Neden dostum yok?

Günlerimi tek bir kelime bile etmeden kendi köşemde yalnız geçiriyor değilim, bir şeyler içmek için dışarı çıkmak istersem arayabileceğim iki veya üç kişi var tabii ama dedikleri gibi "ikinci aile" diyebileceğim bir arkadaşım yok. Benim tercihim miydi bu? Ya da İnsanları mı kaçırıyorum? Belki de hayat büyüdüğümüzde bizi belirli insanlardan uzak kılıyor, hepimizi bir yerlere savuruyor. Hiç dostum yok, bu ciddi bir problem mi?

Özet:


Artık yetişkinim ve hiç dostum yok, bu bir sorun mu?

Bu durumu nasıl karşılamalı, nasıl ele almalı? Bir kaç başlık altında beraber bakalım. 

Zamanla, arkadaşların yerini başka şeyler aldı

Okul bahçesinde iki adımda bir arkadaş edinirdik. Kısa bir tanışma yeterliydi, arkadaşlıkların kanka olması için. Meşhur “ömür boyu arkadaş olacağız” sözünü yıllıklarımıza yazdık. Ortaokulda tanışıp, beraber aynı sıralarda liseye geçtik.

Lise sıralarının ardından şimdi belki hepsinin ismini sayamayacağımız 150 öğrenci ile 30 saatlik ortak derslerle üniversite geldi. Büyüdükçe de aramızda bir rekabet gelişti, egolar devreye girdi, çok iyi tanımadıklarımıza bir mesafe koyar olduk veya uzun zamandır tanışmak istediklerimize açılmakta zorluk çekip belirli bir güvensizlikler geliştirdik. Yakın bağlar kurmak yaşla beraber zorlaşır!

Bugün bir yetişkinim ve hiç dostum yok, kız kardeşim diye çağırabileceğim bir dostum yok. Kafelerde, restoranlarda, kurslarda, seminerlerde veya iş yerinde tanıştığım birçok arkadaşım var aslında ama yine de yoklar işte. Yalnız geçirdiğim bir cumartesi gecesi bile yok fakat dostum yok gibi hissediyorum.

Hata nerede? Veya bu yalnızca bir seçim miydi?

Karakterimiz sevimli değilse arkadaşsız kalabiliriz. Her zaman şikayet etmek, başkalarını yargılamak, ayrıntılara fazla takılmak ve fazla kapalı fikirli olmak herhangi bir diyaloğu imkansız kılar. İyi haber şu ki bu durum üzerine çalışabilirsiniz.

Bir başka ihtimal de çok yakın dostlarının olmaması bir tercih olabilir, belki de tam bir yalnızlık insanıyım ve kendimi fazlaca seviyorum. Bekarlığı tercih eden insanlar gibi kendi yöntemlerim ve zevklerim ile hayatı yaşamayı seviyorum ve kimseye ihtiyacım yok. Alışveriş mi? bunu yalnız ve kendi hızımda yapmayı tercih ederim. Sinemaya gitmek veya bir restoranda bir yemek yemek mi? Biri bana eşlik etmeden bunları hepsini yapabilirim ve keyfim gayet de yerindedir.

Bu iki ihtimalden herhangi birinden farklı bir durumunuz var ise, o zaman belki de başkalarına ulaşmakta güçlük çekiyor olabilirsiniz, üstesinden gelmek için utangaçlık ya da öz saygı için çalışabilirsiniz, bu kavramlar üzerine çalışmak için çeşitli okumalar ve hatta terapiler mevcut.


Gerçek bir dost ile iyi bir arkadaş arasındaki gerçek fark, aranızdaki güvendir.


Büyümek kendi ayakları üzerinde durmaktır...

Kendinizi böyle suçlamamalısınız... Artık yetişkin olduğumuza göre, başkalarından uzaklaşmanın sorun olmadığını söyleyebiliriz. Hepimiz zamanla bir yerlere savruluyoruz. Herkesin kendi hayatı, günlük bir rutini,  mesleği ve sorumlulukları var!

Mutluluğun sırrı kendinize güvenmek ve arzularınızı takip etmektir. Yaşamak istediğiniz o X şehri ile üniversiteden arkadaşınızın yaşadığı şehir arasında bir seçim yaptığınızda hayalinizin peşinden gidip X şehrine taşındığınızda aslında en mantıklı kararı veriyorsunuz. İşim, evim, yerim, yurdum ve alışkanlıklarımı kendine göre seçmek, hayal kırıklıklarını önlemenin en iyi yolu.

Eşiniz olur sizi tanıdık çevresine entegre edebilir veya yakın aileniz sayesinde yalnız kalmayabilirsiniz. Ama bir doğru var ki "ikinci derece" çevremiz değişebiliyor. Zamanla, kiminle konuşacağımızı, kiminle dertleşebileceğimizi veya bir şeyler içmek için takıldığımız insanları tanıyor olacağız.

Psikolog tavsiyesi: "Gerçekten sadece iki yakın arkadaşınız vardır"

Bu günlerde, giderek daha fazla insan, sosyal medya bağlantılarının dışında "gerçek" arkadaşları olmadığını kabul ediyor. "Sahte bağların" birikmesi, daha yakın arkadaşlıkların zararına olacaktır. 

Psikoloji alanında doktor olan Will Reader, "arkadaşlıklar sanal dünyanın dışında doğduğunda, bu durum ilişkileri sürdürmeye yardımcı oluyor, ancak gerçek bağlar nadir ve değerlidir." diye vurguluyor. Bu nedenle başkalarına doğru bir adım atmanın ve basit ve samimi ilişkilere geri dönmenin önemini hep beraber hatırlamakta fayda var.


Her iki durumda da kendinizi suçlamayın çünkü çoğu yetişkinin ortalama yalnızca iki yakın arkadaşı oluyor. Hayat karşılaşmalardan oluşur, şimdiki andan, yolunuzun kesistiği insanlarla keyif almaya bakın, kendinize kalmak zorunda kalırlarsa kalacaklarını hatırlatmalısınız.

Bazı ilişkiler vardır, yapayalnız kalmak bu ilişkileri sürdürmekten daha iyidir.

Kaynak

Sağlığa bir adım

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Y Kuşağı, nedir? Y kuşağı “çalışan” özellikleri nelerdir?

31 yaşındayım, 90'ların başında doğdum, dolayısıyla Y kuşağının bir parçasıyım. Mesle...

Hemen oku

Yalnızlık neden olumlu olmasın? Kendinle kalmanın iyi yanları!

Bazıları ondan veba gibi kaçınıyor ama ben yalnızlığımı seviyorum. Ayrıca, yanılıyors...

Hemen oku

“Kendini boşlukta hissetmek”, bu his ne zaman geçecek?

Yaşama sevincini kaybetmek, artık hiçbir şey istememek, bu boşluk hissi ile alakalıdı...

Hemen oku

Yalnızlık ve boşluk hissi: nasıl başa çıkmalı?

Birbirimizi görmeden, farketmeden yan yana yaşayıp gidiyoruz. İlişkide veya sosyal ha...

Hemen oku

Uzaktan çalışma ve verimlilik: 7 altın kural

"Evden çalışma" da çalışmak anlamına gelir... Bütün zorluk burada yatmaktadır. Evin i...

Hemen oku

Beden olumlama hareketi: vücudumu olduğu gibi kabul ediyorum

Portakal kabuğu görünümünde bir cildim, selülitlerim, katlanan bir göbeğim hatta çatl...

Hemen oku

Durduk yere ağlamak: Sebepsizce ağlama isteği neden olur?

Sebep yokken, durduk yere ağlamak ruh haline bağlı olarak zaman zaman deneyimlenebili...

Hemen oku

Enneagram kişilik testi: kendini tanıma egzersizi

Daha mutlu ve huzurlu hissetmenin ilk şartı insanın kendisini tanıması ve kendi kişil...

Hemen oku

Psikolojik travma ve duygusal tepkiler: etkileri ve iyileşme

Sanırım hepimiz hayatımızın bir noktasında az çok travmatik olaylar yaşamışızdır. Ben...

Hemen oku

Neden seni tercih etmeliler? Mülakatta nasıl cevap vermelisin?

"Neden seni tercih etmeliyiz?" sorusunu mülakatlarda duyduğumda genelde donakalıyorum...

Hemen oku

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!