Reddedilmek: reddedildikten sonra duygusal acıyı atlatmak

tarihinde Gözde , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Aşkta reddedilmek, bir erkeğin sizi reddetmesi, aile içi çatışmalar, çok sevdiğiniz işin görüşme aşamasında elinizden kayıp gitmesi… Bunların hepsi reddedilme duygusuyla sonuçlanır. Reddedildikten sonra duygusal acının üstesinden gelmenin zor olduğunu kabul edelim. Hayal kırıklığına dönüşen bu duygu daha sonra reddedilme korkusu ile sonuçlanabilir. Bu korku da bizi ilerlemekten alıkoyar. Reddedilme anının üstesinden gelmek ve kendi ihtiyaçlarını karşılamayı öğrenmek için bu yazı size bir çok cevap olacak.

Reddedilmek: reddedildikten sonra duygusal acıyı atlatmak
Özet

Reddedilme acısını nasıl tanımlarız?

Her zaman yetersiz hissetmekten ve başkaları tarafından reddedilmekten korkmuşumdur. Reddedildikten sonra duygusal acı çekmek hakkında Lise Bourbeau “Kendiniz olmanızı engelleyen 5 yara” adlı kitabında, şöyle der; reddedilme duygusu aslında başkası tarafından reddedildikten sonra, istenmeyen, dışlanmış, ait olma duygusunu yitirmiş, hayal kırıklığına uğramış bir insanın tüm bu duyguları karmakarışık yaşarken kafasında kurduğu ve zihninde yarattığı bir duygusal acının ortaya çıkışı olarak tanımlar.

🧠Aslında olan, illa bir travma olmasa da duygusal şok: ve bu şok ve duyguların farklı parametrelere bağlı olarak güçlü ya da güçsüz olabileceği bir süreç:  kişilik, yaş, bağlam , vb etkenlere göre değişen...

Reddedilme acısını karakterize eden, uzun süreli bir atlatamama, günlük hayatın akışını sekteğe uğratan, kendini iyi hissetmeme hali. Her gün tekrar tekrar reddedilme durumlarında yaşadığımız izlenimine sahip oluruz.. Tabii ki sevdiğiniz ve onu kaybetmekten endişelendiğiniz biriyle tartışırken bunu fark etmeyiz, fakat bu his bizi içten içe kemirebilir.

Reddedilme duygusu ve nedenleri

Ailem için beklenmedik, sürpriz bir bebek olduğumu biliyorum. örneğin bu reddedilme korkumu tetikleyen bir şey olabilir benim için. Buna benzer şekilde ailenin erkek çocuk beklerken kız doğmam da bana aynı şeyi hissettirebilir. Bunun gibi çocukluk çağında yaşadığımız bir çok travma bizi reddedilme korkusu ile başbaşa bırakabilir. Eğer bu tip şeyler yaşayan bir çocuk ebeveynleri tarafından yüreklendirilmezse bu reddedilme korkusu gelecekte de onun peşinden gelebilir.

Reddedilme acısı, çocuğun annesinin farkında olduğu ve anneden ayrılma kaygısı (terkedilme korkusu) olarak adlandırıldığı aşama ile bir bağlantıya sahiptir.

Reddedilme acısını arttıran faktörler

Burada belirtmek gerekir ki tüm çocukluk yaralanmalarını aynı şekilde yaşamayız. Bazı insanlar için bu duyguları bastırmak daha kolayken bazıları bunu kontrol etmeyi daha rahat bulur. 

Yine de iyileşme sürecini anlayabilmek için bu acıyı arttıran faktörlere bakmakta fayda var:

  • Aşırı duyarlılık : Psikolojik sorunlar ve travmalar karşısında aşırı hassas olma
  • Şiddet: özellikle çocukluk döneminde istismar veya ihmal edilen bir çocukluk geçirme
  • Tekrar etme : Tekrar eden biçimde romantik ilişkilerin son bulması ya da kibar bir şekilde de olsa reddedilme
  • Şefkat derecesi: Duygusal olarak daha çok bağlı olduğumuz kişiler tarafından (anne, baba, yakın arkadaşlar, eş, vb) bu reddedilmeyi hissedersek bizdeki etkisi daha yoğun olabilir
  • Duygusal yatırım: Tüm zihinsel alanımızı işgal eden ilişkiye yaptığımız duygusal yatırım normalden fazla ise reddedilme acısını daha yoğun hissetmemiz mümkündür.

Reddedilme acısından muzdarip olup olmadığımızı nasıl anlarız ?

Bunu anlayabilmek için iki temel davranışı takip etmemiz yeterlidir :

  • Kaçınma davranışıTerk edilme ve başkaları tarafından reddedilme korkusuyla, doğanın (aşık, aile, samimi, profesyonel, ...) ne olursa olsun, sosyal ilişkilerden kaçma eğilimine girebiliriz. Acı çekmeyi ve yeni bir ilişkinin başarısızlığının korkusundan kaçınmak için bunu bir savunma mekanizması haline getirmek bize kolay gelebilir.
  • Özgüven eksikliği: Sevdiğimiz, değer verdiğimiz kişiler tarafından reddedilmek özgüvenimizi sarsabilir ve bu sonradan kuracağımız diğer ilişkileri de olumsuz etkiler.

➜Peki sonuç nedir ? Reddedilme korkusundan dolayı ilişkilerimizde kendi kendimizi sabote etme eğiliminde olabiliriz. Buna bağlı olarak diğer davranışlarımız da bundan etkilenir ve zincirleme olarak sosyal ilişkilerimizde sorun yaşayabiliriz.

Peki reddedilme acısı nasıl iyileşir?

Ne yazık ki, reddedildiğimiz gerçeğini tedavi edemeyiz , çünkü bu bir hastalık değil 😞. Yine de, kendimizi güvence altına aldığımız, artık bu duygusal yaralanmaya aşırı bir şekilde tepki göstermeyeceğimiz bir hale gelebilir, bunu nasıl yapacağımızı öğrenebiliriz ve ben de bunu yapmayı öğrendim.

Kendini dinlemek

Bu histen kurtulabilmek için kendimize ait bir iç yolculuk yapmak, iç gözlem yapabilmek çok önemlidir. Kendi kendimizi analiz etmek, ilişkilerimiz içinde aldığımız tavırları takip edebilmek, yaralanmanın kökenlerini ve anlamlarını bulmamıza yardımcı olur. Duygularımızı bir durumla ilgili olarak dinleyerek, gözlemleyerek ve analiz ederek iç dünyamıza dönebilmeliyiz.

➜Örneğin 🧐: Bir arkadaşımız öğle yemeği için bizimle yaptığı planı birkaç defa iptal eder. Onunla konuşmadan önce mantıklı düşünüp kendimizi dinlemeliyiz. Hemen “benimle görüşmek istemiyor çünkü benden sıkıldı” diye düşünmek doğru değildir. Belki de arkadaşımızın bu dönemde ekonomik sıkıntıları vardır. Yani aldığımız her tepkinin sebebi kendimiz olmak zorunda değil.

Çevrenden destek almak

Peki bu süreci yalnız geçirmek gerçekten çok zor ve karmaşık mı ?Uzun zamandır iç yaralarımın farkında değildim ve yanımda bunu anlamamı sağlayacak kimse yoktu. Bu yüzden bir profesyonele danışmak her zaman faydalıdır.

Psikolojik destek, reddedilme acısıyla daha iyi yaşayabilmenin en iyi yoludur. Bu dinleme ve yargılama, geçmişimiz ve duygularımıza özgürce kendini ifade etmeyi mümkün kılar. Bu, duygularını yatıştırmak için bir yeniden yapılanma aşamasına başlamayı mümkün kılar. Bunun için en önerilen yol psikanaliz veya BDT yani bilişsel davranışçı terapidir, çünkü geçmişimizde bir yolculuk yapıp bu hislerin nedenlerini bulmamıza yardımcı olur.

➜Aslında anlamamız gereken, reddedilme acısının sorumluluğunun bize ait olmadığını anlamaktır. Sadece bilmeliyiz ki başkalarını affetmek önce kendimizi affetmekten geçer ve işte bu bizim sorumluluğumuzdur.

Yazar notu: Zihninin işgal edilmesine izin vermemeye çalış

Reddedilme yarası, kişilik tipimize ve geçmişimize bağlı olarak büyük bir duygusal çatlak yaratabilir. En ufak bir acı veya sorgulama hissediyorsanız, bu duyguya kapılmamak için yardım ve anlayış için bir terapiste danışmaktan çekinmeyin.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak 

İncinen İnsan, Yazar: Vesile Bolaç

Kaleme alan Gözde , Wengood yazarı

🍂Modern zamanlarda bir adet romantik.

En yeni makaleler

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest