En sık duyduğunuz toksik cümleler | 10 örnek

tarihinde Gözde , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Bilerek veya bilmeyerek, karşıdakinin sınırlarını ihlal eden yargılayıcı cümleler bize de sarfediliyor, biz de sarfediyoruz. Kelimelerin gücü yadsınamaz. Dolayısıyla insanlarla iletişim kurarken daha dikkatli olmalıyız. Karşı tarafın özgüvenini, özgürlüğünü, kendisi ile ilgili duygularını hedefleyen, durduk yere moral bozan, zarar veren ve suçluluk duygusu uyandıran faydasız yorumlar vardır, bildiniz mi? Eminim, toksik cümleler özellikle biz kadınların karşısına daha sık çıkıyor.

En sık duyduğunuz toksik cümleler | 10 örnek

Kadınların en sık duyduğu toksik cümleler

Duygu ve düşüncelerinizi ifade ederken yargılayıcı dil kullanmaktan kaçınmalıyız. Amaç ister karşıdakini yönlendirmek, “akıl vermek”, ister teselli etmek veya motive etmek olsun, yorum yaparken toksik olarak nitelendirilebilecek cümleler kurmamaya özen göstermeliyiz❗Empati yeteneği, gözlem, ve paylaşılan ortak duygulara odaklanan, şiddetsiz iletişim ve pozitif dil hakkında biraz okuma yapmanızı tavsiye ederken bu içeriğe ayırdığımız konumuza hızlı bir giriş yapıyorum. 

Aşağıda: kimseye söylenmemesi gereken suçluluk duygusu uyandıran cümlelerin bir listesi mevcut. Şu toksik cümlelerden bir vazgeçsek artık?

1.“Bunu yemesen daha iyi olur.” / “Bir tabak daha mı yiyeceksin?”

Şu kadınların önündeki tabaklarla ilgili yorum yapmak adet olmuş. İster 50 kilo ol ister 120 kilo, herkesin bir yorumu var. İnsanlar ne yediğinize müdahale etme hakkına sahip değil. Kendimize de hatırlatalım: biz de, diğer insanların nasıl ve ne yediği hakkında yorum yapmak zorunda değiliz.

Herkes kendi tabağına baksın arkadaş! 🍽️

2. “Gerçekten, bunu mu giyeceksin?”

İstediğimizi giyme hakkımız var: kapalı, renkli, dar, bol, kısa, uzun, delikli, yırtık… Bir kıyafeti giymeye karar vermişsek, belli ki içinde rahatızdır veya kendimizi öyle iyi hissetmişizdir. Sorun şu ki, insanlar görünüşe göre yargılamaya çok müsaitler.

🚫 En kötüsü de kadının giydiği kıyafetin taciz için bir neden olduğunu iddia etmek. Hayır! Cinsel taciz, bir şiddet türüdür ve kadının tacize uğrama nedenlerine ilişkin kadının kılık kıyafetine, konuşmasına, tavır ve davranışlarına yönelik bakış açıları kabul edilemez.

3. “Umarım emzirmeyi planlıyorsundur… Süt yapıcı şeyler yiyorsun değil mi?”

Hele anne olunca bütün seçimlerimiz sorgulanıyor. Ebeveyn olduğumuzda suçluluk duygusu hisetmeye çok daha müsait hissediyoruz çünkü söz konusu çocuklarımız olunca çok daha hassasız. 

Anne olduğunuzda duyduğunuz toksik yorumlardan biri emzirme konusu üzerine yapılır. Emzirme seçimi çok kişisel bir şeydir ve sadece bize bağlıdır🤱. Müstakbel bir anneye bu konuda fikrimizi vermek zorunda olmadığımız gibi, özellikle de bize sormadıysa ona yorum yapma hakkımız yoktur. Eminim kendi doktoru ile bu konuda konuşmuştur bile.

4. “Neden mutsuzsun? Mutlu olmak için her şeye sahipsin!”

“Mutlu olmak için her şeyimiz olsa” bile, kendimizi kötü hissetmeye, üzülmeye hakkımız var. Üzgün olmaya hakkımız olmadığını söyleyenler, toksik pozitiflik nedir bilmiyor olabilir.  Mutluluk seviyemize karar vermek başkalarına kalmadı. 

Ayrıca, ruh halimiz ile ilgili yapılan bu yorumlar, hissedilen duygular ve psikolojimiz konusunda kendimizi suçlu hissetmemize sebep olur. Depresyon, moral bozukluğu ile karıştırılınca zaten ruhsal olarak acı çeken bir kişiye söylenecek en son şey, öyle hissetmeye hakkı olmadığıdır. 

👉 Bunun yerine “Üzgün müsün? Sana nasıl yardım edebilirim ?" gibi destekleyici ve olumlu cümlelerle yaklaşmak daha doğru.

5. “... Peki gerçek işin ne?”

Bu soruyu şahsen çok duydum. Sanatsal alanlarda çalışan herkesin, mesleği ne olursa olsun (eğlence sektörü, illüstratör, blogger, fotoğrafçı vb.) bir gün mutlaka bu soruyu duymuştur. Bunların gerçek işler olduğu gerçeğini, maalesef insanlar anlamıyor. İşten sıkılmıyor olman ve düzenli saatlerle, bir ofiste çalışmıyor olman, gerçek bir işinin olmadığı anlamına gelmez 🙄!

6. “Bak, arkadaşlarına / ablana / kız kardeşine / annene… !”

Karşılaştırma ve kıyaslama ile bir düşünceyi ifade etmek asla iyi bir fikir değil. 👨‍👩‍👧‍👦Ayrıca, ne pahasına olursa olsun çocuklarınızı karşılaştırmaktan kaçınmalısınız! Duygusal bozulmalara neden olabilecek sağlıksız bir tutum bu.

Bir yetişkin olarak duyduğunuzda ise çocuktan daha az yaralanmıyorsunuz. Karşılaştırma,  suçluluk duygusu uyandırmasının yanı sıra, son derece incitici olabiliyor. Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz, bu yüzden diğer insanlarla karşılaştırılmanın bir anlamı yok, özellikle de aile bireyleri ise...

7. “Bırak ağlasın, çok üstüne düşüyorsun. / Susturamıyorsun sen bu çocuğu.”

Anne olunca hep aşırı hassas olmak ile suçlanıyoruz. Bebek daha üç aylık 😱. Naz yapacak hali yok, ağlıyorsa bir derdi var belli ki! Ayrıca bebek ağladığında, ağlamasına izin vermenin ciddi sonuçları olabileceği çoktan kanıtlandı. Bu şekilde “terbiye” edilmiş çocukların yetişkinlikte kaygılı bireylere dönüştüğünü biliyoruz.

Bebekler ağlar, bu onların tek iletişim aracı. Ve sonra, o bizim bebeğimiz, biz anneyiz ve çocuğumuzu en iyi biz tanırız. Ben onu 9 ay bekledim! Sizce dün elime vermişler de, ben ne yapacağımı bilemiyor olabilir miyim? Özellikle de çocuk yetiştirme ile ilgili okuduğum onca profesyonel bilgi varken!

8. “Ne zamandır … yapmıyorsun?”

... spor, temizlik, bulaşık vb. Özellikle sen dili ile yapılan açıklamalar suçlayıcı dilin temeli. Uzun zamandır bir şey yapmadığımızı söylerken karşıdakinin onaylamadığı bir şey olduğu vurgusunu duyarız. Özellikle, spor motivasyonu konusunda herkes birbirine laf sokmaya çok müsait. Herkesin kendi hızı vardır! ✋Demek ki bir süredir başka şeyler yapmaya ihtiyacım vardı. Yetersizlik duygusu yaratabilecek bu yargılayıcı cümlelerden sakının.

9. “X’in 3 çocuğu var, hepsi mum gibi! Seninki biraz hareketli.”

Tercüme 💬: "sadece bir tane var ve ona sahip çıkamıyorsun". Yine, ebeveyn olduğunuzda sıklıkla duyduğunuz pasif-agresif yorumlardan biri. Eğitim seçenekleri aileden aileye değişir, bu yüzden insanları rahat bırakın! Ayrıca, çocukta hiperaktivite gibi bir davranış bozukluğu da olabilir. Anneyi yetersiz hissettirecek bu tip ebeveynlik karşılaştırması yapan yorumlardan kaçının!

10. “Ben olsam böyle yapardım, ama sen bilirsin…”

Bunu duymak insanın kendi düşüncelerini sorgulamasına itiyor ve “acaba” yüklüyor! Özellikle iş hayatı için korkunç bir cümledir bu. Çoğu zaman, şu ima da vardır: Senden daha iyisini yapıyorum.

Eğer amaç iyi niyet ise şu şekilde de yapabiliriz. Önce, mutlaka kişi tavsiye istiyor mu? bilmelisiniz. Karşınızdaki kişinin tavsiyeye ihtiyacı olup olmadığını sorun. İstemediği takdirde hiçbir şey söylemeye hakkımız yok 😶.

Bu cümleleri duyunca ne yapmalı?

O sırada cevap vermek bazen zordur. Bence sizi rahatsız etmiş bu tip pasif agresif ifadelere veya toksik cümlelere karşı dikkatli olun ve bir kenara not edin. Saldırgan olmayacak şekilde bir sonraki sefer duyduğunuzda kendinizi ve sınırlarınızı nasıl koruyabileceğinizi düşünün.

Her şeyden önce, bize söyleyenleri tanımlamayı öğrenmeliyiz. Bana bunu söyleyen kişi kim? Neden bunu söylemiş olabilir? Evet, hepimizin etrafında toksik insanlar var, hepimiz toksik ilişki nedir farkındayız. Kendini değerli hissetmeni engelleyen ve seni aşağıya çeken bu ilişkilerden mümkün olduğunca uzak durmak veya psikolojik olarak onlarla nasıl başa çıkacağımızı bilmek en güzeli. Bunun için, mümkün olduğunca kendinizi tanımak, kendinizle doğru iletişim kurmak ve  özgüveninizi güçlendirmeniz gerekir.

💜 Bu içeriği okuyanlar mutlaka bunları da okuyor! 

🔗 Maslow piramidi | İhtiyaçlar piramidi ve açıklaması

🔗 Açık fikirli olmak | Bir insanda olması gereken en temel nitelik

🔗 Konfor alanından nasıl çıkılır? 5 adımda sınırları genişlet!

🔗 Değişmek istiyorum! | "İnsan nasıl değişir?"

🔗 12 adımda "yeniden başlamak" (sıfırdan hayat)

Yazar notu: Bu cümleleri ne kadar sık duyduğunuz, önemli. 

Başta dediğimiz gibi, belki biz de farkında olmadan bu sözleri birilerine satır aralarında sarfediyoruz. Ama boşvere boşvere önünü alamayacağız belli ki.

Bu kısa ama etkisi derin olabilecek ifadeler, özellikle sık sık tekrarlanırsa çok can yakabilir. Bu ifadeleri bırakmak için en temel neden, hiçbir işe yaramadıkları gibi bir de, muhatabınızda anlaşılmadığı, hatta dinlenmediği izlenimi bırakacak olması.Bu iki durum sağlıklı iletişim ve sağlıklı ilişkiler için başlı başına engel.

Sevdiklerinizden bunları sık sık duyuyorsanız, ilişkinizin doğasını sorgulama vaktidir belki de… Bu yazı sizde bir şeylere dokundu ise durumu değerlendirmek için psikolojik destek almaktan çekinmeyin.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Gözde , Wengood yazarı

🍂Modern zamanlarda bir adet romantik.

En yeni makaleler

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu nedir? Ne yapmalı?

Hepimiz zaman zaman kaygı hissederiz, fakat genellikle belirtiler hızlıca kaybolur ve sorun yaratmaz. Kaygı belirtileri sürekli ve ciddi bir şekilde devam ettiğinde ise kişi yaşam kalitesinde düşüş hissederek şikayet etmeye başlar. Baskın bir şekilde hissedilen anksiyete, sürekli devam ettiğinde işe gitme, okula gitme, arkadaşlarla görüşme veya günlük yaşantıdaki görevleri yerine getirmek zorlaşır. Bu durum normal bir kaygı olmayabilir. İşte bu noktada devreye "anksiyete (kaygı) bozukluğu" girer. Anksiyete halinin bir hastalığa dönüştüğü bu durum ile ilgili bilmeniz gereken her şey bu yazıda!

Ruh sağlığımıza hak ettiği özeni gösteriyor muyuz?

1992 yılından beri Dünya Ruh sağlığı federasyonu tarafından 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor. Ruh sağlığını genel insan sağlığından ayrı düşünemeyiz. Çünkü iyilik hali, bedensel ve ruhsal sağlığın bütününe bağlıdır. Ruh sağlığının önemini anlamak sadece kişiler için önem teşkil etmez, toplumun refahı için de oldukça önemlidir. Mental sağlığımıza dair bilmeniz gereken her şey bu makalede!

Kadından güler yüz beklemek niye? Canım isterse gülerim!

Benim aslında sorun olmayan bir sorunum var. Güler yüzlü bir insan değilim. Güler yüzlü olmak bir zorunluluk mu? Bence güler yüzlü olmamak gayet normal; yüzümü illa güldürmeyen duygularım ve fikirlerim var, o kadar! “Erkekler, güler yüzlü kadın sever”, “Kadın dediğin güler yüzlü olur.”, “Öyle asık suratlı olursan, seni beğenmezler”... Bana her şeyi yakıp yıkma isteği veren bir şey varsa o da bu tür seksist yaklaşım ve dayatmalar. Kadınlara yönelik bu dayatmalara artık tahammül edemiyorum. Bize gülümsememizi söylemeyi bırakın! Veya kahkaha atarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söylemeyi! Kadın ve güler yüz beklemek: neden cinsiyetçi bir yaklaşım?

Finansal Stres: Ekonomik kriz ve psikolojik stres seviyemiz

Finansal stres, önemli bir stres faktörü türüdür, ödemenin imkansız olduğunu bildiğiniz devasa bir faturanın bizi beklediğini bilmek üzerimize ağır bir yük bindirir. Gelir gider dengesi, bütçe planlaması, enflasyon ve ekonomik sıkıntılar derken, ruh sağlığımız doğrudan etkileniyor ve hayatımızın her alanı bu stres türünden etkileniyor. Bilimsel çalışmalar bunu "finansal stres" veya "finansal kaygı" olarak tanımlıyor. Bugün bu konuyu konuşalım çünkü meslektaşlarınız, arkadaşlarınız, aileniz veya herhangi biri ile bunu konuşmanız önemli. Unutmayın söylenmeyen her şey bizi içten içe kemirir...

Çocukluk Travmaları Yetişkinlikte Bizi Nasıl Etkiler?

Yaşlandıkça, çocukluk travmalarının bizi hâlâ nasıl etkilediğini ve bazen başa çıkılması gerçekten zor olduğunu daha fazla keşfediyorum. Çocukken yaşanan bu travmalar, genellikle göz ardı edilmiş veya küçümsenmiş olsa da, yetişkin hayatımda büyük bir yer tutuyor. Çocukluğumuzun bizi tamamen nasıl şekillendirdiğini görmek şaşırtıcı bir durum. Bu etkileri daha iyi anlamak ve yönetmek için bu yazıyı mutlaka okuyun!

En ilham verici motivasyon sözleri! 20 mükemmel söz!

Motive edici sözler duymaya mı ihtiyacınız var? Güzel sözler söyleyen biri olsa da biraz motivasyon olsa mı diyorsunuz? O zaman doğru yerdesiniz. Motivasyon sözleri kısa ama etkili oluyor. Kişi kendini çıkmazda hissettiğinde motivasyon sözleri birer ışık oluyor. Hiçbir şey, hiçbir zaman senden daha önemli değil. Tek önemli olan şeyi yap ve ne olursa olsun, hayattaki zorlukların seni vazgeçirmesine izin verme. Bir iki güzel söz oku, yeniden güç bul. 💪 İşte arada bir açıp bakmalık 20 maddelik motivasyon sözleri listesi!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya uyumadan önce size eşlik etsin. Wengood Podcast serisi: RDV Coaching'i kaçırma! 

#3 | Algı yönetimi nedir? Uydumculuk psikolojisi ve soru sorma becerisi #algı #ikna #sorgulama

Ekim 2022 · RDV Coaching | Wengood

29:12

🎥 Youtube

Aslı ile Yoga seansları!

🎥 Youtube

Mentor Özlem Şen ile RDVCoaching serisi 

Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşarak hangi konularda içerik istediğini söylemeyi unutma!

Ayrıca: En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları için; 

Instagram📸

📍Pinterest