Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

tarihinde Yudum , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak
Özet

Çocuk doğurduysanız her daim başkalarının yorumlarını dinleyeceksiniz. Süt üretimini artıran yiyecekler ile başladık, süt miktarı konusunda herkese hesap verdiğimiz günlere geldik, öyle değil mi? Emzirme konusunda, o kadar farklı görüşler var ki, herkesi memnun etmeye çalışmak yerine, annenin ilk önce bebeğiyle ve kendi ile uyumlu olmaya çabalaması bana daha sağlıklı geliyor.

Anneler, bu konuda ikiye ayrılmış durumda:

  • 🤱🏻Mümkün olduğunca uzun süre emzirmek isteyenler 
  • 👩🏻‍🍼Emzirmek istemeyenler

Emzirmemeyi seçtim ve bebeğim gayet sağlıklı ve mutlu!

Yalan söylemeyeceğim, doğumdan hemen sonra, emzirmek istemediğimi biliyordum. 🗣️"Emzirmek istememek mi? Bir heves uğruna mı anne oldun?" Hayır, hiç de değil... Benim için hamile kalmak oldukça düşünülmüş ve net bir seçimdi. Ama insanlar nasıldır bilirsiniz... birine ne zaman çocuk sahibi olacağını sormak, bir kez hamile kaldığınızda da, emzirecek misin diye sormak ve hatta inanın bana, vereceğiniz cevaplarla da asla tatmin olmamak konusunda diretirler. 🤐

Açık konuşayım, ben bebeğimi biberonla beslemeyi seçtim. Emzirmeye karşı bir pozisyonum olduğundan değil, vurgulamak istediğim tek şey; emzirip emzirmeme seçiminin kişisel olduğu, dolayısı ile kendimden şüphe etmek zorunda kalmadan veya suçluluk duygusu olmadan, benim de bebeğimle aramda bize ait bir karar verebilme özgürlüğü istiyorum.

Anne olmak, sahip olduğunuz güçlü yönleri öğrenmek ve varlığından haberdar olmadığınız korkularla yüzleşmektir. Yani bebek için dünya ne kadar yeniyse, anne için de bebekle beraber bir dünya yeni.

Emzirmek istememek | Neden emzirmek istemiyorum?

Çevremdeki tüm anneler emzirme konusunda hem fikirdi... Ne annem, ne teyzelerim, ne de yakın arkadaşlarım emzirmemek istedi. Sık sık, kendime bu konuda telkinlerde bulunduğumu hatırlıyorum, gençliğimde yani...Emzirmeyeceğimi uzun zaman önce biliyordum, sadece yetiştirilme tarzımın, çevremin bir parçası olmadığı için söylemeye cüret etmekte zorlandım.

Emzirmek istemeyen annenin nedeni ne olabilir? hala merak edenler var biliyorum. 

Cevap veriyorum: Emzirme sırasında iğreniyorum, ve çok ağrı çekiyorum. 

🗣️"Neee?! beni iğrendirdiği için mi? Kendi iyiliğimi çocuğumun sağlığının önüne koyuyorum, öyle değil mi?" 

Cevabı beğenmemiş olabilirsiniz, ama böyle... İlk günlerde bebeğin ağzına meme vermekte zaten çok zorlandım, o sırada mahremiyetimin ne kadar ihlal edildiğini saymıyorum bile. İlk haftada, karar verdim: emzirmek istemiyorum!

Emzirmeyi seçmek için iyi nedenler olduğu doğru; daha ekolojik, daha ekonomik, daha doğal ve sonra emzirmeyle ilgili bebeğin sağlığı açısından tüm faydaları saymıyorum bile, yeri gelmişken söyleyeyim. Ama sonuç olarak, benim için açık... emziremezdim ve  fikrimi değiştiremezdim.

Anne ne kadar iyi olursa bebek de o kadar iyi olur.

Hamile kalmadan önce ve hamileliğim boyunca, bir bebeğin küçük ağzını meme ucuma asla koyamayacağımı biliyordum. Daha da kötüsü, göğüslerimden süt gelmesi düşüncesi midemi bulandırıyordu. Utançla ilgili bir sorunum yok. Emzirmiş olsaydım, utanmadan her yerde yapardım. Doğum yapan ve bebek emziren bir anne gördüğümde hiç rahatsızlık hissetmiyorum, oldukça güzel bulduğumu söylemeliyim ama bana göre değil.

Hamileliğim sırasında çocuğumun sağlık durumu konusunda çok endişeliydim. Bebeğin meme ile değil, biberon ile beslenmesi fikri beni endişelendiriyordu. Ya yanlış yapıyorsam? Ailemin tüm kadınları ve onların komşuları, torunları vs. de beni korkutmak konusunda çekinmediler, açıkçası. Hatta bir keresinde bir ebe, bir bebek için memenin en iyisi olduğunu anlamamı sağlacak tonlarca şeyi anlattı, çoğuna katılıyordum da. Ancak bu fikirler beni teselli etmedi. Yine de emzirme fikrinden tiksindim. Aslında, nasıl beslediğin önemli değil, her şey herkesi iyi hissettirmekle ilgili. Ve herkesi aynı anda mutlu etmek hiç kolay değil!

Suçluluk hisseden anneden, kendisiyle barışık anneye yolculuk...

Doğum servislerinde emzirmek istemeyen annelerin kararlarını düşündüren, hatta onları biraz zorlayan binlerce hikaye veya söylenti duymuştum. Oğlum dünyaya geldi ve onun sevimli yüzünü gördüğümde bile onu emzirmem söz konusu bile değildi. Yine de kendimi sorgulamaya devam ettim ve bir kaç blog dolandım. 

🙌Gördüm ki, bebeğini emzirmek istemeyen tek anne ben değilim!

👩‍⚕️Çocuğa sevgi göstermenin yolları: şefkat dili, Psk. Esra Orçunlu

👩‍⚕️Bebeklerde uyku eğitimi: Psk. Dan. Şeyma Sert

Bebeği emzirmemenin dezavantajları

Eve geldiğimizde işler karıştı. Loğusalık dönemi, biraz bulanık bir zihin, bir baby-blues hali... Yorgunluk, uykusuzluk, gözyaşı bulutunda boğuldum. Tek hatırladığım, bebeğimi biberonla beslemenin çok zor olduğu. Geğirmekte zorlanıyordu, boğulacakmış gibi hissediyordum. Ancak kocamla her şey yolunda gidiyordu ve göğüslerim hala yorulmadan süt üretiyordu. Loğusalık bana bir oyun oynuyordu sanırım. Kendimden şüphe ettim. Emziriyor olmalıydım, açıkçası her şey yanlış bir seçim yaptığımı gösteriyordu sanki?

Bu sefer kendimi daha da sorguladım;

  • Tiksiniyor muyum?
  • Bir kadın ve eş olarak bedenimi yeniden sahiplenmek için mi?
  • Biberonu babanın verebileceğini bilerek biraz temiz hava alabilmek için mi?
  • İki saat daha uyumak için nazlanmak mı?
  • Aman tanrım, ben korkunç ve bencil bir anne miyim? Ya bebeğime yetemezsem?

Neyse ki benim durumumda, oldukça şanslıydım, çünkü eşim ve ailem bir süre sonra beni asla yargılamadı, bu kendini kırbaçlama işini kendime yapan tek kişi bendim.🫣

Anne ve bebek arasındaki bağ | emzirmek vs bakım vermek

Sonra, birgün süt üretimi durdu. Ve sonra rahatladım. Belli ki oğlum da iyi gidiyordu. Her zaman onun yanındaydım, dikkatliydim, onu dinliyordum, onunla ilgileniyordum. Ona göz kulak oldum, onu korudum ve... onu besledim. Bir annenin sevgisinin bir meme veya emzik ile tanımlanmadığını anladım. Görünüşüme, yorgunluğuma ve hatta sağlığıma rağmen, kendimi inkar ettiğim için değil, sadece  doğal olduğu için günler ve geceler geçirdim, onunla ilgilendim, onun için endişelendim, onunla oynadım ve bu tüm anne memesine değerdi!

👩🏻‍🍼
Emzirmeyi, sadece beslenme için yapılan bir eylem olarak görmek, yanlış. Anne ve bebek arasındaki bağ, temelleri hamilelik döneminde atılan ve annenin bebeğe bakım vermesi ile farklı boyut kazanan bir sevgi ve güven bağı. Kısacası, yalnızca sütün besin değeri veya bebeğin doyması açısından değil, duygusal gelişim ve insan psikolojisi açısından da, emzirmek anlamlı ve değerli bir eylem.


Bence, emzirme ve besleme (bakım verme) kelimelerinin yer değişmesi gerek. Beslenme esnasında minik yavrunuzla temas halinde olmanız, onu sevip okşamanız, dokunmanız ve göz kontağı kurmanız bebeğinizle aranızdaki ilişkiyi güçlendirecektir.

 Biberonla da olsa, meme ile de olsa, kaşıkla da olsa... Bebeğinizle ilişki kuruyor olduğunuzdan emin olun.

Emzirmek istemeyen anneye nasıl davranılmalı?

İnternette bir çok doktor ve anne, emzirmek istememe ile ilgili bilgi ve tecrübe aktarıyordu. Bu konuda edindiğim bilgileri aşağıda özetlemem gerekirse;

Öncelikle, doğum öncesi veya doğum sonrası eşler ve büyükanne ve büyükbabalar heyecanlı olurlar. Bebek için çok heyecanlı olan çevre, anneye olan ilgiyi azaltabilirler. Oysa anne, doğum sürecinde desteğe ihtiyaç duyar.

  • 🤫Annenin çevresinde diğer kişilerle ilgili karşılaştırma yorumlarından kaçının. Örneğin; “Benim sütüm çoktu sıktığım zaman tavana fışkırırdı” gibi cümlelerinizi yeni doğum yapmış bir kadının yanında kurmamalısınız.

karikatür

  • 🛑Anneye bebeği emzir diye ısrar etmeyin. 
  • 🤝Emzirmek istemeyen anneleri zorlamadan kibar bir dille sütünü sağması yönünde telkin edebilirsiniz. 

Eğer anne kendini hazır hissetmiyorsa hastanelerde süt sağım pompaları mevcut. Sağım yaparak geçici bir süre bebek beslenebilir.

Kendi adıma, eşimin benim ne kadar zorlandığımı görüp süt sağma makinesi ile yanıma geldiği an, hissettiğim mutluluk ve rahatlamayı anlatamam! Bu süre zarfında göğüslerim süt üretiyordu, ve ben aslında bebeğimin beslenmesini görmekten mutluydum.

Erkekler için doğum izni yasal bir hak! Biliyor muydunuz?

Çocuğun önünde ağlamak iyi değil mi?

Yazar: Anneler seçimleri konusunda iyi hissetmeyi hakediyor, onlara destek olun!

Ve günün sonunda anne emzirmek istemiyorsa, bunun nedeni bebeği için en iyisini istemiyor olması değildir! 

Cinsiyetçilik veya toksik maskülinite ile bugüne kadar mücadele ettik. Ama annelik ile ilgili bloglar olsun, günlük yaşam olsun, görünüyor ki mesele sadece kadın ve erkek arasındaki bir karşıtlık meselesi değil, kadının kadına karşı olduğu mevzular da var.

Anneler emzirme konusunda birbirlerine karşı korkunç olabiliyor ve sonsuz olasılıklar yelpazesi hakkında suçlu hissetmek için bin bir sebep oluşmasına neden oluyor. 
Bir kez daha, sessizlik galip gelmeli, anne kendi kararını kendi vermeli!

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Yudum , Wengood yazarı

🤩Hayatımı fiziksel ve zihinsel harekete adadım. 🖋️Yazmayı, 💭düşünmeyi, 📖okumayı ve 🔎araştırmayı çok seviyorum. 😺💕🧘‍♀️Kedim ve yoga matım vazgeçilmezim.

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest