Pasif agresifleri tanıma kılavuzu

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

İnsanlar saldırgan, sarkastik ve hatta manipülatif olabilirler. Genel olarak, bu tip özellikler çok çabuk fark edilir, fakat pasif-agresifler öyle değildir. Onlar gölgelerde hareket ederler, ancak aynı şekilde toksiklerdir. Pasif-agresifleri tanımak için 10 ipucu!

Özet

Ofiste, sosyal çevrenizde ve hatta kendi çatınızın altında, kaçınılmaz olarak bu tür insanlarla karşılaşıyorsunuzdur. İşte karşınızda; pasif-agresif kişilik bozukluğu. Stratejisi? Karşındakini sınırlara kadar zorlar, ancak müthiş bir incelikle. Tekniği? Deyim yerindeyse menteşeleriniz ile oynamak, yanıltıcı söylemler, alay veya kışkırtıcı bakışlar.

Korku, endişe, provokasyon ve direnişin bir karışımı olan pasif-agresif kişilik bozukluğu sağlıklı ilişkiler açısından sizi zorlarOnları etrafta görmek alışılmadık bir şey değil, ancak karanlıkta hareket etmeyi tercih ettikleri için tespit edilmeleri her zaman kolay olmuyor. Tanıdıklarınızı ve davranışlarını ayırt edebilmek ve daha sağlıklı bir çevreye sahip olmanıza yardımcı olmak için, pasif-agresif bir kişiyi tespit edebilmeniz için 10 ipucu sıraladık.


Hatırlatma:

Pasif-agresif, tam olarak özümseyemediği veya analiz edemediği bir öfkeyi veya nefreti pasif fakat saldırgan tutum ile dolaylı olarak ifade eden kişidir.

Kin, çocukluk çağı travması, hayal kırıklığı veya sosyal fobi... Bu bireylerin hem saldırgan hem de kurnazca davranmasının pek çok nedeni olabilir. Artık ne aradığımızı bildiğinize göre, gözlerimizi açık tutalım!


Pasif-agresifleri tanımak için 10 ipucu

1. Yarı yolda kalmış işlerin şampiyonu

Onunla işler yapılır, ancak yarı yolda kalır. Kahve sıcaktır ama servis edilmez. Çamaşırlar yıkanmıştır ancak katlanmamıştır. Bu onun inceliklerinden biri. Pasif-agresif bir görevi bitirmeden bırakarak sizi onu devralmaya zorlar. Eğer formunda ise, sizin işi yapma şeklinizi eleştirebilir ve sizi suçlu hissettirebilir... Ve zaten bir miktar çalışmış olduğu için kimse onu suçlayamaz. Tuhaf fakat çok zekice!

2. Sonsuz bir tatminsizlik abidesi

Ağzınızla kuş tutmanıza gerek yok, asla yeterince iyi bulmayacaktır. Üstelik kendi arzularını belirleyemediği için hiçbir şey ona yeterli ve uygun olmayacaktır. Dinleri sitem, ibadetleri ise herhangi bir yapıcı yaklaşımı sistematik olarak çürütmektir, çünkü ne istediğini bilmemek onun asıl problemidir. Pasif-agresif kişiler yeterince olgunlaşamamıştır ve kendilerini mutlu edebilmek için ne yapacaklarını tam olarak belirlemekte zorluk çekerler bu da onların tatmin olmalarını imkansız hale getirir.

3. Övgüleri de onlar kadar tuhaf ve yanlıştır

Normalde bir iltifat almak hepimizi mutlu eder ve egomuzu okşar. Ama “Yeni gözlüğün ne güzel!”  ile “Yeni gözlüğün muhteşem görünüyor, aynı benimkiler gibi” arasında bir fark vardır. Pasif agresif insanlar için samimi ve özverili bir iltifatta bulunmak, dil sürçmesi riskini almaktır. Rekabetçi ruhları, kendilerini öne çıkarmak için başkalarını aşağı itmeye zorlar, ancak kesinlikle gizli bir şekilde.

4. Hakaretleri, kesinlikle doğruluk içerir fakat kılık değiştirmiştir

Eğer patavatsız insanlara aşırı dürüst denebilirse, pasif-agresifler bunların en kötü örneği olacaktır. Onlar yapıcı eleştiriden bihaberdirler. Zehirlerini patavatsızca saçmaya çalışırlar. Fikrini ifade ederken cümleleri hep "Kabalaşmak istemem ama..." veya "Duyarsız görünmek istemem ama..." gibi hedef şaşırtan amalar ile başlayacaktır, devamında ise kritize eden veya aşağılayıcı söylemlerle sona erecektir.

5. Sessizlik en sevdikleri stratejileridir

Mükemmel hassas kulaklara sahip biri bile sinirlendiğinde pasif agresifi duyamaz. Çünkü sorduğunuzda tek alacağınız cevap “Yok bir şey.” olacaktır. Sessizliklerini tercüme edecek olsaydık herhalde karşılığı tam olarak şu olacaktır: "Açıkça çatışmadan kaçınmaya çalışıyorum, ama seni kışkırtıp ilk önce senin patlamanı bekliyorum. "

6. “İstiyor musun, istemiyor musun?”

"Ah, keşke kendini daha açıkça ifade ediyor olabilseydin... ama maalesef bu senden istemek için fazla olurdu...". Birisi size bu türden bir suçlama ile geliyorsa, hiç şüpheniz olmasın, bir pasif-agresif ile karşı karşıyasınız demektir. Tabii ki amaç, yine düşüncesini üstü kapalı ifade etmek ve hemen sonrasında bunu reddetmek, dolayısıyla sorumluluğu size atmaktır.

7. İntikam, soğuk olarak yenen bir yemektir

Bizim için pek hayırlı olmamakla beraber pasif-agresif kişilerin mükemmel bir hafızası vardır ve de oldukça geniş bir hayal gücü. Filmlerdeki kötü adamların ana ilham kaynağı olduğuna inanan bir pasif-agresif, hiçbir şeyi irdelemeden bırakmaz. Onu üzerseniz arabanızın frenlerini kurcalayacak kadar ileri gitmeyecektir, fakat intikam alacağından eminiz, bu yüzden bizi izlemeye devam edin ve sinirlerinize hakim olun!

8. Size söz mü verdi? Tutmayacak!

Beklenmedik tolere edilebilir, fakat sık sık olduğunda durum farklılaşmalıdır. Pasif agresif bir kişi size yardım etmeyi teklif ederse dikkatli olun. Bu bir arkadaşınızdan alacağınız bir yardıma işaret etmez aksine, orada olmayacağını söyleyen bir mesaja delaletdir. Muhtemelen randevudan beş veya on dakika önce bekleyin, intikamın tadı daha da güzel olsun diye son dakikayı bekleyecektir! Daha önce size kurulduğu bir olayın intikamını alıyordur.


Biliyor muydunuz?

"Pasif-agresif" terimi ilk kez 2. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkmıştır. Amerikalı psikiyatristler, askerler hakkında, üstlerinin otoritesine "pasif olarak direnç" gösterdiklerini söylemek için bu terimi kullanmışlardır.


9. En iyi kurban rolüyle Oscar'a layık görülebilir

Pasif agresif olmanın en güzel yanı, her zaman haklı olmanız ve kendinizi sorgulayacak zamanınızın olmamasıdır. Sonuç olarak, hoş olmayan bir şey olduğunda, pasif agresif birey durumu tersine çevirip sizi suçlamayı başarır, hatta biraz gözyaşı bile dökebilir!

10. “Hayır” yoksunu bir kelime dağarcığı

Bu kelimenin telaffuzu oldukça kolay olmasına rağmen, bu sözde kurbanın ağzından asla “hayır” çıkmaz. Halbuki hayır diyebilmek sağlıklı iletişim kurabilmenin ilk adımıdır! Ona sunduğunuz şeyden hiç hoşlanmasa bile, kabul edecektir... görünüşte tabii. Arkanı döndüğünde, hayal gücünü ikiye katlayacak ve senden kaçmak için bir oyun icat edecektir! İş yerinde veya özel hayatında bu davranış tipik olarak pasif-agresifliğe işaret eder.

Psikologlar ne diyor? Üçgenleme tuzağına düşmeyin

Psikiyatrist ve psikoterapist Stéphanie Hahusseau'ya göre, bir pasif-agresif karşısında kendini suçlu hissetmemeli ve hepsinden önemlisi, kurduğu üçgenleme tuzağına asla düşmemelisiniz: kurban-cellat-kurtarıcı. Psikolog Stephen Karpman tarafından ortaya çıkarılan bu üçgen kuralı, eğer bir kişi bu 3 rolden birini oynarsa, karşı tarafın kalan 2 rolden birini üstleneceğini varsayar.

Özellikle iş yerinde bir pasif-agresif ile karşı karşıyaysanız, Stéphanie Hahusseau’nun size tavsiyeleri olacak.

Üçgene kapılmayın. Onu kurtarmaya çalışmayın, homurdanınca ona saldırmayın, asla mutlu olmadığı için ona asla mağdur gibi davranmayın ya da asla olumlu bir değerlendirme yapmayın. Bunun bir faydası olmayacağı gibi cehennem gibi bir üçgene girme riskini alırsınız. "

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Artık çevrenizde saklanan pasif agresif insanları nasıl tespit edeceğinizi biliyorsunuz. Ancak bunlar, dikkat etmeniz gereken sosyal bozukluklar maalesef yalnızca bununla bitmiyor... 

🔗Toksik ilişkilerden kurtulun! 

🔗Narsist sapkınları tanıma kılavuzu

Kaynak

Davranış bilimleri enstitüsü, Özge Berçin Keleş, Profesyonel Koç, Eğitmen ve Danışman

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!