Çocuklu evde uzaktan çalışmak

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Pandemi ile değişen hayatlarımızdan beri, 3 farklı işim var: kendi işim, annelik görevim, ve öğretmen rolü. Çalışan ebeveynlerin yeni mücadelesi, 3’e bölünmek zorunda olmak. Önümdeki işleri bitirebilmek için çocuklarımı nasıl meşgul edeceğim? Kafa karışıklığım ve stresimi nasıl yöneteceğim? Organize olmak, biraz esneklik kazanmak ve yeni kurallara adapte olmak arasında, uzaktan çalışarak, ev ve iş hayatını başarıyla idare edebilmek için 5 ipucumuz var!

Çocuklu evde uzaktan çalışmak
Özet:

Dünya Sağlık Örgütü’nün Koronavirüs’ü salgını ilan ettiği günden beri her gün her şey hızla değişiyor. Artık yepyeni yaşam rutinlerimiz var. Bu sırada evden çalışma sistemine geçerek işlerimizi de uzaktan idare etmeyi öğrendik. Peki bu süreç evde çocuğu olanlarımız için nasıl işliyor?


Araştırma: Evden çalışan ve küçük çocuğu olan ebeveynlerin beşte biri işlerine konsantre olamıyor!


Çalışma hayatının durmaması için alınan önlemler, özellikle çocuklu ailelerdeki ev-iş dengesi açısından zor hale geldi. Avrupa Birliği'nde (AB) yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini amaçlayan Eurofound'un 27 AB ülkesinde yürüttüğü son araştırmaya göre pandemi ile birlikte istihdam gücünün üçte biri evden çalışmaya başladı.

Evden çalışanlar arasında yapılan araştırmada 12 yaş altı çocuğu olan ailelerin yüzde 26'lık bir kesimi oluşturduğu görüldü. 12-17 yaş aralığında çocuğu bulunan ailelerin oranı yüzde 10, daha büyük çocuğu olanların oranı ise yüzde 7 olarak tespit edildi. Çocuğu olmayan kesimin oranı ise yüzde 5 olarak belirlendi.


Okulların kapanışı ve sosyal mesafe kısıtlamaları ile artık tüm aile evde vakit geçiriyoruz. Aramızdaki çalışan anne ve babalar ise eşi görülmemiş bir durumla karşı karşıya. Üstelik artık bakıcı, anneanne, babaanne veya dede desteği de yok. Bu olağandışı koşullara uyum sağlamak, yeni normali biraz daha kolay hale getirmek için işte bazı ipuçları.

Uzaktan çalışma ve çocuklu ev için 5 ipucu

Sakin olun, her şeyin bir çözümü var!

1. Kendimi suçlamıyorum

Tüm hayal kırıklıklarından ve hoş olmayan sürprizlerden kaçınmak için her şeyin net olmasına izin verin: Ne ikiden fazla eliniz var, ne de aynı anda 5 farklı yerde olma gücüne sahipsiniz. Pandemi tüm bireyleri sorumluluk yüküne bakmazsızın psikolojik olarak aynı şekilde etkiledi.  Yalnızlık ve boşluk hissi, motivasyon eksikliği, iş yerinde stres vb. Siz çocuklarınızın kölesi değil, bir birey ve annesiniz! Onları muhattap alın, sizin ihtiyaçlarınızdan haberdar olmalılar. Ayrıca, patronunuz da çalışma koşullarının aynı olmadığını ve bunun da sonucu etkileyebileceğini anlamak durumunda. Bu yüzden kendinizi suçlu hissetmek için hiçbir neden yok. Şu perspektifi aklınızdan çıkarmayın: elimden gelenin en iyisini yaptığımı biliyorum ve başaracağıma inanıyorum!

2. Mesai saatlerimi yeniden adapte ediyorum

Uzaktan çalışma ve verimlilik öğrenilebilir, hatta oldukça basit! Başarının anahtarı ne mi? Organizasyon. Çocuklarla gerçek molalar vermek ve ardından rahatsız edilmeden birkaç saat sıkı çalışmak, sürekli yapılması gereken işler yığınının altında konsantre olmaya çalışmaktan daha verimli olacaktır... Peki ama her beş dakikada bir ilgi istemeler ile kesintiye uğramak ve sevgili çocuklarım ne olacak dediğinizi duyar gibiyim. Önemli olan hepimize uyan bir ritim bulmamız. Uzaktan çalışmak veya evden çalışmak, ofiste olduğundan daha az geleneksel saatlerde çalışmayı mümkün kılıyor ve neyse ki kaçınılmaz olarak küçüklerin ihtiyaçlarının daha az olacağı saatlere adapte edilmiş mesai düzenleri ortaya çıkabiliyor. Kendinizi nasıl rahat hissedeceğinize bağlı olarak sabah erken saatlerde veya gece geç saatlerde gün içinde başka meşguliyetlerin bizi sıkıştırdığı saatleri alterne ederek çalışabilirsiniz.

3. Prensipler belirliyorum

Pandemi ile değişen şartlarda hayatta kalabilmemiz için yeni bazı sınırlar koymak ve kurallar belirlemek çok önemli. Biz yetişkinlerde olduğu gibi pandemi sürecinde çocuklarda da anksiyete gözlemleniyor. Bunun üstesinden ailecek gelmek mümkün, bırakın yeni bir düzende sizinle işbirliği yapsınlar. Prensipleri, kural ve düzeni adapte edin. Bunlar çalışma saatleri "aşırı acil durumlar dışında anneyi bir iki saat rahatsız etmiyoruz" gibi, çocukları alıştıracağımız yeni düzen değişiklikleri ile kendimizi de onları da rahatlatmalıyız. Aynı düzenlemeler çalışma alanınız ile ilgili de olabilir. Herkesin iş veya ev ödeviyle ilişkilendirdiği kendine ait bir yeri mutlaka olmalı. Alan ve zamanın herkesin zihninde açıkça sınırlandırılmasını sağlamak birçok zorluğu önler! 

4. Eşler arası işbirliği önemli

Çünkü ebeveyn olmak bir ekip işidir. Zihinsel yükü doğru paylaşmak aile içi huzurun en önemli temelini oluşturuyor. İki tabanca olan herkes sırayla sorumluluk alma  lüksüne sahipler, tıpkı çocuğunuzun ilk doğduğu aylarda gece uyumadığı gerekçesiyle nöbetleşmek durumunda kaldığınız günler gibi düşünün! Biri çalışmak için kendini izole ediyorsa, diğeri evdeki minik üye veya üyelerle ilgilenebilir. Böylece çocuğun emin ellerde olduğunu (veya köpeğin dışarı çıkıp çıkmadığının takibinin yapıldığını) bilen ebeveyn, gönül ve zihin rahatlığıyla çalışma imkanı bulacaktır.. Bekar ebeveynler ise, çizgi filmlerin veya çocuğun tek başına yapabileceği etkinliklerin yardımına her zaman başvurabilirler.

5. Çocuklara yaratıcı etkinlikler buluyorum

Tabletlerin ve akıllı telefonların olmadığı günleri hatırlayın... Eminim çocukluğunuzda en az bir kez kek hamurunun cazibesine kapılmışsınızdır. Ya da başka bir yaratıcı hobi faaliyetinin zevkini tatmışsınızdır. Çocuklarınızı ekrandan uzak tutmak için biraz yaratıcı olmaya gayret etmelisiniz. Yenilebilir boyalarla pasta ve kurabiyeler, her türlü kolaj, el işi ve eğitici birçok aktivite. Ara verdiğinizde onlarla beraber bu etkinlikleri önünüze koyun ve daha sonra onları yalnız bırakıp kendi işinize geri dönebilirsiniz. Çocuklarınızın yaptığı yaratıcı etkinlikleri evde bir duvar ayırıp sergilerseniz, bu etkinlikleri yapmaya teşvik olacaklardır.

Suyun yüksekliği boyunuzu aşmadan önce duygularınızı yönetmeyi öğrenin!

Ebeveynler için durum stres, yorgunluk ve suçluluğun bir karışımı...

Çocuk psikiyatristi Michèle Battista, hayatta kalmak ve kaostan kaçınmak için "karşılıklı pekiştirme" kavramını açıklıyor. İşe zaman ayırmak ve bu nedenle çocuğunuzu buna adapte etmek gerekli. Her şeyden önce kendimizi suçlu hissetmemeliyiz. Ebeveynler televizyon gibi araçları kullanabilirler (hayır, bu bir suç değil), ancak açık sınırlarla, örneğin bir eğlence veya eğitim programıyla, çocuğa verilen bu özerk sürenin ardından kendisine verilen sorumluluklara dair de titiz davrandığı için onu takdir etmeyi unutmamalı!

Ve genel olarak, sanki okula gidiyormuş gibi olağan ritimleri korumanız gerekir. Uzmanlara göre plan ve program fikri oldukça etkili: "Çocuğa kendi gününde görünürlük kazandırmak, eğitim zamanlarını, sessiz olma zamanları ve oyun zamanlarını tanımlamak elzem. Can sıkıntısını hissettiğinizde paniğe kapılmanıza gerek yok:

"Can sıkıntısı, çocuğu kendini meşgul edecek fikirler bulmayı düşünmeye sevk eder. "

Kaynak

Euronews

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest