Feminizm nedir? Feministler neyi savunur?

"Feminizm" veya "feminist" kelimesi bazıları için korkutucu ve kafa karıştırıcı bir kelime olabilir. Pek çok insan feminizmin erkek düşmanlığı olduğuna ya da amacının kadının her şeye hükmetmesini sağlamak olduğuna inanıyor. Ancak bu yalnızca büyük bir yanılgı ve baştan savma bir değerlendirmeden ileri gidemez. Feminizm basitçe, kadın ve erkeğin eşit olduğuna, hiçbirinin diğerinden daha iyi olmadığına ve hiçbirine diğerinden daha fazla saygı gösterilmemesi gerektiğine inanmak anlamına gelir – herkes her düzeyde eşit olmalıdır, bu kadar basit.

Özet

Feminizm ne demek?

Feminizm, kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hakları için mücadele eden bir toplumsal hareket ve ideolojidir. Feministler, erkeklerin ve kadınların eşit olduğuna ve kadınların toplumda erkeklerle aynı haklara sahip olduğuna inanırlar. Feminist hareket, feminist kadınlarla kadınların oy kullanma hakkı, çalışma hakkı ve şiddetten uzak yaşama hakkı gibi birçok şey için bugüne kadar mücadele etmiştir.

Ama kadın ve erkek zaten eşit, nedir bu tantana? diye soruyorsanız; 

Geçen yüzyılda kadınlar çok şey kazanmış olsa da, Türkiye'nin birçok bölgesinde hala eşitsizlik, kadın/insan hakları ihlali ve kadına şiddet artarak devam edecek şekilde yer almaktadır. 

İşte üzerinde düşünülmesi gereken Türkiye’nin bazı istatistikleri:

Feminizm dünya kadınları liderliğinde ayağa kalkıp "Bu yeterince iyi değil!" diyebilmekle ilgili bir kadın hareketi. Kadınların haklarını, kadınların sorunlarını ele almak, kadın özgürlüğüne önderlik etmek aynı zamanda da insan haklarının iyileştirilmesi için ortaya çıkmıştır.

Feminizmin Dalgaları

İlk feminizm dalgası

Feminizmin ilk dalgasının ortaya çıktığı zamanlar 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına denk gelmektedir. Birinci dalga feministler, oy hakkı savunucuları olarak biliniyordu, kadınların oy hakkı için kampanya yürüttüler.

Nüfusun sadece yarısının oy kullanabildiği bir demokraside yaşadığınızı hayal edin! Maalesef bazı ülkelerde durum hala böyle.

İkinci feminizm dalgası

İkinci feminizm dalgası 1960'larda ve 1970'lerde geldi. Bu ikinci dalganın yürüttükleri kampanyalar çok daha geniş bir spektruma sahipti. Bunlara eşit ücret hakkı, hem fiziksel hem de cinsel şiddetten uzak yaşama hakkı, doğum kontrolüne erişim ve güvenli ve yasal kürtaj gibi haklar dahildi.

Üçüncü feminizm dalgası

Üçüncü feminizm dalgası 1990'larda başladı ve bugün de devam ediyor. Üçüncü dalga, ırk, etnik köken ve cinsel kimlik gibi kavramları da dikkate alan daha kapsayıcı bir feminizm biçimi. Her kadının deneyimlerinin farklı olduğunu kabul eder, ancak ikinci dalga ile aynı haklar ve ilkeler için savaşmaya devam eder.

Feminizm neden humanist değil, kadın hareketidir?

İnkar, aslında o kadar iyi bir savunma mekanizması değildir. Feminizm düşünülenin aksine hem erkekler hem de kadınlar için eşit haklar elde etmekle ilgili olsa da, kadınların erkeklerden daha fazla eşitsizlikle karşı karşıya olduğunu hatırlamamız ve inkar etmememiz gerekir. Uzun yıllar boyunca kadınlar erkeklerden daha zayıf olarak görülmüştür. Erkeklerin veya eril zihniyet ve ihtiyaçlarının okulda, işte ve hatta evde daha iyi muamele gördüğü durumları kendiniz bile görmüş olabilirsiniz.

Ayrıca kadınların ve kızların dışarı çıktıklarında erkeklerden daha fazla tehlikede olduklarını düşünün, çünkü kadınlar ve kız çocukları taciz, tecavüz ve istismara karşı bugün hâlâ daha savunmasız. Çocuk gelinler ve istismar sonucu hamile kalan kız çoçuklarımızın bugün ülkemizde kanayan yara olduğu gerçeğini hiç kimse reddedemez. Hediye, para veya statü karşılığında çok daha yaşlı erkeklerle beraberliğe zorlanan kız çocukları, kendileri için karar verme yetkisine sahip değiller.

Tam da bu yüzden, kadın erkek eşitliğinin sağlanabilmesi için daha fazla kadının güçlendirilmesi ve korunması gerekiyor.

 ⚠️Kadınlar ve kız çocukları, erkekler kadar özgür oldukları ve adil davranıldığı bir dünyada yaşamayı hakediyorlar.

Feminizm ne işe yarar? Feminizm neden önemli?

Feminizm her iki cinsiyete de eşit fırsatlar tanır. Cinsiyet rolleri (bir kişinin cinsiyetine göre nasıl davranması gerektiğini söyleyen bir dizi toplumsal kural) hem erkekler hem de kadınlar için zararlı olabiliyor.

Yaygın inanç, kadınların ve kız çocuklarının evle ilgilenmeleri, erkek ve erkek çocukların dışarı çıkıp ailenin refahını sağlamaları gerektiğidir. Sırf kız olduğun için okula gitmene izin verilmediğini hayal edebiliyor musunuz? Veya sadece kız olduğun için hentbol oynamana izin verilmeyeceğini? Ya kadın olduğun için evde kalıp eve bakmak zorunda kalmak?

Erkek çocuklarına cinsiyetlerine göre belirli rolleri yerine getirmeleri için de baskı yapmak haksızlıktır. Feminizm, hem erkek hem de kız çocuklarına istediklerini yapma özgürlüğü vermek ve insanların evde, okulda, işyerinde, kamusal alanda veya parlamentoda cinsiyet rolleri ve beklentileri tarafından kısıtlanmamalarını sağlamakla ilgilidir.

Tecavüz kültürü

Tecavüz söz konusu olduğunda kadınlar ve çocuklar (erkek veya kız) en savunmasız gruplar. Geceleri tek başına yürüyen bir kadının tecavüze uğramasının beklendiği ve dünyanın birçok yerinde tecavüzün ciddi bir suç olarak görülmediği bir noktaya geliniyor.

Bir kadın tecavüze uğradığında suçun faile değil de kurbana atıldığını kaç kez duyduk? Kadınlara tecavüz sırasında ne giydikleri veya içtikleri soruluyor. Bu sebeplerin hiçbiri cinsel istismarı meşrulaştırmaz!

Feminizm, herkesin vücutlarının ihlal edilmeme hakkını korumakla ilgilidir. Feminizm, başkalarına tecavüz etmemeyi öğretmek ve tecavüze uğradıkları için insanları suçlamamakla ilgilidir. Feminizm, tecavüz kültürünü sona erdirmek ve kimsenin cinsel saldırıya uğramaktan korkmadığı bir dünya için çabalamakla ilgilidir.

Feministler erkek düşmanı mı?

Feminist olmak, kim olduğunuzu değiştirmeniz gerektiği anlamına gelmez. Feminist olarak hala kadınlığınızın tadını çıkarabilirsiniz, erkeklerden hoşlanabilirsiniz. Feminizmin nasıl giyindiğiniz veya ne kadar makyaj yaptığınızla hiçbir ilgisi yoktur. Feminizm herkes içindir.

Bell Hooks’un 2000 yılında yayınlanan ‘Feminizm Herkes İçindir’ adlı kitabında, şöyle bir önerme vardı.

“Feminizm, cinsiyetçiliğe, cinsiyetçi baskı ve sömürüye karşı bir harekettir”.


Cinsiyetçilik;

bir cinsin, bu başlık altında “erkeğin”, diğerine üstün olduğuna, özel ve kamusal hayatın her alanında baskın olması gerektiğine dair kurumsallaşmış bir inançtır. 


