Yeni ilişkinin sağlıklı yürüdüğüne dair 6 işaret

tarihinde Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı tarafından güncellendi

Romantik bir ilişkinin ilk zamanları genellikle yüksek enerjili ve sıcacık hissettirir. Karşındakini keşfetmek, arzulanmak, gözlerde ışık, karında kelebekler... Tüm bunlar olurken genellikle içsel bir kargaşa kendini gizler: şüpheler, içinden gelen sesler ve kendimize sorduğumuz çok sayıda soru. Doğru kişiyi buldum mu? Korkmadan aşık olabilir miyim? Ya, yine toksik bir ilişki ile sonuçlanırsa? Kapılmamak kolay değil, ancak aldanmamak için doğru sinyaller, harika bir hikayeye yeşil ışık yakabilir!

Özet

Doğru insanla karşılaştığını gösteren 6 işaret 💚

1. Onunlayken, kendin gibi olabiliyor musun?

Dürüstlük, aşk ilişkilerinde önemli bir değerdir. Hiç kimse bir yalanlar ağı üzerine ilişki kurmak istemez, ama bazen gerçekliği süslediğimiz de olur. Yargılanmaktan veya utanç duruma düşmekten korkmadan, özgün olmak zordur.

Ancak hem kendine hem de karşındakine dürüst olabildiğin ilişki bil ki sağlam temeller üzerinde ilerleyecektir

Burada, hayatınızı paylaşması gereken kişi sizi tanımalı, eğer biz kendimiz olabilirsek, zevklerimizi, arzularımızı, zayıf ve güçlü yanlarımızı üstlenebilirsek, karşımızdaki kişinin bakışından veya yargılayıcı düşüncelerinden korkmadan ne düşündüğümüzü söyleyebilirsek, o zaman neredeyse kesindir, bu ilişkinin sonu iyi bitecek.

2. Onunlayken, gülüyor musun?

Benim bakış açıma göre, kahkaha bir çiftin birleştirici gücüdür. Birlikte gülmek bana çok önemli geliyor. 

Bir ilişkinin başlangıcında, yeni tanıştığınız kişinin sizi güldürüp güldüremeyeceğini, espri anlayışı olup olmadığını veya onunla sohbet ederken kendinizi gülümserken (aptalca ya da değil) yakalayıp yakalamadığınızı hemen hemen anlarsınız. Gülümsemeler, kahkahalar, iyi mizah ve neşe şüphesiz yeşil bayraklar. 🤩

3. Sana saygı duyuyor mu?

Duygusal veya fiziksel olarak daha ileri gitmeden önce biraz zamana mı ihtiyacınız var? Karşındaki kişi bunu anlayabilmeli. 

Her ilişki, her bir tarafa özgü sınırlar dahilinde kendine şekil edinir. Bunları aşmak karşındakine saygısızlık etmektir ve bu, bir ilişkinin başlangıcında görüp aksiyon almak daha doğrudur.  

💚Yeşil bayrak; sağlıklı iletişim kurmak, birbirinizi dinlemek ve anlamak için zaman ayırmaktır.

4. Ortak değerler paylaşıyor musunuz?

Dikkat, yeşil bayraklardan en önemlisi! Kaç çift, biri çocuk, diğeri yurtdışında kariyer istediği için ayrıldı? Biri açık ilişki istediğini farkına varırken, diğeri değişmez bir füzyon ikili aradığını anladı?

Bir ilişkinin başlangıcında, henüz birbirinizi tanımaya başladığınızda, hırs, güven, sadakat, dürüstlük, aile gibi konularda ortak değerleri paylaşıp paylaşmadığınızı gözlemlemek önemlidir. İlk sıraya koyduğumuz dürüstlük ilkesinin önemini burada yeniden hatırlayalım. Kendi ile barışık olmak ve kendin gibi olabilmek, bu değerlerin örtüşüp örtüşmediğini görmek için önemli.

Sevgili ile farklı olmak bir sorun mu? Değil tabii, açıkçası, zaman içinde tavizler verilebilir, ancak kendi sınırlarınızı korumak istemeniz kadar doğal ve sağlıklı bir şey olamaz. Ayrıca, balık baştan kokar 😉, neye bulaştığınızı en başından bilmeniz gerekir.

5. Beraber ilham alıyor, meydan okuyor ve birbirinizi cesaretlendiriyor musunuz?

İster bir hayal, ister hırs yaptığınız herhangi bir durum, ister tutkunuz olduğunu bildiğiniz şey… Karşımızdaki kişinin, özellikle de onları bir süredir tanıyor olduğumuzda, bizi cesaretlendirdiğini hissetmekten daha heyecan verici bir şey olamaz. 

😍Kendinizin daha iyi bir versiyonu olmanıza yardımcı olmak istediğini hissediyorsanız ve aynı şekilde ona karşı da böyle hissediyorsanız, bu harika bir sinyal! Buna tutunun!

6. Taviz ve fedakarlıklar, seni zor durumda hissettiriyor mu?

Ah! Fedakarlıklar, biraz ürkütücü olabilen bir kavram ama ne biliyor musunuz? Bağlılık zaten başlı başına bir fedakarlıktır ve birine söz verdiğinizde, her zaman küçük bir şeylerden vazgeçersiniz. Bu bir gerçek!

Bu kişi için bir şeylerden vazgeçmeye hazırsanız ve aynı şey onun için de geçerliyse, bu iyiye işarettir. Her şeyden vazgeçmek zorunda değilsiniz ve diğerinin de bunu yapmasını beklemiyorsunuz. Bir ilişkide her şey denge, irade ve uzlaşma ile ilgilidir.

Doğru ilişki sinyallerine neden dikkat etmeliyim?

Doğru ilişki sinyalleri, bir kadın olarak, bize en iyi ihtimalle zahmetli, en kötü ihtimalle toksik bir ilişkiden korunmak için gerekli. 

Ünlü toksik ilişki sinyalleri, sürekli erkenden izlememiz ve farketmemiz gereken şeyler olarak öğretildi. Test et, ve aksiyon al! Ama böylesine heyecanlı ve kelebeklerin karnımızda cirit attığı anlarda, nihayetinde, bu kırmızı bayraklara çok erken ve çok yoğun bir şekilde odaklanmak, frene basmak, bir ilişkiyi tomurcuk halinde öldürmek, kendi kendini sabote etmek değil mi?

Çoğu zaman içimizde uykuda olan küçük bir kontrol delisi vardır, bu yüzden birisinde neyin yanlış gidebileceğini aramak, bize güvenlik hissi verir. İşleri gerçekten başlamadan, gerçekten acı çekmeden önce bitiririz diye düşünürüz. Temel olarak, kendimizi bir kalp ağrısından koruyoruz, ama aslında, aşktan kaçınıyoruz ... oldukça basit ve aşkı aradığınızı düşündüğünüzde aynı zamanda saçma!

Toksik veya sağlıksız bir durumun beni rahatsız edeceğini ve kendimi kötü hissettireceğini düşünerek olumlu sinyallere odaklanmaya karar verdim. Başka bir deyişle, bir partnerde aradığım niteliklere dikkat etmek ve dikkatimi sadece neyin rahatsız edici olabileceğine odaklamamak. Olumlu bir zihin çerçevesiyle bir randevuya çıkmak, meraklı olmak ve açık fikirli olmak, biraz akışına bırakmak istiyorum. Beni korumuyor belki, ama deneyimi daha heyecanlı olmasa, daha keyifli hale getiriyor.

Dikkatli olun, olumlu şeylere odaklanmak derken toksik pozitiflik kisvesi altında toksik ilişki sinyallerini inkar etmemiz gerektiğini söylemiyorum. Yeter ki kendimizi daha iyi dinlemeyi, sınırlarımızı belirlemeyi, kendimize ve başkalarına karşı dürüst olmayı, hayata ve insanlara şaşırmayı ve kabul etmeyi öğrenelim! 

🤩 Toksik ilişkilerin en ünlü bileşenleri sevgili narsistler hakkında pratik iki makaleyi de buraya iliştiriyorum. 

🔗Narsistlerin zayıf yönleri

🔗Bir narsistle ilişki yaşamak seni nasıl etkiler?

Yazar notu: doğru yolda mıyım?

İlişkinizi bu doğru sinyaller arasında bir yerde bulduysanız tebrikler, hikayeniz doğru yolda. Ancak, iletişimin mutlu bir çiftin anahtarı olduğunu unutmayın. Neler hissettiğinizi, geleceğe yönelik beklentilerinizi, neyi sevdiğinizi, neyi sevmediğinizi vs. açıkça ifade etmekten çekinmeyin.

👉 İlişkileriniz genellikle karmaşıksa, bir psikologdan randevu alın, birlikte neyin tehlikede olduğunu anlayacak ve dingin ilişkiler yaşamanızı sağlayacak yeni davranışlar oluşturabileceksiniz.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Damla KOLLUOGLU, Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

Yorumlar

duygu aktarımı nedir narsist hakında

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!