Damla

tarihinde

Damla ekibin neşe ve enerji kaynağı

Neşeli, enerjik, hayatı olabildiğince tiye alan, insan seven, hayvan seven, doğa seven herkes gibi  hayatta kimi zaman şanslı kimi zaman şanssız olmuş 28 yaşında bir insanım.  😉

🎓Tercümanlık lisans bölümünden mezun olduktan sonra, çok dilli ve iletişim gurusu bir insan olarak dijital iletişim alanında bir şeyler yapmak istedim. 

❤️ Araştırmaktan, öğrenmekten ve paylaşmaktan hiç sıkılmıyor, çok keyif alıyorum. 

🚀 Seyahat etmeye bayılırım. 

Hayalim : Her nerede ve her ne yapıyor olursam olayım, kendimi özgür hissetmek isterim. 

İdolüm: Hayallerinin peşinden giden herkes. 

  • Eğitim : Master - Dijital İletişim ve Web Tasarımı💻
  • Tecrübe : 5 yıl
  • Meslek : Editör
  • İlgi alanları : Kültürlerarasılık

Damla hanım gecenin bir yarısı varoluşsal sancılar çekerken,sanki yanımda bana akıl veren birisi gibi o kadar içten ve samimi yazılar ki anladım ki yalnız değilim,umarım hayal ve hedeflerimi bulabildiğim bir yaş olur 💘

Müberra Kalyoncu bir ay önce

Sevgili okuyucumuz, Bu karanlık saatlerde size bir nebze olsun ışık ve destek olabildiysek ne mutlu bize! Unutmayın, kendinizi anlamak ve kabul etmek yolunda hiçbir zaman yalnız değilsiniz. Hayallerinize ve hedeflerinize ulaşacağınıza olan inancımız tam. Her zaman yanınızdayız. Bizi takip etmeyi unutmayın.

Damla , Wengood yazarı 

Damla'nın yayınladığı son makaleler

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu nedir? Ne yapmalı?

Hepimiz zaman zaman kaygı hissederiz, fakat genellikle belirtiler hızlıca kaybolur ve sorun yaratmaz. Kaygı belirtileri sürekli ve ciddi bir şekilde devam ettiğinde ise kişi yaşam kalitesinde düşüş hissederek şikayet etmeye başlar. Baskın bir şekilde hissedilen anksiyete, sürekli devam ettiğinde işe gitme, okula gitme, arkadaşlarla görüşme veya günlük yaşantıdaki görevleri yerine getirmek zorlaşır. Bu durum normal bir kaygı olmayabilir. İşte bu noktada devreye "anksiyete (kaygı) bozukluğu" girer. Anksiyete halinin bir hastalığa dönüştüğü bu durum ile ilgili bilmeniz gereken her şey bu yazıda!

Ruh sağlığımıza hak ettiği özeni gösteriyor muyuz?

1992 yılından beri Dünya Ruh sağlığı federasyonu tarafından 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor. Ruh sağlığını genel insan sağlığından ayrı düşünemeyiz. Çünkü iyilik hali, bedensel ve ruhsal sağlığın bütününe bağlıdır. Ruh sağlığının önemini anlamak sadece kişiler için önem teşkil etmez, toplumun refahı için de oldukça önemlidir. Mental sağlığımıza dair bilmeniz gereken her şey bu makalede!

Finansal Stres: Ekonomik kriz ve psikolojik stres seviyemiz

Finansal stres, önemli bir stres faktörü türüdür, ödemenin imkansız olduğunu bildiğiniz devasa bir faturanın bizi beklediğini bilmek üzerimize ağır bir yük bindirir. Gelir gider dengesi, bütçe planlaması, enflasyon ve ekonomik sıkıntılar derken, ruh sağlığımız doğrudan etkileniyor ve hayatımızın her alanı bu stres türünden etkileniyor. Bilimsel çalışmalar bunu "finansal stres" veya "finansal kaygı" olarak tanımlıyor. Bugün bu konuyu konuşalım çünkü meslektaşlarınız, arkadaşlarınız, aileniz veya herhangi biri ile bunu konuşmanız önemli. Unutmayın söylenmeyen her şey bizi içten içe kemirir...

Sosyal medya mutluluğu engelliyor olabilir mi?

Sosyal medyanın zararları konusu her geçen gün hararetlenir iken paralel olarak platformlar çeşitleniyor ve alan gittikçe büyüyor. Sosyal medya olarak adlandırılan bu sanal ortam, kullanıcı tabanlı olmasının yanında kitleleri ve insanları bir araya getirmesi ve aralarındaki etkileşimi arttırması bakımından önemli. Bu “like” ve “takipçi sayısı” çılgınlığı doğamızı değiştirmiyor değil. Mutluluk ve sosyal medya birbirine doğrudan ilişkili olmasa da bugün bağlantımız kopsa mutlu olacağımızı söylemek de zor. Sosyal ağların sorunu tam da bu. Onlar moralimizi bozduğu kadar yükselten de mecralar. Yani tam bir aşk/nefret ilişkimiz var. Beğeni yarışı, kendini karşılaştırma, ideallerin olur olmaz tanımları ve boşa harcanan onca zaman... Peki ya sosyal ağlar mutluluğumuza bir engel teşkil ediyor ise?

Olumlu düşünmenin gücü ve ardındaki mantık | #pozitifdüşünce

"Pozitif düşünmenin gücü sayesinde..." ile başlayan cümleler size hep abartılı mı geldi? Belki de "olumlu düşün ki olumlu olsun" anlayışı hakkında biraz ciddi bilgi okursanız fikriniz değişir. Zihin güçlü bir araçtır çünkü bakış açımızı belirler. Sadece pozitif düşünme alışkanlığı bile olumsuz duyguları olumlu duygular ile değiştirebilir, ruh ve beden sağlığınızı ve sosyal ilişkilerinizi iyileştirebilir. Tüm bunlar sizi hayatın akışına güçlü şekilde bağlar ve mutlu bir insan yapar. Olumlu düşünmek, kusurları reddetmek değil, onları birer iyileşme fırsatı olarak görmek demektir. Bu sefer bir yaşam felsefesi olarak pozitif düşünme alışkanlığının işlevselliği ve kazanımı üzerine konuşacağız.

Çocukları Ekrandan Uzak Tutmak için 7 ipucu

Televizyon gibi bir çok medya aracı, canlı akış platformları, video oyunları, tablet veya akıllı telefonlar; çocuklar zamanlarının çoğunu bunlarla etkileşimde geçirmelerine rağmen merak uyandıran, interaktif dolayısıyla verimli zaman geçirememekteler. Uzun süre ekrana bakan çocukların ruh hallerinde gözlemlenebilen değişiklik veya küçülmüş kızarmış gözlerden bahsetmiyoruz bile! Ekrana başvurmadan çocuğunuzu meşgul tutmakta zorlanıyorsanız bu makale tam size göre. Bir yandan onlarla iyi vakit geçirirken bir yandan da onları ekrandan uzak tutmak için 7 ipucumuz var!

Gelmeyen yetişkinlik, tutuklu kalmış ergen = 30 yaş sendromu

Korkarım ergenlikte gelmemiş isyan hali 30 yaş sendromu şeklinde kendini gösteriyor. Hoşgeldin 30 yaş! 30 yaş sendromu nedir yahu? Bu şimdi nöbet geçireceğim anlamına mı geliyor? Gelmeyen yetişkinlik nedir? Ben hiç büyük adam olamayacak mıyım? Peki iki yaş dönemi bağlantılı mı, yoksa hiç alakası yok mu? Merak eden ve bu durumda olan bir tek ben değilimdir eminim. Aile ve iş derken, kariyer sahibi olmaya başlamışken orta yaşı devirirken nereden çıktı içimdeki bu çatışmalar diye soruyorsanız cevaplar burada gizli olabilir. Buyurun 30’lu yaşlar, 30 yaş sendromuna genel bir bakış atalım mı?

“Aniden sinirleniyorum.” Öfke duygusu zararlı hale gelirse...

Günlük hayatta hiç öfke patlaması yaşamadığını düşünen varsa bu makaleyi kapatsın! Hepimiz zaman zaman ani öfke patlamaları deneyimleyebiliyoruz. Günlük hayatın binbir meşguliyeti, fiber hızı ve sorunsalları öfke patlamalarının en basit nedenleri. Çabuk sinirlenme ne kötü ne de iyi bir şey. Mesela ihanete uğradığınızda veya adaletsiz bir durumla karşılaştığınızda öfkeyi kontrol etmenin zor olması normal. Öte yandan, günlük hayattaki olaylar karşısında “aniden sinirleniyorum ve bunu kontrol edemiyorum!” diyorsanız, kontrol altına alınması gereken bir sinirlilik hali söz konusudur. Kişi, öfke ile başkalarına veya kendine zarar verdiğinde sakıncalı bir hale gelir ve ruh sağlığı sorunu olarak ele alınmalıdır.

Narsistlerin zayıf yönleri | Top 10

Hepimizin zayıf olduğu noktalar var, yumuşak karın olarak da ifade ederiz öyle değil mi? Özfarkındalık bu zayıf ve güçlü yönleri beraber yönetebilme kapasitesi demektir. Sağlıklı birey, zayıf yönleri olmayan kişi demek değil, onlar üzerinde çalışma ve onları dönüştürme kapasitesi olan kişidir. Kişilik bozukluğundan müzdarip narsistler, asla yenilmez oldukları algısını yaratmak isteseler de, sağlıklı bireylerden çok daha kırılgan bir psikolojiye sahiptir. Bugün, anlamak ve zihinlerinin işleyişine dair daha fazla fikir edinmek için narsistler ve yumuşak karınlarından bahsedeceğiz.

Tek başına sevgililer günü için fikirler!

Bu liste, “Sevgililer gününde yalnız olduğum için üzülüyorum.” diyen kadınlar için gelsin! Sevgililer günü bekar bir insanın başına gelebilecek en kötü dönem. Yalnız olmaya alışık olup tek başına olmaktan mutlu olsan dahi, Sevgililer Günü gelince, o kadar çok çifte maruz kalıyorsun ki, kendi kendini sorgulamamak elde değil. Bu yüzden birkaç yıldır, “Sevgililer Gününü Kendimle Kutluyorum!” Kendime küçük hediyeler vermeyi çok seviyorum, Sevgililer Günü artık kendimi şımartmak için bir bahane 🙈. Sevgililer Günü'nde kendi kendinize yapabileceğiniz 10 tatlı jest!