Çocuklarını yurtdışına göndermek: aileler nasıl davranmalı?

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Ebeveynler için hangi yaşta olursa olsun çocuklarını tek başına yurtdışına göndermek endişe vericidir ve duygular karmakarışık hale gelebilir. Yurtdışından gelen bir iş teklifi, yabancı bir üniversiteden gelen kabul mektubu her ne kadar heyecanlı gelişmeler olsa da, aynı zamanda bir çok bilinmezliği, belirsizliği, seçim ve vazgeçişleri de içinde barındırır. Çocuğunuz yurtdışına gidiyor ve sizin ebeveyn yüreğiniz “Yardım edin, dizimin dibinden, gözümün önünden ayrılsın istemiyorum!” diyor ise bu makale size göre. Uğurlama süreci nasıl yaşanmalı, sonrasında ne yapmalı? Size her şeyden biraz bahsediyoruz.

Çocuklarını yurtdışına göndermek: aileler nasıl davranmalı?
Özet

Buzluktan taze taze çıkarıp yesin diye yanına koyduğunuz yiyecekler, yeni eve taşınırken atlayıp yanına gitmeleriniz, her uğrayışınızda evi şöyle bir elden geçirişiniz, çamaşırını, ütüsünü yapıverişleriniz… Helikopter ebeveynler gibi önünde arkasında görünmez bir şekilde bugüne kadar özenle üzerine titrediniz. 

Şimdi oralara gittiğinde ben nasıl yetişirim? Ya yardımcı olamazsam, ya destek olamazsam. Kısacası minik yavrunuz yurtdışına taşınıyor ve sizin kafanızda bin bir soru, bin bir düşünce ve kaygı.  

2019’da 330 bin 289 kişi Türkiye’den yurt dışına göç etti.

UNESCO verilerine göre Türkiye’den her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına okumaya gidiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre ise 2019’da 330 bin 289 kişi Türkiye’den yurt dışına göç etti. Türkiye’nin en çok göç verdiği yaş grubu 25-29 yaş arası oldu.  

Aynı şekilde, Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık’ın 2020 Eylül’de yayımladığı 18-29 yaş grubu arasında yapılan “Gençlik Araştırması’ sonucuna göre gençlerin yüzde 76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak isteğinde.

Geniş tanımlı genç işsizliği ise yüzde 43,5 seviyesine yükselirken 18-29 yaş grubunda olup başka ülkenin vatandaşlığı verildiğinde “Evet terk eder giderim” diyenlerin oranı yüzde 64. “Hangi ülkede yaşamak istersiniz?” sorusuna yüzde 43 ile Avrupa ülkeleri başı çekerken, yüzde 39,8 ile ABD/Kanada, yüzde 14,8 ile de İskandinav ülkeleri Avrupayı takip ediyor.

çocuğunu yurtdışına yollamak

Çocuklarını yurtdışına gönderen aileler için ipuçları

1. Anne-baba başlarında değil diye kaybolacak değiller

Eğer çocuğunuz erken yaşlarda ise, evde zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğini, ödevini yapmasını, eşyalarını kaldırmasını, yatağını yapmasını söyleyip durdunuz. Evin zihinsel yükü sırtınızda iken ev işlerine yardım etmek söz konusu olunca, evde küçük çaplı bir savaş mutlaka bir kez olsun yaşanmıştır. Ama yine de, onun becerikliliğini küçümsememelisiniz! Elbette, siz etrafınızda olduğunuz için bu zamana kadar kendini bırakma eğilimi vardı, ancak bu deneyim onun daha fazla özerklik kazanmasına ve olgunlaşmasına izin verebilir. 

Onun kendine bakma yeteneği için endişelenmek yerine, ona güvenin. Ona güvenmek, onun da özgüvenini artırmak için oldukça önemli. Aile, hangi yaşta olursa olsun varlığı ile evlatlarının duygusal ve zihinsel bütünlüğü açısından önemlidir. 

Ona aktardığınız eğitim ve görgü kurallarının temelleri, kendi başına taşıyacağı ve bundan sonra kendi başına üstleneceği bir bagajı mutlaka var, merak etmeyin. Gerektiğinde yalnız başına hayatla başa çıkmaya çalışırken o bagajdan bir takım gerekli bilgileri alıp başarılı olacaktır.

2. Aramalarla onun dikkatini sürekli bozmayın

Çocuğunuzu, her ne yaşta olursa olsun kontrol etme ihtiyacı hissetmeniz normaldir. Biliyoruz, gözünüzün önünde nasıl da büyüdüğünü görmek zaten garip gelirken bir de gözden uzakta büyümeye devam edecek olmasını kabullenmek çok daha zor.

Ne tür insanlarla karşılaşacak, bilemiyor musunuz? Güvenli ve iyi insanlarla çevrili olduğunu bilmek ister misiniz? 

Müdahaleci olmamaya özen gösterin. İnsan yepyeni bir hayata başlamaya çalışırken, bir dolu gündem ile muhattap olur ve geride bıraktıklarına daha az zaman ayırma eğiliminde olabilir. Artık sizden sıklıkla haber almak istemeyebilirler. Bir uzlaşma bulduğunuzdan emin olun.

Örneğin, gününün iyi geçip geçmediğini görmek için ona günde bir kez mesaj gönderin ve hafta sonunu onu aramak ve daha uzun bir sohbet etmek için kullanın.

Sosyal medyada bile 2 saattir haber yok! WhatsApp’a da girmemiş. Hadi beni değil ablasını da aramamış dünden beri. Tanrım! İşte korktuğum başıma geldi, ona kötü bir şey oldu!”

Size cevap vermesi veya haber vermesi için ona zaman verin, evde olduğu kadar ulaşılabilir değil, saat farkı, çeşitli aktiviteler, mesafe, değişik yaşam tarzı, yeni arkadaşlıklar… Alışması ve kendiyle başbaşa vermesi gereken çok şey var. Onun için siz de buna alışmaya çalışsanız iyi olur.

3. Esnek ve anlayışlı olun

Ona daha fazla özgürlük vermeli miyiz? Dizgini daha fazla bırakmamalı mıyız? Ya da onun için daha fazlasını yapmak mı gerekir? Bizi üzmemek için ya kendi canını oralarda sıkıyorsa, dertlerini bizimle paylaşmıyorsa? Çocuğumla yeterince empati yapabilecek miyim?

Ebeveynler olarak anlayışlı olmak önemli, aslında ergenlik döneminde enerjiyle dolup taşıyoruz, hayatın tadını sonuna kadar çıkarmak, yeni ufuklar keşfetmek, yeni insanlarla tanışmak için bu susuzluğumuz var! Kim 18 yaşında San Diego, Seattle veya Boston'a uçup orada okumak istemez ki? 

Elbette bu onun özgürlüğünün ve yeni ve tek başına hayatının bir başlangıcı, aile ve sosyal çevrenin kozasından ayrılıp yeni bir yerde yaşam kurmaya çalışırken, birey anne babasını veya geride bıraktıklarını sırtında taşımadan, ancak, kendi hızında yaşayabilir.

Yine de söz hakkınız olacağını ve onun iyiliği için orada olmanız gerektiğinde size ulaşacağını unuytmayın. Ebeveyn olarak rolünüz tam tersine eskimiyor! Aslında fiziksel olarak varlığınıza değil ama duygusal olarak geride bıraktıklarının hala orada olduklarını bilmek ona yabancı bir ülkede varoluş mücadelesi verirken sakinlik ve güven verecektir.

çocuğunu yurtdışına göndermek

📝Daha esnek olmanız ve çocuğunuz kendi iyiliği için bazı standartlarınızı değiştirmeniz gerektiğini unutmadan kendi ayakları üzerinde durduğu gerçeğini kabul etmeniz gerekecek.

4. Hem aile hem çocuk kazançlı

Artık kontrolümüzün ve gözlerimizin ötesinde olan bu belirsiz dünyada evladımızı bırakma korkusuna sahip olmak tamamen normal. Birkaç hafta boyunca değişen şeylere alışmak zorunda kalacaksınız ve onun boş odası veya onun yokluğu size yabancı gelecek. Birkaç sancılı haftanın ardından yeni bir "uzaktan aile" düzeni oturtacak ve birbirinize daha çok zaman ayırabileceksiniz.

Gerçekten de, inşa ettiğiniz genç yetişkine verdiğiniz her şeyin artık onun kendi başının çaresine bakabilmesi için yeterli olduğunu görmekten gurur ve mutluluk duyacaksınız. Bu deneyim hem sizin için hem de onun için faydalı olacak, kendi adına çocuğunuz daha önce kesinlikle sahip olmadığı özerkliği ve belirli bir olgunluğu kazanacak ve ona daha fazla güvenmeyi ve ondan uzak yaşamayı öğreneceksiniz. O başardıkça ve mutlu oldukça içiniz bambaşka duygularla dolacak.

Birlikte geçirilen anlar giderek daha değerli ve kaliteli hale gelecek ve bundan doyasıya keyif alacaksınız. Bir gün zaten bu olmalı, unutmayın siz de zamanında kendi aile kozanızdan çıktınız! Bu nedenle, belirsizliğin yarattığı tüm korku ve endişelerden vazgeçip onun geleceğinin yolunu çizmesine izin verin.

Yazar notu: Herkes için yeni bir deneyim

Yurtdışına yerleşmek günden güne daha fazla insanın tercih ettiği bir şey haline geldi. Sevdiklerimizi, alışkanlıklarımızı, düzenimizi bırakıp bir başka yerde hayata yeniden başlamak kolay değil elbette. Bu süreçte giden de kalan da yepyeni süreç ve deneyimlerle muhattap.  Ancak sevdiklerimizin yanımızda olduğunu bilmek en büyük güç kaynağı. İletişim sıklığımız aynı zamanda aşırıya da kaçmamalı, çünkü yeni bir yere adapte olmak için bazen eskisinden biraz uzaklaşmamız gerekir ki, nostaljik hislerimiz bizi düşürmesin.

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

“Neden çekingenim?” Utangaçlık nasıl yenilir? (6 madde)

Kişilik özellikleri utangaç olan insanlar sosyal ortamlarda kendilerini ifade ederken olduklarını ortaya koymaktan çekinebilirler. Utangaç kişilerden sık sık duyacağınız şikayetlerden biri sosyal beceri eksikliği olacaktır. Topluluk içinde konuşma ya da yeni insanlarla tanışma fikri utangaç insanlar için kaygı ve korku sebebi. Kırmızı bir surat, titrek bir ses, gülerken kendini saklayan bir çift el... Günlük hayat böyle akıp gidiyor ve sen ardından bakıyorsan bu makale tam sana göre! Konfor alanından çıkmamak ve bir köşede gizli kalmak seni bir yere götürmeyecek ve güzel günleri ya da ilginç insanları özlemeye devam edeceksin. Yavaş yavaş ama emin adımlarla utangaçlığı yenmek mümkün. Kendini olduğun gibi kabul ederek şartları değiştirmenin zamanı geldi! 💪

Myers-Briggs Kişilik Testi | MBTI 16 kişilik tipi ve özellikleri

MBTI, Carl G. Jung'un kişilik ve karakter analizi çalışmalarına dayanarak ortaya çıkmış bir kişilik çözümleme envanteri. Kişisel gelişim alanında dünyada en çok kabul gören yöntem olan “Myers Briggs kişilik testi” bir dizi harf çiftinden oluşan 16 farklı karakterden bahsediyor. Bu yazıda “MBTI nedir?” detaylıca açıklayacağız..

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest