İlgi açlığı: Sürekli ilgi beklemek neden olur?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

İlgi istemek konusunda bazen abarttığınızı mı düşünüyorsunuz? Öyleyse, belki de sürekli başkalarından beslenen bir boşluğunuz mevcut olabilir. Bu başkaları ile ilgili beklentiye girmenize neden olan tavır siz farkında olmasanız da size zarar verebilir! Peki ilgi açlığı neden kaynaklanır ve bu durumu nasıl kontrol altına alabilirsiniz?

Özet:


İlgi görme ihtiyacı bir rahatsızlık olarak tanımlanmasa da üzerinde çalışılması gereken bir durum. Ünlü Maslow İhtiyaçlar Piramidi'nde de olduğu üzere sevilmek, sayılmak ve ilgi görmek doğal bir ihtiyaç. Fakat aşırı veya anormal hale geldiğinde ardında başka bir şey gizler. Ve bu gizlenen şey neden ve nasıl ilerleyebileceğinizi ve daha güçlü olabileceğinizi anlamanıza yardımcı olacak bir keşiftir.

Çocukluğa dayanan kökenler

Muhtemelen hatırlamıyorsunuz, ama dikkat ve ilgi ihtiyacın ilk çocukluğuna kadar dayanıyor. Daha ufacıkken arkadaşlık kurmak, okşanmak ilgi ve şefkat görmek veya  iltifatlar duymak için aile bireylerimizden medet umduk, gayet anlaşılabilir şekilde! Verilen ilgi var olma ihtiyacımızı güçlendirecek ve karakterimizi ortaya koymaya hizmet ediyor. 

Ek olarak, bu öğrenme ve inşa etme aşamasında, ödüllendirilmiş herhangi bir olumlu davranış öz saygımızı artırıyordu. Kendimizle gurur duyduğumuzda ve güzelliği kendi içinde fark ettiğimizde, en iyisini gerçekleştirmeye ve vermeye motive oluruz.

Çocuklukta dikkat çekmek ve ilgi beklemek reddedilmediğimizden emin olmak için bir test haline geldi ve duygusal pillerimizi yeniden şarj edebilmek için buna ihtiyacımız olduğunu anladık. İster yeni saç kesimimizde hoş bir yorum olsun, ister hakkımızda bilgi almak için alınan bir mesaj olsun, ilgi kanıtı almak her zaman bir zevktir, özellikle de ilgi ve dikkati şeffaf bir şekilde hissediyorsak.

İşler zorlaşınca...

Bazen, gördüklerimiz ve sahip olduklarımız yeterli olmaz ve daha fazlası için beklenti içine gireriz: sosyal medya ve oradaki imajımız, bir partide üstlendiğimiz rol, bir tartışma sırasındaki tavrımız, veya bir ilişki sırasında karşıdaki insan için ne kadar önemli olduğumuz vb. Bunlar öz saygımızı beslemenin mümkün olduğu alanlara birer örnekti.

İşler bu noktada karışmaya başlıyor. Çünkü bir bakış, hoş bir kelime ya da herhangi bir ilgi hissetmek için bazı insanlar çizgiyi aşıyor ve sağlıksız davranışlar sergileyebiliyor. Yalnızca fiziksel görüntümüz ile oynayarak, kendimizi önemli hissetmek arzusunda olmak, ilgisizlik olarak algılanan sessizlik konusunda endişelenmek, nahoş olmak, kurbanı oynamak ve diğerinin bizi önemsemediği takdirde üzgün ya da aciz görünmek bu duruma verilebilecek örnekler.


Mekanizma çalışmaya başladı, çünkü bu davranışların işe yaradığını ve başkalarının bizimle ilgilenmesine neden olduğunu kodladık. Bu nedenle, istediğimiz şeye sahip olmak için bu otomatizmi yeniden kuracağız, ama tam olarak neden?

Bu açlık neden kaynaklanır?

Teorik olarak herkes takdir eder ve takdir edilmek ister, kişinin ilgi ve değer görmesi gerekir, bu ilgi ihtiyacı duygusal yeme davranışı gibidir. Bazı boşlukları doldurur. Açlık hissi gibi, ihtiyacınız olandan daha azını aldığınızda aç hissetmeye başlıyorsunuz ve işte kriz burada başlıyor...

Egoizm?

Birisi her şeyi bir şekilde kendisine getiriyor ve illa kendisini dinlememize ihtiyaç duyuyorsa, muhtemelen egoisttir. Kötü niyetli olmaksızın bazı insanlar yalnız yaşamaya ve kendilerini merkezde hissetmeye alışkındır, bu yüzden onların yalnızca kendilerini ve harika hayatlarını dinlemek kaçınılmazdır. Bunları konuşarak ve başkalarına kanıtlayarak var olmaları gerekir ve bu nedenle de başkalarına pek aldırış etmezler. Uzun ilişkilerde tutunmakta oldukça zorlanırlar ve çabuk sıkılırlar. 

Onaylanma ihtiyacı?

Kriz zamanlarında onaylanmaya ihtiyaç duyarız. Bazen yersiz kompleksler, işte yaşanan bir aksilik veya ilişkinizdeki bir pürüz nedeniyle kendinizden şüphe duymaya başlarsınız. Bu özgüven eksikliği ve bu kendinden eminsizlik, dikkat çekmek istemenize neden olacaktır, çünkü bunların yersiz olduğunu başkasının onaylamasına ihtiyaç duyarsınız. Çoğunlukla, uzun ve zor bir günün ardından, diğer yarımız veya sevdiklerimiz tarafından dinlendiğimizi ve anlaşıldığımızı hissetme veya güvensiz zamanlarda ikili ilişkilerimize bir sağlama yapma ihtiyacı duyarız.

İlgi istemek veya özellikle sosyal medyada beğenildiğimizi görmek, bize hayatımızın harika olduğu yanılsamasını verebilir ve bazıları güvence için buna sarılır. Ne yazık ki, bunun derin bir rahatsızlığı gizlediği durumlar da var.

Ruhsal bir yara?

Aslında şu anki yaşamınızda her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, bu sürekli , yalnızlık ve boşluk hissi hatta, eksiklik hissinin kökenini anlamak için daha da geriye gitmeniz gerekebilir. Yazar Lise Bourbeau'nun “Kendiniz Olmanızı Engelleyen 5 Yara” kitabında açıkladığı gibi 5 farklı ruh yarası vardır ki bunlar bizim üzerimizde düşündüğünüzden çok daha fazla iz bırakır. 

Bazı insanlar geçmişten gelen duygusal bir boşluğu doldurmak için ona ilgi gösterilmesine ihtiyaç duyar. Karşı cinsten olan ebeveyni tarafından desteklenmediğini hissetmekten muzdarip olan ve sıcak olmayan bir sevgi biçimine maruz kalan veya ağır bir ayrılık yaşayan bir çocuk; duygusal olarak beslenemeyecek ve durumun tekrar olacağından korkacaktır, bu yüzden bu eksikliğe karşı çıkmaya başlayacaktır.

Bu duygu ve sonuçları genellikle sinir bozucudur çünkü aslında ihtiyaç duyulanın tam tersi etkiler insanı. Nitekim kendini öne çıkarmak isteyen ancak doğal olmayan kişi, ona zarar verecek bir şey söylemek için konuşmaktansa sessiz kalsa daha iyi olur. Ayrıca, dürüst olmak gerekirse sürekli yakınarak etrafımızdakilerden ilgi dilenmek, onun sabrını sınamamıza neden olur ve insanları daha çok uzaklaştırır. Dedikleri gibi, yokluğuyla fark edilmek, varlığı ile farkedilmekten daha iyidir. Peki ama yine de başkalarına ihtiyaç duyduğunuzda (veya ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüzde) ne yapmalısınız?

Bu eğiliminizi kontrol altına almak isterseniz ne yapmalısınız?

Yaşamaktan alıkoyan bu aşırı ilgi açlığı ile karşı karşıya olduğumuzda, hepimiz sakinliğimizi ve huzurumuzu ararız, etrafımızdakilerin sabrını sınamayı değil! İyi haber şu ki, bu eksikliği kendi başına doldurmak mümkün, işte en önemli ipuçlarımız:

1. Kendi kaderinizin hükmedicisi ve kendi geminizin kaptanı olun

Daha basit bir deyişle kendi lideriniz gibi davranın! Köşenizde birisinin size ilgi göstermesini beklemek yerine, inisiyatif alın ve başkalarını görmeye siz gidin, çok istediğiniz ve gönlünüzde yatan bir aktivite bulun ve ilgi beklediğiniz kişiye siz bir teklif ile gidin.

2. Eğlenceli bir insan olmayı istemekten çok eğlenmeye odaklanın

Yaptığınız şeyden zevk alırsanız, bu zaten görünür olacaktır. Yaşamaktan zevk almayı başarabilen ve pozitifliğini yayabilen insanlar zaten hep mutlulukla sarıp sarmalanır. Başkalarının dikkatini çeken şey aslında olumlu hisleri ve pozitif enerjiyi yaymanızdır, bu yüzden bırakın parti siz nerdeyseniz orada olsun.

3. Kendinize sağlıklı bir bakış açısı bulun

Gerçek çözülme, çevrenizde kendinizi rahat hissettiğiniz için gerçek kişiliğinizin ortaya çıkmasına izin verdiğinizde gerçekleşir. Diğerleri bizi bizim kendimizi gördüğümüz gibi görür. Öyleyse ilgiye muhtaç olduğunuzu düşünmek ve böyle davranmak yerine, doğal olun!

4.  Size neyin uygun olduğunu ve tam tersine, neyin uygun olmadığını belirleyin

Konfor alanından çıkmak, evet, iyidir, ancak kendinizi sizin için olmayan bir şeye kaptırmak da hiçbir fayda sağlamaz. Her durum bizimle eşleşemez ve bu bir sorun değil. Kendinizi rahat hissetmeyeceğinizi düşünüyorsanız, o karaoke partisine gitmeyin ve duygusal gösterilerden hoşlanan biri iseniz aşırı soğuk partnerlerden uzak durun. Siz ne istediğinizi ve istemediğinizi belirlerseniz hayata kendinize uygun bir akış belirleyebilirsiniz.

5. Herkesin bakış açısının farklı olduğunu hatırlayın

Herkesi kendi bakış açımızdan, sorunlarımız, eksikliklerimiz veya yetersizliklerimizin filtresinden görüyoruz. Bir toplaşmada söyleyecek çok şeyiniz olmadığı için işe yaramaz olduğunuzu düşünüyorsunuz, ama belki de siz susarken konuşmakta olan kişi sizin başkalarını nasıl dinleyeceğinizi bildiğiniz için o an sizi içinden takdir ediyor. Veya aynı şekilde belki de sizinle göz göze gelen kişi sessizliğinizin ilgisizlikle eşanlamlı olduğunu düşünüyor. Kısacası kimse mükemmel değildir ve herkes bir şeyler düşünür!

6. Ayrıca kendinize insanların bazen (hatta çoğu kez) meşgul olabileceğini hatırlatın

Başkalarının değil, kendi dünyamızın merkeziyiz. Bu yüzden dikkatinizi başka şeylere yönlendirebileceğiniz ve sizi meşgul edecek aktiviteler yapın. Göreceksiniz, bu başkalarında ilgi görme ihtiyacı hakkında daha az düşünüyor olacaksınız.

7. Herkesin sınırları farklı

Yanlış zamanda, emri vaki sonucu açılan bir kucak veya bir sarılma. İstediğiniz ilgi bazen aşırı olarak karşılanabilir ve partneriniz bu durumu aptalca görebilir. Sadece şu anda güvende olmak ve onaylanmak size karşı gelinemediğini görüp kendinizi önemli hissetmek istiyorsunuz, ancak bu uzun vadeli çözüm değil. Ve bunlar tekrarlanınca karşınızdaki kişi sizinle ilgili yanlış fikirlere kapılabilir.  

8. Tespit edebildiyseniz, sorunun kökenleriyle tekrar bağlantı kurun

İster bir ebeveynin yokluğu veya eksik sevgisi, ister kötü bir benlik imajı olsun, şefkat eksikliğinizin mutlaka kaynaklandığı bir şey var. Diyalog veya kabul üzerinde çalışmak çok faydalı olacaktır ve ilerlemenize yardımcı olacaktır.

9. Yardım alın

Son olarak, kendi başınıza yapamazsanız, bu sorunu başarıyla aşmak için kesinlikle bir uzmana danışabilirsiniz.

👉 Ücretsiz Psikolojik Destek Almak Mümkün!

Yazar notu: Bu bir rahatsızlık değil

İlgi beklemek, ve diğerlerinden daha fazla ilgi açlığı hissetmek senin eksik olduğun anlamına gelmiyor. Kendini tanıyarak zihinsel ve davranışsal eylemlerinin ardından ne gizli olduğunu farkında olduğun sürece, bu açlığın kararların üzerindeki etkisini azaltman mümkün.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Kendiniz Olmanızı Engelleyen 5 Yara, Lise Bourbeau

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!