Yazı yazmak sizi nasıl iyileştirir? Yazma terapisi faydaları

tarihinde

Bir kalem ve bir kağıt, terapinin yerine geçebilir ve iyi hissetme hali ve mutluluk için yeni bir silah olabilir mi? Evet! Meditasyon denediniz, size göre değildi. Klinik psikolog ile terapiler denediniz ama seansları takip etmek maddi açıdan mümkün görünmüyor. Ne yapacağınızı bilemiyorsunuz fakat, buna karşı bir panzehir var: yazmak! Yazı yazma terapisi, olumsuz düşünce ve duyguları, kaygıları ve korkuları anlatı yazılarıyla dışa vurmaya yardımcı olur. Günlük hayatınıza kolaylıkla entegre edebileceğiniz bir iyileşme yöntemi olan yazı terapisi ile siz yazdıkça zihniniz sakinleşiyor gevşeme etkisi yapıyor.

Özet

Bir terapi yöntemi olarak yazı yazma: “Terapötik Yazma”

Özellikle elle yazmak artık modası geçmiş ve hatta biraz karmaşık bir eylem gibi görünebilir. Yazayım yazayım da nereden başlayayım? Hem yazınca ne düzelecek ki? Diye kendine soruyor olabilirsin. Bahsettiğimiz şey o kadar karmaşık ve üzerine bu kadar düşünmen gereken bir şey değil. Bir kağıt bir kalem… biraz düşün, kendini dinle ve bırak aklında geçen kelimeler beyaz kağıdın üzerinde aksın gitsin. Kaç dakika yazmalısınız, nereden başlamalısınız gibi bir teknik aramaya gerek yok. Eylemin kendisi zaten bir süre sonra göreceksiniz siz anlamadan sizi dinginleştirmiş olacak.

terapötik yazma eyleminde bulunan bir genç kadın

Ayrıca, yazı yazma, birçok faydası olan basit bir eylem. İster bir günlük tutun, ister duygularınızı yazdığınız bir defter, ister mektup, ister şiir yazın, ister serbest şekilde yazın, iyi olsun ya da olmasın, ideal olan düşüncelerinizi yazmak ve zihninizin içini tanımaktır. Vaktiniz yoksa içinizden geçenleri kafanızda dönüp duran duyguları ifade etmek, dışa vurmak için kısa kısa bir şeyler karalayın. 

🧠Zihninizde karmakarışık duran düşünceler kağıdın üzerinde göreceksiniz çok daha küçük ve basit görünecek. Kendinizle kurduğunuz iletişim, zihniniz yazı yazarak düzene girdikçe çok daha dingin ve akıcı hale gelecek.

İçeride dönüp duran duyguları ifade etmek, dışa vurmak

Üzerinizde duygusal yük oluşturan olaylar ve olumsuz duygu ve düşünceler bir süre sonra zihinsel ve fiziksel sağlığınızı riskli durumlara sürükleyebilir. Bu yüzden bu duyguların bir şekilde topraklanması şart. Öfke, isyan, inkar, üzüntü, stres ve depresif hisler gibi olumsuz duygular dayanılmaz hale geldiğinde kaleme sarılın.

✍️Yazmak, her şeyi sansürsüz şekilde çözmenin, zihni boşaltmanın ve aynı zamanda kendini keşfetmenin bir yoludur. Yazarak kendinizi ifade etmek, dış dünyaya gösterdiğiniz kişinin dilinden farklı gerçekleşecek. Kağıt ile sen arasında sosyal roller, duygusal hafıza veya bir geçmiş yaşanmışlık yok. En yalın şekli ile benliğimizin yeni bir yüzü ortaya çıkıyor. Daha samimi bir parçamız.

😮‍💨Biraz karamsar metinlerle başlayabilirsin. Kendini bırak, yazı çoğunlukla olumsuzu kovmak için kullanılır, bu yüzden çoğu zaman karanlık tarafımızı ortaya çıkarırız. Üzüntümüz, öfkemiz, umutsuzluğumuz, kötülüğümüz, şüpheciliğimiz vb.

yazı terapisi

"İşler yolunda gitmediğinde, genellikle hissettiğim duyguları, olumsuz düşüncelerimi, yüksek sesle söylemek istediğim sözleri veya hakaretleri bir deftere yazarım. Kendimi arındırmamın ve bir durumdan, hoş olmayan bir andan geri adım atmamın bir yolu. Bu, seni yatıştırmaya yol açan bir özgürleşme anı, bir tür arınma veya hafifleme yöntemi. Sonrasında düşüncelerim daha dingin, daha net ve daha berrak olduğunu farkediyorum. Yazdıklarımı okuyunca yaşadıklarıma daha farklı gözle bakabilme şansım oluyor. Yazmak, kaos ve fevri duygular içinde kaybolmamı engelleyip, düşüncelerime, hislerime ve iç dünyama düzen getiriyor."

İlk başta "ne yazacağını bilememek"

Yazı terapisi veya terapötik yazma, bir arzudan ve hatta bir ihtiyaçtan doğar, bir tür dışa vurma ihtiyacı tam da içimizdekilerin artık dışarı taşması gerektiğinde... Psikolojik zorluklarınıza nihayet son erdirmeye karar vermişsinizdir diyelim, bir terapistin kapısından içeri girmeye karar verir gibi, hissettiklerimizi dışa vurmak niyeti ile onları yazmaya karar veriyoruz.

Kıskançlık ve öfke mi sizi eyleme geçirdi? Önce biraz sakinleşmeli ve bir kağıt ve kalem bulmalıyız. Sevdiğiniz bir kalem ve defter bulun. Terapi amaçlı yazı yazmak için düzenli kullanacağınız ve size ait olacak bir kalem ve defter daha ilham verici olabilir.

terapi amaçlı yazma eylemi

Gerisi çok basit, zihninizin içerisinde düşüncelerin ve ruhunuzdan geçen duyguların dolaşmasına izin veriyorsunuz. Aklınıza o an gelen basit bir kelime listesiyle başlayabiliriz. Burada önemli olan üslupsal veya metodolojik bir etki aramamak. Orada bir anlam olmasını istemeye de gerek yok, her şeyden önce "dürüst olmak" gerekiyor

Tüm sansürleri bir kenara bırakın ve duygularınıza ve hislerinize karşı dürüst olun. Sizden başka kimse bunları okuyamayacak, bu yüzden gerçekten kendinizi bırakmanız gerekiyor ve açık yüreklilik ile kendi zihniniz ile yüzleşmek gerekiyor. Yazı terapisinin en önemli faydası, kendinizi tanımak, iç dünyanızı anlamak ve özbenliğinizle tanışmaktır.

👩‍⚕️Terapistler yazı yazmanın farklı bir bilinç seviyesinde konuşmak olduğunu ve onları okumanınsa yine bize ait başka bir parçamız ile gerçekleştiğini belirtiyor, böylelikle kendimizi farklı bir perspektiften ele alabiliyoruz ve içinde bulunduğumuz anda gerçekten kim olduğumuzu fark edebiliyoruz.

Yazmak seni sakinleştirmiyor ise, bir psikoloğa gitmek veya ücretsiz psikolojik destek almak için çabalayabilirsin.

Yazar notu: Yazı terapisi zihni düzenler

Psikolojide bu yöntemin beynin sağ yarım küresinin işleyişini aktive ettiği söylenir. Sağ beyin daha sezgisel ve duygusal olduğunda, sol beyin genellikle akıl yürütme ve mantıkla ilişkilendirilir.

El yazısı, sanatsal bir eylem gibi, örneğin çizim yapmak gibi sağ beyni kullanır. Bu eylem, bilinçdışı bedensel ve ruhsal reflekslere yol açacak ve bu nedenle bilinçdışımıza erişime izin verecektir. Yazma terapisi tercih eden psikologlara göre, terapötik yazma beden ve zihin arasında yeni bağlantılar kurar çünkü yazı kafanızın içinden ele gitmek yerine elden kafanızın içine doğru gider ve böylece iç dünyamıza ve öz benliğimize bir kapı açar.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaynak

Amerikan Psikoloji Derneği

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!