“Ne zaman çocuk sahibi olacaksın?” sorusu masum değil

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Bir rahat bırakmadınız. 20-25 yaşına kadar “Sevgilin yok mu?”, “Evlilik ne zaman?”, evli olduğumu duydukları aydan sonra ise “Çocuk düşünüyor musunuz?” belalı sorular listesine girdi. Çocuk ne zaman sorusu kadınları işe alırken yaygın şekilde soruluyor. Kadın, çocuk sahibi olunca motor becerileri kayboluyormuş gibi iş hayatında yersiz sorulara maruz kalmakla kalmıyor, bir de evlilik sonrası çocuk sahibi olma bir zorunlulukmuşçasına “bebek haberi var mı?” “çocuk düşünüyor musun” sorusuna yanıt vermek durumunda kalıyorlar. Bir çifte ne zaman çocuk sahibi olacağını sormak sandığınız kadar masum bir soru değil. İsterseniz bırakın da çiftler kendi başlarına karar versinler. Neden mi? Gelin onların iç sesinden durumu bir dinleyelim.

Çiftlere “çocuk ne zaman” sorusu neden sorulmamalı?

Biraz gizlilik hakkı

Çocuk ne zaman sorusu evli olan her çifte imza atıldığı andan itibaren sorulagelen sorudur. Cinsellik konuşmanın zor olduğu, cinselliğin tabu olarak görüldüğü, öpüşmenin dahi toplum içerisinde yapılınca ayıp bulunduğu yerde ulu orta herkes niye çiftlere bunu sormaya çekinmiyor? Otuzlu yaşlarımdayım ve birkaç yıldır bir ilişkim var, bu yüzden açıkçası bana düzinelerce kez bunun tadında banal soru soruldu.

Öyle ki, birçokları için anne olma kararı bariz bir konudur, birçok kadın ve hatta birçok çift için basit değildir. Hepsinden öte, çocuk sahibi olup olmama kararı çiftin kendi kararıdır. Eşimle birlikte, niye herkese hayattaki hedeflerimizi ve beklentilerimizi veya cinsel hayat pratiklerimizi anlatmaya başlayalım ki? 

Bir düşünüyorum da, anlatsak çevremizin nasıl tepki vereceğini merak ediyorum hakikaten. Biz çocuk çalışmalarına başladık şeklinde ailelerimize birden sofrada açıklama yapsak örneğin, şok olmasalar da muhtemelen, yani en iyi ihtimalle utanırlardı. Bir çifte çocuk sahibi olup olmayacaklarını sormakla onların özel hayatına müdahale ediyoruz.

O kadar da masum bir soru değil

"Aman ne var canım, evli değiller mi illa ki çocukları olacaktır." Hayır, çocuk sahibi olmak önemsiz bir mesele gibi görünüyor, ama öyle değil.

Her şeyden önce, isteyen ama başaramayan çiftler var. Genellikle, herkesin önünde yaşanmak istenmeyen büyük ve derin bir sıkıntı bu. Bu çiftlere ne zaman çocuk sahibi olacaklarını sorarsanız, belki de bu sıkıntıya, düş kırıklığına ışık tutmuş olacaksınız.

Veya bu konuda aynı beklentiye sahip olmayan bir çift hayal edelim. Çocuk düşünmeyen çiftler de olabilir, öyle değil mi? Sonuçta onlar bir aile ve kendi ailelerine neyin iyi geleceğini onlar bilebilir. Garip bir atmosfer yaratmanın ne alemi var?

Kişisel beklentilerimiz ve toplumsal beklentiler

Ebeveynlerimiz, kendi beklentilerine, yetiştirilme tarzlarına uygun gördükleri mutluluk tablosunu tamamlamak için torun beklentisine girebiliyor. Artık çevrelerinde gördükleri bir bir büyüyen aileleri görüp onlar da büyükanne ve büyükbabalığı tatmak istiyor. Dolayısıyla, çocuk sahibi olup olmayacağımızı soruyorlar.

Genel olarak, bir çiftin ve dahası bir kadının mutluluğunun ve gelişiminin üreme yoluyla gerçekleşebileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Bu doğru değil. Sizler “çocuk düşünmüyor musunuz?” diye sorunca, çifte belli bir dünya vizyonunu dayatıyor ve  çocuk sahibi olmak istese de istemese de, onlara bu soruyu sorarak kendilerini sorgulamalarını ve mutlulukları hakkında bir fikir empoze etmiş oluyorsunuz

Şahsen, çocuk sahibi olup olmayacağım sorulduğunda, bu fikir beni daha çok korkutuyor. Sanki düşünmem gerekiyormuş veya bugüne kadar düşünmedik diye kendimi panik hissetmem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Hazır mıyım, değil miyim diye kendime sorup cevabını rahatça veremediğimde stres olmaya başlıyorum. Kısacası baskı hissediyorum. Toplumsal baskı işte kadının ve erkeğin sırtında böyle böyle kuruluyor.

Mutluluğa giden bin bir yol var

Sonunda kendime uzun bir süre bu soruyu sordum durdum. Artıları ve eksileri uzun süre tarttıktan sonra çocuk sahibi olmayı seçtim ama herkes bu seçimi yapmıyor. "İnanılmaz bir deneyim", "asla, asla dememelisin", "sonra pişman olursunuz", “evliliği evlilik yapan çocuk”, “biz olduktan sonra daha önce niye yapmadık dedik” vb. cümlelerle ısrarlarınıza devam etmezseniz çocuk sahibi olmamayı tercih eden insanlar garip bir şekilde marjinalleştirilmezler.  

Sadece başka yaşam projeleri olan kadın ve erkekler, kendi dengelerini bulacaktırlar çünkü açıkçası hayatta başarılı ve mutlu olmanın bin bir yolu var. Tüm harika yaşam hikayelerinin illa çocukları olmaz, bu yüzden "ne zaman çocuk sahibi olacaksınız" diye sormaya zahmet etmeyin.

Yazarın notu: Çirkin bir merak

Birbirimizi suçlamayacağız, şüphesiz hepimiz bir zamanlar bir arkadaşına ne zaman çocuk sahibi olacağını ya da bir kardeş daha yapıp yapmayacağını sorduk. Bu soru bir daha dilinizin ucuna geldiğinde, önce muhatabımızın vereceği cevapla gerçekten ilgilenip ilgilenmediğimizi ya da bizim hayatımızda bir şey değiştirip değiştirmeyeceğini kendimizi soralım. Aslında bunun yalnızca bir masum merak meselesi değil, biraz yersiz olduğunu kendimize hatırlatalım!


Kaynak

Independent haberi

Meydannet

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!