Boşanma sebepleri neler? | En yaygın 10 neden

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

İlişkilerin sınavı 3. yıldır derler. Peki ya evliliğin? TUİK’in son verilerine göre, evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2021 yılında gerçekleşen boşanmaların %33,6'sı evliliğin ilk 5 yılı, %20,9'u ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti. İlgisizlik, sadakatsizlik, parasal konular ve daha nicesi evliliklerin sonlanması için neden oluşturabiliyor. Boşanmanın en yaygın 10 nedenini sıraladık!

Boşanma sebepleri neler? | En yaygın 10 neden
Özet

Boşanma oranları artıyor! 

Türkiye’de evlilik istatistikleri TUİK’in son araştırmasına dayanarak yayınlandı. Evlenme oranı 20 senede yüzde 20 düşerken, boşanma oranı yüzde 90 arttı. Araştırma aynı zamanda evlilikler neden bitiyor sorusuna dair bazı istatistikler ortaya koymuş oldu.

Euronews’un araştırma ile ilgili haberine göre; boşanma nedenleri ve cinsiyete göre oranları ile ilgili istatistikler aşağıdaki gibi.

türkiyede boşanma sebepleri grafiği

Şimdi gelelim tek tek boşanmaların en yaygın 10 nedenini incelemeye!

Boşanma sebepleri | Top 10 

1. Aldatma

Bir ilişkinin sonunu hazırlayan en yaygın neden aldatılmak. İster tek gecelik bir hata olsun, "çok şarhoştum!” veya “kendimi boşlukta hissettim" gibi açıklamalar, ister düpedüz çifte hayat yaşanmış olsun, eşinizi aldatmak boşanmak için en yaygın sebeplerden biri.

Affetmeyi öğrenmek gerek, ancak önce kendinizi iyice dinlediğinizden emin olmalısınız. Kaybedilen güveni yeniden kazanmak için iki taraf da çokça çalışmak zorunda kalacaktır.

👉 Aldatıldım, ne yapmalıyım?

2. Kötü muamele: aşırı sahiplenme, şiddet...

Boşanmaların  %8'i dayak ve kötü muamele yüzünden gerçekleşiyor. Kadınların yüzde 15’i şiddet ve zarar verici tutum nedeniyle evliliklerini sonlandırıyor. Sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddet evlilikte devamlılığın önünü kesiyor.

Toksik romantik ilişkiler bu anlamda evliliğe dönüşmeden önce bitirilmeli, yoksa sonuçlar çok daha ağır olabiliyor. Ne yazık ki, insani değer sınırlarının ötesine geçmek evlilik söz konusu olduğunda diğer yarınıza güvenmekten, yaşam alanınıza ve kişiliğinize saygı duymaktan daha kolay olabiliyor.

👉 Toksik romantik ilişkilere dair 10 kırmızı çizgi 🚩

3. İlgisizlik ve sorumsuzluk

Ne her gece eve bir buket çiçekle gelmek, ne de eşini oturma odasındaki bitkiyle karıştırmak! Bu ikisinin arasındaki dengede mutluluğun sırrı yatıyor belli ki. Birlikte paylaşılan anlar, sürprizler, dikkat veya şefkat ile yapılmış jestler… Evliliğinizin uzun sürmesini istiyorsanız, her iki taraf da özenli davranışlarını sürdürmeli. Özellikle ortak yaşamdaki sorumluluklar eşit oranda paylaşılmalı. Buna zihinsel yük de dahil! Sevgililik dönemindeki heyecanı anımsatacak detaylarla mutluluğunuzun daim olması için çaba gösterebilirsiniz.

4. Alkol ve bağımlılıklar

Araştırmanın ortaya koyduğuna göre alkol tüketimi ve bağımlılıklar boşanma sebepleri arasında yer alıyor. Cinsiyet arası önemli farklardan birisi “içki”. Kadınların yüzde 9’u “içki” sebebiyle boşanırken bu oran erkeklerde sadece yüzde 1. Cinsiyet farkı gözetmeden araştırıldığında ise alkol kullanımı boşanmaların %5’ini oluşturuyor.

5. Ekonomik nedenler, geçim sıkıntısı

Maalesef ekonomik sıkıntılar evlilikleri olumsuz etkiliyor. Yalnızca gelir eşitsizliği ile değil, harcama alışkanlıkları ile ilgili de çiftler birbiri ile sorun yaşayabiliyor. Evet para her zaman bir sorun kaynağı olmuştur ve olmaya devam edecek gibi görünüyor, en güçlü çiftler bile işsizliğe veya borca falza direnemiyor.

6. Aile büyüklerinin aile içi ilişkilere karışması

Birbirimize yalan söylemeyi bırakalım, stereotipler gökten düşmedi. Bazı kayınvalideler ( tüm kayınvalideleri doğrudan hedef almamak için belirtmek istiyorum ) aşırı müdahaleci olabiliyor. Evinizin sınırlarına ve düzenine yeterli saygıyı göstermeyen bir kayınvalide veya çocuklarınızın onlarla daha iyi eğitim alacağına inanan bir babaane evliliklerin bitmesinde tetikleyici olabiliyor. Aile büyükleri evli çiftin aile içi ilişkilerine karışması genelde evlilikleri bitiren son damla olabiliyor. 

Söz konusu eşinizin ailesine karşı durmak olunca, işler her zaman kolay olmuyor. Eşlerin bu konuda fikir ayrılığına düşmesi ve destekleyici davranmaması ise tam bir bomba gibi patlıyor.

👉 Aşırı ilgili ve korumacı babaanne sorunu!

7. Kışkançlık

Romantik ilişkilerde kıskançlık hissi ile başa çıkmak kolay değil. Partnerinizin size göstermediği masum da olsa bir kısa mesaj, tek başına gittiği iş tatilinde Instagram'a koyduğu bir fotoğraf veya son derece güzel yeni iş arkadaşı tarafından takip isteği alması… Eleştirel iç sesinizi kısamayıp kıskançlık duygusunun kucağında kendinizi bulmak için bir çok sebep sayılabilir. Evliliklerin %2’si de kıskançlık sebebi ile son buluyor.

👉 Kıskançlık duygusu ile nasıl baş edilir?

8. Monotonluk

Aynı kişiyle 7/24 yaşamak bir süre sonra fazla alışılageldik olacağından can sıkıntısına yol açabilir. Rutin bir süre sonra sıkıcı olabiliyor ama bir tutam motivasyon ekleyip inisiyatif almak aslında yeterli.

Bazen çiftlerden biri diğerine göre daha az çaba sarf etmeye meyil edebilir. İstatistiklerde yer almasa da detaylı sonuçlara göre monotonluk evliliklerin düşmanı olabiliyor. Kendini bırakmış, akşamları yorgunluk bahanesi ile hiçbir şey yapmamak üzere kendini şartlamış bir kanepe partneri, sevgililikte sohbeti ile sizi çok güldüren o insandan çok uzaktadır!


⚠ Uyarı ⚠
Rutin bir evliliğin oturmasına da yardımcı olabilir! Buradaki sır rutinin sıkıcı hale gelecek kadar monoton olmaması. Örneğin cuma gecesi pijama ile Netflix gecesi olarak belirlendiyse, diğer akşamlar bundan daha farklı detaylar paylaşılmalıdır! İşler mekanik olarak, alışkanlıktan öteye gidemeden yapıldığında tadını kaçırabiliyor.

9. Cinsellik

Çiftlerin %30'u partnerleriyle yatakta tatmin olmadıklarını itiraf ediyor. Tamam, yıllar geçtikçe hormonal değişiklikler yaşayabilir ve libidonun düştüğünü görebiliriz. Baş ağrısı bahanesini herkes bir defa olsun söylemiştir. Platonik aşk yaşamıyorsanız, seksin bir çiftin çimentosu olduğunu unutmamalısınız. Sağlıklı iletişim, açık fikirlilik, saygı ve tabii şefkat sağlıklı bir cinsel hayatın olmazsa olmazları. Karşıdaki kişinin sınırlarına saygı göstermek ise en değerli unsur.

👉 Yatak odanızı şenlendirecek tavsiyeler!

10. Uyuşmayan beklentiler

“5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

- Dünyanın diğer ucuna yolculuk ederken…

- Bahçeli bir evde çocuklarımızın oyununu seyrederken.”

Çocuk, ev, kariyer… Partnerinizle aynı dalga boyunda olmak tabi ki önemli. Ortak nokta olmadan da sevgili olunabilir. Ancak ortak bir proje olmadan çok da uzağa gidemeyiz. Aynı fikirde olmamak boşanmak için bir neden değilken, aynı hayat beklentisinde olmamak boşanmak için neden olabiliyor.

👉 Sevgili ile ortak nokta, olmazsa olmaz mıdır?

🤩Bu makaleler de ilgini çekebilir! 

🔗 Çiftlerin birbirine söylemekten çekinmemesi gereken şeyler listesi

🔗 Boşanmak istiyorum: “boşanmak istediğimi nasıl söylerim?”

🔗 İlişkiyi sorgulamak: “Duygularımdan emin olamıyorum”

Yazar notu: bir çeşit türbülans!

Boşanma anlaşmalı gerçekleşmiş veya süreç sağlıklı yönetilmiş olabilir. Ancak yine de önemsiz bir detay diyemeyiz. Eski eşler ve onların çocukları için travmatik bir olay olmayı sürdürecektir. Çalkantılı anılar ve zorlu sorgulamalar, iç hesaplaşmalar derken yeniden başlamak gereken bir hayat. Ruh sağlığınızı korumak için bu süreci bir psikolog eşliğinde yönetmeniz en doğru tercih olacaktır.

Ücretsiz psikolojik destek almanın yolları

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Euronews

TUIK

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest