Spor yapma motivasyonu: tekrar gaza gelmek için bir yazı

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Başlarken kararlı, çılgınlar gibi, tutkuyla giderken sonra birden spor yapma motivasyonunuzu kaybedip tüm ilgi alakanızı kaybediyor musunuz? Kendine yüklenme. Bu işler biraz öyledir, bir hevesle spora başlamak ve sonra tüm motivasyonu kaybetmek en bilindik hikayelerden biri. Spor biraz aşk hikâyesi gibi aslında: Hayalini kurarız, sonra başlarız, hatta bazen uzun soluklu bir ilişki gibi devam eder... Sonra biraz zaman geçer ve "zamanla heves geçer". İlişkiyi ihmal ederiz ve ortada hiçbir şey kalmaz. "Spora gitmek istemiyorum" diye yakınanlar için spora yapma motivasyonu için gerekli kaynak ve ipucu burada! Spor yapma motivasyonunuzu kaybetmemeniz için 8 madde...

Ama tüm aşk hikâyeleri kötü bitmez! Her şey kalpte bitiyor. Bu iş gerçekten gönlünde var ise ihtimalleri lehinize çevirmek için ilişkinizle ilgilenmeyi bilmeniz yeterlidir. O zaman günün hedefi: spora gitme motivasyonunu kazanmak ve korumak!

Hâlâ spora gitmek için sebep arıyorsanız… spora gitmenin faydaları

Düzenli spor yapmak size ne faydalar sağlar?

Fiziksel açıdan:

  • Spor diyabet, felç, kalp krizi riskini azaltır. Hani her şey kalpte biter demiştik ya...
  • Yaralanmaları ve kronik ağrıları önlemeye yardımcı olmak için güç, dayanıklılık ve kas hacmi oluşturmayı sağlar. 
  • Spor ayrıca kemik yapısını iyileştirir, eklem ağrılarını önler, boşaltımı kolaylaştırır, nefes alma kapasitesini ve dengeyi geliştirir ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanıza yardımcı olur.

Zihinsel açıdan:

  • Fiziksel aktivite sırasında endorfin salgılanması, size kendinizi iyi hissettirir. Ayrıca, dayanıklılık sporlarında olduğu gibi, beyne iyi düzeyde oksijen gitmesi, beyin aktivitesinin optimize edilmesine yardımcı olur.
  • Yoga veya meditasyon gibi bazı pratikler de dikkati ve odaklanmayı iyileştirebilir.
  • Fiziksel egzersiz stresi azaltmaya yardımcı olur, kaygı ve depresyonu azaltır, uykuyu düzenler, özgüveni artırır.
  • Sporun her faydasına yer vermeyen listemizin son maddesi: Spor azim, psikolojik dayanıklılık, yardımseverlik, saygı gibi değerleri öğretir ve sosyal bağlar kurmayı sağlar.

Harika değil mi?

Spor seçimi: çok önemli!

Genelgeçer spor türleri ile modaya uygun spor türleri arasında seçim yapmakta zorlanıyorsunuz! En zoru da bu, çünkü bu sporu yaparken motivasyonunuzu bulmanız gerekecek. O zaman doğru seçim yapmak ve daha baştan işinizi kolaylaştırmakta fayda var.

En azından, birkaç spor türünü denemek amacıyla başlangıçta gönül eğlendirme hakkınız var. Örneğin ideal sporu bulmak için gym, fitness ve kulüplerin sunduğu deneme derslerinden yararlanın. Amaç, yıldırım aşkı olsun ya da olmasın, gönlünüzü çelecek, uğrunda tüm serüvenlere atılacağınız, kıvılcımı söndürmemek için her şeyi yapmaya hazır hissettiğiniz bir spor dalını keşfetmek.

İhmal edilen spor, motivasyonu da öldürür.

Bazen neyi seçeceğiniz baştan bellidir, bazen de değildir. Bu nedenle, seçim yapmanıza yardımcı olacak temel soruları kendinize sormalısınız:

  • Bütçem ne? Malzeme almak gerekiyor mu, gerekmiyor mu? Bütçenize zarar vermeden spor yapmak mümkün!
  • Tek başına mı, kolektif mi? Bazıları için bir kulüpte ya da bir grupla spor yapmak, başlı başına bir motivasyon kaynağı.
  • İçeride mi, dışarıda mı? Salon sporları, kimi zaman kötü hava koşullarını bahane etmenizin önüne geçebilir.
  • Nasıl bir sonuç bekliyorum? Kilo vermek, kas yapmak, sıkılaşmak, stresle doğal şekilde mücadele etmek, rahatlamak.

Spor yapma motivasyonu nasıl korunur? Tutkuyu canlı tutmak

1. Motivasyonunuzu tanımlayın

Makalenin en başında, spor yapmanın birçok faydasından bahsetmiştik. Şimdi motivasyonunuzu tanımlamanız gerekiyor. İster bir yaşam tarzı edinmek olsun, ister maraton koşmak veya kilo vermek, direnmek ve nihai hedefimize ulaşmak için ara hedefler belirlemekten çekinmiyoruz.

2. Seanslarınızı düzenli olacak şekilde ayarlayın

Gitsem mi gitmesem mi diye sormak yok bırak, bu durum belli ki kafamızı daha da karıştırıyor. Ne dediğimi anladığınızı biliyorum. 😊

Belirli gün ve saatlere riayet etmek, alışkanlık oluşturmaya yardımcı olur, bu yüzden forma girmenin de en iyi yoludur. Bu, kendinize ayırdığınız, açıkça tanımlanmış bir an. Bu yüzden de yapılacaklar listenizde öncelikli olduğunu biliyorsunuz. Bir süre sonra pazartesi günü saat 19.30'da ne yaptığınızı düşünmeyeceksiniz bile, bir yerden sonra bu anı iple çekeceksiniz.

Bugün yorgun musunuz? 1 saat dayanamayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Yine de gidin. Elinizden geleni yapacaksınız, bu kadarı bile yeterli. Hem çaba sarf etmek, çoğu zaman yorgunluğu ortadan kaldırır ve birkaç saatliğine pillerinizi şarj eder.

Tatildeyken en sevdiğiniz sporu ekipman ve altyapı eksikliği nedeniyle yapamadığınızda, bu zaman aralığını yürüyüş, koşu, yüzme vb. için ayırın. Yani bavulunuza uygun bir spor kıyafeti koymayı unutmayın.

3. Kıyafet seçimi

Düzgün giyinmek çok önemlidir ve elbette içinde kendinizi iyi hissettiğiniz bir kıyafetle başlamak sizi motive eder. Günümüzde bazı hazır giyim markaları da dâhil olmak üzere birçok spor markası, çok şık kıyafetleri makul fiyatlara sunuyor.

Öte yandan, yaptığınız spor belirli bir aksesuar gerektiriyorsa, indirimleri ve işinizi görecek kalite düzeylerini araştırın. Örneğin koşu için, teknik kıyafetleri artık çok uygun fiyatlara alabilsek de hemen her türden koşu tişörtü işinizi görür, fakat dizlerinizi koruyacak ve uf olmanızı engelleyecek iyi bir spor ayakkabı edinmeyi de ihmal etmeyin.

4. Makul hedefler belirleyin

Bu sayede cesaretinizi kaybetmez, kendinize zarar vermez, çabanızı daha iyi yönetmeyi öğrenir ve böylece iki seans arasını çok açmadan performansınızı kademeli olarak artırırsınız. Zamanla bunları daha rahat geliştirir hâle geleceksiniz. Kendimizi başkalarıyla kıyaslamıyor, yargılamıyoruz. Hızlıca ilerleyecek, ilk etkileri kısa sürede göreceğiz! Unutmayalım, bütün bunların her şeyden önce kendimiz için yapıyoruz, spor salonundaki rüya gibi bacakları olan o kız için değil. Sonuçta o da bir yerden başlamıştı.

Sosyal medya için de aynı şey geçerli. Takip ettiğiniz sporcu profillerinin size motivasyon kaynağı olması gerekir, tersi değil. Onlar da bir gün ilk adımı attı ve vazgeçmediler. Herkesin kendi amacı, kendi öncelikleri var. Sizinki ne olursa olsun, hızınız ne olursa olsun, kendinizle şimdiden gurur duyabilirsiniz. Önemli olan tek şey bu!

5. Spor eşyamızı önceden hazırlıyoruz

Örneğin benim gibi siz de sabahları koşuyorsanız: eşyanızı geceden hazırlayın. Böylece yataktan kalkar kalkmaz giyinip hazırlanabilirsiniz. Yarın işten sonra yoga dersiniz mi var? Çantanızı hemen hazırlayın. Böylece duşun altında oyalandınız diye eşyalarınızı almadan çıkma ihtimaliniz de kalmaz.

Kısacası bu sayede çamaşırlık ile spor çantası arasında gidip gelirken bir de dolabı karıştırmanız gerekmeyecek. Sonuçta neredeyse her şeye hazırlıklısınız, tıpkı bir itfaiyeci gibi!

6. Müziğimiz, podcast’imiz, sesli kitabımız, internet dizimiz yanımızda

Örneğin salonda tek başınıza spor yapıyorsanız bu sayede tekdüzelikten kurtulabilirsiniz.

7. Kendimize oyun arkadaşı buluyoruz

İki kişi olunca, sözlerinizi tutmanız ve kendinize meydan okumanız belki de daha kolay olacaktır.

8. İlerlememizi takip ediyoruz

Motivasyonumuzu artırmak için günlük tutabilir; haftanın amacını, ulaşılan hedefleri, ilerlemeyi, aldığımız keyfi bu günlüğe not edebiliriz. Teknolojiden faydalanabiliriz: akıllı saat, uygulamalar, internet grupları gibi.

9. Kendimizi ödüllendiriyoruz

Yazımızı en iyi bölümle tamamlıyoruz. Bizler makine değiliz ve neredeyse her çaba konforu hak eder. Tabii makul olduğu sürece. Bunları ulaştığınız hedeflere göre ayarlamak size kalmış. Mesela ben, sabah sporumdan sonra harika bir kahvaltıyla kendimi ödüllendiriyorum. Keyif diye buna derim!

Fakat bu, diyet yapıyorsanız bir atıştırmalık da olabilir. Gevşemeyi, dizginleri bırakmayı ve biraz soluklanmayı bilmelisiniz. Motive olmanın en iyi yolu budur. Ama elbette, zor elde edilen kazanımlarımızı kaybetmemek adına bu keyifli şeyleri abartmıyoruz. Örneğin belirli bir kilometreyi aştıktan sonra kendinizi yeni bir çift spor ayakkabıyla ödüllendirebilirsiniz.

Yazar ekibi: alışkanlıklarınızı değiştirin

İlk adımı atmakta gerçekten sorun yaşıyorsanız, işleri tekrar rayına oturtmak için birkaç alışkanlığınızı değiştirerek başlayabilirsiniz: daha fazla yürüyün, örneğin otobüsten bir durak erken inin veya sırf 5 dakikalığına arabaya binmeyin. Mutlaka arabayla gitmeniz gerekmeyen mesafeleri bisikletle katedin: postaneye, ekmek almaya, hatta belki işe gitmek gibi. Asansöre binmektense merdivenleri tercih edin.
Bu yeni alışkanlıklar, fiziksel durumunuzdaki değişiklikleri yavaş yavaş fark etmenizi sağlayacaktır. Daha zinde olacak ve özgüven kazanacaksınız.
Yeni enerjiniz sayesinde fiziksel egzersizler artık sizi korkutmayacak. İşte o zaman size uygun bir aktiviteye başlayacak, motivasyonunuzu bulup uzun vadede sürdürmek için bu makaleyi baştan okuyacaksınız. Gerekirse bir çöpçatandan yardım alın :) Bir spor antrenörü size uygun program ve seanslar sunarak bu süreçte yanınızda olacaktır.


Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

Yorumlar

En yeni makaleler

Emzirmek istemiyorum | Emzirmek istemeyen anne olmak

Sütüm var, ama ben emzirmek istemiyorum. Hemen aklınıza “neden ki?” sorusu geldi biliyorum. Kimileriniz ise daha baştan “Sütün varken neden evladından sakınıyorsun!” diye yapıştırdı lafı! Nedenini merak edenler de, eğer bu soruyu yaptığımın iyi anneliğe sığıp sığmadığı konusunda bir karara varmak için soruyorsa, merak etmeyin, hangi seçimi yaparsa yapsın, anne hep yeterince anne olacak. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 6 aya kadar emzirmeyi öneriyor ve bu konuda fikri olan herkes onlardan taraf görünüyor. Öte yandan emzirmek istemeyen anne de olabilir! Emzirmek istemiyorum, ve iyi bir anne olduğumu düşünüyorum çünkü bebeğim sağlıklı ve mutlu.

Başarı nedir? | Başarılı olmak isterken kendini ıskalama!

Toplumumuzun başarı ve güce taptığı bir zamanda, hepimiz takdir görme ve başarlı olma hayalleri kurarız, peki bu yolda kalmayı nasıl başarabiliriz? Ayaklarınız yere basarak başarıyı kovalamak için nelere ihtiyaç var? Başarı için taviz vermek zorunda mıyız? Başarının tanımı nedir? Değerlerini ve bütün varlığını inkar etmeden başarıyı yakalamak mümkün mül? Her şeyi başarmak zorunda mısın? Attığın taş ürküttüğün kuşa değiyor mu? Başarılı hissetmek ve başarısız hissetmek hakkında konuşuyoruz!

Bacakta selülit VS Mayo | Selülitli kadınlar için tüyo!

Selülitli bacak ve plaj imtihanı! Merak etme, sadece sana özel değil. Selülitli bölgeye ne iyi gelir?, selülit oluşumuna engel olan 5 besin! başlıklı internet makalelerini az dolaşmadık hepimiz! Biliyor musun, cilt yüzeyindeki bu ‘portakal kabuğu’ görünümü olarak bilinen selülit, kadınların % 80-90’ında görülüyor, zaten. Yani selülit görünümünde kız kardeşler birbirimizi darlayacağımıza gelin, yaz aylarında, mayo ve bikini giydiğimizde bu yağ dokusunu nasıl saklayabileceğimiz hakkında birbirimize tüyolar verelim. "Selülit küçük bir sivilce gibidir, ya kabul ederiz ya da kamufle etmek için hileler kullanırız!

Overthinking | Bir overthinker için el kitabı!

Fazla düşünme sorunu ve bu sorunla nasıl başa çıkılır, aşırı düşünmek nasıl kontrol altına alınır üzerine okuduğum en kapsamlı ve en kadın dostu kaynak, Susan Nolen-Hoeksema tarafından yazılan "Çok Düşünen Kadınlar" kitabıydı. Overthinking kavramı gün ışığına çıktığından beri, en kötüsünü hayal ederek geçirdiğim saatler, tek kelimeyle, durumları baş ağrısı sebebine çevirdiğim anları gözden geçirdim. Overthinking ne demek? Bir overthinker neden aşırı düşünür? ve aşırı düşünmekten nasıl kurtulur? biz bize konuşuyoruz! Hey, overthinker! Merak etme bu yazı sana yardımcı olacak!

(Okyanus Fobisi) Talassofobi nedir? Talassofobi testi yap!

Engin denizlerin, okyanusların fotoğraflarının, derin su kütlelerinin kimileri için korku verici olduğu aklınıza gelir miydi bilmiyoruz ama böyle bir korku var ve hatta en spesifik fobilerden biri bile denebilir. Böyle bir durum gerçekten de var ve sandığınızdan daha fazla insan bu fobiye sahip. Talassofobi tanım olarak deniz ve okyanus gibi engin su kütlelerinden korkma durumu olarak biliniyor. Yaz tatillerini, mavi yolculukları bırakın masmavi okyanus manzaralarına bakmayı dahi size zehir eden bu korku hakkında daha fazla bilgi yazının devamında! Okyanus korkusu nasıl tetiklenir? Okyanus korkusu nasıl geçer? Okyanus korkum olup olmadığını nasıl test edebilirim?

Kendinden şüphe etmene neden olan 16 gaslighting cümlesi

Gaslighting, aşırıya kaçıldığında kurbanları gerçeklik algılarını sorgulamaya ve akıllarını kaybettiklerine inandıkları noktaya kadar zorlamaya iten bir duygusal manipülasyon biçimidir. Şimdi, bu duygusal istismar yöntemi romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıksa da, yalnızca aşka özgü değildir. İş hayatı, arkadaş çevresi, akrabalar da farkında olmasa da bunu yapabiliyor. Gaslighting belirtilerini tespit etmek her zaman kolay değildir, çünkü bu bir tür gizli duygusal istismar olarak kalır. Bu yüzden sadece bir uyarı olarak, bunlardan herhangi birini duyarsanız, sınırlarınızı korumanız gerektiğini bilin.

Gaslighter, narsist sapkınlar onun yanında masum kalır

Bu yazı bir toksik manipülasyonun ve psikolojik şiddetin yani bir gashlighter’ın kurbanının öyküsünü içerir. Gaslighting yani "sanrıya zorlama" en manipülatif psikolojik şiddet türlerindendir. Hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirme olarak tanımlanabilir. Tecrübe ile sabit, kişi kendisini ve duygusal olarak maruz kaldıklarını gerçeklik algısı ortadan kalktığı için bir türlü çözümleyemezken, şiddete uğrayan kurban kontrol altında tutmaya çalışılarak uzun süre etkisinden çıkılamayan bir mağduriyete sebebiyet verir. Gaslighting kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet vakalarında sıklıkla görülen bir tür. Kendinizden şüphe etmeye başladıysanız, gelin size kendi yaşadıklarımı anlatayım.

Mentör ve kariyer koçu Özlem Şen

Merhaba ben Özlem Şen, yaşam boyu öğrenci olmaktan o kadar keyif alıyorum ki kendi öğrendiğim doğruları öğretme çabasının çok çok ötesinde; insanların kafasında bir soru işareti oluşturabilir miyim, kendini ve potansiyelini fark ettirebilir miyim, bir dönüşüme ve gelişime yol açabilir miyim bakış açısı ile ‘dönüşüm ve gelişim mentorlüğü’ yapmaya çalışıyorum.

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Aslı Gülaydın: yoga ve mindfulness

Merhaba, hoşgeldiniz 🕉️ Ben Aslı. Yoga hocasıyım. Pozları, pozlarla ilgili ipuçlarını, yogayı ve onunla kurduğum ilişkiden doğanları anlatıyorum bir süredir.

Bizi takip edin!

Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın! Böylece yeni makalelerimizden anında haberdar olabilirsiniz!