Cinsiyetçilik üzerine odaklanan bir feminizm, kendisinin sadece kadın ve erkeği karşı karşıya getiren bir hareket olmadığını ortaya koymakta. Feminizm asıl olarak cinsiyetçilik üzerine oturan sistematik baskıya karşı olan ve kadın veya erkek hepimizi cinsiyetçi düşüncelerden kurtulmaya cesaretlendiren bir harekettir.

Feminizmin amacı cinsiyete dayalı baskıyı sona erdirmektir. Hooks’un da dediği gibi feminist olmakla feminizmi desteklemek arasında fark vardır. “Ben feministim” cümlesi bir kimlik ifadesidir ve feminizm ile kimlik arasında bir özdeşlik kurar. Fakat feminizm aslında bir kimlik değil, cinsiyetçi yaklaşımın her türlüsünü ortadan kaldırmaya yönelik politik bir tavırdır. O halde feminizmi politik bir fikir olarak savunan herkes kimliğine bakılmaksızın feminist olarak kabul edilebilir. Buna göre, feminizm herkes içindir.

🙌Buradaki düşman erkekler değil, cinsiyetçiliktir.

Feminist erkek olur mu?

Feminizmin cinsiyetinizle/cinsel yöneliminizle hiçbir ilgisi yoktur. Hem erkek hem de feminist olabilirsiniz. Feminizm erkekleri aşağılamaz veya görmezden gelmez.

Bir kimsenin cinsiyeti üzerinden fark edilmemesi feminizme tamamen aykırıdır. Hem erkeğe hem de kadına eşit fırsatlar verilmesi gerektiğine inandığınız sürece feminizme inanıyorsunuz demektir.

Feminist kadın sözleri bana hep ilham vermiştir ama en basit ve etkililerinden birini ünlü feminist figürlerden Beyoncé bir keresinde söylemişti.

“Kızınızın oğlunuzla aynı fırsatlara ve haklara sahip olması gerektiğine inanan bir erkekseniz, o zaman feministsiniz!”

Feminizm ve Cinsiyetçilik

Kızların duygularını ve kırılganlıklarını göstermelerine izin veriyorsanız, o zaman erkeklere de aynı şekilde izin vermelisiniz. Erkeklerin duygularını gösterme veya hassas olma hakkını inkar edemeyiz. Cinsiyetçi beklentiler ile kendi varoluşlarını ne erkek ne de kadınlardan çalmaya hakkımız yok. Kadın dediğin güleryüzlü olur veya erkek dediğin ağlamaz gibi cinsiyetçi yaklaşımlar, her cinsin veya cinsel yönelimin üzerinde haksız bir baskı yaratmaktadır. Genç kızlara ne öğretiyorsak, erkeklere de aynı şeyleri öğretmeliyiz. Kız ve erkek çocuklara aynı sorumluluklar verilmeli ve her ikisi de istedikleri her şeyi başarabileceklerini bilmeleri için eşit zorluklarla başa çıkmayı öğrenmelidir. 

“Erkek” ve “kadın” işleri var demeyi bırakmalıyız.

“Erkek” ve “kadın” sporları var demeyi bırakmalıyız.

“Erkek” ve “kadın” oyuncakları var demeyi bırakmalıyız.

“Erkek” ve “kadın” renkleri var demeyi bırakmalıyız.

Kadınların bir şirketin CEO'su olarak ne kadar harika işler becerebileceğinin farkına varmamız gerektiği kadar erkeklerin de bir çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğinin ve ona  mükemmek bir şekilde bakabileceğinin farkına varmalıyız. Erkekler için ne tür fırsatlar varsa, kadınlar için de eşit fırsatlar olmalıdır. Feminizm korkunç bir kelime olarak görülmemelidir. 

Bunun ne anlama geldiğini ne kadar erken anlarsak, hem erkeklere hem de kadınlara eşit fırsatlar sunmaya yönelik çabalarımız o kadar hızlı sonuç bulacaktır.

↘️Ayrıca bu makaleler de ilginizi çekebilir;

Kaynak

Cansu Yılmaz

Türkiye Raporu

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...