Uzaktan çalışma ve verimlilik: 7 altın kural

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

"Evden çalışma" da çalışmak anlamına gelir... Bütün zorluk burada yatmaktadır. Evin içinde, buzdolabının çevresinde ya da sosyal ağlarda turlamak istemediğimde de diğer ev sakinleri dikkatimi dağıtıyor. Yine de uzaktan çalışma veya evde çalışma sistemine adapte olmak dışında bir seçenek bulunmuyor. Uzaktan çalışan herkes, ne zaman çalışacağını, nerede çalışacağını ve iş ile kişisel yaşam arasında nasıl sınır oluşturacağını bulmak durumunda. Dikkat dağıtan etkenler arasında, evde, ofiste olduğu kadar verimli çalışmak mümkün mü? Uzaktan çalışmanın 7 altın kuralını keşfedin.

Özet:


« Çalışmak ile ilgili en iyi şey ne midir? Eve geri döndüğünüz an tabi ki!   »

Biz, toplum olarak, belirlenen bir işyerinde genellikle 9 ila 5 arasında çalışmanın normuna alıştık. Başlangıçta ofis çalışma ortamından uzaktan çalışma stiline geçiş dönemi ve yönetilmesi zor olabilir, fakat kendinizi doğru şekilde organize edebilirseniz, evden çalışmak ofiste çalışmak kadar etkili hale gelebilir. 

Siz de hibrit çalışma sistemi ile evden çalışmaya devam edecekseniz,  verimli şekilde uzaktan çalışmanızı sağlayacak ipuçlarına göz atın deriz!

Verimli şekilde uzaktan çalışma için 7 altın kural

Uzaktan çalışma birçok ofis çalışanı için rüya gibi bir şeydi. Fakat, pandemi hepimize öğretti ki evden çalışma da kendi dezavantajlarını barındırıyor ve verimli çalışabilmek için bazı incelikler gerektiriyor.

1. Kendime pijamalarımdan farklı bir iş kıyafeti bulmalıyım

Pijama ve verimlilik asla ilişkili iki kelime olmadı, öyle değil mi? Sabah ofise gidiyormuş gibi giyinin. Bu karar ile çamaşır ve ütü tasarrufunu kaçırıyor olsak dahi, pijama, ev kıyafeti veya bornozunuzla "sadece bir iki saat" çalışabilirsiniz. Belli ritüellerinizi, mekanınızı ve uygun bir giyim kuşamı koruyarak, beyninize ve vücudunuza yataktan kalktığınızı söyler, ona farkında olmadan bir motivasyon dürtüsü iletebilirsiniz.

2. Kendime gerçek molalar vermeliyim

Odaklanamadığınız için her 30 saniyede bir yukarı bakmak yerine, nefes almak ve dinlenmek için gerçek bir mola vermelisiniz. Bir çay molası ya da güzel bir kitap ile 30 dakika geçirmek anlamına gelse bile, bu kaliteli mola, size uzun vadede oldukça verimli geçmiş çalışma saatleri olarak geri dönecektir. Bilgisayarınızın başına geri döndüğünüzde konsantrasyon ve verimlilik geri dönmüş olacak ve özgüveniniz yerine gelecek moral bulacaksınız. Zorlandığınız veya tıkandığınızı hissettiğiniz an, yeniden daha iyi bir şekilde geri dönmek adına gerçek kaliteli molalar verin!

3. Ev işlerinin çağrısını görmezden gelmeliyim

Evden çalışma şekli ile ilgili en büyük risk, evde yapmanız gereken her şeyi düşünmektir. Bulaşıkları toplamak, evi süpürmek, uzun süredir sulamadığınız saksıları düşünmek... Bu görevler genellikle cazip gelmese de, uzaktan çalışma sırasında etrafımızdaki her şeyi görmezden gelmek zordur. 

Evde olmanız, çalışmadığınız anlamına gelmez. Evde olmanız ev işlerinden kendinizi soyutlamayacağınız anlamına gelmez. Her şeyin bir zamanı vardır ve her şeyi sırasıyla yapmak gerekir, aksi takdirde stres kaçınılmazdır.

Ayrıca, tükenmişlik sendromundan kaçınmak için zihinsel yük paylaşmaya özen göstermelisiniz. 

4. Sadece bana ait bir çalışma alanı yaratmalıyım

Ben bir insanım ve bu nedenle kanepemde etkili bir şekilde çalışamamam gayet normal. Kendimi bir çalışma atmosferine sokmak, (ve herhangi bir dikkat dağınıklığından uzaklaşmak için) iyi hissettiğim, rahat oturduğum, ekranlarımın, dosyalarımın ve konsantrasyonumun yerini bulacağı bir ofis alanına ihtiyaç duyarım. Araştırmalar, verimliliğinizin doğrudan çevrenizle ilgili olduğunu zaten söylemiştir. Temiz bir masaya veya odaya sahip olmak sadece işiniz için ihtiyacınız olan belgeleri, eşyaları veya herhangi bir şeyi daha kısa sürede bulmanızı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda alanı daha keyifli bir deneyim haline getirmenize de yardımcı olur. Maksimum verimlilik için burada bir denge olmasına özen gösterin.

5. Dikkatimin dağılmasına izin vermemeliyim

Çünkü ipin ucunun kaçması an meselesidir. Dikkatiniz bir kere dağıldı mı, tekrar konsantre olmak tahmin ettiğinizden daha fazla zaman alır. Çalışmak için en iyi yer neresi mi? Deyim yerindeyse kendi baloncuğunuz. Hiçbir çocuk cıvıltısının veya romantik bir aşık şakasının size ulaşamayacağı yer... Ses çıkaran ve konsantrasyonu engelleyebilecek her şey, çalışma zamanınız boyunca yasaklı olmalıdır. Bu yüzden gerekirse kendinizi izole etmeli hatta bir çift kulak tıkacı veya ortam sesi azaltıcı kulaklık edinmelisiniz.

6. Telefonumu uçak moduna almalıyım

Bu yüz yılımızın baş belası, akıllı mı akıllı, fonksiyonel mi fonksiyonel, eğlenceli mi eğlenceli minik obje, günde birkaç yüz kez dikkatimi çekme yeteneğine sahip, yanıp söndüğünü veya titreştiğini görmeyedurayım eğer bakmazsam önemli bir şeyi kaçırmışım gibi hissediyorum. Öyleyse sevgili akıllı telefonum, bir süre sessiz kalmak durumundasın.

Mesai saatleri içinde telefonunuzu uçak moduna almaktan çekinmeyin. Normal şartlarda ofis hayatında hepimiz zaten telefonları sessize almaktaydık. Evden çalışma için de aynı şey geçerlidir.

7. Sonuçlara odaklanıyorum, saatlere değil!

Sürekli saati kontrol ederek çalışmak stresli olabilir. Özellikle zaman akıyorken ve siz ofisteymişsiniz gibi olmanız gereken iş aşamasında değilseniz… İlgilenmeniz gereken çocuklar ve aksatamayacağınız başka işleriniz olduğunda ofisteki gibi bir rutine sahip olamamanız gayet normal. Paniğin sizi bunaltmasına izin vermemek için çalışma tarzınızı yeniden gözden geçirin. Her zamanki gibi günlük 8 saate odaklanmak yerine uzaktan çalışma koşullarınıza uygun yeni bir program ile belirlenen hedeflere odaklanmalısınız. Günün sonunda ulaşılacakları bilirseniz, daha rahat (ve daha üretken) bir iş günü geçireceksinizdir. Unutmayın, stres daha fazla stresi doğurur.

Çalışan bir annenin tavsiyeleri

Eğer çalışan bir baba veya anne iseniz, evden çalışma daha da karmaşık görünebilir. Bir şeyler yapmanın birkaç yolunu denedikten sonra, çözümün kendinizi bir kaç blok olarak organize etmek olduğunu keşfettim. Örneğin:


07:30-08:00 : çocuklar uyanıyor
08:00 - 10:00 : çocuklarla ilgilenme, kahvaltı ve okul düzenleri
10:00 - 10:30 : kendime ait bir mola
10:30 - 12:00 : ilk mesai bloğu
12:00-13:00 : öğle molası
13:00-16:00 : ikinci mesai bloğu
16:00-17:00 : çocuklarla vakit geçirme
17:00-20:00 : üçüncü mesai bloğu
20:00-21:00 akşam yemeği
-gerekli ise çocuklar uyuduktan sonra bir sonraki gün için hazırlıklar-


Net fikirlere sahip olmak, suçluluk duygusunu gidermek veya organizasyonda kazanmanın anahtarlarını bulmak için kendinize en uygun ritme karar verin. Asla kendinize yetişemediğiniz zaman yüklenmemelisiniz! Bu sınav yalnızca size ait değil!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler; 

Kaynak

Pusula360

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!