İş hayatında dinleme becerileri: aktif dinleme nedir?

İş hayatı bir sürü insanla etkileşimde olduğumuz bir alan: iş arkadaşları, yöneticiler, müdürler, hatta müşteriler. İş yerinde tüm paydaşlarla sağlıklı ilişkiler kurup kariyerinizde başarılı olmak etkili iletişim becerileri sayesinde mümkün. Etkili iletişim için ise kendini iyi şekilde ifade etme yetmez aynı zamanda iyi bir dinleyici olmak ve sözel olmayan iletişim araçlarını da deşifre edebilmek veya kullanabilmek gerekir. Aktif dinleme, barışçıl ve sağlıklı profesyonel ilişkilerin ve daha verimli işleyişin anahtarıdır. Peki iş yerinde aktif dinleme neden önemli? Konuşan kişinin ihtiyaçlarını iyi anlamak ve iyi bir dinleyici olmanın yolları neler?

Araştırmaya göre, insan günlük yaşamında %9 yazma, %16 okuma, % 30 konuşma ve %45 dinleme becerilerini kullanıyor. Bu da demek oluyor ki, günümüzün yarısını birilerini dinleyerek geçiriyoruz. İnsanları yönetmek, ikna etmek ya da onları motive etmek istiyorsanız, kısaca muhattabınızı etkilemek istiyorsanız, önce iyi bir dinleyici olmalısınız ki size kendilerini en iyi şekilde ifade edebilsinler.

İş yaşamı her şeyin hızlı ve büyük bir ağ içerisinde yürüdüğü bir alan. İletişim kurduğunuz karşı taraf, başka yerde, başka koşullarda, başka ihtiyaçlarla size bir şeyler aktarıyorken bakış açısının sizden farklı olması oldukça olağan. Bu noktada etkili iletişimin iki anahtarı “dinleme” ve “anlatma” becerileri size yardımcı olur. Etkili dinleme türlerinden aktif dinleme size iyi bir dinleyici olabilme imkanı sunar.

Aktif dinleme nedir?

Dinliyormuş gibi yaparak dinlemek

Etkli iletişimde her iki taraf, karşısında iyi bir dinleyici ve samimi ilgi ile motive olarak  kendisini tamamen ve özgürce ifade edebilmeli. Bu zaten sohbetin temeli. E haliyle, duymak ve dinlemek iki farklı kavram.

Aktif dinleme veya etkin dinleme, psikoterapist Carl Rogers ve çalışmalarıyla anılan bir kavram. Aktif dinleme denince tam bir tanım yapmak mümkün değil çünkü bu iki kişi arasındaki diyaloğun sözel ve sözel olmayan dinamiklerini anlamak ile ilgili.

Yani sözel becerilerin yanı sıra beden dili gibi sözel olmayan becerileri (örneğin göz teması kurmak, vücut hareketleri, mesafe gibi) ve empatiyi kapsayacak şekilde olan dinleme sürecidir.

👂Aktif dinleme, başkalarına onları anlamak istediğinizi ve dikkatinizi onlara verdiğinizi gösterebildiğiniz zaman mümkündür. “Aktif” olmasının nedeni bu. Yani sadece dinlemiyor, anlatıcıyı sözel olmayan iletişim yoluyla destekliyorsunuz.

aktif dinleme; kulak, göz, zihin ve kalbin aynı hizaya gelmesi ile gerçekleşen karmaşık bir iş.

Empati, koşulsuz olumlu saygı ve içtenlik

İşyerinde aktif dinleme, iyi bir takım elemanı olmanın anahtarı. Karşı tarafa gerçekten kendini vererek dinlediğinizde onun yerinde kendinizi görme imkanı bulursunuz!

Bu nedenle ofiste konuşurken, iş arkadaşınızın veya yöneticinizin aklında ne olduğunu sorgulamalı ve bunu yeniden formüle etmelisiniz, böylece geri bildirim de alabilme imkanınız olur.

Farklı hiyerarşiler arasında gerçek bir iletişim olması için de bu anlamda aktif dinleme daha etkilidir. Yöneticiler aktif olarak dinlediklerini gösterdiğinde, çalışanlar kendilerini daha güvende hissederler. Bu nedenle, onları işte atılganlıklarını geliştirmeye itiyor!

💡 Aktif dinleme, pasif dinleme karşısında tam zıt anlamı taşıyor diyebiliriz. Pasif dinleme türü konuşmacının anlatımına tepki vermeden yalnızca dinleme ile ilgilidir. Yani iki yönlü iletişim kurulamaz.

Bu makaleyi okumaktan keyif aldıysanız, çalışan kadınlar için yayınladığımız diğer makalelere de göz atmak ister misiniz? 

➡️İş yerinde motivasyon artırmanın 3 yolu

➡️Uzaktan çalışma ve verimlilik

➡️Çalışan anne olmak

İş hayatında aktif dinleme becerisi nasıl geliştirilir?

Karşı tarafa onu aktif olarak dinlediğinizi nasıl gösterirsiniz? Dinlemeyi bilmek, iletilen mesajın tüm nüanslarını kavramak için konsantre olmak nasıl mümkün? İşte aktif dinlemeyi geliştirmenin bazı püf noktaları:

1. Güvenli bir ortam inşa etmek

Muhatapınızı güvende hissettirmek için aynı iletişim modunu benimsemeniz gerekir. Bu, aynı tür kelimeleri, benzer bir duruşu vb. kullanmayı içerir. Bu nedenle, karşı karşıya olduğumuz kişiye tam olarak uyum sağlamak gereklidir. Sizden biri, sizi anlayan birine kendini anlatmak her zaman daha keyiflidir.

➜ Örneğin, bazı insanlar bir konuda sohbet etmek için sıkı yapılandırılmış toplantılar ayarlaması gerektiğini düşünürken,  bazıları kahve makinesi önünde resmi olmayan bir alışverişte kendini daha rahat edebilir.

2. İlgi ile dinlemek ve nötr olmak

Ön yargılar veya beklentiler olmadan konuşmaya başlamalısınız. Başkalarını dinlemeye tam olarak hazır olmanın tek yolu budur. Çıkarımlarda bulunma eğiliminde olmak, dinlemeyi bozacak bilişsel ön yargılar yaratır.

Bu yüzden yöneticimizin geçen hafta bize yaptığı açıklamayı veya meslektaşımızın bize söylediği kötü şakayı şimdi unutuyoruz. Aksi takdirde, duyguların yönetimi kontrol edilemez hale gelir ve öfke patlamaları, ağlama krizleri, hayal kırıklığı ve yorgunluğa yol açar.

3. Empati yapmak

Empati yapmak, aktif dinlemenin temel unsuru olarak kabul edilir. Karşınızdaki kişiyle empati kurduğunuzda kendinizi onun yerine koyarsınız. Hepimiz eğitimimize, deneyimlerimize, değerlerimize vb. bağlı olarak aynı durumlara farklı tepkiler veririz. Bu nedenle, gerçekten empatik olmak için olaylara bakış açımızdan biraz ayrılmak önemlidir.

4. Satır aralarındakileri anlayabilmek

Sözsüz iletişim esastır çünkü birçok kelimenin iletemeyeceği şeyleri sözel olmayan iletişim unsurları ifade eder. Paylaşım yaptığımız kişinin hangi duygusal durumda olduğunu görmemizi sözsüz iletişim sağlar

Kolları kavuşturmuş, ürkek bakışlar, sessizlik, hızlı konuşma vb. bize çok şey anlatabilir. Örneğin bir stres durumunu gösterebilecek çok sayıda küçük sinyal mevcuttur, tırnaklarla oynama, dizini titretme vb. 

⚠️Duygusal boyut asla ihmal edilmemelidir!

5. Duyduğunu tekrar etmek

Unutma ki anlamadığın halde anlıyormuş gibi yapmaktan daha komik bir şey olamaz. Anlamadığın yerler olduysa mutlaka kendin tekrar edip en azından anladığın kadarının doğru olup olmadığını kontrol et. “Yani diyorsun ki …”, “… derken seni doğru mu anladım?” gibi kalıplarla duyduklarını tekrar edebilirsin.

Burada söz konusu olan şey papağan gibi aptalca tekrarlanan cümleler değil. Ne dinlediğinizi anladığınızdan emin olmak için kendi kelimelerinizle yeniden ifade etmeniz gerek. Bu yeniden ifade etme işi, aynı zamanda, duyduklarımızı ve bize ilettikleri mesajı bütünleştirdiğimizi başkalarına göstermek için de yararlı!

İş hayatında aktif dinleme neden önemlidir?

Aktif dinleme, farklı aktörler arasındaki iletişimi kolaylaştırdığı için iş hayatında çok önemlidir. Nasıl dinleneceğini bilmek ve çalışanlar ve üstler arasında aktif dinlemeyi teşvik etmek, çatışmalardan, yanlış anlaşılmalardan veya konuşulmayıp üstü örtülmek istenenlerden kaçınmayı mümkün kılar.

Diyaloğun her iki taraf için de önemli olduğunu göstermek, konuşmacıya değer katar. Bu nedenle anlaşmazlıkları veya güç mücadelelerini en aza indirir! Herkesin fikrini dikkate almak iyi bir genel görü sağlar.

Her şeyden önce, aktif dinleme, herkesin daha huzurlu hissetmesi için işyerinde olumlu bir atmosfer yaratır. Bu iş yerinde stresle savaşmak için iyi bir yoldur ve hatta gerçekten dinlendiklerini hisseden çalışanların performansını mutlaka artırır.

👍Aktif dinleme iyi niyetli yönetimin önemli bir bileşenidir.

Yazar ekibi: Alıştırma yapın!

Aktif dinleme, sağlıklı ilişkiler sürdürmek ve işinizde gelişmek için en pratik anahtarlardan biridir, ancak doğuştan gelmez ve biraz alıştırma gerektirir. Kendinizi daha az iyi hissettiğiniz, dikkatinizin dağıldığı, gerçekten tartışmak ya da diğerini dinlemek istemediğiniz günler vardır... bu normaldir, ancak çaba gösterin. İlişkilerinizin bir süre sonra değiştiğini göreceksiniz.

Kaynak

Cihangir Çankaya, Z. (2004) Kişilerarası İletişimde Dinleme Becerisi, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Y Kuşağı, nedir? Y kuşağı “çalışan” özellikleri nelerdir?

31 yaşındayım, 90'ların başında doğdum, dolayısıyla Y kuşağının bir parçasıyım. Mesle...

Hemen oku

Yalnızlık neden olumlu olmasın? Kendinle kalmanın iyi yanları!

Bazıları ondan veba gibi kaçınıyor ama ben yalnızlığımı seviyorum. Ayrıca, yanılıyors...

Hemen oku

“Kendini boşlukta hissetmek”, bu his ne zaman geçecek?

Yaşama sevincini kaybetmek, artık hiçbir şey istememek, bu boşluk hissi ile alakalıdı...

Hemen oku

Yalnızlık ve boşluk hissi: nasıl başa çıkmalı?

Birbirimizi görmeden, farketmeden yan yana yaşayıp gidiyoruz. İlişkide veya sosyal ha...

Hemen oku

Uzaktan çalışma ve verimlilik: 7 altın kural

"Evden çalışma" da çalışmak anlamına gelir... Bütün zorluk burada yatmaktadır. Evin i...

Hemen oku

Beden olumlama hareketi: vücudumu olduğu gibi kabul ediyorum

Portakal kabuğu görünümünde bir cildim, selülitlerim, katlanan bir göbeğim hatta çatl...

Hemen oku

Durduk yere ağlamak: Sebepsizce ağlama isteği neden olur?

Sebep yokken, durduk yere ağlamak ruh haline bağlı olarak zaman zaman deneyimlenebili...

Hemen oku

Enneagram kişilik testi: kendini tanıma egzersizi

Daha mutlu ve huzurlu hissetmenin ilk şartı insanın kendisini tanıması ve kendi kişil...

Hemen oku

Psikolojik travma ve duygusal tepkiler: etkileri ve iyileşme

Sanırım hepimiz hayatımızın bir noktasında az çok travmatik olaylar yaşamışızdır. Ben...

Hemen oku

Neden seni tercih etmeliler? Mülakatta nasıl cevap vermelisin?

"Neden seni tercih etmeliyiz?" sorusunu mülakatlarda duyduğumda genelde donakalıyorum...

Hemen oku

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!