Nomofobi nedir? | Cep telefonu bağımlılığı

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Modern çağın teknoloji bağımlılığı listesine bir yenisi daha eklendi! Telefonu elinden düşürmeyenler buraya...🙌 Nomofobi nedir? Kısaca telefonsuz kalma korkusu. Salonda yerleştiğin koltuk, akıllı telefonların şarj kablosu kadar prize uzaksa, kalkar kalkmaz ilk yaptığın şey telefonunu kontrol etmekse ve hatta sık sık kendini farkında olmadan ekran kilidini açıp boş boş ekrana bakarken buluyorsan doğru yerdesin! Bunlar seni nomofobik yani telefon bağımlısı yapar mı? Yüksek ihtimal. Bakalım nomofobi ne demek?

Nomofobi nedir? | Cep telefonu bağımlılığı
Özet

Nomofobi nedir?

Teknolojinin hızlı gelişmesinin sonucu olarak insanoğlunun yaşam tarzı oldukça değişti. Teknolojik cihazlar her ne kadar bazı yaşı geçkin amcalar kabul etmese de🤐, temel gereklilik haline geldi. Akıllı cep telefonlarının aşırı ve kontrolsüz kullanımı sonucunda, mobil çağın yeni fobisi olarak kabul edilen “akıllı telefon yoksunluğu korkusu”, yani "nomofobi" ortaya çıktı. Öyle ki, Cambridge Sözlüğü'nün popüler oylamalarından birinde, 2018 yılının sözcüğü "nomofobi" olarak seçildi.

Kişilerin telefonda aşırı zaman geçirmesine ve günlük aktivitelerinin aksamasına neden olan bu rahatsızlık "cep telefonunuz olmadan yaşamak veya kullanamama ihtimaline karşı duyduğunuz kaygı veya endişe" olarak tanımlanıyor. Nomofobik kişiler psikolojik olarak sürekli telefonlarını kontrol etmek istiyorlar. Ve tabii söz konusu bir teknoloji bağımlılığı türü olduğu için bundan en çok etkilenen kesimler, Y ve Z kuşağı üyeleri oluyor.

📊Akıllı telefon ile bağımlı ilişkimiz hakkında çok şey söyleyen rakamlar nomofobinin oldukça yaygın olduğunu açıkça gösteriyor

👉The World FactBook’un en son 2017 yılında güncellemiş olduğu raporlarda; Türkiye’de nüfusun %96’ünün cep telefonu abonesi olduğu ve bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin dünya sıralamasında 21. Sırada yer aldığı açıklanıyor.

👉Danışmanlık kuruluşu Deloitte’un 33 ülkede 53 binden fazla katılımcıyla yaptığı ‘Global Mobil Kullanıcı Araştırması’na göreyse Türkiye’deki mobil kullanıcılar günde ortalama 78 kez yani her 13 dakikada bir cep telefonu ekranına bakmak istiyor.

👉 25-44 yaş arasındakilerin %45'i cep telefonunu unutunca endişeli olduğunu söylüyor.

👉 Y kuşağının %80'i  uyanır uyanmaz akıllı telefonlarına başvuruyor

nomofobi sözcüğünün kökenlerini gösteren görsel

Nomofobi sözcüğü İngilizce "No mobile phobia" ifadesinden türemiş bir kelimedir.

Nomofobi belirtileri nelerdir?

Kendinizi bir nomofobik olarak tanımlamak için 4 alt boyutta korku ve kaygılarınızı değerlendirmelisiniz 😰:

  • Çevrimiçi olamamak (internetim olmadan ne yaparım)
  • İletişimi kaybetmek (ya yolda gördüğüm şeyi anında arkadaşa mesaj atamazsam)
  • Bilgiye ulaşamamak (navigasyon olmadan ne yaparım?, cafe açık mı diye nereden bakacağım?)
  • Cihazdan yoksunluk (dizi izliyorum, telefona ihtiyacım yok ama kalkıp yanı başıma koyuyorum)

Nomofobiye neden olan diğer bir neden ise can sıkıntısı korkusudur . Evet, şimdi ben dahil birçok insan için can sıkıntısı dayanılmaz hale geldi! Bekleme salonlarında veya toplu taşıma araçlarında görüyoruz, hepimiz telefonlarımızdayız! Ekran bizi rahatlatıyor.

🔗 Canınız sıkıldığında yapılacak şeyler (Evde yapılacak 10 fikir)

Nomofobi testi! 📳

Şu anda kendini test etmek istersen minik bir envanter hazırladık.

□ Telefonumuzdan mahrum kalma fikri seni kaygılandırır.
□ Sürekli akıllı telefonumun yanımda olup olmadığına bakarım.
□ Akıllı telefonun kırılması veya çalınması fikri beni çok korkutur.
□ Yolda yürürken, durakta dururken, hep bir arkadaşımla telefonda olmak isterim.
□ Bildirim sesi geldiği an telefonumu kontrol etmem gerekir.
□ Cep telefonuma haddinden fazla maddi yatırım yaparım.
□ Şebekesiz veya internetsiz bir yerde olmaktan nefret ederim.
□ Arkadaşlarımla dışarıdaysam dahi sürekli telefonumla ilgilenirim.

Tüm kutuları işaretlersek, nomofobik olma ihtimalimiz yüksek😅.

Nomofobinin insan sağlığına etkileri

🤔 Nomofobi; anksiyete, duygusal dengesizlik, agresiflik ve konsantre olma zorluğu gibi çeşitli belirtiler ile kendini gösterebilir. Ayrıca, günlük işlerinizi aksatmak, erteleme hastalığıstres, uyku bozuklukları da olumsuz sonuçlar arasında yer alıyor. Özellikler öğrencilerde derslere ilgiyi azalttığı gerçeği dikkat çekici.

⚡ Psikolojik sorunların ötesinde, şiddetli göz yorgunluğu, göz kuruluğu, boyun ağrısı ve hatta başparmak veya kol tendiniti gibi fiziksel rahatsızlıklar da nomofobi ile tetiklenebilmektedir.

Nomofobi nasıl yenilir? 

Bugün akıllı telefonumuzu çöpe atmak zor bir ihtimal. Zaten kimse sizden böyle bir şey beklemiyor. Mühim olan alışkanlıklarımızı veya bağımlılıklarımızı farkında olmak ve değişmek istemek.

Bazı küçük numaralar ile akıllı telefon kullanımımızı azaltmaya çalışabiliriz :

👉 Geceleri yatak odasına telefon almamak.

👉 Beklemek ile geçecek vakitler için çantamıza bir kitap koymak.

👉 Bazı uygulamalara kullanım süresi sınırı koymak (TikTok ve Instagram bu seçeneği sunuyor).

👉 Dijital Detoks yapmak için tatil fırsatlarını değerlendirmek.

👀 Ana şey, tüketiminizi izlemek ve zaman yöneticileri aracılığıyla ilişkinizi sınırlamaktır.

Nomofobinin sosyal medya ile ilişkisi

Nomofobinin sosyal medya ile ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda ilk göze çarpan nokta; sosyal medyanın sık kullanımının, akıllı telefonların aşırı kullanılımını tetiklemesi durumu. Örneğin; fomo sendromu olarak da bilinen sosyal medyadaki gelişmeleri takip edememe endişesi ve gelişmeleri kaçırma korkusu nomofobik bir bireye dönüşmeniz için size en uygun koşulları sağlıyor.

Aynı zamanda sosyal medya kullanımının temel motivasyonlarına baktığımızda bilgiye ulaşmak, çevrimiçi olmak ve iletişim kurmak başlıca unsurlar. Dolayısıyla bunlardan mahrum kalındığında nomofobik davranışlar ortaya çıkabilmekte.

Bir diğer mesele ise dijital kimlik meselesi. Sosyal ağlarda, çeşitli paylaşımların yapılması, başkalarının paylaşımlarının takip edilmesi ve sürekli olarak çevrimiçi olacak şekilde varlık gösteriyor olmamız kendini toplumdan soyutlayarak dijital ortamlarda var olmak hissi ile sonuçlanıyor. O kadar yoğun bir ilişki sonucu kişi akıllı telefonu ile daha büyük bir bağ kuruyor.

🙌Bu makaleler de ilginizi çekebilir; 

🔗 Sosyal medya mutsuzluğu tetikliyor. Ruh sağlığına dikkat!

Yazar notu: fobi haline gelmeden harekete geçin!

Yeni teknolojiler hayatımızı kolaylaştırabilecek inanılmaz araçlardır. Ancak, bunların sadece birer araç olduğunu ve size hizmet etmek için orada olduğunu unutmamalısınız!

Akıllı telefonumuzu nasıl kullandığımız konusunda tetikte olmak çok önemli. Sevdiklerim yanımdaysa, akşam vakti kendime dinlenmek için zaman ayırmam gerekirken ben sürekli telefonumu kontrol edip duruyorsam burada bir dengesiz ilişki söz konusudur.

Şiddetli nomofobi geliştirdiğimizi görürsek, bir psikoloğa danışmak her zaman mümkündür. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), fobi ve obsesif kompulsif bozukluklar için sıklıkla tercih edilen bir terapi yöntemidir!

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

CNN Türk Haber sitesi

Nomofobi üzerine bir araştırma, Ebru ÖZGÜR GÜLER&Dilek VEYSİKARANİ

Sosyal Ağ Kullanımının Akıllı Telefon Yoksunluğu Korkusu (Nomofobi) İle İlişkisi Üzerine Bir Araştırma, Ahmet TAŞHAN&Zeynep ÜNVER

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest