uğraşmak
  • Bizi korkutan bir durumda hemen konuyu değiştirmek
  • Gerçeklikten kopmak
  • Belirli durumları ve konuşmaları takıntı haline getirmek
  • Mükemmeliyetçi olmak
  • Değerli hissetmemek
  • Sosyal etkinliklerden (doğum günleri, partiler, aile yemekleri vb.) kaçınmak
  • Hemcins ebeveynle çatışma halinde olmak
  • Beklentilerle hayatın kendisi arasında sürekli uçurum olması

Bu nedenler arasında üstesinden gelinmesi en zor olan şey, yaşadıklarımız ile beklentilerimiz arasındaki uçurumdur. Gerçekten de, bir reddedilme acısı, bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışlarımızı ve onlarla bütünleşmemizi engelleyebilir. Dışlanma duygusu da işte tam olarak böyle oluşmaya başlar, yalnızlık hissimizi asla dolduramayız ve başkalarıyla gerçek bir bağ kuramayız.

🔗Travmatik bağ kurduğunuzu işaret eden 6 şey!

🔗Duygusal yorgunluk

🔗Duygusal zeka nedir? Neden önemlidir?

Bu olumsuz duyguları yönetmek için 4 adım! 

✔️ Reddedilme hissinin nereden geldiğini anlamaya çalış

✔️ Bastırılmış duyguları serbest bırak

✔️ Başkalarıyla iletişim kur

✔️ Onaylayıcı bakışlar olmadan da var olabil

👉 Tüm bunlar tek başına yapması zor şeylerdir ve bu nedenle bir profesyonelin yardımını almaktan çekinmemelisin. Sağlıklı bağ kurabilmek ve artık dışlanmış hissetmemek için önce geçmişteki yaralarınla yüzleşmelisin.

Yazar: içselleşmiş acı…

Reddedilmiş hissetmek ve uyum sağlayamama duygusu büyük bir acıya neden olur ve kendi içimize kapanmamıza, sürekli başkalarını memnun etmek için davranışlarımızı yönlendirmemize ve kişisel yolculuğumuza odaklanamamıza yol açabilir. Bu nedenle bu reddedilme hissinin nedenlerini belirlemek ve bir psikolog eşliğinde konu üzerinde çalışmak önemlidir. Siz de eğer bu sorunu yaşıyorsanız bir uzman yardımı ile, bu rahatsızlığın nedenlerini belirleyecek ve ilerlemenin yollarını bulacaksınız. Bana güvenin!

Ücretsiz psikolojik destek almanın yolları

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Gözde , Wengood yazarı

🍂Modern zamanlarda bir adet romantik.

En yeni makaleler

“Neden çekingenim?” Utangaçlık nasıl yenilir? (6 madde)

Kişilik özellikleri utangaç olan insanlar sosyal ortamlarda kendilerini ifade ederken olduklarını ortaya koymaktan çekinebilirler. Utangaç kişilerden sık sık duyacağınız şikayetlerden biri sosyal beceri eksikliği olacaktır. Topluluk içinde konuşma ya da yeni insanlarla tanışma fikri utangaç insanlar için kaygı ve korku sebebi. Kırmızı bir surat, titrek bir ses, gülerken kendini saklayan bir çift el... Günlük hayat böyle akıp gidiyor ve sen ardından bakıyorsan bu makale tam sana göre! Konfor alanından çıkmamak ve bir köşede gizli kalmak seni bir yere götürmeyecek ve güzel günleri ya da ilginç insanları özlemeye devam edeceksin. Yavaş yavaş ama emin adımlarla utangaçlığı yenmek mümkün. Kendini olduğun gibi kabul ederek şartları değiştirmenin zamanı geldi! 💪

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest