Yetişkinlerde parmak emme

Parmak emme davranışı genellikle 6 yaş civarında biter. Normalde değil, genellikle diyoruz çünkü bazı yetişkinler için bu tuhaf ya da özellikle rahatsız edici bir davranış değildir. “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…” Açıklama şok edici değil mi?


" İnsan, hayatının ortalarında yetişkinlik taklidi yapabilen ebedi bir çocuktur. "

Tristan Bernard


Yetişkinlerde parmak emme problemi

Bu şaşırtıcı ve tuhaf davranış eğer yetişkin iseniz çeşitli sorunları ardında gizliyor demektir. Bu "orijinal" çılgınlığı masaya yatırıyoruz. Ve ipuçları veriyoruz.

Kendini güvende hissetmek için parmak emme

Annesinden ayrılmış bir bebek ya da kaprislerine teslim olunmadığı için ağlamasına izin verilen küçük bir insan yavrusu görünce kimse gülmez! Ağlamaktan başka kendilerini ifade etme yolları yoktur. Çevredekileri etkileyemediğini gördükten sonra, bebek yoksun kaldığı rahatlığı bulmak için baş parmaklarına döner.

Yaygın düşünceye rağmen, kimileri kendini korumak için yeniden yaratmaya çalıştığı küçük bir alanın iç açıcı, sakinleştirici ve güven verici bir ritüel olarak parmak emer. Bazıları tırnaklarını ısırır veya yer, saçları ile oynar, parmak kütletir vs vs, liste böyle devam ettiğinde hiç kimse garipsemiyor değil mi? E işte bu yüzden birileri de baş parmaklarını emer. Herkesin kendi ritüeli vardır. Yetişkinler söz konusu olduğunda parmak emme daha az olağandır ve çocukça bulunur, bu yüzden toplumda hoş karşılanmamaktadır. Yine de her davranışın ve alışkanlığın amacı aynı: kaygıyı azaltmak.

Çocukluğa geri dönmek sorun değildir

Sıklıkla çocukların aralarında zalim olduğu söylenir, ancak bazen yetişkinlerin de kalır yanı yoktur. Bir yaştan sonra, parmak emme utanç verici bir huy olarak görülür ve bu da alay konusu olur. Böyle bir davranış büyük bir bebek görünümü verir ve kendi içine kapanma eğiliminde olan kırılgan, savunmasız bir kişinin imajını aktarır.

Ne olursa olsun, kim ne derse desin çocukluğa geri dönmek, kozanıza bir süre sığınmak sorun değildir. Kaygınızdan kurtulmak ve tekrar güvende hissetmek için yeterli olacak bir süreliğine en azından. Belki Walt Disney çizgi filmlerini izlemekten hiç hoşlanmamış olanlar bu söylediklerimizi oldukça saçma bulacaktır! Ancak, psikiyatristler ve psikanalistler, kendinize çocukluğun bir bölümünü yeniden keşfetme izni vermek için bazen bırakmanın ne kadar iyi olduğunu hatırlatmaktan çekinmiyorlar. Stresle savaşmak için kullanılan araçlar size zarar vermediği sürece normaldir.


Ancak çocuksu bir dünyada kalmanıza neden olup sizi engelleyen Peter Pan sendromu için dikkat edin.


Sonuç olarak bu manik davranış ciddi bir sorun değildir

Konuya alışılmadık bir yerden baktığımızda parmağınızı emmek sigara içmekten daha sağlıklı ve ucuz bir bağımlılıktır aslında. Stres arttıkça kendini yemeğe vermekten daha az kilo aldırıcı. Yani bu ne korkunç zararlı bir mani ne de ciddi bir davranış problemidir! Sorun şu ki, baş parmağınızı dışarıda da emmeniz gerçek bir problem sayılabilir.

Ünlü psikanalist Sigmund Freud, insanların çoğu gibi, "her şeyden önce bu bir otoerotik gösterge eylemidir, dolayısıyla bu eylemi şaşırılacak hale getiren diğerlerinin utançlarıdır" diyor. Ya durumu tersine çevirmeye çalışırsak? Kendi sağlığım ilk sırada gelir, eğer bu beni rahatlatıyorsa, çocukça alay edilmekten kaçmak adına kendimi rahatlatmaktan vazgeçmem. Kendinize şunu söylemekten (ya da onlara söylemekten) çekinmeyin, asıl sapkın olan onların kendi zihinleri!


Terapist yorumu: Asıl sorun davranışın kendisi değil!

Sosyal olarak sizi zor duruma düşürebilen bu alışkanlığa bir son vermek istiyorsanız, vücut terapisi aşırı duyguları serbest bırakmanıza yardımcı olabilir. Sofroloji, reiki veya farkındalık meditasyonu birer örnek! Parmağınızın etrafına bant yapıştırmak veya iğrenç bir tada sahip bir oje sürmek gibi bazı hileler uygulayabilirsiniz.

Kendinizi savunmasız hissettiğinizde ve stresle savaşmak veya kendinizi korumak istediğinizde başparmağınızı emdiğinizi unutmayın. Ne olduğunu göreceğiz. Başparmak emmeye bir son vermek için, altta yatan sorunu ele almalı ve stresin veya rahatsızlığın kaynağını belirlemeye çalışmalıyız.

Psikologlara göre bu nedenle kendilerine danışan hastalar nadir. Bu durumu şöyle açıklıyorlar ; "Bizi daha büyük bir resim için görmeye gelirler daha çok, parmak emme sadece bir semptomdur...". Bu nedenle asıl sorun daha derindir ve artık bu semptomları yaşamamak için bu sorunun tanımlanıp  tedavi edilmesi gerekir.

Çocukluğumuzun izlerini yetişkinliğimiz taşıyor. İşte ilginizi çekebilecek diğer makaleler; 

Kaynak

Psikoterapi Atölyesi

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...