Korona Aşısı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Türkiye'nin dört bir yanında aşılama kapsamında başta sağlık çalışanları olmak üzere öncelikli grupların aşılanmasına 11-18 Ocak tarihleri arasında başlanacağı duyurulmuştu. Uygulama başlamak üzereyken hala daha kimilerimiz aşı hakkında çok şey bilmiyor. Peki korona aşısı hakkında bilinmesi gerekenler ne?

Türkiye'nin Çinli aşı firması Sinovac ile yaptığı anlaşmayla aldığı koronavirüs aşısının ilk kısmı olan 3 milyon doz, 30 Aralık'ta Türkiye'ye geldi. Aşıların, 14 gün sürecek olan test süreci biter bitmez aşılama programının başlayacağını biliyoruz. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Songül Özer, pandemiye umut olan aşı konusunda değerlendirmelerde bulundu, biz de sizler için kendisinin açıklamalarını burada bir kez daha derledik.

Özet:


Korona aşısı nedir?

Aşı hastalık yapma etkileri veya güçleri ellerinden alınmış mikroorganizmaların vücuda enjekte edilerek gerekli antikor cevabının vücutta oluşturulması demektir. Yani kısacası aslında hastalık yapan virüsün, zayıf halini, yani hastalık yapmayan halinin vücuda tanıtılması işlemine aşı deniyor.

Dolayısıyla korona aşısı olan kişi, bir gün covid-19 virüsünün hastalık yapma yeteneğinde olan hali ile karşılaştığında; vücudu bir önceki aşı çalışmasından virüsü tanıdığı için daha hızlı cevap verebiliyor ve virüsü öldürebilecek antikorları bir an önce üretilebiliyor olacak.

Korona aşısı gerekli mi?

Salgın hastalıkların tedavisinde aşılamanın önemli olduğunu belirten Dr. Songül Özer, “Bizim vücudumuzda yani bağışıklık sistemimizde birtakım askerler var. Bu askerlere bu düşmanı yani bakteri ya da virüsü zayıf halini tanıtmak zorundayız ki daha güçlüsü geldiğinde hastalık yapan mikroorganizma vücuda geldiğinde hazırlıklı olalım” diye değerlendiriyor.

Korona aşısı hakkında merak edilenlerden bir tanesi de kaç doz yapılması gerektiği. Piyasada sıkça adı duyulan dört aşı da 1 doz yapılıyor. Daha sonra üç-dört haftalık bir süreç geçmesi gerekiyor. Korona aşısı için ortalama 28 günlük süreç geçtikten sonra ikinci dozun; yani destekleyici, kuvvetlendirici dozun yapılması gerekiyor. Bunun nedenini ise Dr. Songül Özer şöyle açıklıyor;

“İlk doz yapıldığında vücudumuzdaki antikor seviyesi bir miktar yükseliyor. Yani virüsü tanıyan, virüse karşı güçlenmiş askerler dediğimiz antikorlar yükseliyor ama daha sonrasında düşme eğilimine giriyor. Bu seviye düşmeden, yani ortalama 28. günde ikinci doz yapıldığında tam azalmadan, antikor seviyesi tekrar yükseliyor ve ikinci dozla beraber hem daha hızlı hem de daha yüksek bir antikor seviyesi elde ediliyor. Bu da daha uzun süren, daha kalıcı bir antikor seviyesi demektir. Yani corona aşısını iki doz yapmak gerekiyor.”

Covid – 19 atlatan kişiler de aşı yaptırmalı mı?

Corona aşısı yaptırabilmek için kişi covid geçirmiş ya da geçirmemiş olsun öncelikle İmmünglobülin M ve İmmünglobülin G değerlerinin negatif olması gereklidir. Yani, vücudun daha önce bu virüsle tanışmamış olması lazım. Eğer, kişi Covid’i geçirdiyse ve vücudunda kalıcı İmmünglobülin G, yani koruyucu antikorlar varsa zaten doğal yoldan aşılanmış anlamına gelir. Corona aşısı ilk planda bu hastalıkla hiç tanışmamış olan, yani hem İmmünglobülin M’si hem de İmmünglobülin G’si negatif olanlara yapılacak.

Aşı olan kişiler de önlemlere devam edecek mi?

Koronavirüs enfeksiyonu daha bir süre bizlerle birlikte. 2021’de de koronavirüs ile birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Aşılar, Ocak ayı ile birlikte uygulanmaya başlayacak diyelim, ikinci dozlarının da Şubat ayında yapıldığını düşünecek olursak ortalama mart, nisan veya ilkbahar aylarında koronavirüs enfeksiyonunun sayısının azalması bekleniyor. Unutmamak gerekir ki, korona aşısı, bizim yalnızca gücümüzü artıracaktır. Koronavirüse karşı elimizdeki tek silah hiçbir zaman için aşı olmayacaktır.

Dr. Songül Özer bu durumu açıklamak için Hepatit B’yi örnek veriyor:

“Mesela Hepatit B, cinsel yolla veya kan yoluyla bulaşıyor bunu biliyoruz ve aşısı var; aşısını yaptırıyoruz. Yine de Hepatit B aşısı olan kişiler, hiç test etmeden istediği herkese kanını veremiyor veya herkesten alamıyor, öyle değil mi? Cinsel yollarla bulaşan her türlü hastalığa karşı da korunmuş olmuyorlar. Ayrıca bu aşıların da %100 koruma sağlamadığını biliyoruz. Aynı durum koronavirüs aşısı için de geçerli. Aşıyı yaptıran kişiler sonsuza kadar korunuyorum, benim maske takmama, sosyal mesafeye dikkat etmeme ya da ellerimi temiz tutmaya gerek yok diye düşünmemeliler. Dünyanın en başarılı aşısında bile mutlaka bir korumama yüzdesi var.”

Önlemler ne zaman kalkacak?

Bugüne kadar birçok bilim insanının koronavirüsün daha ne kadar süre hayatımızda kalacağı ile ilgili tahminlerini söylediğini ifade eden Özer, Covid-19 enfeksiyonu bir süre daha bizimle birlikte olacak. 2021’de de koronavirüs enfeksiyonu ile yaşamaya devam edeceğiz. İlk aşamada Biontech firması aralık ayında ürettiği aşıyı dünyaya sunabileceğini, uygulatmaya başlatabileceğini ifade etmişti. Aralık ayının ortalarında dünyada aşı çalışmalarının başladığını varsayalım. İkinci dozlarının da ocak ayında yapıldığını düşünecek olursak ortalama şubat, mart ya da ilkbahar aylarında koronavirüs enfeksiyonu sayısının azalmasını bekliyoruz” dedi.

Özetle; doktorumuz 2021’in yaz aylarında maskeleri atabilecek konuma gelebileceğimizi söylüyor fakat, maskeyi atsak bile mesafeye dikkat etmemiz gerekecek gibi duruyor. Maalesef eski normale dönmemizin en az 3-4 sene kadar süreceği konuşuluyor. Yine mesafeye dikkat edeceğiz. Kalabalık partiler, toplantılar yapmayacağız. Bir arada olsak bile otururken bile mesafemize dikkat etmemiz gerekecek. Ve tabii ki, ellerimizi her zaman yıkayacağız.

Kaynak

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer

Kahkahası ile meşhur, hayatı olabildiğince tiye alan birisi... Sloganı: aslında çok basit... Ne istiyor: Herşeyin çok ciddiye alınmadığı ve hayat sevincinin esas alındığı bir dünya...