Ne yapacağımı bilmiyorum

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Ergenliğim ile şuan olduğum kadına kadar geçen sürede bir takım değişimler ve dönüşümler deneyimledim elbet, ancak tüm o arayışlar, yaşanmışlıklar, çalışma hayatı derken hala geriye kalan şu soru: hayatımla ne yapacağımı bilmiyorum. Kendime bu soruyu sormak için biraz geç mi kaldım? Kuşkusuz, ne olursa olsun, bu hayatta ne yapacağını bilmek istemek için sorulan sorular yaşa bakılmaksızın pek çok insanın aklını karıştırıyor. Yani ümit edilen bu!

Ne yapacağımı bilmiyorum
Özet: 

Tutku nerede?

"Hayatımla ne yapacağımı bilmiyorum." Bu sorunun temelinde basit bir açıklama talebi var: tutku nereye gitti? Doğru, çalışıp kazanmalı, katkıda bulunmalı, bir iş güç sahibi olunmalı fikriyle yetiştirildik, ama peki ya kişisel tatminden ne haber? Tüm bunların anlamı ne, nerede? Kendi keyif aldığımız şeyleri yerine getirmenin mutluluğu, tatmini nerede? Standartları karşılayan bir yaşam arayışının ötesinde, derinlerde gizli isteklerimiz, arzularımız, değerlerimiz ve dolayısıyla bize ait bir refah anlayışı ile uyumlu faaliyetlerde bulunduğumuz, daha anlamlı bir hayat arayışında giderek daha fazla insanız. Bir hayattan diğerine geçmek söz konusu olmadığından elbette her yaşta kendimizi hayatımızda ne yapabileceğimizi merak ederken buluyoruz.

Aman dikkat, tutkunun yokluğu bir baskı unsuruna dönüşmesin. Herkesin tutkulu olması veya mutlaka bir hayalinin olması gerekmiyor. Yani hepimiz çocukluk hayalimizdeki meslekleri yapıyor olsaydık zaten komik olurdu. Tanımlayabildiğiniz bir tutku alanınız olmasa dahi, örneğin yaratıcı yönünüzü kullanabildiğiniz fakat sizinle uyumlu olmayan bir sektörde de faaliyet gösteriyor olabilirsiniz.

Hayatımla ne yapacağımı bilmemem normal mi?

Gayet tabii. Öyle ki, eğer bir şeylerin eksik olduğunu farkettiğinizde bunu sorguluyor iseniz bu konuyla ilgili harekete geçebileceğinizi de fark etmiş olursunuz. Daha iyisini ve daha iyisini yapmak için asla çok geç değil. Sorun şurada baş gösteriyor: “bundan sonra hayatımla ne yapacağımı bilmiyorum”, daha sonra "bir şey yapmalı, bir şeyleri değiştirmeli” ifadesine dönüşüyor ve ikincisine herkes her zaman hazır olmayabiliyor. Hayatını değiştirme arzusu oldukça yaygın ve normal, birçoğumuz bununla ilgili rüya görüyor, ancak çok azımız, bu çok zor olduğu için harekete geçiyor. Zor derken, gerçekten zor bir iş. Okul, ebeveynler ve toplum tarafından izlenen ve yönlendirildiğiniz yol dışında başka bir yaşam tarzının mümkün olduğunu düşünerek başlamalısınız. O zaman kendinize güvenmeniz, başkalarını dinlemeyi bırakmanız, bakışlara aldırmamanız, dikkat etmemeniz, benzersiz ve kişisel yaşam vizyonunuzu aramanız ve yaşamanız gerekir. Bu, uzun vadeli, açık fikirlilik ve düşünce modellerimizin yapısökümünü gerektiren bir iş. Deyim yerindeyse gerektiğinde yıkımı göze alıp yeniden doğuşa cesaret etme işi.

