Kendinle dalga geçmek ve kendine haksızlık etmek arasındaki çizgi

tarihinde Damla , Wengood yazarı tarafından güncellendi

Geçenlerde arkadaşlarımla ettiğim bir sohbet esnasında muhtemelen bir travma ve tutukluk nedeniyle basit bir matematik işlemini beceremedim ve bu konuyla ilgili bir sorunum olduğu üzerinden şakalar yapıldı. Hem çaktırmadım hem de arkadaşlarımın bakışlarından çok utandım. Olay esnasında ben de beceriksizliğim ile dalga geçip bununla eğlendim. Kendi ile dalga geçebilen insan olmam gerektiği için bunu yaptım ama bir an geldi hafif bir tonla kendimi savunmak için farkında olmadan arkadaşlarıma “benimle zekam için mi arkadaş oldunuz ?” diye çıkıştım. Sonradan kendimi dinlediğimde, anladım ki kendinle dalga geçmek bir yere kadar normal, fakat sonrası, olumsuz duyguları tetikliyor. Hatalarımıza ve zayıflıklarımıza gülüp geçmek iyidir fakat bunun sınırı nerde olmalıdır? sorusuna cevap arıyorum!

Kendinle dalga geçmek ve kendine haksızlık etmek arasındaki çizgi
Özet

Kendinle dalga geçmek nereye kadar normal ?

Dalga geçmek kimseyi öldürmez, fakat dalga konusu olan kişi için kendinden şüphe etme malzemesi de olabileceğini unutmayalım. Kendinizden yola çıkın! Tamam, tabiki bahsettiğimiz şey gerçekten duygusal olarak yaralanmak değil. Fakat örneğin kaldırımda ayağım takılıp düşünce insanlar bana güldüğünde bu bana zarar vermek için değil fakat özgüvenimi kaybettiğim bir an yaşanıyor sonuçta!

🤔 Anlık bir olay diyip geçmekte bir sakınca yok mu ? Doğru, kendine gülebilmek gerçek bir terapi gibi görünebilir ve aynı zamanda özgüveni de arttırabilir. Fakat farkındalıklı olmalıyız çünkü kendimize gülmekle kendimizle acımasızca alay etmek arasında fark var.

Bu durum özellikle olumsuz beden algısı olan insanların çok sık başına geliyor. Kendimizle dalga geçebildiğimizi gösterip bir nevi zırh giyiyor ve daha zayıf duygularımızı dışarıya göstermemeye çalışıyoruz. Bazen de kendimize yalan söylemek daha konforlu geliyor. Olumsuz beden algısı ile başı dertte olan sevgili kız kardeşlerimi şöyle alalım 👉 Kendinle barışmak için 5 adım

Kendinle dalga geçmek ne zaman zarar vermeye başlar?

Kendinizle alay etmenin zararsız olabilmesi için kendinizi iyi tanımanız,  güçlü ve zayıf yönlerinizi bilmelisiniz. Örneğin zayıf yönlerinizden biri matematikte kötü olmak ve bunu biliyorsunuz. Fakat bu nedenle kendinize aptal demek çok da sağlıklı görünmüyor. Ve daha ruh sağlığı durumunuzu olumsuz etkiliyor. Çünkü bilinçsiz de olsa, kendi kendimiz ile iletişim dilimiz şiddet barındırmış oluyor. Böyle olunca da, kendinizi durduk yere aşağılamış, kendinize kötü davranmış olmakla kalmıyor bir de çevrenizdeki insanlara da sınırlarınız konusunda net olamıyorsunuz. Çünkü zamanla, kendinize böyle davrandığınızı gören insanlar sizin sınırlarınızı kolayca aşıp size saygısızlık etme cüretini göstermekte bir yanlış veya zarar görmüyorlar.

Peki insan bunu kendine neden yapar? Ben kendi kendimi dinlediğimde vardığım sonuç; özgüven eksikliği, onaylanma ihtiyacı ve sevilmek istemek. Öyle ki o an, sevimli kalabilmek için kişisel sınırlarımın aşılmasına göz yumuyorum. Duygularımı dinlemek yerine, bastırıyor ve sanki bu durumdan etkilenmiyormuşum gibi yapıyorum.

🤨 Evet, kendime saygı duymazsam, başkalarının bana saygı duymasını nasıl bekleyebilirim? Belki matematikte kötü olduğunuzu biliyorsunuz ve bunu sorun ediyorsunuz çünkü ilk okulda öğretmeninizin tüm sınıfın önünde sizi küçük düşürdüğünü hatırlıyor ve bu hissi aşamıyorsunuz… Buyurunuz bilişsel çarpıtmalar

👉 Bu konuda kendinizle dalga geçerseniz çevrenizin sorun olmadığını düşüneceğini düşünüyor olabilirsiniz fakat içten içe öyle olmadığını ve üzüldüğünüzü gayet iyi bilirsiniz. Aslında kendinize gülmenin bir kalkan, saldırıları önlemek için bir savunma mekanizması olmaması gerektiğini anlamak gerekir. Başkasının yapacağından korktuğunuz için yaptığınız şeylere gülmek kendine karşı kaba olmaktır aslında. Kendimizle alay ederken saygı duyulması gereken kurallar vardır. Bazen gerçekten kendimize güleriz ve bunu egomuzu incitmeden yaparız fakat bazı hassas konular vardır ki bu konularla ilgili kendinizle bile dalga geçmek hem kendiniz için hem de çevreniz için kırıcı olabilir.

Kendine gülebilmek

Nasıl bazı konularda başkalarına gülmekten kaçınmamız gerekiyorsa, kendimize de aynı hassasiyeti göstermemiz gerek. Burada her yapılan şakaya karşı aşırı hassaslaşmaktan bahsetmiyorum. Çünkü insanın kendi kendi ile dalga geçebilmesi buzları kırabilen, gerilimleri azaltabilen ve empati duygusu ile sarıp sarmalanacağınız harika bir sosyalleşme aracı. Müthiş bir özgüven ve özgürlük sağlar. Bu yüzden aslında önemli olan niyet ve yöntem sanırım. 

Bu davranışın sağlıklı şekilde vuku bulması için bence önce "kendinizi iyi tanımalısınız". Güçlü ve zayıf yönlerini bilmek, sınırlarını ayırt etmek önemli. Psikoterapide, kendi kendine alay etme genellikle hafiflik getirmek ve olumsuz duygulardan biraz uzaklaşmak için kullanılır. Kişi kendi ile daha rahat iletişim kurar ve benlik ile bağ güçlenir. Kendini kabul etme ve kendinle barışmak kolaylaştırılmış olur. 

Kendine haksızlık etmeden, kendinle alay edebilmek veya kendine gülebilmek için  öğrenme listesinin olmazsa olmazı özşefkat, yani kendine şefkatle bakabilmek. Çoğu zaman kendimize çok yükleniyoruz, kendimizi gerçekten yalnız bırakıyoruz ve eksik hatta kusurlu olduğumuzu düşünüyoruz. 

Bize ne kadar kötü olduğumuzu, ne kadar daha iyi yapabileceğimizi söyleyen self sabotaj sesi sürekli kulağımızda olacağına, bizi destekleyen küçük bir sese, biraz suç ortağı ve dostça bir sese sahip olarak kendine gülmek söz konusu ise, bunda hiçbir sakınca yok.

Gurumuzu bir kenara bırakıp zayıflıklarımıza şefkatle bakarsak bu eğlenceli bir hale gelebilir çünkü gurur duygusu günlük olarak aslında zararlıdır, kendimizle gülebilmemizi engelleyen ve başkalarından gelen eleştirilere karşı açık olmamamıza yol açan bir handikaptır. Öyleyse bunu bırakmayı öğrenelim!

Yazar Notu : kendinle dalga geçebilmek özgüven artırmak için birebir! 

Utanç, bizi içimize kapatan ve zayıf hissettiren çok zararlı bir duygudur. Kendinize gülmeyi öğrenmek, tam tersine, çok özgürleştiricidir. Geri adım atmanızı, daha dolu ve güvenle yaşamanızı sağlayan bir tutumdur. Örneğin bir restorana gittiğinizde otururken bir bardak kırarsanız kendinize kızarmak, somurtmak ve ortadan kaybolabileceğinizi umarak sandalyenizde kıvrılmak yerine, gülüp geçin! Bu basit bir sakarlıktır ve asla sorun değildir… Buna gülün ve bu anı utanç verici bir an olarak değil, güzel bir an olarak hatırlayın. 

Hatalarınıza ve gaflarınıza gülmek, dünyaya kim olduğunuzu bildiğinizi, kendiniz için sorumluluk aldığınızı gösterir ve bu özgüvenin ta kendisidir ! Başkalarının bakışları sizi rahatsız ediyorsa, böyle durumlarda çok utanıyorsanız, kendinizi kötü hissediyorsanız veya kendinizi çok fazla alaya alarak kendinize acımasız davrandığınızı düşünüyorasanız, bunu konuşmaktan çekinmeyin. Seanslar boyunca, gelişmenize izin verecek yeni alışkanlıklar yerleştirmeyi öğreneceksiniz.

👉Ücretsiz psikolojik destek almanın yolları

🤗"KENDİNİ DİNLE, KABUL ET VE MUTLU OL! HEMEN ŞİMDİ, BAŞLA..."
#BornToBeMe

Kaleme alan Damla , Wengood yazarı

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...

En yeni makaleler

Sağlıklı ilişkiler ve sosyal hayat | Olmazsa olmaz 7 unsur!

Sosyal bağları, bizim en temel ihtiyaçlarımızı besleyen bir damar olarak düşünürsek, ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olup olmadığı hayatla baş etme şeklimizi, bakış açımızı, ruh sağlığı durumumuzu doğrudan etkiliyor. Örneğin; sağlıklı iletişim kuramadığım insanlarla etkileşimlerde bulunmak beni mutsuz ve hayata pozitif bakamayan bir insan haline getirebilir. Öyleyse, insanlarla ilişkilerimden neler beklemeliyim sorusunu kendimize sormakta fayda var.

Sağlıklı iletişim nedir? Temel koşulları nelerdir?

Birisi ile iyi geçinmek, her zaman sağlıklı iletişim kurduğunuz anlamına mı gelir? Bence bu mümkün değil. Sağlıklı iletişim dediğimiz tarafların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alandır bence. İletişim süreci iletişim kurarken kendimizi ne kadar doğru ifade ettiğimiz ile doğrudan ilişkilidir. Etkili iletişim kurmanız için bir çok teknik mevcut elbette, ancak biz bugün sağlıklı iletişim kurmanın temel koşullarından bahsedeceğiz. Daha bireysel bir bakış açısıyla kendimizi ifade edebilmenin önemini vurgulayacağız. Çünkü sağlıklı iletişimin temel koşullarını farkında olmak ilişkilerimizi kurmak için de oldukça önemlidir.

Control freak hastalığı | Kontrol deliliği nasıl aşılır?

Hayatınızda olup bitenler gibi çevrenizde olup biten şeyleri de kontrol ettiğinizi mi fark ediyorsunuz? İşler beklediğiniz gibi gitmediğinde panik atak, aniden sinirlenme, huzursuzluk veya alınganlık? Bir control freak söz konusu olduğu zaman stres ve kontrol etme veya yönetme takıntısı hem (farketmese de) kişiyi hem de çevresindekileri yorar. Kontrol takıntısına sahip olduğunu düşünüyorsan doğru yerdesin! Control freak hastalığı nedir? Hayatınızı nasıl etkiler? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Hepsini fark etmenize yardımcı olacak bir içerikle karşınızdayım.

İhanet nedir? Kazık yediğinizde tavrınız ne olmalı?

İster arkadaştan gelsin ister sevgiliden, ihanet son derece acı vericidir. Özellikle de yakın insanlardan geliyorsa... Kazık yemek, hayal kırıklığı, öfke, haksızlığa uğramışlık gibi çok yoğun ve olumsuz duyguları tetikler, dolayısıyla sağlıklı düşünmek zorlaşır. Kendinizi ve özgüveninizi yeniden nasıl inşa edebilirsiniz? İhanete uğradıktan sonra bu zorlukların üstesinden gelmek için 5 ipucumuz.

Dişil enerji nedir? Dişil enerjiyi yükseltme yolları

İnsanlar da dahil olmak üzere evrendeki enerji dengesinin oluşturduğu "bütünün" her bir parçasında dişil ve eril enerji mevcuttur. Günümüzün yaşam koşulları, tatmin olma hissimizi başarı, güç ve paraya odakladığı için, biz kadınlar farkında olmadan "eril enerjiye" kapılıyor ve dişil enerjimizi bastırabiliyoruz. Dişil enerji hayatın akışına uyum sağlama ve yaratıcı yönünü kucaklamayı temsil eder. Aynı zamanda duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul edilir. Duygularımızın ve sezgilerimizin yansıması olarak kabul gören dişil enerjiyi yükseltmek içsel sürecimiz ile uyum sağlamak ve ruhu beslemek ve yaşam enerjisini yeniden uyandırmak için çok önemli.

Cinsel fanteziler & Psikoloji | Sex fantezileri bize ne söyler?

Hepimizin, sahip olduğumuz hayal dünyasında cinsel fantezileri vardır. Cinsel yaşam her ne kadar toplumumuzda tabu olarak görülse de kişide cinsel uyarılmayı tetikleyen fantezilerin olması gayet normal ve sağlıklı. Kişinin hayal ve zevk dünyasına kalmış olan bu fanteziler kişiden kişiye değişse de, bir takım yaygın cinsel fanteziler mevcut. Çünkü cinsel fantezilerin çoğu aslında psikolojik ihtiyaçlarla ilişkili. Ait olmak, sahip olmak, beğenilmek, arzu ve heyecan... Bu yazıda en yaygın 9 cinsel fantezi ve psikolojik açıklamaları var.

En Yaygın Sex Fantezileri | 7 cinsel fantezi kategorisi

Öncelikle sex fantezileri tamamen normaldir. Herkesin cinsel fantezileri olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Evet, tüm insanların cinsel isteği bulunur ve tabu olan cinsel istekler maalesef çok dile getirilmese de herkes bu alanda fantezilere kapılır. Kimileri tarafından sapkınlık olarak kabul görse de herkesin cinselliğini keşfetme arzusu vardır ve bu bir özgürlüktür. Golden shower, oral seks cunnilingus, BDSM sahneleri, kostümler, eş değiştirmeler, partnerin üstüne başına boşalmak, grup seks partileri... yanaklarınız yeterince kızardıysa ve gözleriniz büyümeye başladıysa tabusuz sansürsüz, önyargısız, cinsel fanteziler dünyasına kısa bir bakış atalım kendimizi her yönümüzle keşfedip kabul etmeye hazırlanalım.

Ayna teorisi nedir? Psikolojide ayna etkisi

Jacques Lacan’ın ayna teorisine göre, kimliğimizi karşımızdaki kişinin üzerinden yansıtarak inşa ederiz. Dolayısıyla, karşımızdaki insanın sevip sevmediğimiz özellikleri kendi kişiliğimize ait sevdiğimiz ya da sevmediğimiz özelliklerinin yansımaları anlamına gelir. Ayna etkisi, ayna nöronlar sayesinde empati kurmanın bir yolu iken aynı zamanda savunma mekanizması olarak da işlev görebilmekte. Lacan' a göre ayna etkisini anlamak ve bu kavramı bilinçli şekilde kullanmak, günlük ilişkilerimizi önemli bir ölçüde etkileyebilir.

Mesajına cevap vermiyorsa ne yapmalı?

Birinin gönderdiğiniz mesaja cevap vermemesi veya geç cevap vermesi "ben önemli değilim" gibi hissettirebilir. Şu anda bence eskisinden çok daha yaygın bir davranış bu. WhatsApp'ta mavi tik, son görülme, ve hatta yanıtın geleceğini gösteren küçük noktaları bile gördünüz ama sonra hiçbir şey olmadan ortadan kayboldular... Ama neden? Neden mesajıma cevap vermiyor? Bu olayı bu kadar kişiselleştirmemek için size bazı ipuçlarım var...

İyi hissetmek için sosyal medyada da sana eşlik edelim mi?

Psikologlar ve Koçlar ile buluşmalardan oluşan RDV Coaching serisini takip edin!

🎧 Spotify

İşe gidip gelirken, yürüyüşe çıkarken, yemek yaparken veya yerken, uyumadan önce veya sabah kahvaltıya eşlik etsin diye... Kendinle biraz kaliteli vakit geçirmek için koçlarla ve psikologlarla her hafta işlediğimiz konuları takip et!

Spotify üzerinden RDV Coaching serimizi Podcast şeklinde takip edebilirsiniz!

🎥 Youtube

Youtube'da boş boş dolanmaktan bıkanlara müjde! Kanala 💜abone ol , 🔔 bildirim zilini aç ve tabii, 👍videoları beğenmeyi ve ✍🏻 bize yorumlardan ulaşmayı unutma!

RDVCoaching serisi video hali!

Ve daha fazlası... Örneğin; Aslı ile Yoga seansları

Ayrıca dergide olup bitenleri Instagram ve Pinterest üzerinden sürekli paylaşıyoruz!

Dergide neler olup bittiğini sosyal medya paylaşımlarımızdan da takip edebilirsin! En sevilen içerikler, günlük mutluluk, destek ve motivasyon dozları! Kısacası kız kardeşlerin asla kaçırmaması gerekenler!

Instagram📸

📍Pinterest