İş yerinde mutsuzluk ve nedenleri

İşimiz çoğumuz için bir öncelik, o kadar ki bazen üzerimize fazlasıyla iş almaya istekliyiz. İşimizi kaybetme korkusundan dolayı işsiz olmaktansa bazen bir çok strese maruz kalıyoruz. İster küçük ister büyük şirketler olsun, ofis hayatı bazen çalışanlar açısından kötü deneyimlere sebep olurken "ofis fobisinin" temellerini oluşturabiliyor. Bunu engellemek için farkında olmamız gereken bazı noktalar var.

Günümüzde çalışma hayatını kabusa çevirebilecek birçok sebep var. Profesyonel hayatın neden olduğu rahatsızlıkların nedenlerini farkına varmak bazen o hırs ve hızın birbirine girdiği ortamda kolay olmuyor, fakat bu konudaki farkındalık iş yerinde huzurla çalışabilmeniz için önemli. İşte iş yerinde mutsuzlukla sonuçlanan 5 ana sorun.

İş yerinde mutsuz olmanın 5 farklı nedeni

Kabul görme arzusu, kendini göstermek için aşırı çaba, fazla çalışma saatleri veya uygunsuz çalışma koşulları vb... ofis hayatı bazen çalışanlar için kötü bir deneyime döneşebiliyor. İşteki sorunlar, stresten kaynaklı sağlık sorunlarından tutun burn-out yani tükenmişlik sendromuna ve hatta depresyona kadar değişebilen ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu nedenle, şirketteki riskli durumları daha iyi tespit etmek için işyerinde huzursuzluğun nedenlerini farkında olmak oldukça önemli. İşte en yaygın yaşanan sorunlar!

1. Burn-out veya Bore-out

Günümüzde, 10 çalışandan yaklaşık 2'si tükenmişliğin eşiğinde ve bu sıkışma hissi hakkında gittikçe daha fazla şey duyuyoruz. Aşırı iş yükü veya işe yaramazlık hissi, bu iki ayrı uç tükenmişlik sendromu adı altında pek çok biçimde karşımıza çıkarabiliyor. Bu durum gerçek bir obsesyona dönüşebildiğinden oldukça ciddi bir sorun teşkil edebilir.

2– İnfantilizasyon

İnfantilizasyon, birine “çocuk gibi veya yaş veya tecrübe olgunluğunu inkar edecek şekilde” davranmak anlamına gelir. Terimi bu şekilde açıklayınca bir çoğumuzun aklına bir takım çalışma arkadaşlarımız gelmiştir diye düşünüyorum. Personelini çocuklaştırmak, bir patronun ondan daha fazlasını almasını sağlar, veya sizinle aynı ünvana sahip kişinin sizi bastırabilmesini. Ancak çalışan için bu durum oldukça sinir bozucu. Az güven, az özerklik ve fikirlerine önem verilmemesi hepimizi olumsuz etkiler ve bu koşullarda profesyonel olarak gelişmek zordur.

Zararsız bir kabalıktan her türlü kirliliğe (ses, koku vb.). Meslektaşlar arasındaki atmosferin gerginleşebilmesi veya çalışma ortamının toksik hale gelmesi için birçok neden mümkün. Özellikle her bir çalışanın sınırlarının ve ihtiyaçlarının görülmesinin daha zor olduğu açık ve toplu çalışma alanlarında işler zorlaşabiliyor. Masa arkadaşınızın içtiği bitki çayının kokusu, arka masada çalışan arkadaşlarınızın bir konu hakkında tartışıyor oluşu, bunların hepsi oldukça doğal fakat zamanla sinirleri gerebilen şeyler olabiliyor. 

4– Kendini gerçekleştirme hissinin eksikliği

10 çalışandan 7'si gerçek anlamda kendilerini gerçekleştirecekleri ortama sahip olmadığını düşünüyor. Birçoğu pozisyonları için gereğinden fazla vasıflı kişiler. Ancak bu hayal kırıklığının ötesinde, çalışanlar genellikle kendi bilgisinden çok emin olan kapalı bir yönetici tarafından dinlenmediklerini hissediyorlar. Böylece gerçekleştirmek istediklerini ve kendilerine uygun çalışma methodlarını geliştirmekte zorluk çekiyorlar bu da bir süre sonra sinir bozucu hale geliyor.

5– İletişim eksikliği

Bir yönergenin yanlış anlaşılması, bir e-postaya alıcı eklemeyi unutmak veya çalışanlar arasında gergin veya var olmayan yanlış anlaşılmalara neden olmuş sözlü iletişim eksiklikleri huzurlu çalışma ortamlarını tehdit edebilmekte. İş yerinde iletişim, hafife alınırsa ofis bir mayın tarlasına dönüşebilir.

İş yerinde mutsuz musunuz? Nasıl başa çıkmalı?

İş yerindeki mutsuzluğunuzun nedenlerini açıkça belirleyebildiniz fakat bu durumla nasıl başa çıkabileceğinizi belirlemek her zaman kolay olmayabilir.

Öncelikle, bu tür bir durumla başa çıkmaya alışkın olan iş yeri psikoloğunuza danışabilirsiniz. İşyeri hekiminize de başvurmaktan çekinmeyin. Bilmiyor olabilirsiniz, ancak kendiliğinizden randevu talep edebilirsiniz, normal koşullarda yıllık konsültasyonu beklemenize gerek yok. Tıbbi gizlilik, herhangi bir istenmeyen durumu önler ve doktor sağlık durumunuzu değerlendirebilir.

Durumu bağlı olduğunuz birimlerle halledemediniz ve doktorunuz veya psikoloğunuz da size yardımcı olamadıysa son olarak, yalnızca haklarınızı bilmek, durumu daha iyi anlamak ve gerekirse harekete geçebilmek için hukuki tavsiye de alabilirsiniz.

Yazar ekibi

Günlük çalışma rutininizde kendinizi kötü hissediyorsanız, gözlerinizi ıstırabınıza kapamayın. Bunun hakkında konuşun, size yakın olanların tavsiye ve fikirlerini dinleyin, yardım istemekten çekinmeyin. Sorunları bekletmek sadece içinden daha zor çıkmanıza neden olacaktır. Bu zor dönemi atlatmak için bir terapist eşliğinde de devam edebilirsiniz.

Durumunuz ne olursa olsun, vücudunuzu ve duygularınızı dinleyin, size verdiği mesajlarını dinleyin ve meslektaşlarınızla olabildiğince çok iletişim kurun.

Kaynak

Dediopsikoloji

Toptalent.co

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Y Kuşağı, nedir? Y kuşağı “çalışan” özellikleri nelerdir?

31 yaşındayım, 90'ların başında doğdum, dolayısıyla Y kuşağının bir parçasıyım. Mesle...

Hemen oku

Yalnızlık neden olumlu olmasın? Kendinle kalmanın iyi yanları!

Bazıları ondan veba gibi kaçınıyor ama ben yalnızlığımı seviyorum. Ayrıca, yanılıyors...

Hemen oku

“Kendini boşlukta hissetmek”, bu his ne zaman geçecek?

Yaşama sevincini kaybetmek, artık hiçbir şey istememek, bu boşluk hissi ile alakalıdı...

Hemen oku

Yalnızlık ve boşluk hissi: nasıl başa çıkmalı?

Birbirimizi görmeden, farketmeden yan yana yaşayıp gidiyoruz. İlişkide veya sosyal ha...

Hemen oku

Uzaktan çalışma ve verimlilik: 7 altın kural

"Evden çalışma" da çalışmak anlamına gelir... Bütün zorluk burada yatmaktadır. Evin i...

Hemen oku

Beden olumlama hareketi: vücudumu olduğu gibi kabul ediyorum

Portakal kabuğu görünümünde bir cildim, selülitlerim, katlanan bir göbeğim hatta çatl...

Hemen oku

Durduk yere ağlamak: Sebepsizce ağlama isteği neden olur?

Sebep yokken, durduk yere ağlamak ruh haline bağlı olarak zaman zaman deneyimlenebili...

Hemen oku

Enneagram kişilik testi: kendini tanıma egzersizi

Daha mutlu ve huzurlu hissetmenin ilk şartı insanın kendisini tanıması ve kendi kişil...

Hemen oku

Psikolojik travma ve duygusal tepkiler: etkileri ve iyileşme

Sanırım hepimiz hayatımızın bir noktasında az çok travmatik olaylar yaşamışızdır. Ben...

Hemen oku

Neden seni tercih etmeliler? Mülakatta nasıl cevap vermelisin?

"Neden seni tercih etmeliyiz?" sorusunu mülakatlarda duyduğumda genelde donakalıyorum...

Hemen oku

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!