Kendi yolunu çizmek

1. Meraklı ol, farklı şeyler dene!

Konfor alanınızdan çıkmak, yeni yetenekler, yeni ilgi alanları keşfetmenin iyi bir yoludur. Bu yüzden fakrlı şeyleri denemekten çekinmeyin. Yeni bir deneyim kazanın, yeni şeyler öğrenin, yeni yerler keşfedin. Ve en önemlisi anda kalıp andan keyif almanıza engel olan kaygıları ortadan kaldırın! 

2. Çocukluk hayallerini büyüt!

Çocukluk hayallerini unutmayanlara bir baksanıza. Yaşam enerjilerinin ne kadar yüksek ve tutkulu insanlar olduğunu hemen farkedersiniz. Birçok yetişkinin yaptığı bir hata; bir prenses, rock yıldızı veya astronot olmak için çok geç olabilir tabii, ancak olduğunuz çocukla yeniden bağlantı kurarak, onun heyecanını tekrar hissedeceğiniz etkinliklere olan ilginizi pekala yeniden bulabilirsiniz. Yani, içinizdeki çocuğu beslemek onun hayalini kurduğu mesleği icra etmekten daha fazlası!

3. Değer ve önceliklerini belirle!

Yolunuzu bulmak için önemli bir adım. Değerleriniz artık yeni yaşamınızın temeli haline gelmeli, eylemlerinizin çerçevesi olmalıdır, çünkü değerlerine uygun bir yaşam sürmek daha iyi gelişmenizi sağlar. Önceliğiniz aile ise sizi evinizden uzaklaştıracak bir aktivite seçmeyin, tam tersine, istediğiniz şey keşfetmekse dünyanın öbür ucunda eğitim almak istiyorsanız vazgeçmeyin. Toksik ilişkilerden kurtulun ve toksik düşüncelerin size engel olmasına izin vermeyin! 

4. Motivasyonunu bul!

Sizi ne motive eder? Hayatınızı değiştirmek çok fazla motivasyon gerektirir, bu yüzden sizi neyin motive ettiğini bulmanız gerekiyor. Sabahları sizi heyecanla güne başlatan, kalbinizi koyduğunuz faaliyetlere ışık tutun. 

5. Biraz durmayı dene!

Kendinize hayatınızla ne yapacağınızı bilmediğinizi söylerseniz, bunun nedeni yaptığınız işin ve sürdürdüğünüz hayatın artık size uygun olmaması olabilir. Öyleyse bir adım geri atın, böylece sakin bir şekilde düşünebilirsiniz. Örneğin tatiller, profesyonel yaşamınızı değerlendirmek için en iyi zamandır. Yeni fırsatlar bulmak ve yeni ufuklar düşünmek için günlük hayatınızdan ve alışkanlıklarınızdan biraz uzaklaşın. Yeniden başlamak için neler gerekli biraz düşünmek için vakit harcayın! 

Doğru zaman, şimdi!

"Doğru zaman olup olmadığını bilmiyorum", "Hazır olup olmadığımdan emin değilim", "Yeterince nitelikli değilim". Artık gevezelik yok! Harekete geçmeye başlamak için en iyi zaman şimdi. Ne kadar uzun süre beklerseniz, soğuk suya dalmak o kadar zor olacaktır. Her şeyden önce, odaklanmak meselenin ta kendisi. Karar vermek! Bir yıl içinde hala aynı yaşama sahip olup olmamanız önemli değil, kafanızda ilerlemiş olacaksınız ve hayatınızla ne yapmak istediğiniz konusunda biraz daha kesin bir fikre sahip olacaksınız. Fikrin olgunlaşma dönemi dediğimiz bunun tam kendisidir! Ve bu hali hazırda bir kazanım değil de ne?!

Son olarak; aranan motivasyona ilham olabilecek bazı makaleler:

Yalnızlık ve boşluk hissi: nasıl başa çıkmalı?

Motivasyon artırmanın yolları

Özgüveninizi yeniden kazanın

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest