Kilolu insanlar spor yapamaz mı? Kilofobi sizi yanıltmasın!

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

“Sen spor yapamazsın, önce yürü ve diyet yap.” Evet, bu cümle ben spora başlamak istediğimde bana kuruldu, çünkü benim ideal vücut ölçülerim yok! Kilo vermeden yoga yapmam mümkün değil mi? İşin daha da vahim tarafı, maalesef, ben bu durumlara alışkınım... Şişman fobisinden çektiğim bu ilk değil! Çocukluğumdan beri şişman fobisi kurbanıyım! Şişman fobisi söz konusu sosyal düzenin en acımasız unsuru. Bu yazıda, kişisel deneyimlerimi paylaşarak şişman fobisi hakkında farkındalık yaratmaya çalışacağım ve “kilolu insanlar spor yapamaz” ön yargısını kıracağım!

Özet

Artık 30 yaşında bir kadınım. Daha yeni yeni bedenimi farkına varıp kilo problemimin sebebini anlamaya ve bununla barışık olmaya başladım. Çeşitli nedenlerden dolayı fazla kilolu bir bedene sahibim.

Kilolu insanlar ve bu bireylere yönelik tutumlarını son derece yanlış yöntemlerle dışa vuran insanlar, onların vücudumla ilgili yaptıkları yorumlar, yıllarca sporla ilişkimi de çok fazla etkiledi. Başkalarının bakışları ve şişman fobisi karşısında spor salonunda sosyal olarak kendimi rahatsız hissettiğimden, uzak durmak istedim. Bazı ilaçlar tabi ki daha ciddi sağlık sorunu yaratabilecek olanlar denendi vesaire.

Spor salonu ne ki? Önce buyurun ilkokul, ortaokul ve hatta lise yıllarında beden eğitimi dersine bir gidelim mi? Boyunuza göre sıranız belirlenir. Sonra kilo ölçümü yapılır. Bence burada ölçülebilen tek şey boy ve kilo değil! Dikkatli bakarsa öğretmen, öğrencilerinin kilofobi düzeyini de ölçebilir!

Düzenli spor yapan çocukların, ders sırasında spor yaparken fazla kilolu olan kişileri yetersiz olarak kabul etmesi ve şişman fobisi olan insana işaret eden bir davranış ortaya koyması. Bunun akran zorbalığından ayrılan bir tarafı yok! Fazla kilolu öğrencinin de bu davranış ve tutumdan kaynaklı, kendi şekli ile küsmesi, hatta kendini suçlu hissetmesi. Beden dersleri veya spor ile ilgili tek kelime o çocuğu artık kaçırmaya yetecek! Ne öğretmen farkında, ne aile, ne çocukların kendisi!  

kilofobi

Şişman fobisi: normalin dışında kalmak ve fazla kilolu insan olmak

Şişmanlık, aşırı kilo ya da obezite hastalığı çağımızın en önemli sağlık sorunları arasında. Vücut ağırlığı fazla olan bireyler çeşitli fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra, özellikle toplumun sergilediği olumsuz tutumlardan kaynaklı psikolojik ve sosyolojik sorunlarla da mücadele etmek durumunda kalıyor. Vücut ağırlığı fazla olan şişman veya obez kişilere karşı sergilenen olumsuz tutum “Kilofobi” (Fatphobia) veya “Şişman fobisi” olarak tanımlanıyor.

Evet... Spor ve şişmanlık ile ilgili önyargıya parmak basmadan önce, şişman fobisi nedir ve ne canlar, ne kalpler incitiyor ona bakalım. 2019 yılında, ünlü Robert sözlüğü, kelime dağarcığına bir yeni kavram ekledi.

“Şişman fobisi veya kilofobi : şişman, fazla kilolu veya obez insanları damgalayan ve onlara karşı ayrımcılık yapan düşmanca tutum ve davranışlar.”

Kişi kendine kilofobik olursa; 

Bu tanım, şişman insanlara yönelen sağlıksız bir davranışı özetliyor. Bununla birlikte, kişi kendine karşı da fobik olabiliyor. En yaygın ve tespit edilmesi zor olan durum da işte bu.  Normlara uygun bir vücuda sahip olmak için, kalıcı olarak kilo vermeyi isteme fikri, sürekli diyetler veya saatler süren spor seansları… bunların hepsi içselleştirilmiş şişman fobisi anlamına gelir.

Şişman fobisi hele de içselleştirilip kişinin kendisine döner ise, insanı çok kısıtlayan bir şeydir çünkü kendini reddetmek, kendini sevmemek ile ilişkilidir. Kendi bedeninden hoşlanmadığın için hep saklamak istersin. Spor yapmak, yogaya başlamak, arkadaşlarınla havuza girmek, denize gitmek, başka insanların seni göreceği endişesi ile kabusa dönüşür. 

Unutma: Şişmanlık fobisi, normaların üstünde vücudu görünce verilen olumsuz tepki ve aslında doğal kaynaklı olmayan bir davranıştır ve öğrenilmiş otosansür ile alakalıdır. 

şişman insanlar spor yapabilir

Fazla kilomdan dolayı uzun süre bu içselleştirmeden kaynaklı, farkında olmadan kendime acı çektirdim, kendimi üzdüm. Bugün, bu olgun yaşımda, buna 🛑DUR demeye ve vücudumla barışmaya ve uzlaşmaya karar verdim. Bu yüzden artık beni strese sokan diyetler yapmıyorum, ama duygusal yeme de yapmıyorum. Vücudumu sevmek ve ona karşı nazik olmak istiyorum.

 Şişman fobisi ayrımcılığın en çirkin formlarından biridir. Şişman birinin kendi ihmalleri sebebiyle obez olduğuna inandığımız için, şişman insanlardan korkma, hoşlanmama veya dışlama fobisi kaygı verici şekilde yaygınlaşıyor ve normalleştiriliyor.

Şişman fobik veya kilofobik insanlar; 

Böyle insanlar, şişman birinin hayatından memnun olmadığını düşünür. İradesiz olduğunu ve bazı yiyeceklerin onlar için vazgeçilmez olduğunu veya makalemizde ele aldığımız gibi spor yapamadığını falan düşünürler. Çoğu, fazla kilolu insan görünce, acıma duygusuna kapılır. “Tanıştığıma memnun oldum" demek yerine “Bak, beni yanlış anlama ama senin iyiliğin için söylüyorum." ya da “İstesen kilo verebilirsin, biliyorsun değil mi?" gibi şeyler söylemek. Hatta bir adım ilerisi, çok fazla kilo vermeyi başarmış bir tanıdıktan bahsetmek ve iletişim kurabileceğini söylemek.  

Önyargılı bakışlar ve sosyal baskı altında nasıl spor yapacağım? 

İnsanların bakışları

Kilo vermek ve toplumsal normlara uygun olmak için spor yapmanın, dışardan gelen  baskı yüzünden hareket etmek olduğunu yukarıda söyledim. Yeryüzünde yalnız olsaydık, bedenimizi ve fiziksel görünüşümüzü asla sorgulamazdık, emin olun! Sahip olduğumuz algıyı değiştiren, başkalarının bakışlarının ta kendisi.

Unutmayın! Zayıf olmak sağlıklı olmak anlamına gelmez, tıpkı şişman olmanın sağlıksız olmak anlamına gelmediği gibi!

🧠 Şişman insanlar fazla kilolarının farkındadır. Çoğunlukla doktorları tarafından sıkı bir şekilde izlenirler ve düzenli kan testleri yaptırırlar. Yani spor yapmak istedikleri zaman veya sadece karşısınızda duruyor olması, sizin onların fiziksel görünümleri hakkında yorum yapmanızı anlamlı hale getirmez. Şişman olduğu onun aciz veya eksik olduğu anlamına gelmez!

Yanlış motivasyon ile spor yapmak

Kendi adıma, kilo vermek için uzun süre spor salonlarına para verdim. Zayıf olmak, toplumsal estetik normlarına uymak ve bir daha insanlardan kendimle ilgili bir yorum almamak nihai hedefimdi. Uzun zamandır çabalıyorum. Fakat bu çabalar, ne yazık ki spordan nefret etmem ile sonuçlandı denebilir.

O salona gitmek benim için bir işkenceydi. Egzersiz yapmamın tek amacı vücudumu nihayet herkesin memnun olacağı şekle sokmaktı, aynı zamanda beni bundan alıkoyan yine herkesin bakışlarıydı. Sürekli egzersiz yapma şeklimle, sıklığımla ve gerçekten kilo verip vermediğimle ilgili yargılanıyormuşum veya sınav veriyormuşum gibi hissettim.

🏋🏻 Bugün anladım ki; doğru nedenlerle spor yapmak zorundasın! Sevdiğimiz bir fiziksel aktivite seçmek, bunu bir hobi gibi hissedip, o şekilde egzersiz etmelisiniz.

Şişmanlar spor yapabilir mi? Buyurun benim spor rutinim...

Zevk için hareket ediyorum, kilo vermek için değil!

Yıllar geçtikçe, vücuduma yargılayıcı gözlerle değil, şefkatli ve değer veren gözlerle bir bakış atmayı öğrendim. Henüz bedenimle iletişimim tam olarak mükemmel değil, ama artık fiziksel görünüşümle toksik bir ilişkim yok diyebilirim. Bir şey var ki, bir çok şeyi anlamama yardımcı oldu: Kilo vermeye çalışmadan da spor yapabilirdim!

👟Spor, kendinizle yeniden bağlantı kurmanın bir yolu, ve onu herkes yapabilir. Hareket etmek, ister 50 kilo olun ister 100 kilo, daha dinç, daha sağlıklı ve daha dayanıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlar.

Kilo vermek, fiziksel aktivitenin sonuçlarından biri olabilir, ama aslında bu hareketin ikincil bir sonucudur. Vücudum herhangi bir başkası gibi hareket edebiliyor, istediğim gibi spor yapıyorum ve eğlenmek için spor yapmaktan tamamen zevk alıyorum! Hareket ettiğimde açılan bluzum, göbeğimin veya başka fazlalıklarımın belli oluyor olmasına aldırmıyorum.şişman bir insan yoga yapabilir.

Önyargılara kulak asmıyorum. Şişman fobik bireyleri farkındayım!

Spordan gerçekten zevk almanın anahtarı, başkalarının bakışlarından ve yargılamalarından kendini soyutlamayı başarmak. Kişi kendine güven inşa ederek bu farkındalığa ulaşabiliyor.

🤸🏻‍♀️ Spor sizi daha iyi hissettirir. Kilo kaybı nedeniyle değil, aktif olmak endorfin salgıladığı için size iyi gelir. Bu da, kaygı ve dolayısıyla olumsuz düşüncelerle savaşmaya yardımcı olur.

Beni yargılamaya cürret eden insanların doğruca gözlerinin içine bakarken kendim için yararlı bir şey yaptığımı ve bu zamanın tamamen bana ait bir kaliteli vakit olduğunu kendime hatırlatıyorum. Kilofobik insanlar beni spor yapmaktan alıkoyamayacak! Aynısını yapın, kendinize, zevkinize ve keyfinize göre spor yapın. Yoga da yapabilirsiniz, fitness da! Başkalarının veya toplumun beklentilerini karşılamayın.


Yazar ekibi: Kendiniz için!

Fazla kilolu olduğunuzda spor seçimi önemlidir. Tercihen yüzme veya oturarak egzersiz bisikleti gibi eklemleri rahatlatan ve çok zorlamayan bir aktiviteye öncelik verebilirsiniz.

Şişmanlarda spor yaparak ortaya çıkan sağlık problemleri, yukarıda bahsettiğimiz gibi kendine yönelik kilofobinin size uygun olmayan pratiklere bilinçsizce itmesi ile alakalı. Kendinize uygun olmayan aktivitelerde ısrarcı olarak spor yaparsanız, siz spor yaptığınızda kalp hastalıkları, iskelet sistemi problemlerini ortaya çıktığını söyleyenleri haklı çıkarırsınız.

Kendinize uygun olanı bulun! Kendinizi dinleyin, vücudunuzu dinleyin, kendinize iyi bakın ve tartıdaki sayıyı unutun. Kilo vermek için egzersiz yapmayın, kendinizi memnun etmek için egzersiz yapın!

Kaynak

Independent

Dergipark

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Psikolog mu, yaşam koçu mu? | Kime gitmeliyim?

Wengood’da gezinirken belki fark etmişsinizdir, hemen hemen her yazıda ruh sağlığı uzmanları ile görüşme fikrinin altı çizilir. Peki hangi ruh sağlığı uzmanı, veya psikolojik destek alabileceğiniz profesyonel sizin ihtiyacınıza karşılık geliyor? Psikiyatriste mi gitmeliyim? Psikoloğa mı gitmeliyim? Veya bir yaşam koçu ile görüşsem yeter mi? Neden bir psikolog yerine koça danışmalıyım, ya da tam tersi? Her bir profesyonel, farklı konulara yanıt veriyor, bu yüzden kime başvurmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bu makale, bu nedenle, karşılaştığınız sorunlara göre başvurulması gereken destek mekanizmalarının farklılıkları üzerine yoğunlaşacak.

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!