5 faktör kişilik kuramı | Goldberg'e göre kişilik tipleri

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Bir duruma neden hepimizin farklı tepkiler verdiğini hiç merak ettiniz mi? Farklı kişilik tipleri benliğimizi ve kişilik özelliklerimizi belirliyor, buna bağlı olarak da tepkilerimizi ve davranışlarımızı etkiliyor. Senin ilgi alanına giriyor mu? bilmiyorum ama, ben kişilik testlerine oldum olası meraklı oldum. Çünkü kendini tanımlamak, kendinle daha uyumlu olabilmek adına içgörü kazanmanı sağlıyor. Psikoloji alanında geliştirilen bir diğer kişilik envanteri Goldberg'in beş büyük faktör kişilik modeli! 5 faktör kişilik testi ile benliğimizi daha iyi tanımlamak ve anlayabilmek mümkün. Gelin beş faktör kişilik kuramına beraber göz atalım!

5 faktör kişilik kuramı | Goldberg'e göre kişilik tipleri
Özet

5 faktör kişilik kuramı nedir?

Carl Jung, kişiliği oluşturan çok sayıda sistem bulunduğunu ve bu sistemlerin sürekli olarak birbiri ile etkileşimde olduğunu söylemiştir. Tüm bu etkileşimlerin bileşimi ise bütünleşmiş kişiliği yani "benlik" dediğimiz şeyi oluşturur.

Goldberg, 1960’lı yıllarda gerçekleştirdiği bilimsel araştırmaları sayesinde, kişilik psikolojisi alanındaki önemli çalışmaları ile bilinen Cattel’in 16 kişilik faktörü kuramındaki (16PF) faktörleri 5 tema altında toplamış ve 5 faktör kişilik kuramını öne sürmüştür. 

Goldberg'in 5 faktör kişilik tipleri testi, bu kuramdan yola çıkılarak hazırlanmış 50 soruluk bir envanter sayesinde yapılır. Veriye dayalı bu çalışma bir faktör analizine benzer. 50 sorunun her biri için 5 puanlık ölçek bulunmaktadır. Kesinlikle katılmıyorum, katılıyorum, kararsızım, katılıyorum ve tamamen katılıyorum gibi. 

Yapılan değerlendirme sonucunda ortalama bir puan oluşur ve bu puan ile kişiliğiniz ile ilgili bilgiler ortaya çıkar. Her bir ana faktör altında ne kadar yüksek puan veya düşük puan aldığınız bütünleşmiş kişilik yani benlik ile ilgili bize bilgiler verir. .

🤔 Sıradaki başlıkta 5 faktör kişilik kuramındaki her bir ana faktörü ele alıyor olacağız. 

Kişilik tiplerini belirleyen 5 büyük faktör | OCEAN

Kişilik modelleri belirlemek için kullanılan Büyük Beşli, kısaca OCEAN olarak geçer. OCEAN, her bir kişilik faktörünün İngilizce isimlerinin baş harflerinden oluşur;

Openness 👉 Deneyimlere açık olma
Conscientiousness 👉 Sorumluluk
Extraversion 👉 Dışa dönüklük
Agreeableness  👉 Uyumluluk
Neuroticism 👉  Duygusal denge

Büyük Beşli | OCEAN

🧐 Benliğimizi oluşturan bu 5 kişilik özelliği temasını tek tek ele alalım. Olumlu ya da olumsuz yargıya varmadan her bir özelliğin spektrumunda kendimizi nasıl tanımladığımızı bulacağız.


👉 Deneyimlere açık olma (Openness)

Deneyimlere açık olma faktörü, sizin yeni şeyler denemeye ne kadar açık olup olmadığınıza bakar. Konfor alanının dışına çıkabilmek konusunda ne kadar rahatsınız veya değilsiniz. Aynı şekilde, yaratıcılık, çeşitli ilgi alanına sahip olma, merak gibi özelliklerle ilişkilendirilebilir.

⬆️Yüksek puan:  Bu alanda yüksek puan alan kişiler merak ve yaratıcılık ile yoğrulmuş bir kişilik ve hayal gücü ile ayırt ediliyor. Açık fikirlilik ve orijinal bir karaktere sahip olmanız da muhtemel.

⬇️Düşük puan: Bu alanda daha düşük puan elde ettiyseniz, daha geleneksel bir insansınız.  Rutin içerisinde kendinizi daha konforlu hissediyorsunuz. Alışkanlıkları değiştirmek konusunda çok istekli biri olmadığınızı da söyleyebiliriz. Pratik zekanızı yine de kimse sorgulamasın!

👉 Sorumluluk | (Conscientiousness)

Sorumluluk faktörü kısaca öz disiplin, hedef odaklılık ve yeterlilik ile ilgilidir.

⬆️Yüksek puan: Bu alanda yüksek puana sahipseniz, organize, çalışkan, disiplinli, hırslı ve mükemmelliyetçi bir yapıdasınız. Akademik kariyer veya liderlik vasıfları gerektiren işlerde başarılı olacağınıza şüphemiz yok!

⬇️Düşük puan: Bu alanda düşük puana sahipseniz, spontane, dürtüsel ve dağınık zihinli biri olmanız muhtemel. Sabırsız biri olduğunuzu da ekleyebiliriz. Erteleme hastalığına meyilli bir yapınız olduğu su götürmez bir gerçek, sık sık motivasyon eksikliği çekiyor olabilirsiniz.

👉 Dışa dönüklük (Extraversion)

İçine kapanık olmak hakkında daha önce keyifli bir manifesto kaleme almıştık. Dışa dönüklük faktörü adından anlaşılacağı üzere dış dünya ile ilişkimizi değerlendiren bir alan

  • Enerjinizi kalabalıklardan mı alıyorsunuz, yoksa yalnız başınıza çekildiğiniz bir köşede daldığınız düşüncelerden mi?

⬆️Yüksek puan: Dışa dönüklük puanı yüksek olan kişiler kendilerini iyi hissetmek için başkalarına ihtiyaç duyarlar. Kalabalıklar sizin için mutluluk ve enerji kaynağı. Sosyal, konuşkan, girişken ve sosyal etkileşimlerle kendini geliştiren birisiniz.

⬇️Düşük puan: Dışa dönüklük ölçeğiniz düşük ise, sosyal hayata çok daha az bağımlı olursunuz. Başkalarıyla iletişim halinde olmak sosyal yorgunluğa neden olabilir. Aynı zamanda, yalnızlığın olumlu yanları sizi daha çok cezbeder çünkü siz enerjinizi iç dünyanızdan alıyorsunuz. Yalnız klıp düşünmeyi, az ve öz konuşmayı tercih ediyorsunuz.

👉 Uyumluluk (Agreeableness)

Uyumluluk ölçeği, dış dünya ile olan ilişkimizi farklı bir boyutta değerlendirir. Dışa dönüklük ölçeğinden farklı olarak, uyumluluk puanınız başkaları ile iletişim kurmak konusunda nasıl hissettiğinizi değil de, iletişim kurduğunuz dış dünya ile nasıl etkileşim halindesiniz, bunu ölçer.

⬆️Yüksek puan: Yüksek uyumluluk puanınız olduğunda, empati yeteneği yüksek, yardımsever ve hoşgörülü bir yapınız olduğunu söylemek mümkün. Özverili olmak ve başkalarıyla iyi geçinmek sizin için önemli. Uzlaşmacı ve işbirlikçi birisiniz. Nezaket ve aşırı duyarlılık karakterinizi oluşturan diğer unsurlar.

⬇️Düşük puan: Kişi ne kadar düşük düzeyde uyumluluğa sahipse, inatçı ve muhalefet olma eğilimi de o kadar artar. Genelde, hoşnutsuz, huysuz, şüpheci ve aksi biri olarak nitelendiriliyor olabilirsiniz. Şikayet etmeyi hayat tarzı haline getirebildiğinizden insanların sizi duygusal vampir olarak çağırıyor olması muhtemel. 🤭

👉 Duygusal denge (Neuroticism)

Duygusal denge ölçeği duygularınızı yönetmek konusunda ne kadar becerikli olup olmadığınıza bakar. Stabil olmayan duygulara yatkınlığınız ölçülür. İngilizceden direk çevrildiğinde nevroza yatkınlık olarak da anılabilecek bu faktörun sorduğu sorular özetlenecek olursa: 

  • Duygusal iç dünyanız ne kadar stabil? 
  • Dünya sizin için güvenli bir yer mi? 
  • Kendinizle, bedeniniz ve ruhunuzla ne kadar uyumlusunuz?

⬆️Yüksek puan: Duygusal denge ölçeğiniz ne kadar yüksek çıkarsa, stres, anksiyete, korku, kaygı ve öfke gibi duygulara karşı o kadar savunmasız olursunuz. Depresyon ve negatif duygulara oldukça yatkın olduğunuzu söyleyebiliriz. Olumsuz duygularla baş etmek konusunda zorlanıyorsunuz ve aniden sinirlenebiliyor, çok ağlama sorunu yaşayabiliyorsunuz.

⬇️Düşük puan: Duygusal denge boyutunda ne kadar düşük puan aldıysanız bir o kadar iyimser ve sakin bir insansınız. Öz şefkat, özgüven, huzur ve denge kişilik özelliklerinizin başında geliyor. Huzurlu ve rahat bir yaşam sürmek sizin için çok kolay. Duygusal iniş-çıkış gündeminizde yok gibi bir şey.  

5 faktör kişilik testi ne işe yarar?

5 kişilik faktöründen herhangi birindeki puanımız ne olursa olsun, bunun tamamen olumlu veya olumsuz bir şey olmadığını unutmamalısınız. Hiç biri bir diğerinden daha iyi veya daha kötü değil! Bu nedenle, belirli özelliklerle ilişkili olumsuz çağrışımları göz ardı etmeliyiz.

Jung'un söylediği gibi bu faktörlerden herbirinde nerede durduğumuz aslında birbirleri ile de sürekli olarak etkileşimde olan sistemler. Dolayısıyla bu kişilik tiplerinin hiçbiri size özgü ve biricik olan benliğinizi bütün olarak tanımlayamaz.  

Ancak 5 faktör kişilik testi sonuçları, güçlü ve zayıf yönlerimizi keşfetmek ve kendini tanımak için harika bir araçtır. Kendinle uyum içinde yaşadığın huzurlu ve mutlu bir hayat ancak bu şekilde mümkün. Bu testin bize verdiği bakış açışıyla kendimizi dinleyip ihtiyaçlarımızı ve hedeflerimizi daha sağlıklı şekilde ele alma şansımız olur. 

Ayrıca ruh sağlığımızı değerlendirebilmek ve daha iyi hissetmek adına ilerlemek için çözümler sunabilmesi 5 faktör kişilik kuramını bu açıdan oldukça değerli kılıyor.

Bu makaleler de ilginizi çekebilir;

🔗Bilişsel çarpıtmalar | Olumsuz otomatik düşüncelerden kurtul!

🔗Maslow Piramidi ve ihtiyaçlar hiyerarşisi

🔗Myers-Briggs Kişilik Testi | 16 farklı kişilik tipinin hangisi sizinki?

🔗Çocuklukta gerçekleşen 5 ruh yarası | İyileşmek için keşfet!

Yazar notu: kendini tanı, kendinle barış ve mutlu ol!

Dergimizin mottosu ile oldukça uyumlu bu makale umarım hoşunuza gitmiştir. Büyük Beşli kuramı sayesinde kendimizi daha iyi tanımamıza yardımcı olabilecek 5 karakter özelliğini, ana hatlarıyla belirleyebiliyoruz.

Geriye ne kalıyor? Güçlü yönlerini öne çıkarmak ve zayıf yönlerin üzerinde çalışmak. Kendinizi gerçekten daha iyi anlamak, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek istiyorsanız, bunun için kendiniz üzerinde çalışmayı boş görmeyin! İhtiyaç duyduğunuzda bir psikologdan randevu almaktan çekinmeyin.

Ücretsiz psikolojik destek almak mümkün!

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe


Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest