Neden pozitif düşünemiyorum? | Hayatı pozitif yaşamak

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Bardağın dolu tarafını görmek veya boş tarafını görmek! Yaygın ama uygulaması nadir görülen bir söylem! İyimserlik seviyemizi belirlemesi açısından bu algılama biçimi, önemli. Ben, bu bardağı boş görenlerdenim! Hatta, moralim bozuk olduğunda ben bu bardaktaki dolu suyu da içip bitiriyorum. Kısacası, yeterince metafor kullandıysam, olumlu düşünmeyi beceremiyorum, her zaman en kötüsünü hayal ediyorum ve her şeyi siyah görüyorum! 😨

Neden pozitif düşünemiyorum? | Hayatı pozitif yaşamak
Özet

🌑

“Siyahtan daha koyu bir renk bulduğumda onu giyeceğim. Ama o zamana kadar siyah giyiyorum! "

Coco Chanel

Karamsarlık, zihnimin bana bir oyunu!

... Ya da depresyonda mıyım?! Her durumda, bu öncelikle beynimin kimyası ile ilişkili. 🧠 Zihnin işleyiş biçimi ve bakış açısı, şüphesiz önemli bir değişken. Aynı gün içinde birden fazla haber gelirse, iyilerden çok kötülerini hatırlama eğilimindeyim. Bu  bilişsel bir önyargı , olumsuzluk önyargısı. Açıkçası, pozitif olmak benim için bir çaba gerektiriyor, çünkü beynim beni en kötüye hazırlamaya ve dolayısıyla olumsuzluğa odaklanmaya programlanmış.

Geçen gün müdürüm son zamanlarda işlerimin çok iyi gittiğini, benden çok memnun olduğunu ancak e-postalarıma dikkat etmem gerektiğini, iç iletişimimi geliştirmem gerektiğini söyledi. Sadece son sözlerine odaklanmak uğruna, tüm iltifatları unuttum, üzgün ve endişeli bir şekilde odasından ayrıldım. Yapacak bir şey yok, sürekli olumsuz düşüncelere kapılıyorum.

😮 Yalnızca olumsuzları not etme eğilimi, atalarımızın vahşi canavarların saldırılarından kaçınmaları gerektiğinde hayatta kalmalarına izin verdi. Kötümserlik genlerimize işlemiş diyebiliriz.

Depresyon; tüm renklerin siyah görünmesini sağlar

İşte orada, kendi kendinize hiçbir şey icat etmediğimi söylüyorsunuz. Bir depresif her şeyi siyah görür, vay be, ne içgörü! Paris, Salpêtrière Hastanesi'nde psikiyatrist ve araştırmacı olan Dr. Philippe Fossati'nin birkaç yıl önce ekibiyle birlikte beynin işleyişi üzerine bir deney yaptığını bilmiyor olabilirsiniz. Nitelikleri anlatan kelimeler (cömert, zeki, kibar) ve kusurları anlatan kelimeler (cimri, ikiyüzlü, kinci) iki grup deneğe sunuldu. Bir grup depresif deneklerle, diğeri ruh sağlığı iyi olan deneklerle.

Deneklerin önce genel bir bakış açısıyla soru sorulduğunda (Cömertlik hakkında ne düşünüyorsun? Cimrilik hakkında ne düşünüyorsun?), daha sonra daha kişisel bir bakış açısıyla soru sorulduğunda (cömert misin? cimri misin?) ne gibi cevaplar verdiği incelendi. Depresif insanlar bir kusur hakkında düşünmek söz konusu olduğunda bunu kendilerine atfetmeyi tercih ettiler, sağlıklı bireyler ise bakış açılarını genele odaklamayı başardılar. İki grup arasındaki fark bir gerçeği ortaya koydu: depresyon olumsuz düşünmeyi tetikler.

Gerçekten de, bilgilerin kişiselleştirilmesi söz konusu olduğunda dorsomedial prefrontal korteks aktive olur. Kişi depresyonda ise bu bölge hep aktiftir, dolayısıyla  olumsuz bir kelimeden bahsedildiğinde, genel anlamda bile olsa, onu sahiplenmeye meyilli olur.

👉Ruh sağlığı ve önemi

Hayatı pozitif görmeyi başarabilecek miyim?

Hep olumsuz olmak, her şeyi siyah görmek, gördük ki, gayet kolay ve çaba gerektirmiyor, beyin bunu kendi kendine yapıyor zaten. Bu durum uzun vadede stresli, değersiz, özgüvensiz olmamıza neden olur ve ilerlememizi engeller. Peki dünya mahvolacaksa neden planlar yapıyorsun?

Kendinizi olumsuzluğun depresyona, depresyonun ise olumsuzluğa yol açtığı bir kısır döngüye nasıl kilitleyeceğiniz yukarıda açıklanmıştır! Depresyon bir ruh sağlığı hastalığıdır, ve ciddiye alınması gerekir. Çünkü yukarıda açıkladığım döngüyü kırmak ancak ve ancak onu farkedip otomatik dönen sarmal olumsuz düşünmeye meyilli zihni başka türlü işlemeye itmekten geçer.

🙂 Bu nedenle  ruh sağlığımız  ve genel esenliğimiz için olumlu anların diğerlerine üstün gelmesini sağlamalıyız.

👉 Depresyon hakkında konuşmak

Hayata pozitif bakmak için ne yapmalıyım? | 10 adım!

1. Güzel zamanların tadını çıkart!

5 ila 30 saniye, olumlu bir anın duygusal olarak özümsenmesi için geçen süredir. Karşılaştırıldığında, olumsuz bir olay ise anında sabitlenir. Bu durumla nasıl mücadele ederiz? Anı yaşamak, mutlu anlardan tam olarak yararlanmak ve az önce olan güzel anın maksimum zevkine ulaşmak için. Şu anda hissettiğiniz her şeyi ayrıntılı olarak analiz edin. Bir güzel ses, bir güzel koku ve bir güzel nesne. Bkz: farkındalık meditasyonu!

2. Sevincini ifade et!

Başımıza güzel bir şey geldiğinde paylaşmaktan çekinmeyelim. Sevdiklerimizle paylaşmak, daha da iyisi bir kişisel gelişim ve mutluluk aracı olan şükran günlüğü edinmek! Yazmak terapi yerine geçer ve olumlu bir anı kaydetmek onun tadını daha da uzun süre çıkarmanıza yardımcı olur.

3. Dijital detoks!

Sosyal medyanın insanları mutsuzlaştırdığı, eko-anksiyete ve sürekli katlanarak artması, siyasetin bizi yorduğu günler… Bugün her zamankinden daha fazla üzücü bilgiler ile çevriliyiz. Her zaman bilgi sahibi olmanın çok önemli olduğunu düşünmüşümdür ancak günlerimi, haftalarımı talihsiz bilgileri yeniden ve yeniden dinlemek, kabul edelim zararlı. Bu yüzden zaman zaman  kendimize habersiz günler hediye edelim, kendi kendimize kalıp biraz dinlendiğimiz günler. Bkz: dijital detoks!

4. Farkında ol!

Kendini en kötüsüne karşı korumak adına insanların olumsuz düşünmesi doğal, dahası kolay. Bu ilkel kodlarımızı kırmak adına, kendimizi olumsuz hissettiğimizde, karamsar eğilimimizi etkisiz hale getirmek için anı analiz etmeye çalışalım. Söz konusu olay karşısında biraz uzaklaşalım ve gerçekçi kalmaya çalışalım. Başımıza gelenleri uzaktan bakarak değerlendirelim, olumlu ve olumsuz yönlerini düşünelim ve son olarak kendimizi dinlemeyi bilelim. Duygularımızı anlayalım, kabul edelim. Onlarla nasıl başa çıkacağımızı öğrenelim.

👉Olumsuz duygularla baş etmek

Yazar: karamsarlığın yarattığı konfor!

Pozitif düşünce akımına doğru yaklaşmak ve toksik pozitifliğe indirgememek önemli. İdeal olanı unutarak ve hayal kırıklıklarına odaklanarak, var olmayan bir şeyin peşinden koşmayı bırakabiliriz. Akışta kalmak ise, işte bu iyi hissettirir.

Kaygı, korku, karamsar düşünceler bizi olumsuz deneyimlere karşı daha duyarlı hale getirir ve kendimizi daha iyi hazırlamak için bir şans verir. Bir B planı düşünmeye bizi iter ve bu ititci gücün kendisi mutluluğa giden yolun başındayız demektir.
Sürekli en kötüsünü öngördüğünü unutma, o kadar yorucu ki tedbirli bir şekilde kafa yormak ve pozitifi aramak için elinizden gelenin en iyisini yapın, her zaman olduğu gibi, her şey denge ile ilgili!

👉 Anladın, düşünme biçimini değiştirmek ve durumları anlamak kendin üzerinde çalışmayı gerektiriyor. Bu işi tek başına yapmak karmaşık olabilir, bu yüzden yeni davranışlar oluşturmak için bir yaşam koçu veya psikolog ile iletişime geçmekten çekinme.

Ücretsiz psikolojik destek almak da mümkün!

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Yetişkinlerde parmak emmenin nedenleri ve tedavisi

3-4 yaşlarına kadar normal parmak emmek normal kabul edilirken, parmak emme alışkanlığına sahip bir yetişkin için bu durum anormal, tuhaf ve patolojik kabu edilebilmekte. Peki neden bazı yetişkinler parmak emmeye devam ediyor? Gelen yanıtlardan biri şöyle; “Ben stresli olduğumda, başparmağımı emerek kendimi bırakıp çocukluğuma geri dönmeme izin veriyorum. Beni görüp şaşıranlar, utanacak bir şeyim olduğunu düşüntürtüyor bana…”. İkna oldunuz mu? Gelin ileriki yaşlarda parmak emme davranışı üzerine biraz konuşalım.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest