Dijital detoks ne demek? Nasıl ve ne zaman yapmalı?

Her pazar ekranımda bir rakam beliriyor: Geçen hafta geçirdiğim ortalama ekran süresi 7 saat. Telefonumda hangi uygulamalarda zaman geçirdiğim detayını görünce, inanamıyorum. Akıllı telefonlara ve özellikle sosyal medyaya bağımlı hale geldik ve bu durum çokça sorunlara yol açıyor. Ben bu yaz dijital detoksun faydalarına merak saldım! Ancak, elektronik cihazları aniden hayatımızdan çıkartmak ve akıllı telefon olmadan teknoloji kullanımının giderek arttığı dijital dünyada yaşamak kolay değil. Peki detoks yapmak için ne yapabilirsiniz?

Özet

Dijital detoks nedir? 

Hayatlarımız ekran önünde akıp giderken, yetişkinler çocukları ekrandan uzak tutmak için ellerinden geleni yapıp kendi ekran kullanım sürelerine dikkat etmeksizin yaşayıp giderken, insanoğlu artık kendisi ve çevresi ile yeniden iletişime geçmek için çeşitli arayışlarda olur oldu. İyi hissetme hali için uygulamamız gereken bir liste var artık. Çünkü unuttuk. Ya da sahip olduklarımıza rağmen neden böyle hissettiğimizi bir türlü anlayamayıp çözümler arıyoruz. 

Dijital detoks, bilinen detoks tanımından farklı değil.  Kişinin akıllı telefonlar, televizyonlar, bilgisayarlar, tabletler ve sosyal medya siteleri gibi dijital araçları kullanmaktan kaçındığı bir süreyi ifade ediyor. 

Teknolojik aletler ve dijital araçlar ile olan bağımızı belirlenen süre ve şekillerde kesmemizi hedefleyen ve internet bağımlılığımızdan kurtulma arayışına cevap olabilecek bir yöntem olan dijital detoks ile amaçlanan; teknoloji ile kurduğumuz ilişkinin farkına varıp davranışlarımızı ve bu ilişkideki rolümüzü yeniden belirleyebilmemiz. 

Neden dijital detoks yapmalı?

Çünkü dijital dünyanın dijital araçlar ile bizi nasıl şekillendirdiği ortada. Akıllı telefon bağımlılığı çok sayıda araştırmanın konusu. Özellikle dünya genelinde sosyal medya kullanımı inanılmaz bir hızla artıyor. Her yıl internet kullanımları ile ilgili detaylı raporlar yayınlıyor olan dijital medya şirketi We Are Social, geçtiğimiz yıl dünyada 3,71 milyon sosyal medya kullanıcısı varken bu yıl, bu sayının 4,20 milyara yükseldi şeklinde not düştü. 

🇹🇷83 milyon nüfuslu ülkemizde ise nüfusun yüzde 72’si internet kullanıyor ve aynı zamanda yüzde 64’ü sosyal medya platformlarını aktif şekilde kullanıyor. Aynı araştırmanın detaylarına göre Türkiye'de günde yaklaşık 7,5 saatimiz internette ve bunun neredeyse 3 saati sosyal medyada geçiyor.

Bu bağımlılık konusu olan davranış karşısında araştırmacılar ve doktorlar alarm zillerini çalıyor. Telefonunuzu çok fazla kullanmanın konsantrasyon bozuklukları, hafıza sorunları, uyku öncesi anksiyete gibi uyku bozukluklarına yol açtığını artık biliyoruz. Daha da vahimi, telefonumuzda aşırı zaman geçirmek benlik algısına zarar vererek özgüven kaybına yol açabiliyor. Ayrıca yaygın anksiyete bozukluğu ve depresyon bunun cabası… Dijital detoks işte tam bu noktada size yardımcı olur.

📴 Yemek masasına dahi geçerken o tabağın yanında o telefonu görmek zorunda hissediyorsanız, siz de bu tehlikeli durum üzerine biraz düşünmek isteyebilirsiniz. Bu nedenle arada bir çevrimdışı olmak ve telefonunuzu makul düzeyde kullanmak önemli. Bu durum ruh sağlığı ve psikolojik dayanıklılık açısından tehdit oluşturuyor, lütfen bunu atlamayın.

Sosyal medya detoksu

Sosyal ağlar mutluluğun önünde bir engel, bu artık bir sır değil. Peki bunu nasıl yapıyorlar? Instagram, Tik Tok, Twitter gibi uygulamalara giderek bağımlı oluyoruz. 

Temel olarak, bu uygulamalar fotoğraf, video paylaşmak ve bizi birbirimize daha da yakınlaştırmak için oluşturuldu. Ancak sosyal ağlar, beğeniler, görüşler ve yorumlar yoluyla oluşan ödül sistemi nedeniyle yeni bir tür bağımlılık ortaya çıkmıştır. Bu ödüllerden herhangi birini aldığımızda beynimiz dopamin salgılamaya başlıyor. Bunun sonucunda ise psikolojik anlamda iyi hissetme hali dijital araçlardan uzak kalındığında ortadan kalkmaya başlıyor.

Aşırı internet ve sosyal medya kullanımının insan psikolojisine etkileri şu şekilde detaylandırılabilir;

  • Gerçeklikle bağ kurmamızı zorlaştırır.
  • Yalnızlık ve boşluk hissi tetiklenir ve kendini karşılaştırma ve kıskançlığa sebep olur.
  • Genç yaş gruplarında intihar riskini artırabilir.
  • Empati yeteneğine zarar verir.
  • Kronik uykusuzluk gibi sorunlara neden olabilir.
  • Derin ve analitik düşünme kabiliyetini zedeler.
  • Tıpkı alkol ve madde bağımlılığında olduğu gibi, bağımlı bir beyin, fiziksel ve zihinsel yoksunluk belirtilerine yol açabilir.

🤳 Hafta sonu bir arkadaşınızla dışarı çıktığınızda vaktinizi nasıl değerlendirdiğinize bir bakın. Her renkli duvarın önünde 15 dakika çekim mi yapıyorsunuz, yoksa derin bir sohbet eşliğinde zamanın nasıl aktığını unutuyor musunuz? Sosyal ağları kullanmak, eğer bağımlı olursanız size zarar vermeye başlar. Bu yüzden bağımlılığınızdan kurtulmayı öğrenmelisiniz.

Yaz ayları, dijital detoks için en uygun zaman dilimi

Tüm dijital cihazlarınızdan kurtuldunuz mu? Teknolojiye giderek daha bağımlı hale gelen toplumumuzda, bu soru pek gerçekçi görünmüyor. Elbette burada bahsedilen en azından refleks olarak sabah ilk iş Instagram açmayı bırakmak istiyoruz ama bunu nasıl yapabiliriz?

Öncelikle herkesin bir hafta dahi olsa bir şekilde es verebildiği yaz aylarından daha iyi bir zaman olamazdı! Evet, en ideal mevsim! Bildiğiniz gibi 15 Temmuz ile 15 Ağustos arasında insanlar fazla içerik yayınlamıyor. İnsanlar tatile gidiyor, güzel havanın tadını çıkarıyor, terasta bir şeyler içiyor ya da güneşleniyor. Yani elinizde telefonunuz olmadan zaman geçirmek için birçok alternatif var.

☀️“Yaz, kendinizi yenileme ve güçlenme zamanıdır. Sosyal ağlardan uzak kalmak zaman kaybı değildir! Ayrıca, çevrenizdekiler de yazın tatile çıkıp modern yaşamın zorunlu kıldığı her şeyi azaltmak isteyeceklerdir.

Dijital detoks nasıl yapılır?

İdeal olan, internet bağlantısını koparmak ve çevrimdışı olmak için yazdan yararlanmaktır. Bunu başarmak için neden tatilinizden faydalanmıyorsunuz? Teknoloji bağımlılığınızdan kurtulmak için 5 gün de olsa bir tatile çıkın ve deneyin.  O kadar kolay olmadığını biliyoruz ... bu yüzden rahatlıkla dijital detoks yapabilmek  için bazı ipuçları veriyoruz:

1. Bildirimleri kapatın

Bilinçli veya bilinçsiz sıklıkla telefonlarımıza bakmamızın temel nedeni nedir? Bildirimler! Bu yüzden teknolojik cihazlarımızda bildirim merkezine gidip her uygulamanın bildirim iznini kapatıyoruz. Sakin kalmanın ve gerekli gereksiz anda kalmamıza engel olan şeyler ile araya mesafe koymanın en iyi yolu bu.

2. Bağımlılık yapan uygulamaları kaldırın

Bazen hiç düşünmeden Instagram'a giriş yapıyoruz. Parmağımız farkına bile varmadan uygulamaya otomatik olarak kayıyor. Bundan kaçınmak için dijital detoks sırasında sosyal medya uygulamalarını silmek faydalı olacaktır. Uygulama yoksa giriş de yok!

3. WiFi olmadan yaşayın

4.5G'ye sahip olmamak için tenha yerlerde vakit geçirmek işe yarayabilir! İnternet bağlantısı zayıfsa veya wifi yoksa, kimse sizi ayartamaz.

4. Meşgaleler bulun

Bazen cep telefonumuz olmazsa kendimizi biraz çaresiz hissederiz. Can sıkıntısının faydaları vardır, ancak 5 gün bunun için fazla bir süre. Bu yüzden kitap okumaktan, yoga yaparak bedeninizi esnetmekten, meditatif etkinlikler yaparak zihni biraz boşaltmak veya daha önce gitmediğiniz yerlere ziyaretler planlamaktan çekinmeyin.

5. Yardım alın

Dijital detoks denemenizin kötü gittiğini veya eksik olduğunuzu fark ederseniz, akıllı telefon kullanımınızı sorgulamanıza yarayan bir çok uygulama bulmak mümkün. Ancak telefonsuz yapmanın çok zor olduğunu fark ediyorsanız, bir psikolog randevusu bu bağımlılıktan kurtulmanıza daha çok yardımcı olabilir.

😎 “Yaz devam ediyor, bu yüzden dijital detoksunuzun keyfini hala çıkarabilirsiniz. Neden sosyal medya olmadan yalnız başınıza biraz seyahat etmiyorsunuz?

Yazar notu: özgürlüğünüzü geri kazanın

Telefon bağımlılığı da diğer bağımlılıklar gibi tedavi edilmesi gereken bir bağımlılıktır. Akıllı telefonunuzdan birkaç saatliğine kurtulamıyorsanız, ondan kurtulmak için danışma zamanı deriz.

Kaynak

Inc.Com

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...