Risk almaktan korkma! Konfor alanından çıkmak için 5 adım!

tarihinde Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı tarafından güncellendi

Rutin ve günlük hayatın monoton işleyişi insanı bir süre sonra tatmin etmemeye başlıyor. Ne kadar şikayet etsek de aslında alıştığımız hayatı, alıştığımız şekilde yaşamak bize daha kolay gelir. Yeni bir şeyler denemek, kurulu düzeni bozmak ve belirsizliğe veya bilinmeyene adım atmak cesaret gerektirir. Konfor alanını terk etmek bu yüzden çaba gerektiren bir şeydir. Ne var ki, konfor alanının dışına çıkmak: öğrenme alanına geçiş yapmaktır. “Artık yeni şeyler denemekten korkmak istemiyorum.” diyorsan, konfor alanından çıkmak için bu 5 adımı atmaya başla!

Risk almaktan korkma! Konfor alanından çıkmak için 5 adım!
Özet

Konfor alanı nedir?

Konfor alanı, kendinizi rahat hissettiğiniz bir dizi alışkanlık ve tutumların toplamıdır. 

Konfor alanı aynı zamanda kendini güvende hissettiğin alanı işaret eder. Konfor alanlarımızdan güvenli alan diye bahsetmemizin başlıca nedeni hakimiyet duygusudur. Umulmadık şeylerin bizi bulmadığı, panik alanından uzak, içerisinde belirsizlik veya süprizler barındırmayan, her şeyi kontrol edebildiğimiz bir alan.

🌈Konfor alanımızın dışında ise yeniliklere ve fırsatlara gebe, kendimizi geliştirmek için çeşitli adımlar atabileceğimiz bir dünya bulunur.

Konfor alanı; herkese özgü yapısı ve her insanın kendini rahat hissettiği bir alan olduğu için, öğrenmenin, başka fikirlerle karşılaşmanın, merakın, keşfetmenin ve kişisel gelişimin önünde bir bariyer niteliği de taşır. Tam da bu yüzden, kişisel gelişim çalışmaları, “konfor alanının dışı, öğrenme alanıdır” der.

👉Bazı insanlar kendi kendine oluşturduğu bu konfor alanını terk etme korkusu ile boğuşuyor olabilir. Risk almaktan hoşlanmazlar ve panik alanından uzak durmak isterler. Bu insanlar için konfor alanının dışına çıkmak; stres ve anksiyete bozukluğu gibi huzur bozan rahatsızlıklara sebep olur 😨.

Aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemek, aptallıktır. Albert Einstein

Konfor alanından çıkmak bize ne kazandırır?

Kaybedilen zamanın telafisini olmaz. İnsanın kendini rahat hissettiği rutin, bir süre sonra monotonluk olarak algılanabileceğinden, bunaltıcı hale gelebilir ve ruh sağlığını tehdit eder.

Konfor alanınızdan çıkmak, aynı zamanda kendinizi günlük hayatın yaşamlarımız üzerindeki etkisinden kurtarmak anlamına gelir. Rutinin dışına çıkılması özgürlük hissi ve macera duygusu ve merak ile eş anlama gelebilir.

Aynı şekilde; konfor alanını terk etmek, kendimizi geliştirmek, kişisel başarı ve açık fikirli bir tutum sahibi olmak için bize zemin hazırlar. İş hayatınızda, konfor alanınızın dışına çıkmanızı tavsiye etmelerinin nedeni budur. Eminim, çok fazla insandan sürekli şikayet ettiği halde yalnızca rahat ve garanti olduğu için yıllarca çıkmadığı bir işi olduğunu duymuşsunuzdur. Bunun tek sebebi, konfor alanından çıkmak istememek.

💃Alışkanlıklarımızı bırakarak yeni deneyimler, fırsatlar, yaratıcılık ve üretkenlik geliştirebiliriz.

5 adımda konfor alanı dışına çıkmak

Belirsizlik ve beklenmedik gelişmeler veya bilinmeyenden, denenmemişten korkmak, kendimizi iyi ve güvende hissettiğimiz yerde bizi hapsedebilir. Ancak, konfor alanımızdan çıkmak istiyorsak, bu bilindik şeylerle dolu rutin, kendini gerçekleştirme yolunda en büyük düşman olabilir.

🙌 Değişime direnmemeli ve bu yeni fırsatları ve yeni deneyimleri kabul etmeli, kucaklamalıyız.

Aşağıdaki 5 adımı uygulamaya başlamadan önce, rahatlık ve mutluluk kelimelerinin eş anlamlı olmadığını kendinize hatırlatmanız önemli.

1. Önce, konfor alanını tanımla, tespit et.

Kendini sorgulamak, hoşlanmadığımız ve istemediğimiz şeylerin farkına varmamızı sağlar. Bu gayet olağandır ve otomatik olarak yapılır.

Felsefe alanının en temel sorularından biri olan “Ben kimim ve varoluş amacım nedir?” sorusunun yanıtını her bir birey arar. Hayatımızı oluşturan unsurları sorgulamak da bunun bir parçasıdır.

Örneğin; benim için  oturduğum semt sürekli sorguladığım bir unsur. Dairemi 1 yıldır taşımayı düşünüyorum ama alışkanlıklarımdan dolayı, bir adım atmaya cesaret edemiyorum. Tekrar komşu edinebilecek miyim? Yeni bir yere taşındım diyelim, ya mutsuz olursam?

🏃‍♀️Konfor alanımı oluşturan unsurların ne olduğunu tespit edebilirsem artık buna göre harekete geçme zamanı.

2. Sonra, çıkmaya cesaret edebileceğin alanları belirle, risk al!

Konfor alanını değil de yeni öğrenme süreçlerini tercih ettiysem, ilk yapmam gereken; kolayca ulaşılabilir hedefler belirleyerek başlamak. Ardından hedeflerimi kademeli olarak artırmalıyım. Dikkatli olmam gereken şey ise kendime özgü ritime saygı duymak ve risk alırken doğru dozajı bulmak

🌈Neden yapmak istediğimizi değil de yapmaya çekindiğimiz şeyleri yapmayı denemekle başlamıyoruz?

😲 Örneğin, topluluk önünde konuşmak veya yalnız seyahat etmek gibi kendimize daha önce tercih etmediğimiz şeyleri hedef olarak koyabiliriz.

Böylece korkularımız ve sınırlarımız üzerinde çalışabiliriz! Bu tutum, zorlukların her zaman düşündüğümüz yerde olmadığını anlamamızı sağlar. İnsan bahaneler bulmaya çok hazırdır, bunun temel nedeni korkmaktan korkmaktır. Bunu aşabilmek için ise risk almak ve böylece kendi sınırlarınızı keşfetmek zorundasınız.

Kendinize koyduğunuz sınırlar: sınırlayıcı düşünceler!

3. Başaramamaktan korkma!

Hata yapmak ve yanlış kararlar vermek yeni şeyler öğrenmemizi sağlar. Başarısız olduğumuzda, neden başarılı olmadığımızı anlamak önemlidir. Gerisi boş!

Bunu yapmak için, aynı hataları tekrarlamamak adına ipuçları bulmak ve sevimsiz deneyimlerden elde ettiğimiz dersleri cebimize koyup yola devam etmeliyiz. Sonuç ? Bir dahaki sefere, başarı şansımız çok daha güçlü olacak! İnsan hata yaparak öğrenir, büyür ve gelişir.

4. Olumlu düşün, bardağın dolu tarafına odaklan.

Toksik pozitiflik tuzağına düşmeden, attığın adımlarda ve gerçekleştirdiğin seçimlerde kendine güvenmek hayati önem taşır. Kendinden şüphe etme eğilimi, kendi kendini baltalamana neden olur.

İnsanların senin hakkında düşüneceklerinden korkmamak için öz-farkındalık gerekir. Alışılmadık şeyler insanlar tarafından ilk önce hep olumsuz anlamda eleştirilebilir. Örneğin; “Bu işten çıkma, yoksa parasız kalırsın.”, “Yurtdışına çıkma, gidenler çok zorlanıyor.”,  “Boşanma, çoluk çocukla çok zorlanırsın.”

Ne değişim istemek ne de değişmek olumsuz bir şey değildir. Projelerimiz hakkında en ufak bir sözü olan insanlara karşı durmak için önce siz ikna olmalısınız 🚫.

5. Yardım istemekten çekinme.

Duygularımızı yönetmek kolay değildir. Bazen korku ve endişeleri yenmek sandığımızdan daha zordur. Konfor alanımızın sınırlarını zorlarken rahat bir süreç geçirmek için bize yardımcı olacak araçlar var. Bir takım kişisel gelişim egzersizleri, çeşitli yaklaşımlar mevcut. Bu konuda okumalar yapabilirsiniz.

Örneğin; hayallerinizi akılda tutmak için neden bir moodboard yapmıyorsunuz? Yaşam hedeflerimizi hızlı bir şekilde görmemizi ve aklımızdan geçen düşünce ve duyguların bir arada durmasını sağlayacaktır. Böylece hiçbiri unutulmayacak veya bugün kendinizi neden eksik hissettiğinizin yanıtları burada duracak.

💁‍♀️Konuşmak da harika bir çözüm. Bizi hayal kurmaya teşvik eden fakat yapmaya cesaret edemediğimiz şeyleri tartışmak için çevremizdekilere, arkadaşlarımıza veya ailemize güvenebiliriz

Konfor alanından çıkmak konusunda bize daha iyi rehberlik edebilecek bir profesyonele danışmak da mümkündür! Kendinizi aşmak ve potansiyelinizi gerçekleştirmek ile ilgili bir psikolog ile ücretsiz psikolojik destek seansında fikirlerinizi paylaşabilir ve en sağlıklı çözüm yollarına sizi yönlendirmesini sağlayabilirsiniz.

🤩Bu makale de ilgini çekebilir!

🔗 Kendini tanımak için: Enneagram Kişilik Testi

Yazar notu: Bu dünyaya bir defa geliyoruz.

Konfor alanımız hayallerimizi gerçekleştirmemizi engelliyorsa sınırlarımızı aşmak için kendimizi motive etmeliyiz. Başarısızlık korkusu bizi geride tutmamalı! Sadece bir hayatınız var, bu yüzden kendinize güvenmek ve güvenli, tanıdık rutininizi geride bırakmak önemlidir.
 
Bu ipuçlarına rağmen, zor mu? 👉 Bir yaşam koçuna danışmak, destek almak ve sonunda güven veren balonunuzu tam olarak aşmak için bir çözüm olabilir.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

“Neden çekingenim?” Utangaçlık nasıl yenilir? (6 madde)

Kişilik özellikleri utangaç olan insanlar sosyal ortamlarda kendilerini ifade ederken olduklarını ortaya koymaktan çekinebilirler. Utangaç kişilerden sık sık duyacağınız şikayetlerden biri sosyal beceri eksikliği olacaktır. Topluluk içinde konuşma ya da yeni insanlarla tanışma fikri utangaç insanlar için kaygı ve korku sebebi. Kırmızı bir surat, titrek bir ses, gülerken kendini saklayan bir çift el... Günlük hayat böyle akıp gidiyor ve sen ardından bakıyorsan bu makale tam sana göre! Konfor alanından çıkmamak ve bir köşede gizli kalmak seni bir yere götürmeyecek ve güzel günleri ya da ilginç insanları özlemeye devam edeceksin. Yavaş yavaş ama emin adımlarla utangaçlığı yenmek mümkün. Kendini olduğun gibi kabul ederek şartları değiştirmenin zamanı geldi! 💪

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest