Çocuklarını yurtdışına göndermek: aileler nasıl davranmalı?

Ebeveynler için hangi yaşta olursa olsun çocuklarını tek başına yurtdışına göndermek endişe vericidir ve duygular karmakarışık hale gelebilir. Yurtdışından gelen bir iş teklifi, yabancı bir üniversiteden gelen kabul mektubu her ne kadar heyecanlı gelişmeler olsa da, aynı zamanda bir çok bilinmezliği, belirsizliği, seçim ve vazgeçişleri de içinde barındırır. Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık’ın 2020 Eylül’de yayımladığı 18-29 yaş grubu arasında yapılan “Gençlik Araştırması’ sonucuna göre gençlerin yüzde 76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak isteğinde ve TUİK 2019 verilerine göre, 2019’da 25-29 yaş arası 330 bin 289 kişi Türkiye’den yurt dışına göç etti. Çocuğunuz yurtdışına gidiyor ve sizin ebeveyn yüreğiniz “Yardım edin, dizimin dibinden, gözümün önünden ayrılsın istemiyorum!” diyor ise bu makale size göre. Uğurlama süreci nasıl yaşanmalı, sonrasında ne yapmalı? Size her şeyden biraz bahsediyoruz.

Buzluktan taze taze çıkarıp yesin diye yanına koyduğunuz yiyecekler, yeni eve taşınırken atlayıp yanına gitmeleriniz, her uğrayışınızda evi şöyle bir elden geçirişiniz, çamaşırını, ütüsünü yapıverişleriniz… Helikopter ebeveynler gibi önünde arkasında görünmez bir şekilde bugüne kadar özenle üzerine titrediniz. 

Şimdi oralara gittiğinde ben nasıl yetişirim? Ya yardımcı olamazsam, ya destek olamazsam. Kısacası minik yavrunuz yurtdışına taşınıyor ve sizin kafanızda bin bir soru, bin bir düşünce ve kaygı.  

Araştırma: 2019’da 330 bin 289 kişi Türkiye’den yurt dışına göç etti.

UNESCO verilerine göre Türkiye’den her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına okumaya gidiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre ise 2019’da 330 bin 289 kişi Türkiye’den yurt dışına göç etti. Türkiye’nin en çok göç verdiği yaş grubu 25-29 yaş arası oldu.  

Aynı şekilde, Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık’ın 2020 Eylül’de yayımladığı 18-29 yaş grubu arasında yapılan “Gençlik Araştırması’ sonucuna göre gençlerin yüzde 76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak isteğinde.

Geniş tanımlı genç işsizliği ise yüzde 43,5 seviyesine yükselirken 18-29 yaş grubunda olup başka ülkenin vatandaşlığı verildiğinde “Evet terk eder giderim” diyenlerin oranı yüzde 64. “Hangi ülkede yaşamak istersiniz?” sorusuna yüzde 43 ile Avrupa ülkeleri başı çekerken, yüzde 39,8 ile ABD/Kanada, yüzde 14,8 ile de İskandinav ülkeleri Avrupayı takip ediyor.

çocuğunu yurtdışına yollamak

Çocuklarını yurtdışına gönderen aileler için ipuçları

1. Anne-baba başlarında değil diye kaybolacak değiller

Eğer çocuğunuz erken yaşlarda ise, evde zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğini, ödevini yapmasını, eşyalarını kaldırmasını, yatağını yapmasını söyleyip durdunuz. Evin zihinsel yükü sırtınızda iken ev işlerine yardım etmek söz konusu olunca, evde küçük çaplı bir savaş mutlaka bir kez olsun yaşanmıştır. Ama yine de, onun becerikliliğini küçümsememelisiniz! Elbette, siz etrafınızda olduğunuz için bu zamana kadar kendini bırakma eğilimi vardı, ancak bu deneyim onun daha fazla özerklik kazanmasına ve olgunlaşmasına izin verebilir. 

Onun kendine bakma yeteneği için endişelenmek yerine, ona güvenin. Ona güvenmek, onun da özgüvenini artırmak için oldukça önemli. Aile, hangi yaşta olursa olsun varlığı ile evlatlarının duygusal ve zihinsel bütünlüğü açısından önemlidir. 

Ona aktardığınız eğitim ve görgü kurallarının temelleri, kendi başına taşıyacağı ve bundan sonra kendi başına üstleneceği bir bagajı mutlaka var, merak etmeyin. Gerektiğinde yalnız başına hayatla başa çıkmaya çalışırken o bagajdan bir takım gerekli bilgileri alıp başarılı olacaktır.

2. Aramalarla onun dikkatini sürekli bozmayın

Çocuğunuzu, her ne yaşta olursa olsun kontrol etme ihtiyacı hissetmeniz normaldir. Biliyoruz, gözünüzün önünde nasıl da büyüdüğünü görmek zaten garip gelirken bir de gözden uzakta büyümeye devam edecek olmasını kabullenmek çok daha zor.

Ne tür insanlarla karşılaşacak, bilemiyor musunuz? Güvenli ve iyi insanlarla çevrili olduğunu bilmek ister misiniz? 

Müdahaleci olmamaya özen gösterin. İnsan yepyeni bir hayata başlamaya çalışırken, bir dolu gündem ile muhattap olur ve geride bıraktıklarına daha az zaman ayırma eğiliminde olabilir. Artık sizden sıklıkla haber almak istemeyebilirler. Bir uzlaşma bulduğunuzdan emin olun.

Örneğin, gününün iyi geçip geçmediğini görmek için ona günde bir kez mesaj gönderin ve hafta sonunu onu aramak ve daha uzun bir sohbet etmek için kullanın.

Sosyal medyada bile 2 saattir haber yok! WhatsApp’a da girmemiş. Hadi beni değil ablasını da aramamış dünden beri. Tanrım! İşte korktuğum başıma geldi, ona kötü bir şey oldu!”

Size cevap vermesi veya haber vermesi için ona zaman verin, evde olduğu kadar ulaşılabilir değil, saat farkı, çeşitli aktiviteler, mesafe, değişik yaşam tarzı, yeni arkadaşlıklar… Alışması ve kendiyle başbaşa vermesi gereken çok şey var. Onun için siz de buna alışmaya çalışsanız iyi olur.

3. Esnek ve anlayışlı olun

Ona daha fazla özgürlük vermeli miyiz? Dizgini daha fazla bırakmamalı mıyız? Ya da onun için daha fazlasını yapmak mı gerekir? Bizi üzmemek için ya kendi canını oralarda sıkıyorsa, dertlerini bizimle paylaşmıyorsa? Çocuğumla yeterince empati yapabilecek miyim?

Ebeveynler olarak anlayışlı olmak önemli, aslında ergenlik döneminde enerjiyle dolup taşıyoruz, hayatın tadını sonuna kadar çıkarmak, yeni ufuklar keşfetmek, yeni insanlarla tanışmak için bu susuzluğumuz var! Kim 18 yaşında San Diego, Seattle veya Boston'a uçup orada okumak istemez ki? 

Elbette bu onun özgürlüğünün ve yeni ve tek başına hayatının bir başlangıcı, aile ve sosyal çevrenin kozasından ayrılıp yeni bir yerde yaşam kurmaya çalışırken, birey anne babasını veya geride bıraktıklarını sırtında taşımadan, ancak, kendi hızında yaşayabilir.

Yine de söz hakkınız olacağını ve onun iyiliği için orada olmanız gerektiğinde size ulaşacağını unuytmayın. Ebeveyn olarak rolünüz tam tersine eskimiyor! Aslında fiziksel olarak varlığınıza değil ama duygusal olarak geride bıraktıklarının hala orada olduklarını bilmek ona yabancı bir ülkede varoluş mücadelesi verirken sakinlik ve güven verecektir.

çocuğunu yurtdışına göndermek

📝Daha esnek olmanız ve çocuğunuz kendi iyiliği için bazı standartlarınızı değiştirmeniz gerektiğini unutmadan kendi ayakları üzerinde durduğu gerçeğini kabul etmeniz gerekecek.

4. Hem aile hem çocuk kazançlı

Artık kontrolümüzün ve gözlerimizin ötesinde olan bu belirsiz dünyada evladımızı bırakma korkusuna sahip olmak tamamen normal. Birkaç hafta boyunca değişen şeylere alışmak zorunda kalacaksınız ve onun boş odası veya onun yokluğu size yabancı gelecek. Birkaç sancılı haftanın ardından yeni bir "uzaktan aile" düzeni oturtacak ve birbirinize daha çok zaman ayırabileceksiniz.

Gerçekten de, inşa ettiğiniz genç yetişkine verdiğiniz her şeyin artık onun kendi başının çaresine bakabilmesi için yeterli olduğunu görmekten gurur ve mutluluk duyacaksınız. Bu deneyim hem sizin için hem de onun için faydalı olacak, kendi adına çocuğunuz daha önce kesinlikle sahip olmadığı özerkliği ve belirli bir olgunluğu kazanacak ve ona daha fazla güvenmeyi ve ondan uzak yaşamayı öğreneceksiniz. O başardıkça ve mutlu oldukça içiniz bambaşka duygularla dolacak.

Birlikte geçirilen anlar giderek daha değerli ve kaliteli hale gelecek ve bundan doyasıya keyif alacaksınız. Bir gün zaten bu olmalı, unutmayın siz de zamanında kendi aile kozanızdan çıktınız! Bu nedenle, belirsizliğin yarattığı tüm korku ve endişelerden vazgeçip onun geleceğinin yolunu çizmesine izin verin.

🙏🏻Son olarak, kültürümüzden bir not ile bitirelim. Allah yolunu açık etsin ve en kısa zamanda allah kavuştursun diyelim.

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...